4 Aralık 2007 Salı

Liverpool FC | Oyun´un En Kızıl Efsanesi - 5. Bölüm ...



1983-1985 Joe Fagan Dönemi !..

Bob Paisley'nin ardından Liverpool'un menajerlik koltuğuna Paisley'nin 63 yaşındaki yardımcısı Joe Fagan getiriliyordu. Sezona Charity Shield'i kaybederek başlayan Fagan'ın takımı Liverpool, geri kalan dönemde ise kaybetmeyi unutmaya başlıyordu. Sezon boyunca tüm kategorilerde rakiplerini domine eden Liverpool'un en çarpıcı istatistikleri Şampiyon Kulüpler Kupası'nda kayıtlara geçiyordu. İlk Tur'da Danimarka temsilcisi Odense'yi 4-0 ve 1-0 ile geçen Liverpool, İkinci Tur İlk Maçı'nda evinde ağırladığı maçta İspanyol Athletic Bilbao ile golsüz berabere kalıyor; fakat San Mames'te oynanan rövanş maçını Ian Rush'ın golüyle 1-0 kazanıyor ve 3. Tur'da Benfica'nın rakibi oluyordu. Anfield'da 1-0 kazanan Liverpool, deplasmandaki galibiyet serisine devam ederek Estadio da Luz'da 4-1 kazanıp Yarı Final'e çıkıyordu. Liverpool, Benfica'yı 70000 kişinin izlediği maçta 4-1 yendikten dört gün sonra Lig Kupası Finali'nde ezeli rakibi Everton ile golsüz berabere kalıyor; fakat Maine Road'daki tekrar maçını Graeme Souness'in golüyle 1-0 kazanıyordu. Lig Kupası'nı kazanmanın moraliyle Liverpool, Yarı Final İlk Maçı'nda Rumen takımı Dinamo Bükreş'i 1-0 yenmeden önce oynadığı iki lig maçını da 6-0 ve 1-0 ile kazanıyor, lig şampiyonluğu için de dev bir adım atıyordu. Romanya'daki rövanşta da Ian Rush'ın iki golü Liverpool'a final vizesini verirken, birkaç hafta sonra da Liverpool, Southampton'ın üç puan önünde Lig'i kazanıyordu. Liverpool'un 1983-84 Sezonu'na dair son ödevi Şampiyon Kulüpler Kupası oluyordu. Final'e gelene kadar deplasmandaki bütün maçlarını kazanan, namağlup ünvanını sadece bir beraberlik alarak koruyan Liverpool'un rakibi Roma, Yarı Final'de Dundee United'ı 0-2'nin rövanşında 3-0 yeniyordu.

1984 Şampiyon Kulüpler Kupası Finali, Roma Olimpiyat Stadı'nda olunca İtalyan temsilcisi Roma, üç kez Avrupa Şampiyonu olmayı başarmış olan Liverpool'a karşı önemli bir avantaja sahip oluyordu.




Joe Fagan, ilk sezonunda Liverpool'u üst üste üçüncü kez lig şampiyonu yapmış ve Lig Kupası'nı takımına kazandırmış bir menajer olarak çıkıyordu Olimpiyat Stadı'na. Maça hızlı başlayan Liverpool da 14. dakikada Phil Neal'in golüyle öne geçiyordu. İlk yarıyı kontrolü altında tutan Liverpool'un Souness ile attığı gol geçerlilik kazanmıyor ve Roma, ilk yarının bitimine kısa bir süre kala Conti'nin ortasını kafayla gole çeviren Crezzo ile soyunma odasına 1-1'lik skoru yakalayarak gidiyordu. İkinci yarı ve uzatmalarda da skor bozulmayınca karşılaşma penaltılara gidiyordu. Penaltılardan önce Joe Fagan'ın takım yaptığı konuşmada ''Bu zaman kadar yaptıklarınızla gurur duyuyorum, bundan sonra da ne olursa olsun bu fikrim değişmeyecek'' anlamına gelen sözler söylüyor ve takımını penaltılara hazırlıyordu. Bu sözleri sarf eden Joe Fagan, son antrenmandaki penaltı çalışmasında 5'te 0 yapan takımına karşı çok büyük bir güven duyamıyor, keza Liverpool ilk penaltıyı kaçırıyordu. İlk penaltılar sonucu 1-0 önde olan Roma, 1-1'den sonra tekrar öne geçmek adına Bruno Conti ile penaltı noktasına gidiyordu. Conti'nin penaltı atışından önce kale çizgisinde bacaklarını oynatarak spaghetti taklidi yaptığı söylenen kaleci Bruce Grobbelaar, Conti'nin penaltıyı kaçırmasını sağlıyordu. 2005 yılında Jerzy Dudek ile birlikte yeniden yorumlanacak olan bu dans, bir kez daha başarılı oluyor ve Francesco Graziani, takımının dördüncü penaltısını direğe nişanlıyordu. Liverpool adına beşinci penaltıyı gole çeviren Alan Kennedy, topu ve kaleci Francesco Tancredi'yi ayrı köşelere gönderiyor ve Liverpool'un bir kez daha Avrupa Şampiyonu olduğunu söylüyordu.

Sezon sonunda İngiltere ve Avrupa'da şampiyon olup, Lig Kupası'nı kazanmış olan Liverpool, bir sezon içerisinde üç büyük kupada şampiyon olan ilk takım oluyordu.

29 Mayıs 1985 Heysel Faciası !..

Liverpool'un ezeli rakibi Everton, 1984-85 Sezonu'nda ligi domine ediyordu. 90 puanlı Everton,Merseyside'lı komşusunun 13 puan önünde şampiyon olurken Kırmızılar, Avrupa'daki koşusuna devam ediyordu. Şampiyon Kulüpler Kupası Birinci Turu'nda Polonya temsilcisi Lech Poznan'ı toplamda 5-0'la geçen Liverpool'da, ikinci maçtaki 4-0'lık galibiyette hat-trick yapan John Wark yıldızlaşıyordu. Bir sonraki turda Benfica'yı 3-1 ve 0-1 ile saf dışı bırakan Liverpool, iki maçın arasında oynadığı maçta Tottenham Hotspur'a 1-0 mağlup olarak Lig Kupası'ndaki dört yıllık hanedanlığının sona ermesine engel olamıyordu. Liverpool, Şampiyon Kulüpler'de Rapid Wien'i de 5-2 ile eleyerek Yarı Final'de Yunan Panathinaikos'un rakibi oluyordu. Anfield'da oynanan ve Rush'ın iki gol attığı maçta alınan 4-0'lık galibiyete deplasmandaki 1-0'lık zafer de eklenince Liverpool için Final kapısı aralanıyordu. Liverpool'un Final'deki rakibi ise Yarı Final'de Fransız Bordeaux takımını eleyen Juventus oluyordu.

Bir tarafta Platini, Tardelli, Rossi; diğer tarafta Rush, Wark ve Dalglish... Bir tarafta 1982 Dünya Kupası Şampiyonu İtalya'nın iskeletini oluşturan Juventus; diğer tarafta son sekiz sezonun dördünde Şampiyon Kulüpler Kupası'nı kazanan Liverpool... Dönemin en iyi iki takımı... Biri önceki sezonun Şampiyon Kulüpler Kupası Şampiyonu, diğer Kupa Galipleri Kupası...

Böylesine önemli yıldızların damgasını vurmasının beklendiği bir maçın sonu, ne yazık ki Liverpool ve Futbol Tarihi'nin en büyük utancıyla hatırlanıyordu. Ocak ayında oynanan ve Juventus'un 2-0'lık galibiyetiyle sonuçlanan Süper Kupa İlk Maçı'nın rövanşının yapılmasını bile engelleyecek bu büyük facianın başlangıcını bazılarına göre bir sezon önceki Şampiyon Kulüpler Kupası Finali'nde Roma ve Liverpool arasında oynanan maçtaki olaylar oluşturuyordu. Roma, Final'e gelmeden önce Dundee United'a ilk maçta 2-0 yenilmesine rağmen İtalya'daki rövanş maçında karşılaşmanın hakemi tarafından bariz şekilde kollandıktan sonra 3-0 ile tur atlayan taraf oluyordu. Avrupa Kupaları Tarihi'nin İlk Britanya Finali'nin engellediği bu maçın ardından Final'in Roma Olimpiyat Stadı'nda oynanacak olması da dedikodu sayısını artıyor; fakat Final'i kazanan penaltı atışları sonunda İngilizler oluyordu. Bu noktada ise belirsizlikler başlıyordu. Maçın ardından otellerinin yollarını tutmaya başlayan İngilizler, ''Gangs of Roma'' adlı taraftar grubu tarafından taciz ediliyor ve feci şekilde tartaklanıyordu. Liverpool taraftarlarını taşıtlarına almayı kabul etmeyen Romalı yerlilere, olayın basında yankı bulmaması da eklenince Liverpool taraftarlarının sinirleri yeteri kadar geriliyordu.

1984'teki olayların intikam arzusuyla yanıp tutuşan Liverpool taraftarları yine bir İtalyan takımı olan Juventus ile oynanacak maç için Brüksel'e akın ediyor ve maç öncesi kentin çeşitli bölgeleri irili ufaklı olayların kahramanları oluyordu; fakat asıl trajedi ise maçın başlamasından hemen önce gerçekleşiyordu. İngiliz holiganlar, güvenlik bariyerlerinin bulunmadığı İtalyan tribünlerine doğru hücum ediyor, panik içerisinde kaçmaya çalışan İtalyan seyircilerin sığınmak üzere hücum ettikleri büyük duvar çökünce de 39 kişi (32 Juventus taraftarı, 4 Belçikalı, 2 Fransız ve 1 İrlandalı) hayatını kaybediyordu. Böylesine bir trajedinin ardından oynanan maçı Platini'nin penaltı golüyle 1-0 kazanan Juventus oluyordu. Heysel Faciası'nın faturası kesildikten sonra ortaya çıkan tablo ise İngilizler için hayli iç karartıcıydı, tüm İngiliz takımları 5 sezon boyunca Avrupa Kupaları'ndan men ediliyordu. Joe Fagan'ın istifasıyla sonuçlanan bu facia, Everton ile Liverpool'un da arasını açıyordu. Yıllardır Liverpool'un Avrupa'daki başarıları altında ezilen Everton, en başarılı yıllarında Merseysidelı komşusunun taraftarları yüzünden büyük favoriler arasında ismi geçerken Avrupa Kupaları'na katılamıyordu.

1985-1991 Kenny Dalglish Dönemi !..

Büyük futbolcuların her zaman büyük antrenör olamayacağı klişesi futbolun uzun senelerdir içerisinde barındırdığı söylemlerden biridir; fakat bu önermeyi tüm şiddetiyle reddeden isimlerden biri de kesinlikle Kenny Dalglish'tir.

Heysel Faciası'nın ardından görevini bırakan Joe Fagan'ı yerini dolduracak bir isim aranıyor, bu döne de Liverpool'un imdadına daha önce de olduğu gibi Kenny Dalglish yetişiyordu. Henüz 34 yaşında olan Dalglish, menajer-futbolcu olarak Liverpool'un başına geçerken yeni akımın ilk örneği oluyordu. Herkesin bu açıdan şüpheyle baktığı Kenny Dalglish, henüz ilk menajerlik sezonunda Liverpool'a tarihinde ilk defa hem Lig, hem de Federasyon Kupası Şampiyonluğu'nu aynı sezon içerisinde yaşatıyordu. Menajer olduğu sezonda toplam 21 maça çıkan Kenny Dalglish, sezonun son lig maçında Chelsea'yi 1-0 yendikleri maçta golü atarak takımının ezeli rakip Everton'ın iki puan önünde şampiyon olmasını sağlıyordu (İnanılmaz bir şey !). Ligi kazandıktan sonra Federasyon Kupası'nda da Everton'ı 3-1 yenen Liverpool'da taraftarlar, Kenny Dalglish'in önünde saygıyla eğiliyordu.

1986-87 Sezonu'nu Everton'ın arkasında tamamlayan Liverpool, kupasız geçirdiği sezonun ardından Ian Rush'ı Juventus'a kaptırıyordu. Buna rağmen sezon boyunca etkili futbolunu sürdüren Dalglish'in Liverpoolu, haftalar öncesinden Lig Şampiyonu oluyor; fakat Federasyon Kupası'nı Final'de Wimbledon'a 1-0 yenilerek kaybediyordu. Sezon bitmesinin ardından Ian Rush, İtalya'nın ''Yıldız Yeme Alışkanlığı''nın bir ürünü oluyor ve Rush, 2 milyon 800 bin pound karşılığında Liverpool'a dönüyordu. 1988-89 Sezonu'nda lig macerası Liverpool için büyük bir trajedi ile sonuçlanıyordu. 20 Mayıs 1989 günü Final'de Everton'ı 3-2 mağlup ederek kazanılan Federasyon Kupası sonrası Liverpool, ligin bitimine bir hafta kala West Ham United'ı 5-1 yeniyordu. Şampiyonluk için geriye artık sadece bir adım kalıyordu. Liverpool, son maçta üç puan ve dört gol averajı ile gerisinde olan Arsenal'i ağırlıyordu. Hillsborough Faciası nedeniyle (Bu da ayrı bir yazı konusu olsun) son haftaya atılan bu karşılaşmada galibiyet ve beraberlik olasılıklarının yanı sıra tek farklı mağlubiyetle bile Liverpool şampiyon oluyordu; fakat ''Futbol Ateşi'' adlı kitabın yazarı Nick Hornby'nin ''hayatının en mutlu günü'' olarak hatırladığı maçın son dakikasında gelen golle Arsenal, karşılaşmayı 2-0 kazanıyor ve 18 yıllık aranın ardından şampiyon olmayı başarıyordu.

1989-1990 Sezonu ise Liverpollu taraftarlar tarafından hala hatırlanıyor. Liverpool Tarihi'nin son lig şampiyonluğu yine Kenny Dalglish ile geliyordu. Sezona Charity Shield'de Arsenal'i 1-0 yenerek başlayan Liverpool, ligin son dokuz maçında yenilgi yüzü görmüyor ve en yakın rakibi Aston Villa'nın dokuz puan önünde 79 puan ile şampiyon olmayı başarıyordu. Mart ayında Standard Liege'den kiralanan İsrailli Ronny Rosenthal, son sekiz lig maçında yedi gol atarken Liverpool'u şampiyonluğa taşıyan isimlerden biri oluyordu. Dalglish'in Liverpool'a hediyesi Rosenthal'ın bonservisi ise sezon sonunda alınıyordu.

Dalglish, efsane futbolculuk yıllarının üzerine menajerlik kariyerini de ekliyor ve 1990-91 Sezonu'na da Liverpool'un menajeri olarak başlıyordu. Liverpool, tarihinin en iyi başlangıcını yaparak ilk sekiz maçını kazanıyor, devam eden altı maçta ise yenilmeyerek sadece iki kez berabere kalıyordu. FA Cup'ın 3. ve 4. Turu'nda sırasıyla Blackburn Rovers ve Brighton'ı tekrar maçlarıyla saf dışı bırakmayı başaran Liverpool'u 9, 17 ve 20 Şubat'ta arka arkaya olmak üzere üç Merseyside Derbisi bekliyordu. 9 Şubat'ta oynanan lig maçını 3-1 kazanan Liverpool, Federasyon Kupası 5. Turu'nda Everton ile Anfield'da oynadığı maçtan golsüz beraberlikle ayrılıyor, unutulmazlar arasına girecek tekrar maçında ise dört kez öne geçmesine rağmen her defasında Everton'a yakalanmaktan kurtulamıyor ve uzatmalar sonucu rakibiyle 4-4 berabere kalıyordu. Maçın ardından Liverpool'un en büyük efsanelerinden Kenny Dalglish, menajerliğin yarattığı strese dayanamayacağını söylüyor ve görevinden istifa ediyordu. Kenny Dalglish'in ardından Ronnie Moran, geçici olarak takımın başına geçerken Liverpool, sezonu eski efsane futbolcusu Graeme Souness ile bitiriyordu. Dalglish'in, şampiyonluğun en büyük favorilerinden biri olarak bıraktığı takım, sezon sonunda sadece bir kez yenilmiş olan Arsenal'in yedi puan arkasında ikinci olabiliyordu.

Hiç yorum yok: