14 Ocak 2008 Pazartesi

TBL | Banvit 77-80 Galatasaray Cafe Crown



TBL Gaines Başladı, Dee Bitirdi !

Beşiktaş Cola Turka ve Fenerbahçe Ülker'in yenildiği haftada, rakiplerinin aldığı skorları bilerek saha çıkıyordu Galatasaray Cafe Crown.

Tufan Ersöz ve Hüseyin Beşok'un sakatlıklarına Robert Hite'ın da eklenmesi karşılaşma öncesinde hiç de iyi bir haber değildi, Galatasaray için. Yine de 6-0'la başlamayı başardık, devam eden bölümde Gaines'in hücum performansı genel görüntüyü gizleyebiliyordu, 12-4 ile geçiyorduk burayı da; fakat Adeleke, pota altını zorlamaya başlamış, Crispin ekstra katkıyı yapmıştı. 12-4'ten sonra 11-2'lik bir seri yakalayan Banvit, 56 saniye kala Crispin'in üçlüğüyle ilk defa öne geçiyordu. Gaines, tek başına savaşmaya çalışırken Crispin ve İnanç Koç ise Banvit'e 20-16'lık üstünlüğü getiriyordu, ilk çeyrek sona erdiğinde.

İlk çeyrekte çıkarılacak çok yorum vardı. 6-0'la öne fırladık, bu bölümde savunma gayreti üst düzeydeydi; fakat hücum sadece Gaines'in eline bakıyorduk. ''Hustle Play'' tabir edilen sayılarla oynuyordu Gaines, dengesiz ve plansız üçlük denemelerinden dolayı. İlk çeyreği 12 sayı 5 ribaund ile tamamlayan oyuncumuz, maçta kalmamızı sağlıyordu, 0/8 üç sayı isabeti ile oynadığımız halde.

İkinci çeyreğe de bıraktığımız yerden başladıyorduk. Banvit, üst üste bulduğu dış atışlarla yakaladığı momentumun karşılığını skorbordda 31-18 ile alıyordu, Ümit Sonkol'un ekstra katkısının da olduğu bölümde. Fark açılmaya devam ederken benchte kalan Cüneyt Erden'in yardımına ihtiyaç duyan Murat Özyer, oyuncusunu sahaya sürüyor ve Galatasaray, ilk yarının bitimine dört dakika kala ilk üç sayılık isabetini kaydediyordu. Cüneyt Erden ve Murat Kaya'nın basketleriyle geçen bu dönemde farkı ancak yediye kadar indiriyor, soyunma odasına 41-34 geride gidiyorduk.

İlk yarı boyunca Gaines'in çabasını kenarda bırakırsak, en önemli eksik Hüseyin Beşok'un varlığı gibi gözüküyordu. Takımın büyük skor opsiyonu olan Hüseyin'in yokluğunda Galatasaray, hem boyalı alanı kullanamıyor, hem de etkin yapabildiği 4-5 paslaşmasını gerçekleştiremiyordu, Cemal Nalga ve Fatih Solak'ın pas yeteneklerinin kısıtlı olmasından dolayı.

Üçüncü çeyrekte bir şeyler değişmeliydi. İlk bölümde iyi savunma yapıldı, bir ara fark üçe kadar indi; fakat çeyreğin son bölümünde Banvit, Galatasaray'ın her hamlesine cevap verince üstünlüğünü kaybetmedi. Chris Hill'in sinir bozucu üçlüğü son bölüme girmeden önce Banvit'e 60-53'lük avantajı getirdi. Mücadelenin dördüncü çeyreğinin ilk bölümünde Galatasaray, savunma gayretinin karşılığını almaya başlıyordu, Cüneyt Erden'in üçlüğünün ardından 5:13 kala Dee Brown'ın serbest atışlarıyla gelen iki sayı sonucu farkın bire kadar inmesiyle. 65-64, umutların yeşermesine neden oluyor, fakat bir dakika içerisinde yenilen iki basketle fark tekrar açılıyordu, Banvit lehine. 1:48 kala ise maçın suskun ismi Murat Kaya'nın üç sayılık basketi skoru 71'de eşitleyince maç yeniden başlıyordu. Bu dakikaları iyi oynayabilecek bir Galatasaray takımı vardı sahada. Banvit'in 75-71'lik üstünlüğü moral bozsa da 6-0'lık seriyle 77-75 öne geçmeyi başarıyorduk, 51 saniye kala.

Dee Brown, karşılaşma boyunca etkili olamasa da son bölümde sahneye çıkıyordu, 6-0'lık seride yaptığı seri ise NBA Action'a girmeye değerdi. Buradan sonra maçı vermeyecektik tabii; ama skor 79-77 lehimize iken serbest atışlarından ikincisini voleybol oynar gibi kaçıran Crispin'in cezalandırılmaması da büyük hataydı. Neyse ki, sayı olmadı.

İkinci yarıda sağlanan 18-11'lik ribaun üstünlüğü önemli, tıpkı Banvit'in 70 sayıda tutmak gibi. Bunun yanında %63 gibi çok iyi oranla kullandığı iki sayılık atışların değeri %15-20'lik üç sayı denemesinden dolayı oldukça düşük kaldı.

Murat Özyer ve ekibine güveniyorum. Şampiyonluk şansımızın az olduğunu düşünmekle, kazanmak için taraftar olarak üzerimize düşen görevi yapmamı gerektiğini sanıyorum. Keşke Efes maçı kaybedilmesiydi, yakalanan sinerjinin ardından. 10-15 yıl sonra basketbol maçına gelen insanların bulunduğu maçı kazanmış olsaydık, geri kalan maçlarda çok daha fazla seyirciye oynayabilirdik.

Yine de maçtan gerekli sonuçlar çıkarılmıştır, diye düşünüyorum. Çok önemli bir Avrupa Kupası maçından önce FB Ülker ve BJK Cola Turka'nın mağlup kapadığı haftayı zorlu bir deplasman galibiyetiyle tamamlamak önemliydi. Normal sezonu tepede bitirmek için oldukça kıymetli bir galibiyet oldu.

Charles Gaines - Galatasaray 24 Sayı (2 Sayı: 11/15), 11 ribaund
Kenny Adeleke - Banvit 14 sayı, 9 ribaund ve 4 top çalma

Hiç yorum yok: