12 Aralık 2007 Çarşamba

Liverpool FC | Oyun´un En Kızıl Efsanesi - 6. Bölüm ...



1991-1994 Graeme Souness Dönemi: Genç Fowler, Golleri Sıralıyor !..

Graeme Souness, Liverpool'daki futbolculuk kariyerinin her zaman için menajerlik kariyerinin yanında daha seçkin kalacağı serüvenine (ilk tam sezon) 1991-92 Sezonu'nda başlıyordu. Menajerlik döneminde Liverpool'dan üst düzey oyuncuları uzaklaştıran Souness, transfer edeceği oyuncularla da eleştiri yağmuruna tutulacak kariyerinin ilk sezonunda fena işler çıkarmıyordu. Oyuncu satma ve alma konusunda başarısız olan Souness'ın şansı ise aşağıdan gelen genç oyuncular oluyordu. Dalglish döneminin ürünlerinden olan Steve McManaman ve Jamie Redknapp, Souness ile birlikte yavaş yavaş Liverpool formasına alışmaya başlıyordu. İlk sezonunda Souness ile İngiltere Ligi'ni lider Leeds Untied'ın 18 puan arkasında altıncı sırada bitiren Liverpool, 9 Mayıs 1992 günü Wembley'de Sunderland ile Federasyon Kupası Finali'ne çıkıyordu. Sakatlık sorunlarıyla başı dertte de olsa Liverpool'un bir diğer önemli sorunu Graeme Souness'in by-pass ameliyatı dolayısıyla haftalarca takımdan uzak kalmış olmasıydı. Yine bir aydır sakat olan Steve McManaman, attığı gol ile maçı 2-0 getiren isim olurken, karşılaşmanın ardından ''Maçın Adamı'' seçiliyordu.

1992-92 Sezonu, Premier Lig'in ilk sezonu oluyordu. Sezon başında 1 milyon pound karşılığı David James transfer ediliyor ve 11 yıldır Liverpool'un kalesini koruyan Bruce Grobbelaar'in alternatifi bulunuyordu. Sezona tarihinin en kötü başlangıcını yapan Liverpool, 10 maç sonunda sadece 2 kez galip gelebiliyor ve kalesinde 20 gol görüyordu. 10 maç sonunda her maç ortalama iki golü kalesinde gören Souness, bu bölgede değişikliğe giderken genç yetenek David James, kulübüye çekiyor, eldiven tekrar Bruce Grobbelaar'a geçiyordu. Sezon boyunca bir türlü toparlanamayan ve tüm kupalardan erken elenip ligi de lider Manchester United'ın 25 puan arkasında altıncı sırada tamamlayan Liverpool'un sezondaki tek kazancı Robbie Fowler oluyordu. Liverpool'un kadrosunda ilk kez bu sezon kendine yer bulabilen Fowler, herhangi bir maçta oynayamamasına karşın 1993'te düzenlenen U-18 Avrupa Şampiyonası'nda İngiltere'yi şampiyon yaparak yeteneğini herkese kanıtlıyordu.

1993-94 Sezonu da Liverpollu taraftarların hatırlamak istemeyecekleri maçlara sahne olacak bir sezon oluyordu. Manchester United Efsanesi'nin alevlenmeye başladığı yıllara denk gelen bu dönemde Kırmızılar, Kırmızı Şeytanlar'ın 32 puan gerisinde ligi sekizinci sırada tamamlıyorlardı. Yien de geriye dönüldüğünde hatırlandığı yüzlerde tebessümün oluşacağı maçların da sayısı fena olmuyordu. Özellikle Robbie Fowler'ın oynadığı maçlar... Ian Rush, 30'lu yaşlarında olmasına rağmen gol atmaya devam ediyordu; ama artık yanında bir de genç meslektaşı vardı. 22 Eylül 1983 günü Fulham'a karşı oynanan Lig Kupası maçında Rush ve Fowler ilk kez beraber oynama fırsatı yakalıyor ve Fowler, 3-1 kazandıkları kariyerinin ilk Liverpool maçında takımının üçüncü golünü kaydediyordu. Kariyerine etkileyici bir başlangıç yapan Fowler, asıl sürprizi kariyerinin ikinci maçında gerçekleştiriyordu. 3-1'in rövanşında Liverpool'un Fulham'ı 5-0 ile geçtiği maçta tüm gollere imzasını atan Fowler'ın adı Liverpool tarihine geçiyordu. Üç maç sonra Southampton'ı 4-2 yendikleri maçta Premier Lig kariyerindeki ilk hat-trick'i yapan Fowler, gol makinesi şeklinde çalışmaya başlıyordu.

25 Ocak 1994 günü Anfield Road'da oynanan Federasyon Kupası 3. Tur Tekrar Maçı'nı Bristol City'ye 1-0 kaybeden Liverpool'da Souness, sağlık nedenlerinden dolayı takımdan ayrılıyor, Liverpool'un yeni teknik direktörü Roy Evans oluyordu.


1994-1998 Roy Evans Dönemi !..

1994-95 Sezonu da Liverpool'un hasretle hatırladığı bir sezon olmasa da Fowler, kaldığı yerden devam ediyordu. Deplasmandaki açılış maçında Crystal Palace'ı 6-1 yenen Liverpool'da bir gol atan Fowler, sezonun ikinci maçında Arsenal'e karşı alınan 3-0'lık galibiyetin tüm gollerini 4 dakika 33 saniyede atarak ''Premier Lig Tarihi'nin En Hızlı Hat-Trick Yapan Oyuncusu'' oluyordu.

Ligde işler iyi gitmezken, Lig Kupası'nda emin adımlarla hedefe ilerleyen Liverpool'un Final'deki rakibi Bolton Wanderers oluyordu. Final'in oyuncusu Steve McManaman (herkesin Liverpool'da bir çocukluk efsanesi vardır. Ben Ian Rush, Kenny Dalglish, Graeme Souness veya Kevin Keegan'a kadar uzanamadığım için seçimi Robbie Fowler, Stan Collymore, John Barnes, Jamie Redknapp ve Steve McManaman arasından sarı uzun saçlı olanı seçerek yapmıştım) iki gol atıyor ve Lig Kupası'nı Liverpool'a getiriyordu. Devam eden lig maçlarında ilk iki şansını çoktan mucizelere bırakmış olan Liverpool, Premier Lig'de Manchester United, Chelsea ve Arsenal'in arasına girebilen tek takım olan Blackburn Rovers'ın şampiyon olduğu sezonu 74 puanla dördüncü sırada tamamlıyordu. Sezon boyunca Liverpool'un oynadığı 57 maçın tamamında görev yapan Fowler, attığı 31 golle ile henüz yirmi yaşında Liverpool formasıyla 60 gole ulaşıyordu.

1995-96 Sezonu, bir efsanenin yavaş yavaş kenara çekileceği sezon olarak akıllarda kalıyordu Liverpool adına. Sezon başında Nottingham Forest takımından rekor bir ücretle transfer edilen Stan Collymore, ileri uçta Fowler ile birlikte iyi bir ikili oluşturması Ian Rush'ın sezon sonunda bedelsiz olarak Leeds United'a gitmesinin yolunu açıyordu. UEFA Kupası İkinci Turu'nda Brondby'yi, Anfield Road'da kaybedilerek yaşanılan başarısızlık Lig Kupası'ndaki Newcastle United maçıyla da devam ediyordu. UEFA Kupası ve Lig Kupası'ndan elenen Liverpool, Federasyon Kupası'na iyi bir başlangıç yapıp zayıf rakibi Rochdale'ı 7-0 yeniyor, Stan Collymore'un hat-trick yaptığı maçta beşinci golü atan Ian Rush ise, Federasyon Kupası'ndaki 42. golünü kaydedip 41 gollü Denis Law'ı geçiyordu. Lig mücadelesinde yine önemli bir başarı gösteremeyen Liverpool, sezon sonunda üçüncü sırayı alıyor, Federasyon Kupası'nı ise Final'de Manchester United'a 1-0 yenilerek kaybediyordu. Manchester United, altın yıllarını yaşadığı sezonlardan birinde ''Double'' yapmanın sevincini yaşarken (Schmeichel - Neville, May, Pallister, Irwin - Beckham, Butt, Keane, Giggs - Cantona, Cole); Ian Rush, Liverpool ile son resmi maçına çıkıyordu.

...Ian Rush, Liverpool Tarihi'nde adı altın harflerle yazılı birçok isim arasında her daim dikkat çeken, saygı gören bir kişi olarak kaldı. Liverpool rekorlarını alt üst eden bıyıklı Rush'ın kariyeri hayli etkileyici oluyordu, Liverpool'dan ikinci ve son kez ayrıldığı 20 Mayıs 1996 günü arkasında bıraktıklarıyla:

- Liverpool Tarihi'nin en çok gol atan oyuncusu : 346 gol
- Liverpool formasıyla ligde en çok gol atan ikinci oyuncu : 229 gol,
- Federasyon Kupası Finaller Tarihi'nde en çok gol atan oyuncu : 5 gol,
- Lig Kupası'nı oyuncu olarak en çok kazanan kişi : 5 kez,
- Everton'a karşı oynanan Merseyside Derbileri'nde en çok gol atan oyuncu: 25 gol,
- Federasyon Kupası Tarihi'nin 20. yüzyıldaki en golcü oyuncusu : 43 gol,

Ve Liverpool ile,

- 5 Lig Şampiyonluğu,
- 3 Federasyon Kupası Şampiyonluğu,
- 5 Lig Kupası Şampiyonluğu,
- 1 Avrupa Şampiyonluğu,
- 4 Charity Shield ve birçok kişisel ödül...

1996-97 Sezonu'na Avrupa Kupa Galipleri Kupası'nda önemli bir favorisi olarak başlayan Liverpool, ilk sekiz maçta yenilgi yüzü görmese de bu dönemde sık sık karşılacağı Manchester United'a bir kez daha tosluyor ve rakibine 1-0 yenilerek sezonun ilk mağlubiyetini alıyordu. Buna rağmen Avrupa'da işler fena gitmiyordu. Fin temsilcisi Mypa 47 çoktan geçilmiş, İkinci Tur'da Sion beklenmeye başlanmıştı. İsviçre'de 2-1 kazanılan maçın rövanşı Anfield'da oynanıyor ve devreyi İsviçre ekibi aynı skor ile önde kapatıyordu. İkinci yarının başında Stig Inge Bjørnebye'nin serbest atıltan attığı gole kısa sürede tekrar cevap veren Sion 3-2 öne geçiyor; fakat pişman olmak için fazla beklemiyordu. 3-2'den sonra kontrolden çıkan Liverpool, 65'te John Barnes ile beraberliği yakalarken 70 ve 71'de Fowler farkı arttıyor, finali ise sezon başında takıma katılan Berger'le yapıp maçı 6-3 kazanıyordu. Avrupa'da verilen arada ligde de toparlanan Liverpool, o dönemde daha çok ikincilik mücadelesinde geçen ligi sezon sonunda 68 puanlı üç takımdan en kötü averaja sahip olan takım olarak dördüncü sırada tamamlıyordu. Ligde dördüncü sırada yer alacak olan Liverpool, sezon bitmeden önce Norveç temsilcisi Brann'ı eliyor daha sonra ise Yarı Final'de Fransız Paris Saint Germain'e boyun eğmek durumunda kalıyordu. Fransızlara karşı 0-3'ün rövanşında ancak 2-0 kazanabiliyordu, Liverpool.

1997-98 Sezonu öncesi Liverpool, İtalyan Inter'den Paul Ince'i 4 milyon 200 bin pound karşılığı transfer ederken, Danny Murphy, Karl-Heinz Riedle ve Brad Friedel da Kırmızılar'ın yeni yüzleri oluyordu; fakat bir önceki sezonun sonunda Wimbledon'a karşı kulübeden gelen genç Michael Owen'ın sezonu bitimiyle birlikte Fransa '98 Dünya Kupası'na çağrılacağı ve İngiltere Milli Takım formasını giyen en genç oyuncu olacağını pek fazla kişi bilemiyordu. Sezonu 18 golle ''Gol Kralı'' olarak bitiren Owen, Fowler ile iyi bir ortaklık oluştursa da Liverpool, bir kez daha ligde dördüncülükten öteye gidemiyordu. UEFA Kupası'nda ise deja-vu gerçekleşiyor, farklı bir Fransız Strasbourg'a karşı alınan 3-0'lık mağlubiyeti 2-0'la kapatamayan Liverpool, Avrupa'ya İkinci Tur'da veda ediyordu.

Hiç yorum yok: