6 Ocak 2008 Pazar

NBA | Webster'dan Unutulmaz Bir 3. Çeyrek Performansı !..



WEBSTER Sazı Eline Aldı, PORTLAND Yine Kazandı !

5 Ocak gecesi Türkiye'de yaşayan basketbolseverler için oldukça hareketli geçti, (tabii) sportif açıdan. Saat 02.30'da başlayan ve Celtics'in son bölümdeki üstün oyunuyla kazandığı Pistons maçının ardından 05.00'da NBA TV ekranlarına Blazers-Jazz maçı yansımaya başladı.

Portland Trail Blazers, son günlerin en sıcak takımıydı. 31 Aralık gecesi Salt Lake City'de Utah'a 111-101 kaybetmeden önce, 13 maçlık galibiyet serisine sahip olan Blazers, dün gece Utah'ı evinde ağırlarken ''Revenge is so sweet'' mantalitesiyle sahaya çıkıyordu. Utah mağlubiyetinin ardından Minnesota ve Chicago'yu deplasmanda yenen Portland, yine de sıcaklığından bir şey kaybetmemiş gibi görünüyordu, maç öncesinde. Diğer tarafta ise Kyle Korver ile dış şut gücünü eline alan Utah, Williams ve Boozer dışında yedi maçlık eksikliğinin ardından ilk defa Sixers maçında kendi gibi oynayan Mehmet Okur'a güveniyordu.

Celtics-Pistons maçının son çeyreğinden sonra Blazers-Jazz mücadelesinin ilk yarısı hayli yavan kaldı. Öyle ki, bu dakikada sıcak yataklarına dönenler önemli bir üçüncü çeyrek performansını kaçırmış oldu.

Üçüncü çeyreğin hemen başında, bitime 10:57 varken Boozer'ın dün geceki ender isabetlerinden biriyle 45-41'lik üstünlüğü yakalayan Jazz'e Martell Webster dört sayıyla reaksiyon gösteriyor, fakat kimseye bir süre sonra olacaklar için haber verir gibi gözükmüyordu. 8:45 kala Deron Williams, maçın ilk üç sayılık isabetini bulduktan sonra Webster, ateş alıyor ve rekorları zorlamaya başlıyordu, her isabetinde daha bir heyecanlanan Blazers benchi ve taraftarının önünde.
Brandon Roy'un sakatlığı nedeniyle oynayamadığı üçüncü çeyreğe 2 sayıyla başlayan Martell Webster, bu bölümde attığı 24 sayıyla maçı alıp götürüyordu, adeta. Son günlerin en önemli tek kişilik basketbol gösterinin sağlandığı üçüncü çeyrekte Blazers, 36-22'lik üstünlüğü yakalayıp son çeyreğe 75-64 önde girmeyi başarıyordu.

Webster, ateşiyle izleyenlerin içine ısıtmayı başarırken üst üste 10 isabetli şut kullandığı bu bölümde 24 sayıda kalarak (!), Terry Porter'ın 1992 yılında Warriors karşısındaki 25 sayılık performansını geçemiyor, kulüp rekorunu kılpayı kaçırıyordu.

Son çeyreğe 11 sayı önde giren Blazers, maçtaki en büyük farkı yakalamıştı (Bu da üçüncü çeyreğe kadar maçın ne kadar denegli gittiğinin bir kanıtı olabilir, sanırım). Jazz'in geri dönüp dönemeyeceği sorusunun cevabı son çeyrekte belli olacaktı; ama evinde oynadığı son 10 maçı kazanan Blazers, maçın sonunda da hızını kesmeyip farkı iyice arttırma yolunu tercih edince ortaya kendileri lehine 103-89'luk bir skor çıkıyordu.

Maçın adamı hiç kuşkusuz Martell Webster oluyor, maç sonrası tüm açıklamalar bu oyuncu üzerinde yoğunlaşıyordu, ''Bu gece salondaki en büyük hayranı bendim'' diyen Brandon Roy'un yanı sıra ''Hayatımda böyle bir şey görmedim'' yorumuyla takım arkadaşını onore eden Jarrett Jack gibi.

Sonuç ve ikinci yarıda atılan 64 sayı Portland'ın son dönemdeki performansını merak edenler adına yeterli bir cevap olabilirdi, ama şahsen genç Blazers takımının oyunundan büyük keyif aldım. Müthiş bir ateş ve heyecanla oynadılar, salondaki tüm seyircileri ve benchteki oyuncuları oyunun içine dahil ederek. Özellikle iç sahada çok iyi maçlar çıkarabilirler, ilerleyen dönemde.

Uzun vadede Greg Oden'ın gelecek sezon takımda olması sevindirici haber olabilir, fakat Portlandlılar sevinçlerine şimdilik doyasıya yaşamayı tercih etmeliler, önlerindeki fikstüre bakmadan önce.

Hiç yorum yok: