6 Ocak 2008 Pazar

NBA | Celtics Basketball, ''Baby'' !..



''Big Three'' Değil, ''Big Baby''!

''Big Baby'', son çeyrekte birçok kez yukarıdaki pozu veriyor ve Boston'u Detroit deplasmanında galibiyete taşıyan en önemli oyuncular arasında yer alıyordu.

Bir gece önce Celtics, Boston'da Memphis'i ağırlarken koç Doc Rivers'ın Grizzlies maçıyla ilgili görüşlerinin arasından ''...oyuncularımın Pistons maçını düşünerek oynayacaklarını sanmıyorum'' cümlesini çekebilenlerin akıllarına 90'lardaki Bulls hanedanlığına karşı çıkmaya çalışan Knicks ve Pistons takımları gelmiş midir, bilmiyorum; ama o dönemde Doğu'da kazanmak için dövüşmek, kavga etmek ve mücadele etmek gerekiyordu, tıpkı dün geceki gibi.

Doğu'nun karakter savaşı, hiç bu geceki kadar heyecanlı olmamıştı, sezon başından bu yana. San Antonio Spurs'e kafa tutma yolunda yıllardır yalnız kalan Detroit'in sezon öncesi yanına Boston'u alması, unutulmaya yüz tutan bu büyük rekabeti hatırlamamıza neden oldu. Unutulma sebebi belki de Boston'ın dün geceki maçtan önce Detroit'e karşı oynadığı son yedi maçı kaybetmesi ve geri kalan zamanlarda da ligin dibine demir atmasıydı; fakat 5 Ocak gecesi birçok şey farklıydı, geride kalan yıllardan. Doğu'da tansiyon hiç bu kadar yüksek değildi. Öyle ki, Boston ve Detroit'in dün geceki eşleşmesinden önce bazı rekorlar da göze çarpıyordu:

- 1981 yılından bu yana ilk kez 5 Ocak döneminde oynana bir maçta iki takımın toplam 54 galibiyeti vardı (Detroit 26-28 Boston).
- Detroit 11 maç üst üste kazanırken, Boston sekiz maçtır kaybetmiyordu, dün geceki maçtan önce. En az sekiz maçlık seriyle gelen iki takımın birbiriyle oynaması da 2000 yılından beri ilk kez görülüyordu.

Maçın da bu iki bilginin hakkını vererek başlaması sürpriz olmayacaktı, kimse için. Öyle de oldu, ilk üç dakikanın sonunda Celtics 10-3'lük üstünlüğü yakalayınca maçın çekişmeli geçip geçmeyeceği konusunda oluşan soru işaretleri bir dakika sonra Kevin Garnett'in ikinci faulünü yapmasıyla yok olurken, The Palace'da sevinç çığlıkları duyulmaya başlıyordu.

Detroit Pistons, son yıllarda kenardan katkı göremediği için büyük sıkıntılar yaşamış, belki de iki yıl önce San Antonio'ya bu nedenden dolayı şampiyonluğu kaptırmıştı. Bu sezon ise önemli farklılardan biri, Pistons'ın bench katkısı. Garnett'e ikinci faulünü yaptıran Jason Maxiell da kenardan gelerek takımını ayağa kaldırıyor ve 17-0'lık Pistons serisini başlatan isim oluyordu. Maça 3/3 şut isabeti ile başlayan Celtics, bu süre içerisin adeta kabusu yaşıyor ve 0/10 ile oynuyordu, bitime bir dakika kala Eddie House'ın basketi gelene kadar. İlk çeyrek sonunda ortaya çıkan skor ise Pistons lehine 22-12'ydi.

İkinci çeyreğin ilk bölümünde ise Detroit'in bu sezonki başarısında en büyük unsurlardan biri olan bench katkısı devreye giriyor; Jason Maxiell, Rodney Stuckey ve Jarvin Hayes'in sayıları Detroit'e 8:26 kala 30-21'lik üstünlüğü getiriyordu. Bu dakikadan sonra maçın sonunda yıldızlaşacak Glen Davis'in basketiyle başlayan 10-2'lik seri Boston'ın geri dönmesini sağlarken çekişme devre sonuna kadar devam ediyor ve 43-41'lik skor ortaya çıkıyordu, yine kıran kırana geçmesi beklenen ikinci yarının hemen öncesinde.

İkinci yarı öncesi bir yorum yapmak gerekseydi eğer, Detroit'in ''Kötü Çocuklar'' günlerine geri dönmeyi, kazanmak için kavga etmeyi düşündüğünü görebilirdik, yüzlerindeki ukalalığa varan güvenle birlikte. Diğer tarafta ise olgun, ama başarıya aç bir oyuncu topluluğu.

İlk yarıda Detroit'in 21-2'lik serisine cevap veren ve kazanmak istediğini kanıtlayan Boston'ın maç sonu için söylemek istedikleri vardı, muhakkak. Üçüncü çeyreğin ortasında Kevin Garnett'in basketiyle uzun süre sonra 53-52 ile öne geçmeleri de açıklayıcıydı, fakat bu dakikadan sonra ise Detroit'te devreye giren tecrübe oluyor; Rasheed Wallace, Chaunsey Billups ve Richard Hamilton ile çeyreğin sonunu iyi getiren Pistons, 66-63 ile giriyordu, maçın son bölümüne.

Geriye dönüş yapalım, tam burada. Bana kalırsa Garden'daki maçın bir benzeri farklı rollerle gerçekleşiyordu. İlk randevuda karşılaşmanın önemli bölümünü önde götüren Celtics, son çeyreğe de dört sayı önde girerken Detroitlilerin psikolojisi, yine ''yok sayılmaları'' üzerineydi. Kazanmak için her şeyi yapacak ve kendilerini ispat edeceklerdi. Dün gece durum farklıydı, Pistons'ta çok büyük bir özgüven vardı. Celtics ise kazanmak zorundaydı, çünkü en iyi sezonlarında Pistons'a bir kez daha kaybedip sezon içerisindeki seriyi vermek istemiyorlardı (Celtics ve Pistons, bu sene normal sezon içerisinde toplamda üç kez karşılaşmış olacaklar).

Celtics de kazanmak adına tüm varlığını ortaya koyacaktı son çeyrekte, fakat herkes bu reaksiyonu Kevin Garnett, Paul Pierce ve Ray Allen'dan beklerken sürprizi çaylak Glen Davis yapıyordu. Bitime 7:13 kala Pierce'ın pasını sayıya çeviren Davis, takımını 74-72 öne geçirirken Celtics, maçın sonuna kadar bir daha geri düşmüyordu, Davis'in sekiz saniye kala galibiyeti getiren basketi atarak kazandırdığı maçta.

12 Aralık gecesi sakat olan Kendrick Perkins'in yerine ilk beşte başladığı maçta Sacramento Kings'e karşı 16 sayı ve 9 ribaundla 90-78'lik galibiyete katkıda bulunan ''Koca Bebek'' Glen Davis, dün gece takımını Pistons deplasmanında zafere taşırken 16'sı son çeyrekte olmak üzere 20 sayı atıyor ve kariyer rekorunu kırıyordu.

Maçın son bölümünde çok kritik üç serbest atış kaçıran ve bir üçlüğü ''air-ball'' olan Chaunsey Billups, mağlubiyetin verdiği psikoloji ile ''Onları evlerinde yendiğimizde yaşadığımız sevincin çok daha fazlasını yaşadılar. Bizim için iki takımın oynadığı sıradan bir maçtı, onlar ise Super Bowl Finali oynar gibiydiler'' açıklamasını yaparken Pierce, haklı galibiyetlerinin sevinci yaşıyordu: ''Takım için çok önemli bir galibiyet. Üst üste 11 maç kazanmış bir takımı Play-off atmosferinde oynanan bir maçta, üstelik deplasmanda yendik''.

Sonuç olarak Boston, gerçek anlamıyla büyük bir galibiyet aldı. Tüm kuşkuların üzerinden kalktığı bir maç oldu. Sezon başından bu yana (ben de dahil) hemen herkes Celtics'in başarısının yeni yıla sarkıp sarkmayacağından, güçlü takımlara karşı başarılı olup olamayacağından şüphe duyuyordu, fakat bu akşam Boston Playoff'ta da iyi işler yapabileceğini tüm basketbolseverlere gösterdi.

Önümüzdeki dönemde yeni hedef 41-3 olabilir mi, bunun için Ocak ayındaki tüm maçlarını kazanması gerekecek Celtics'in.

Hiç yorum yok: