13 Ocak 2008 Pazar

Olympiacos vs. Panathinaikos: Bitmeyen Nefret !



1930...

Yunanistan'ın en büyük iki kulübü arasındaki ateşin harlandığı tarih oluyordu, Romanya'ya karşı alınan 8-1'lik tarihi hezimeti takımın önemli bir bölümünü oluşturan Olympiacoslu oyunculara bağlayan Panathinaikos taraftarlarının Atina girişinde Milli Takım kafilesini tartaklaması sonucu. 1930 yılının Haziran ayında gerilen ilişki, o tarihten bu yana şiddetini hiç azaltmadı. Öyle ki taraftar gruplarının soyunma odasına inip rakip oyuncuları tehdit etmeleri, kulüp başkanlarının araçlarını yakmaları, birbirlerini katletmeleri olağandışı görülmemeye başlandı.

Yıl 2008 ve Komşu'daki geçimsiz iki kardeş, bu akşam Olympiacos'un evi Karaiskákis Stadyumu'nda toplamda 165. kez karşılaşacaklar.

Her rekabetin bir hikayesi vardır. Salt bir futbol rekabeti olan Galatasaray ve Fenerbahçe çekişmesine en çok benzeyen eşleşme olduğunu düşünsem de Yunanistan'daki bu ''savaş''ın da kendi içeriisinde oluşturduğu geçmişi var, muhakkak. Atina şehrinin merkez bölgesinde yer alan Panathinaikos,üst sınıfı temsil eden kulüp olarak görülürken, Olympiakos ise Atina'nın liman bölgesine denk gelen Pire'de konuşlanarak işçilerin sesi olma görevini üstlenmiştir, bir çok kaynağa göre.

Görülen o ki, sosyal farklılık bu rekabete damgasını vuruyor. Yine de iki takım taraftarları ortak bir paydada buluşuyor, mütemadiyen: Şiddet ve nefret !

1930 yılında Milli Takım kafilesinin tartaklandığı olaydan bir hafta sonra Atina'da karşılaşan iki takımın mücadelesinden 8-2 ile galip çıkan Panathinaikos oluyor ve bu satırların yazıldığı dakikalarda bile gurur duydukları bir sonuç kazandırıyorlardı, kulüp tarihine.

Atina'nın 15 km. dışında yaşayan halk tarafından, şehrin merkezindeki elit kesime karşı kendini ispat amacıyla kurulan Olympiacos kulübü ile Panathinaikos'un aynı yolda yürümeleri sadece beş yıl sürüyordu, 1925 ve 1930 yılları arasına denk gelen bu dönemde. O tarihten sonra Olympos Dağı'nda yaşadığına inanılan tanrılar da dahil olmak üzere tüm Yunan halkı bu iki takımın mücadelesini daha farklı şekilde izlemeye başlıyordu.

1962 yılında oynanan Yunanistan Kupası Finali de tansiyonun tavan yaptığı karşılaşmalardan biridir. ''Bu maç karakolda biter'' klişesini yaşamaya hiç o kadar yakın olmuş muydu, bu futbol denen şey bilemiyorum; ama 66 dakika süren ilk yarının ilk beş dakikasında Olympiacos'tan iki oyuncunun kırmızı kartla ihraç edilmesi ''Acaba doğru mudur, bu söz'' deneyini yapmak isteyecek bir çılgın için bulunmaz bir fırsattı. O çılgın belki de, maçın hakemiydi. Unuttuğu şey ise, kendisinden daha çılgınlarının tribünde olduğuydu. Hakeme karşı oluşan tepki 35 dakikalık araya neden olurken, maçın tekrar başlamasıyla karşılaşmanın 45 dakika uzayacağı söylenir; fakat stadyumun ışıklandırmasının olmaması mücadelenin tamamlanamayacağını işaret eder. Sahayı karanlık basınca da, iki takım oyuncuları çareyi kapışmakta bulur ve sonuç olarak 1962 yılında Yunanistan Kupası'nın herhangi bir takıma verilmemesi kararlaştırılır.

1964 yılındaki Yarı Final eşleşmesi ise uzatma dakikalarında iki takım taraftarlarının oyun alanına girmesi dolayısıyla tamamlanamaz ve Final'e çıkan AEK, final maçını oynamadan kupanın sahibi olur.

İşin şiddet tarafından çıkıp futbola dönelim.

1959/60 ve 1969/70 sezonlarını içerisine alan dönemde Panathinaikos, Olympiakos'un elde ettiği iki şampiyonluğa yedi şampiyonlukla cevap verirken, bir önceki sürecin ardından Yunan Futbolu'nun hakimi olduğunu kanıtlıyordu, 70'li yıllarla birlikte karşı tarafın neler yapacağına dair bilgisi olmadan.

Panathinaikos'un 1969/70 Sezonu'nda kazandığı şampiyonluktan bu yana Olympiacos, ezeli rakibini ikiye katlamış durumda: 18-9 !.. 1972 yılında kulüp yönetiminde yaşanan değişim ile başlayan dominasyon, üç yıl üst üste kazanılan şampiyonlukları getirirken 80'lerin başında serinin dörde çıkması Olympiacos'un bir kez daha Yunan Futbolu'nun efendisi olduğunu haber veriyordu.

Olympiacos vs. Panathinaikos

Panathinaikos bocalıyordu, fakat daha görmeleri gereken bir dönem daha vardı ve hala görmekte oldukları bu süreci ''Ulusoy İstifa'' tadında tezahüratlarla geçirseler de Olympiacos güçlenmeye devam ediyor. Son 11 sezonda 10 şampiyonluk yaşayan Olympiacos ile bir kez araya girebilen Panathinaikos'un 164 maçlık serüveninde anlatılacak birçok anı var aslında, bu periyotta ortaya çıkan rakamlar ise şu şekilde:

Olympiacos 68-43 Panathinaikos, Beraberlik 53

Bu iki kulüpten bahsetmişken taraftar gruplarını ´es´ geçmek büyük hata olur, herhalde. Stadyumlarında kullandıkları kapı numaraları ile anılan Avrupa'nın en gaddar taraftar gruplarından Olympiacos tarafı kendilerini ''Gate 7'' olarak tanıtırken, Panathinaikos taraftarları ise ''Gate 13'' ile gösterilerini yapıyorlar.

Olympiacos taraftarlarına karşı yaptıkları eylemleri (adam yaralama, araç yakma, polis kovalama vs.) sitelerine koymaktan çekinmeyen ve bunlarla gurur duyan ''Gate 13'', bu akşamki karşılaşmada Karaiskais Stadı'ndaki yerlerini alamayacak. Son yıllarda futbol, basketbol, voleybol gibi spor kollarındaki kavgaların sonucunun sıkça ölüm haberleri ile sonuçlanmasının ardından Yunan Federasyonu çareyi, iki takım taraftarlarını karşılaştırmamakta buldu.

Maç yorumuna gelince, ''Derbilerde, favoriler kaybeder'' sözü bu maç için geçerli olmayabilir. Olympiacos, müthiş bir kadro kurdu. Şampiyonlar Ligi maçları da dahil bu sezon iç sahada hiç kaybetmediler, ligdeki tüm maçlarını kazandılar. Panathinaikos ise UEFA Kupası Grupları'ndan çok rahat çıktı ve ligde de AEK'nın aradan çekilmesiyle Olympiacos ile baş başa kaldı, tıpkı bu akşam Karaiskakis'te olacağı gibi.

Olympiacos'un flaş transferi Belluschi ile Panathinaikos'un Porto'dan kiraladığı Helder Postiga da ilk maçlarına yüksek tansiyonla çıkabilirler. Sonuç olarak, Olympos'un tepesindeki tanrılar gibi Yunanistan'da herkesin tüm ilgisi tek bir yerde olacak bu akşam. 165. kez...

Hiç yorum yok: