30 Ekim 2007 Salı

NBA | Gösteri Başlıyor # 2




TEKSAS KATLİAMI, YENİDEN ?

80'li yılların unutulmaz golcüsü İngiliz Lineker'in ünlü bir sözü vardır: ''Football is a very simple game. 90 minutes 22 men go running after the ball and the and the Germans win'' Türkçe'ye farklı şekillerde çevrilse de temel olarak futbolun, 11'er kişinin 90 dakika bir topun peşinde koştuğu; fakat sonunda Almanların kazandığı basit bir oyun olduğunu söylemişti, İngiltere Milli Takımı ile ilk resmi golünü Wembley'de Türkiye'ye atan Gary Lineker. Peki, bunun başlığın hemen üzerinde yer alan resim ile ne gibi bir ilgisi olabilir ? Evet, sorulması ve cevabının aranması gereken bir soru olarak karşımızda duruyor bu durum. NBA Basketbolu, 60'lı ve 70'li yıllarda uzun süre Boston Celtics Hanedanlığı'na şahitlik etti, 80'li yıllarda Lakers'ın Show Time Basketball ekolü, 90'larda Majesteleri Michael Jordan'ın kazanan olması, devamında gelen 6 şampiyonluk, ardından 2000'li yılların başında Shaq ve Kobe kombinasyonu ile Lakers'ın 3 yıllık hanedanlığı... Son senelerde ise yeni bir ''Yenilmez Kombinasyon'' NBA Basketbolu'nu domine ediyor: San Antonio Spurs !

Boston Celtics, Los Angeles Lakers ve Chicago Bulls... San Antonio Spurs ile temelde farklılıkları bulunan takımlardı. Celtics ve Lakers'ın Show Time Basketball'unu izleme şansı bulamamış olsak da senelerdir okuyarak, takip ederek önemli bilgiler edinebilmiş durumdayız. O iki ekol ve Bulls, Spurs'ten farklı olarak tüm sezonu domine edip, basketbolseverlerin tüm sezon boyunca belki tek favorileri oluyordu. Spurs ise sezonun önemli bölümünde ortalıklarda görünmeyen, gösterişsiz galibiyetler alan; fakat sezon sonuna doğru yükselttiği grafiği ile Dünya Şampiyonu olan bir takım görüntüsü çiziyor. Bu yüzden Gary Lineker'in Alman Milli Takımı ile ilgili söylediği unutulmaz söz ile başlamak istedim. NBA ile ilgilinen birçok kişi gönlü el vermese de, San Antonio Spurs'ü favori olarak görmek durumunda kalıyor.

San Antonio Spurs üzerine son senelerde uzun uzun konuşuldu, tartışıldı. Her şey, 1997 yılında çaylak Tim Duncan'ın takıma katılıp, Amiral David Robinson'ın ile birlikte ''İkiz Kuleler'' adlı ortaklığı kurması ile başladı. İlk sezonunda Double-Double ortalaması ile ligi bitiren çaylak Duncan, 1999'da lokavt nedeniyle 50 maç üzerinden oynanan normal sezonun ardından, NBA Finalleri'nde New York Knikcs'i 4-1'le geçerek organizasyonun ilk şampiyonluğunu kazanmasına yardımcı oldu. O günden bu yana NBA'de tüm takımların üzerinde oluşan ''Spurs Tehdidi'', organizasyonun kusursuz işlemesi ile açıklandı. Pek haksız sayılmazlardı, bu görüş belki tüm bu başarının tek nedeni değildi; fakat Spurs'ün yaptığı oyuncu tercihlerinin neredeyse tamamı mükemmele yakın olunca bu gerçekten kaçış pek olmuyordu. 1999'daki şampiyonluktan sonra 2003 yılında oluşan Parker-Manu-Duncan üçlüsü ile de üç şampiyonluk geliyordu. 2003'ten bu yana izlenilen gelişmelerin çok fazla ayrıntıya ihtiyacı olmadığını düşünürek, gelecek sezon değerlendirmesine geçmenin faydalı olacağını düşünüyorum.

Spurs, her geçen sezon birer yaş daha yaşlanıyor. Herkes bu gerçeğin onları yavaşlatacağını sanıyorken Spurs, kazanmaya devam ediyor; çünkü Spurs, çok sayıda değişik silahı olan bir takım. Mesela Suns gibi savunmayı üst düzey yapan takımlara karşı Suns kadar zorlanmıyorlar, Lakers gibi en önemli oyuncusu maç günü aksayınca kaybetmiyorlar vs. Spurs, her takıma farklı bir oyun düşüncesi ile hazırlanabiliyor. Maç içerisinde bile bu taktik ve mental değişikliği yapabiliyor. En önemli neden olarak oyuncuların altyapılarının farklılıklar sunmasının gösterilebileceğini düşünüyorum. Tony Parker ve Manu Ginobili, ligde basketbolu en iyi bilen oyuncunun yanında bulunduklarından kendi basketbol kültürlerini takım için kullanabiliyorlar. Bu üçlünün yardımcıları, tecrübe Robert Horry, görev adamı Brent Barry, hevesli Michael Finley ve çirkef savunmacı Bruce Bowen olunca da inanılmaz bir sinerji ortaya çıkıyor. Organizasyonun bu gibi önemli avantajlarının yanı sıra, paragraf içerisinde ismi geçen hemen tüm oyuncuların 30 yaş ve üzerinde olması sezonun ilerleyen bölümlerinde Spurs adına sıkıntı yaratabilir.

Son olarak her şeye rağmen, Spurs'ün Batı'nın en önemli favorisi olduğunu söylemesi gerekiyor gibi hissediyor insan kendisini. Phoenix Suns, Spurs'ün aksine hücum basketbolunun temsilcisi olarak Teksas'a kafa tutacaktır. Arkada, Dallas Mavericks önemli bir tehdit; fakat geçen sezon Golden State serisi Mavericks'e karşı ciddi bir güven kaybı oluşturdu doğal olarak. Yine de bu üç takımın Batı'da zirvede olacağını sanıyorum. Hemen bu üç takımın peşinde Utah Jazz ve Houston Rockets, PlayOff'a dördüncü olarak girme mücadelesi yapacak, Denver Nuggets ise bu ikiliye ortak olmak isteyecektir. 7. ve 8. sıra için de Golden State Warriors, Los Angeles Lakers ve New Orleans Hornets arasında bir yarışın olması muhtemel. Bahtsız Portland, genç Minnesota, eski havasından uzak Sacramento ve Seattle sezon boyu prestij maçları yapabilirler. Clippers ve Grizzlies ise benim için soru işareti, sanırım günlük performanslar sergileyecekler.

Sevgiler,
Eray.

Hiç yorum yok: