4 Aralık 2007 Salı

Liverpool FC | Oyun´un En Kızıl Efsanesi - 4. Bölüm ...



1974-1983 Bob Paisley ve Kızıl Efsane Dönemi !..

Liverpool'u baştan yaratan adam Bill Shankly, 1974'te görevinden ayrılıyor ve yerine 55 yaşındaki yardımcısı Bob Paisley geliyordu. Liverpool, John Houlding ile doğuyor; Shankly ile yeniden yaratılıyor ve Bob Paisley dönemiyle birlikte tüm dünyada hayran kazanıyordu. Paisley, 9 sene içerisinde birçok kupa kazandırdı, belki de daha fazlasını.. Paisley Dönemi'ni yaşamanın vaktidir şimdi...

Shankly, Liverpool'un yüzünü İngiltere İkinci Ligi'nden UEFA'ya çevirmiş ve kulübü Avrupa'nın sayılı kulüplerinden biri haline getirmişti. Shankly'den sonra takımın başına kim geçerse geçsin işi zor olacaktı, bu Paisley için de geçerliydi; fakat Paisley ile Liverpool, tarihinin en başarılı yıllarını geçirmeye hazırlanıyordu.

Bob Paisley ile ilk sezonunda Liverpool, ligi şampiyon Derby County'nin iki puan arkasında tamamlarken bitime bir hafta kala Middlesbrough deplasmanında alınan 1-0'lık mağlubiyet kaçan şampiyonluğun habercisi oluyordu. Federasyon Kupası'nı 4. Tur'da kaybeden Liverpool için bu sezona dair en iyi istatistik, Şampiyon Kulüpler Kupası'nda Norveç temsilcisi Strømsgodset'e karşı alınan 11-0'lık galibiyet oluyordu. Liverpool Tarihi'nin en farklı galibiyeti olarak kayıtlara geçen bu karşılaşmada 9 farklı oyuncu (Alec Lindsay 3' pen, Phil Boersma 13', Phil Thompson 30', Phil Boersma 40', Steve Heighway 42', Peter Cormack 65', Phil Thompson 74', Emlyn Hughes 76', Tommy Smith 85' ,Ian Callaghan 87', Ray Kennedy 88') Norveç temsilcisinin kalecisi Inge Thun'un koruduğu kaleye golleri sıralarken Liverpool'da kaleci Ray Clemence dışında sadece Brian Hall, golle buluşamıyordu. 90 dakika içerisinda kalesinde 11 gol gören Inge Thun ise devam eden hayatında THUN-DERSTRUCK (yıldırım çarpmış, şaşkın) olarak anılmak durumunda kalıyordu. Rövanş maçında ise Liverpool, insaflı davranıyor; Ağustos ayındaki Charity Shield maçında 1 Ekim'e kadar cezalı olan Kevin Keegan'ın geri döndüğü maçta Ray Kennedy'nin golüyle 1-0 kazanıyordu. Şampiyon Kulüpler Kupası Birinci Turu'nda Norevç temsilcisini toplamda 12-0 ile geçen Liverpool'un, bir sonraki turda rakibi Macar temsilcisi Ferencvaros oluyor ve Anfield Road'da oynanan ilk maç 1-1 sona eriyordu. Macaristan'daki rövanşta da gol sesi çıkmayınca, Ferenvaros ilk maçta attığı golün avantajı ile bir üst tura çıkan takım olma hakkını kazanıyordu.

1975-1976 Sezonu Liverpool, Lig'i ve UEFA Kupası'nı Kazanıyor !..

Bob Paisley, senelerce Bill Shankly'nin yanında önemli işler başarmış ve kazanmayı öğrenmişti. Liverpool'un başındaki ilk sezonunda Lig'de ve Avrupa Kupaları'nda başarılı olamayan Paisley, kazanmak için sadece bir sezon bekleyebiliyordu. Lig Kupası'nı 3. Tur tekrar maçında Burnley karşısında, Federasyon Kupası'nı ise 4. Tur'da Derby'ye karşı kaybeden Liverpool, İngiltere Ligi ve Avrupa Kupaları'nda elde edeceği başarılarla bu yenilgileri çok geçmeden unuyorlardı. Sezonun 30. haftasında Newcastle United'a karşı alınan 2-0'lık galibiyeti takip eden üç haftalık periyodda Liverpool, Arsenal'e 1-0, Middlesbrough'a da 2-0 yenilirken, Derby ile de 1-1 berabere kalıyor ve şampiyonluk yarışında geri düşüyordu; fakat 33. haftadan sonra gelen efsanevi 9 hafta Liverpool'un bir kez daha İngiltere Ligi'ni kazanması anlamını taşıyordu. Middlesbrough mağlubiyetinin ardından Birmingham (1-0), Norwich (1-0), Burnley (2-0), Everton (1-0) ve Leicester (2-0) maçlarını kazanan Liverpool, 0-0'lık Aston Villa beraberliğe ara verse de son düzlükteki Stoke (5-3), Manchester City (3-0) ve Wolves (3-1) maçlarını da kazanarak ligi Queens Park Rangers'ın bir puan önünde 60 puanla şampiyon oluyordu.

Liverpool, 4 Mayıs 1976 günü Kevin Keegan (76'), John Toshack (85') ve Ray Kennedy (89') attığı gollerle Molineux'de Wolves'u 3-1 yenip, İngiltere Şampiyonu olduktan 15 gün sonra 3-2'nin rövanşı için Brugges deplasmanındaki UEFA Kupası Finali'ne çıkıyordu. 19 Mayıs günü oynanacak rövanşa gelene kadar Liverpool, uzun bir yoldan geçmek durumunda kalmıştı. Birinci Tur'da İskoç Aberdeen ile karşılaşan Liverpool, İskoçya'da 1-0 kaybettiği rakibini Anfield'dan 3-1 ile uğurluyor, ilk maçın son dakikalarında Ray Clemence'in kurtardığı penaltı turun kader anı oluyordu. Aberdeen'i toplamda 3-2 ile geçen Liverpool'un İkinci Tur'da karşısına İspanyol Real Sociedad çıkıyordu. San Sebatian'daki maçı Heighway, Callaghan ve Thompson'ın golleriyle 3-1 kazanan Liverpool, ikinci maçı formaliteye çeviriyordu. Real Sociedad'ın bir nevi prestij için çıktığı maç İspanyollar için kabusa dönüşüyor, Liverpool İspanyol rakibini 6-0 ile geçiyordu. Kasım ayı sonunda Polonya temsilcisi Slask Wroclaw'ı deplasmanda 2-1 ile geçen Liverpool, Jimmy Case'in hat-trick yaptığı ikinci maçı da 3-0 kazanıyor ve Çeyrek Final'de Doğu Almanya temsilcisi Dynamo Dresden ile eşleşiyordu. 1972-73 Sezonu'nda da UEFA Kupası Çeyrek Finali'nde karşılaşan iki takımdan Liverpool, kazanan taraf olurken, sezon sonunda kupayı kaldırmayı da başarmıştı; fakat işleri bu kez daha zor olacaktı, çünkü Dresden o günkünden daha güçlü bir takım olarak Liverpool'un karşısına çıkıyordu. Almanya'da oynanan ilk maç golsüz tamamlanırken kaleci Clemence, Peter Kotte'nin penaltısını kurtarıyordu. Daha sonra maç hakkında konuşan Clemence, maçın öncesinde Bob Paisley'nin Kotte'nin bir maç önce kullandığı penaltıyı izlediğini söylediğini ve kendisine yine aynı köşeye atlamasını tavsiye ettiğini anlatıyordu. Anfield'daki maçı ise 2-1 kazanan Liverpool'un Yarı Final'de karşısına dev Barcelona çıkıyordu. Nou Camp'ta oynanan maç unutulmazlar arasına giriyor, beyaz formalı Liverpool'un müthiş savunma direncini Toshack'ın 13. dakikada attığı gol ile süslüyor ve Anfield Road'da rakibine yenilmeyerek Final'de Brugge'ün rakibi oluyordu.

Belçika temsilcisi Club Brugge, 1975-1976 Sezonu'nda harika bir UEFA Kupası serüveni geçiriyordu. UEFA Kupası İlk Turu'nda Fransız temsilcisi Olympique Lyon ile karşılaşan ve ilk maçı 4-3 kaybeden Brugge, ikinci maçta rakibini 3-0 ile geçiyordu. İkinci Tur'da ise kulübün en unutulmaz maçlarından birini oynayan Brugge, İngiltere'de 3-0 kaybettiği Ipswich Town'u rövanş maçında 4-0 yenmeyi başarıyordu. Daha sonra sırasıyla Roma, Milan ve Hamburg gibi devleri eleyen Brugge, Final'de Liverpool'un karşısına dikiliyordu.

Anfield Road'da oynanan maç duygusal bir başlangıca sahne oluyordu. Sezon boyunca dev takımları elemeyi başaran Brugge, henüz 15. dakikasında farkı ikiye çıkardığı ilk yarıyı 2-0 önde kapatıyordu. İkinci yarıya başlamadan Bob Paisley, Toshack'ın yerine Jimmy Case'i oyuna sürüyor ve Liverpool'un geri dönüşü başlıyordu. 59. dakikada Ray Kennedy ile farkı bire indiren Liverpool, 64. dakikada 3-2'lik üstünlüğü yakalıyordu. Beraberliği golünü atan Jimmy Case maçtan sonra, ''Benim oyuna girmem, Tosh'un kötü oynadığı anlamına gelmiyordu; ama Bob Paisley de dahil olmak üzere, bazen antrenörler bir şeyleri değiştirmek zornda olduklarını hissederler ve artık o değişiklik olmalıdır'' diyordu. Anfield ve Kop Tribünü Tarihi'nin unutulmaz maçlarından birinin ardından Liverpool'un bitirmesi gereken bir iş daha vardı ve Liverpool, Wolves'u 3-1 yenerek Belçika'ya İngiltere Şampiyonu olarak gidiyordu. Efsanevi şampiyonluğun ardından Belçika'daki maçın 11. dakikadasında Roul Lambert'in penaltı golüyle geriye düşen ve dezavantajlı duruma geçen Liverpool, dört dakika sonra Keegan'ın golüyle bulduğu 1-1'i maçın sonuna kadar koruyor ve UEFA Kupası'nı üç sezon sonra yeniden kazanıyor, kupa Kaptan Hughes'un ellerinde yükseliyordu.

1976-1977 Sezonu Keegan´ın Vedası : Liverpool, Şampiyon Kulüpler Kupası Şampiyonu !..

1976-77 Sezonu'na Liverpool, İngiltere Ligi ve UEFA Kupası Şampiyonu olarak giriyordu. Kırmızılar, apoletini koruma adına başladığı sezonu bir süre sonra domine ediyordu. Tarihinin ilk Şampiyon Kulüpler Kupası'nı kazanan Liverpool, ligi de bir kez daha şampiyon olarak tamamlıyordu. Bu unutulmaz sezonun tek hayal kırıklığı ise Final'de Manchester United'a kaybedilen Federasyon Kupası oluyordu.

Sezon öncesi Hollanda'daki kampta oynadığı üç hazırlık maçını da kazanamayan Liverpool için oluşan soru işaretleri, Wembley'de Southampton'a karşı kazanılan Charity Shield ile kayıplara karışıyor, üst üste iki galibiyet ile başladığı ligin son dört haftasında galibiyet almaya ihtiyaç duymayan Liverpool, en yakın rakibi Manchester City'nin üç puan önünde şampiyonluğu kazanıyordu. Üç puanlı sistemde topladığı 80 puan, Liverpool'u şampiyon yaparken Liverpool, üç kulvarda yarışmaya devam ediyordu. Lig Kupası'nı İkinci Tur'da kaybeden kırmızılar, yolunu Şampiyon Kulüpler'de çiziyor ve İlk Tur'da karşısına çıkan Kuzey İrlanda temsilcisi Crusaders'ı 5-0 ve 2-0'la geçen Liverpool'un İkinci Tur'daki rakibi Türkiye'nin yükselen değeri Trabzonspor oluyordu. Liverpool kaynaklarında ''Bilinmeyene yolculuk'' şeklinde geçen ilk maçta Trabzonspor, Liverpool'u Avni Aker'de ağırlıyordu. Keegan, Heighway, Toshack, Hughes, Clemence, Kennedy ve Callaghan'lı kadronun karşısına Şenol, Turgay, Necati, Kadir, Cemil, Bekir, Ali Yavuz, Hüseyin, Ali Kemal, Necmi ve Ahmet on biriyle çıkan Cemil'in penaltı golüyle 1-0 kazanırken, Liverpool'a tam anlamıyla bir cehennemi ve tarihin en büyük hayalkırıklıklarından birini yaşatıyordu. Şok içindeki Liverpool, 3 Kasım'daki rövanşta ise maça hızlı bir başlangıç yapıyor ve nerede olduğunun farkına varamayan Trabzonspor karşısında 20 dakika dolmadan 3-0 öne geçiyordu. Liverpool'un fazla zorlanmadan ulaşacağı düşünülen Çeyrek Final'deki rakibi ise Fransız temsilcisi St. Ettienne oluyordu. Bir sezon önce Hampden Park'da oynanan Şampiyon Kulüpler Kupası'nı 1-0'lık skorla Bayern Münih'e kaptıran ve Alman rakibin üst üste üçüncü kaldırdığı kupayı yakından gören Fransızlar, Liverpool'u oldukça zorlayacak gibi duruyorlardı. Nitekim Liverpool, Trabzonspor deplasmanın ardından yine yıllarca unutulmayacak bir atmosfer altında oynanan ilk maçı Fransa'da 1-0 kaybediyor ve Anfield'daki rövanş öncesi avantajı St. Ettienne'e kaptırıyordu. St. Ettienne, o sezon UEFA Kupası'nda Çeyrek Final'e gelene kadar kalesinde gol görmemiş harika bir savunma takımı olarak tanınıyordu. Bu yüzden St. Ettienne'e gol atamak o sıralarda hiç de kolay değildi. Üstelik Keegan'ın ikinci golüne cevabı geciktirmeyen Fransızları eleyebilmek için iki gol daha gerekiyordu. 59. dakikada Ray Kennedy, maçı 2-1'e getiren golü atıyor ve Liverpool, 3. golü aramaya başlıyordu. Maçın bitimine 15 dakika kala Paisley, unutulmaz bir hamleyle Toshack'ı oyundan alıyor ve yerine David Fairclough'ı sahaya sürüyordu. Paisley'nin bu hamlesi kulüp tarihinin en önemli anlarından biriyle sonuçlanıyor, bitime altı dakika kala Fairclough, Liverpool'a turu getiren golü atıyordu. Anfield'da herkes zafer sarhoşuydu; fakat Anfield sakinlerinin ayıldıklarında akıllarına ilk gelen Avrupa Şampiyonu olmak için önlerinde Yarı ve Final'in olduğu gerçeği oluyordu. Yarı Final'deki rakip İsviçreli Zurich, önceki turların aksine 3-1 ve 3-0'lık iki maçın ardından kolayca geçiliyordu. Zurich maçının hemen ardından ise Liverpool'un oynaması gereken bir Yarı Final daha vardı. Ezeli rakip Everton, Federasyon Kupası'nda Liverpool'un karşısına dikiliyor ve 2-2 berabere biten ilk maçın ardından oynanan maçta 3-0 ile saf dışı bırakılırken, Liverpool'u yoğun maç trafiğinde yıpratmayı başarıyordu. 1977 yılının Mayıs ayının ikinci bölümü Liverpool adına gel gitler ile geçiyordu. Ligde rahat durumda olması dolayısıyla son maçında rakibine yenilmesine rağmen 16 Mayıs'ta ligi şampiyon tamamlayan Liverpool, 21 Mayıs günü Federasyon Kupası Finali'nde 100 bin kişinin izlediği maçı Manchester United'a karşı kaybediyor ve 24 Mayıs 1977 günü Avrupa Şampiyonu olabilmek için Borussia Monchengladbach karşısına çıkıyordu. Roam Olimpiyat Stadı'nda 52 bin kişinin önünde oynanan maçta Monchengladbach, 1973'te UEFA Kupası'nı kaptırdığı rakibine 3-1 yenilerek bu kez de Şampiyon Kulüpler Kupası'nı kaptırıyordu.

Sezon sonunda ise Liverpool ve Kop Tribünü'nü üzüntüye boğan haber geliyordu: Kevin Keegan, 500 bin pound karşılığı Alman ekibi Hamburg'un oyuncusu oluyordu !..



1977-1978 Sezonu Kevin Keegan Gidiyor, Kenny Dalglish Geliyor !..

1977-1978 Sezonu öncesi, Liverpool tribünlerinin sevgilisi Kevin Keegan, takımdan ayrılıyor ve dönemin iyi takımlarından biri olan Alman Hamburg'a transfer oluyordu. Keegan'ın Liverpool'a vedası, kızıl tribünlerde kapanması pek kolay gözükmeyen yaralar açıyor ve Liverpool taraftarı uzun süre böylesine bir yıldızı Anfield'da izleyemeceklerini düşünüyordu. O dönemde, Keegan'ın yerini doldurabilecek en önemli isim daha önce sadece 15 yaşındayken Liverpool ile deneme antrenmanlara çıkmış; fakat dönemin Liverpoolu'nda oynamayacağı düşünüldükten sonra altyapı hocaları tarafından beğenilmeyerek geri gönderilmiş olan Kenny Dalglish'in ta kendisi oluyordu. 15 yaşındayken Liverpool'un kapısından dönen Rangerslı Dalglish, 17 yaşındayken Celtic'e imza atıyor ve ilk maçında Kilmarnock'a altı gol atarak efsanevi yıllarına hızlı bir başlangıç yapıyordu. Kariyerinin ilk resmi golünü de Rangers'a karşı bulan Dalglish, 1977 yılına kadar 269 maçta 177 gol attığı Celtic'ten ayrılıp, Liverpool'a geçiyordu.

Liverpool, bir sezon önce kazandığı Şampiyon Kulüpler Kupası'nda İlk Tur'u bay geçerken, İkinci Tur'da bir kez daha Alman Dynamo Dresden ile eşleşiyor ve Alman rakibi aynı sonu yaşamaktan kurtulamıyordu. Anfield Road'da Liverpool'un 5-1 kazanmasından sonra Almanya'da Dresden'in 2-1'lik galibiyet teferruattan farklı bir anlam içermiyor, Liverpool bir üst tura çıkan ekip oluyordu. Kasım ayının başında Dynamo Dresden'i eleyen Liverpool, 22 Kasım 1977 günü bir sezon öncesinin Kupa Galipleri Kupası Şampiyonu Hamburg ile Avrupa Süper Kupası'nın ilk maçı için Almanya'da karşı karşıya geliyordu. Liverpool'un efsane 7 numarası Kevin Keegan'ın formasının potansiyel efsane Kenny Dalglish'in sırtında olduğu maçta iki takım birer gol buluyordu. Anfield Road'daki rövanş öncesi Kop tribünleri hasret içerisinde Kevin Keegan'ı bekliyor; fakat Hamburg'a karşı alınan 6-0'lık galibiyet sonra artık yeni bir efsane Liverpool Tarihi'ne damga vurmaya başlıyordu.

Savunmaya Alan Hansen, forvete de Kenny Dalglish'in alınmasından sonra üçüncü İskoç orta sahanın ortasına geliyordu. 1977-78 Sezonu'nun devre arasında Middlesbrough'dan transfer edilen Graeme Souness, eski takımını İkinci Lig'den Birinci Lig'e çıkardıktan sonra ligdeki tüm kart rekorlarını kırıyor ve ardından Federasyon'u protesto amacıyla futbolu bıraktığını açıklıyordu (Galatasaray'ın başındayken Fenerbahçe Stadı'nın ortasına Galatasaray bayrağını diken Souness'in kariyerine baktığınızda bu kadar ileri boyutta olmasa da birçok kez bu tip bir anıyla karşılaşabilirsiniz); fakat Bob Paisley'i kendisiyle transfer pazarlığı yaparken karşısında gören Souness, beklenilen inadı göstermiyor ve Liverpool ile yedi yıl sürecek olacak futbolculuk kariyerine başlangıç yapıyordu. Souness'ın da katılımıyla Liverpool, son derece iyi bir takım oluyor ve Şampiyon Kulüpler Kupası 3. Turu'nda Benfica'yı 2-1 ve 4-1 ile geçip Yarı Final'de Borussia Monchengladbach ile karşılaşmaya hak kazanıyordu. Alman ekiplerine karşı üstünlüğünü devam ettiren Liverpool, 1-2 ve 3-1'lik skorlarla tur atlayan takım olmayı başarıyordu. 1978 Şampiyon Kulüpler Kupası Finali'nin diğer tarafı Belçika temsilcisi Brugge oluyordu. Final'in 65. dakikasında Kenny Dalglish'in golü Brugge'ü bir kez daha (Club Brugge, tarihinde oynadığı iki Avrupa Kupası Finali'ni de Liverpool'a karşı kaybetmiştir) hüzne boğuyor ve Liverpool, üst üste ikinci kez Avrupa Şampiyonu olmayı başarıyordu.

1978-79 ve 1979-80 Sezonu Liverpool, Ligi Domine Ediyor !..

1976 ve 1977'de Avrupa Şampiyonu olan Liverpool, unvanını korumak amacıyla başladığı sezonda Şampiyon Kulüpler Kupası'nın Birinci Turu'nda dönemin efsane takımlarından Nottingham Forest ile karşılaşıyordu. Bir sezon önce İkinci Lig'den gelip Liverpool'un sekiz puan önünde İngiltere Birinci Ligi Şampiyonu olmayı başaran Forest, City Ground'da oynanan ilk maçın son dakikasında Barrett'ın attığı gol ile 2-0 kazanıp Anfield Road'a avantajlı gidiyor, rövanş maçından da gol sesi çıkmayınca bir sezon öncesinin şampiyonu Liverpool'u, Avrupa'ya henüz birinci tur maçları oynandıktan hemen sonra veda etmeye zorluyordu. Liverpool'u elemeyi başaran Nottingham Forest ise Final'e kadar gidiyor ve Malmö'yü 1-0 yenerek kupanın İngiltere'de kalmasını sağlıyordu. Avrupa'da yaşanan bu hayakırıklığına rağmen ligde moralini bozmayan Liverpool, ligi kelimenin tam anlamıyla domine ediyor ve en yakın rakibi West Bromwich Albion'un 15 puan önünde şampiyon olarak tamamlıyordu.

1979-1980 Sezonu da bir önceki sezon ile benzer özellikler taşıyordu. Liverpool, belki de en güçlü kadrosuna sahip olmasına rağmen tıpkı 78-79'da olduğu gibi Şampiyon Kulüpler Kupası'nın Birinci Turu'nda Kupa'yı kaybetmekten kurtulamıyordu. Gürcistan'ın Dinamo Tiflis takımıyla tur mücadelesine çıkan Liverpool, Anfield Road'da oynanan maçı 2-1 kazanıyor; fakat deplasmandaki maçın ikinci yarısında yediği üç golle sahadan 3-0 mağlup ayrılıyor ve Gürcistan temsilcisi büyük sürprize imza atıyordu. Sezon başında oynanan Charity Shield'de 3-1 yendiği Arsenal ile Federasyon Kupası Yarı Finali'nde karşılaşan Liverpool, ilk üç maçın berabere bitmesinin ardından oynanan dördüncü maçta rakibine 1-0'la boyun eğiyor ve teselliyi ligde aramaya karar veriyordu. Arsenal mağlubiyetinin hemen ardından gelen 4-1'lik Aston Villa galibiyeti ise, Manchester United'ın üç puan önündeki şampiyonluğun habercisi oluyordu.

Ian Rush'ın gelişinden önceki döneme rastlayan bu süreçte, Liverpool'un Avrupa'da erken havlu atmasna rağmen ligi çok rahat kazanması büyük bir çelişki oluşturuyordu.



1980-81 ve 1981-82 Sezonu Liverpool, Tekrar Avrupa Şampiyonu Oluyor; Rush, Atmaya Başlıyor !..

Liverpool'un sezon incelemesinden önce Ian Rush hakkında konuşmamız gerektiğini düşünüyorum. Yazının en başında kıyısından da olsa bahsetmiştik ya, tüm bu yazdıklarımıza, okuduklarımıza, izlediklerimize ve yaşadıklarımıza rağmen liman kentinde Everton hala daha çok sevilir ve daha çok taraftara sahip olan taraftır. Birçok Liverpool efsanesi gibi Galli Ian Rush'ın da Everton taraftarı olarak büyümesi bu yüzden tesadüf olarak sayılmamalıdır. Öyle ki Liverpool'dan önceki tek takımı Chester'da oynarken bile Everton'ın hayalleri ile yaşayan Rush'ı arayan Everton değil Liverpool oluyor ve baba Rush ile oğlu arasında o ünlü konuşma geçiyor: Everton'dan beklediği teklif gelmediği için kalbi kırık olan Ian, babasına ''Liverpool'da oynayacak kadar iyi değilim'' derken; babası oğluna '' Teklif edecekleri parayı reddecek kadar iyi değilz Ian'' diye cevap veriyordu. Tüm bunların ardından 1 Mayıs 1980 günü Ian Rush, 300 bin pound karşılığında Liverpool'a transfer oluyordu. 1980-81 Sezonu'nda efsane Liverpool takımında sadece dokuz maça çıkabilen Rush, gol atma başarısı gösteremiyordu.

1980-81 Sezonu'na üst üste iki kez Avrupa Şampiyonu olmayı başarmış bir takım olarak başlayan Nottingham Forest, yine Liverpool gibi iki şampiyonluğun ardından Birinci Tur'da Bulgar ekibi CSKA Sofya'ya elenmekten kurtulamıyordu. Liverpool ise kayıp geçen iki sezonun ardından Avrupa Kupası'nı tekrar kazanma amacıyla çıktığı Birinci Tur ilk maçında Finlandiya deplasmanından 1-1'lik skor ile dönüyor; fakat Anfield'da alınan 10-1'lik galibiyet bir üst tur için yeterli oluyordu. Avrupa Şampiyonu olmak için kararlı gözüken performanslar sergileyen Liverpool, İkinci Tur'da İskoç Aberdeen'i toplamda 5-0 ile geçiyor ve Çeyrek Final'de ise daha önce Nottingham Forest'ı eleyen CSKA Sofya'nın karşısına çıkıyordu. Anfield'da Souness'ın hat-trick yaptığı maçı 5-1 kazanan Liverpool, deplasmanda da 1-0 ile rakibini geçiyordu. Bu iki maçın arasında Liverpool, Lig Kupası Finali'nde Wembley'de West Ham United ile karşılaşıyor; fakat maç tekrara gidiyordu. Yarı Final İlk Maçı'ndan önce gerçekleşen tekrar maçının galibi Dalglish ve Hansen ile Liverpool olurken, kulüp ilk kez Lig Kupası'nı kazanıyordu. Lig Kupası'ndan sonraki tek hedef ise Avrupa Şampiyonluğu oluyordu. Nitekim ligde 7. olan Liverpool'un lig adına bir amacı kalmıyordu. Bayern Münih ile unutulmaz bir Yarı Final mücadelesine giren Kırmızılar, golsüz beraberlikle biten ilk maçın ardından 83. dakikada attığı gol ve deplasman golü avantajıyla Final'e yükseliyordu. Parc de Princes Stadı'nda oynanan Final maçında Camacho, Santillano, Cunnigham ve Del Bosque'li Real Madrid'i 82. dakikada Alan Kennedy'nin attığı gol ile 1-0 yenen Liverpool, iki yıllık aranın ardından tekrar Avrupa'nın en büyüğü oluyordu.

30 Eylül 1981 günü Liverpool, Şampiyon Kulüpler Kupası Birinci Tur İkinci Maçı'nda Ian Rush, oyuna sonradan girip Kenny Dalglish'in yanına yerleşiyor ve yenilmez bir ikilinin temelleri atılıyordu. İlk maçta 1-0 mağlup edilen Oulu'ya karşı alınan 7-0'lık galibiyette takımının beşinci golüne imza atan Ian Rush, yüzlercesinin de haberini veriyordu. O gün Rush, kulüp rekorlarını alt üst edeceği takım için ilk golünü atıyordu. 1981-82 Sezonu'nda Oulu ve AZ 67 Alkmaar'ı eleyen Liverpool, Bulgar CSKA Sofya'ya diş geçiremiyordu. Avrupa'ya üçüncü tur maçlarının ardından veda eden Liverpool, Lig Kupası Finali'nde Tottenham Hotspur'u 3-0 geçerken üst üste ikinci bu kupada şampiyon olmayı başarıyordu. Liverpool, lig sonunda 87 puanla en yakın rakibi Ipswich Town'un dört puan önünde şampiyonlupu kazanıyor, Ian Rush ise ilk golünü attığı sezonu toplamda 30 gol ile tamamlıyordu.

1982-1983 Sezonu Paisley'nin Vedası : Lig Şampiyonluğu ve Lig Kupası !..

Bob Paisley, Liverpool'daki menajerlik kariyerinin son sezonuna Tottenham Hotspur'u 1-0 yendikten sonra kazandığı Charity Shield ile başlıyordu. Ian Rush'ın golüyle gelen galibiyetin ardından lige de hızlı başlayan Liverpool, Şampiyon Kulüpler Kupası Birinci Tur İlk Maçı'na kadar oynadığı beş maçta yenilgi yüzü görmüyordu. Avrupa'da Dundalk'ı 4-1 ve 1-0'la geçen Liverpool, İkinci Tur İlk Maçı'nda Finlandiya deplasmanından 1-0'lık mağlubiyet ile dönüyor, rövanşta ise HJK Helsinki'yi ilk maçı kazandığına pişman ettiği maçta rakibini 5-0 ile geçiyordu. Üçüncü Tur'daki rakip ise daha sonra Yarı Final'de Platini'li Juventus'a elenecek olan Polonya temsilcisi Widzew Lodz oluyordu. Deplasmanda alınan 2-0'lık mağlubiyetin Anfield Road'da üstesinden gelemeyen Liverpool, mütevazi rakibine elenmekten kurtulamıyordu. Bu hayalkırıklığının ardından gelen ve Manchester United'a karşı kazanılan Lig Kupası Liverpool için bir teselli anlamı taşıyordu; fakat Paisley'nin son sezonunda bir hedefi daha vardı. Manchester United galibiyetinin hemn ardından gelen üç maçı kazanan (Sunderland 1-0, M. City 4-0 ve Swensea 3-0) Liverpool, kalan yedi maçı kazanamamasına karşın şampiyon olmayı başarıyordu. 7 maçlık galibiyetsizlik süreci, ligi ikinci sırada tamamlayan Watford'u Liverpool'a ancak 11 puan yaklaştırabilirken Ian Rush, şampiyon takımın 24 golle en golcü oyuncusu oluyordu.

...Bob Paisley, 1983 yılında emekli olmadan önce dokuz yıllık teknik direktörlük dönemine 6 Lig Şampiyonluğu, 3 Lig Kupası, 1 UEFA Kupası, 1 Süper Kupa ve 5 Charity Shield sığdırmayı başarırken kulübün ilk üç Avrupa Şampiyonluğu'nda takımın başında olan isim oluyordu. Aynı dönem içerisinde 6 kez ''Yılın Menajeri'' ödülüne layık görülen Paisley, Liverpool Tarihi'nde üç kez Avrupa'nın en büyük kupasını kazanan ilk ve tek antrenör oluyordu. Bob Paisley, 44 yıllık Liverpool kariyerine menajerliği bıraktıktan sonra direktör olarak devam etse de 1992 yılında yakalandığı Alzheimer hastalığına yenik düşüyor ve hayata veda ediyordu. Liverpool ise tarihinin en büyük efsanesinin anısını ölümünün ardından Anfield Road kapılarından birine ''Paisley Gates'' adını vererek yaşatma yoluna gidiyordu.


Hiç yorum yok: