3 Şubat 2008 Pazar

NBA 2008 All-Star Hafta Sonu | Doğu Takımı Değerlendirmesi



15, 14, 13, ....., 1 ve 0 : 17 Şubat Yaklaşıyooor !..

NBA All-Star Haftasonu'nun ana yemeği için artık her şey hazır. 24 Ocak'ta açıklanan ilk beş oyuncularından sonra Ocak ayının son gecesinde yedekler de belli oldu ve dev geri sayım başladı.
Doğu Konferansı'ndan başlayalım, serimize. Bu sene deplasmanda sayılırlar. Yine de son sezonların en dengeli kadrosunu yakaladıklarını söyleyebiliriz. Gard bölgesinde seçimler Nets'den Jason Kidd ve Heat'ten Dwayne Wade olmuştu. Daha önce bu köşede Dwayne Wade'in seçilip seçilmemesi durumundan bahsetmeye çalışmıştık. Miami Heat, şu an NBA'in en kötü üç performansından birine sahip. Böylesine bir takımdan direkt ilk beş oyuncusu çıkması sıkça rastlanan bir durum değil, elbette. Biz de kararsız kalmış ve Wade'in rakiplerine göre ne olursa olsun kişisel istatistik olarak iyi bir sezon geçirdiğini söylemiştik; fakat o günden bu yana çok şey değişti. Wade'in 1/9 ile 7 sayı attığı bir maçı bile izledik. Son durumda Wade, All-Star olmayı hak ediyor mu? Dışarıda kalan oyuncuları düşünürsek, pek sanmıyorum. Bu bölgedeki diğer oyuncu Jason Kidd'in tüm takas dedikodularına ve performans gerilemesine karşın kadroda olması gerektiği konusundaki fikrimde ise ısrarlıyım.

En büyük değişiklik hiç kuşkusuz forvet bölgesinde oldu, Doğu takımında. LeBron James ve Kevin Garnett. İkisinin de ne kadar hırslı oyuncular olduğunu, iddiası olsun veya olmasın her maça kazanmak için çıktığını biliyoruz. 2006 All-Star'da MVP olmak için deliren LeBron'u ve 2003'te Jordan'ın unutulmaz vedasında yine maç sonunda MVP ödülü kazanmak adına gözünü karartan KG'yi de. Üstelik bu sezon Garnett, uzun süredir olmadığı kadar hırslı. Ateşler çıkıyor gözlerinden, deyip duruyoruz zaten. Buna rağmen son günlerde takımını yalnız bırakmasına neden olan sakatlığı da soru işareti. All-Star'a iki haftalık bir süre daha var, beklemek lazım.

Pivot tercihi su götürmez. Dwight Howard, All-Star'dan bile fazlasını hak etti belki bu sezonki ''canavar'' performansıyla. Burada üzerinde durulması gereken nokta Shaquille O'Neal'ın 14 sezonluk aranın ardından All-Star'da olmayacak olması. Birçok basketbolsever için belki de All-Star'ın sözlük anlamı Shaquille O'Neal'dı, uzun süredir. Kendi potasından aldığı topu cross-over ile rakip sahaya getirmesinden, maç öncesinde antrenmanlardaki dans gösterisinden ve çok daha fazlasından mahrum kalacağız bu sezon, ama ne yazık ki doğru olan da performansı iyi olan bir oyuncunun New Orleans'da olmasıydı. Shaq, durumu olgunlukla karşılarken (en azından ben, ilk okuduğum haberden bu tip bir haber çıkarmıştım; sonrasında farklı bir açıklama geldi mi, bilemiyorum) koç Pat Riley, Shaq'in All-Star olmamasına anlama veremediğini açıklıyordu, dün geceki Nets maçından önce.

Neyse, geçişi de yapalım bu paragraftan. İlk beş oyuncularından ziyade merak edilen yedeklerin kimlerden oluşacağıydı. Bunun kararını NBA koçları verecekti. Her antrenör, iki gard, iki forvet ve bir pivot oyuncusunun yanı sıra iki de ek kontenjandan istediği oyuncuyu seçebilecekti. Kendi oyuncularına oy vermelerinin yasak olduğu seçimler sonrasında ortaya Doğu Konferansı için aşağıdaki görüntü çıktı:

G Chauncey Billups - Detroit Pistons
F/C Chris Bosh - Toronto Raptors
F Caron Butler - Washington Wizards
G Richard Hamilton - Detroit Pistons
F Antawn Jamison - Washington Wizards
G Joe Johnson - Atlanta Hawks
F Paul Pierce - Boston Celtics


Liste gayet mantıklı görünüyor, ama itiraz edilmesi gereken isimler var tabii ki. Önce kimlerin dışarıda kaldığını ve hangi oyuncuların üzerinde konuşulduğunu inceleyelim. Ray Allen, Jose Calderon ve Hedo Turkoglu. NBA medyası bu üç ismin, özellikle de Hidayet'in, kadroya girememiş olmasının çok büyük hata olduğu konusunda birleşiyor. Kadronun en zayıf halkası gibi görünen Joe Johnson, muhtemelen ek kontenjan kendisine yer bulabildi. Kendi açımdan büyük sürpriz olarak değerlendiriyorum, Johnson'ın All-Star olmasını. Kişisel istatistikler bir yere kadar önemli belki, ama takımı kendi grubunda lider Orlando Magic'in 9 galibiyet gerisinde. Liderin şu günlerde en önemli oyuncu mu kim, Hidayet Türkoğlu tabii ki. Türk kimliğimi bir tarafa bırakıyorum; fakat yine de anlam veremiyorum Johnson seçimine.

Objektif olarak bakarsak da Hidayet'in bu sezonki yükselişinin ne kadar değerli olduğunu görebiliriz. Hidayet, rol oyuncusu olmaktan çıktı, uzun süredir başrolde oynuyor. Oscar'ı kazanmasa da o ödül töreninde aday gösterilen isimlerden biri olmalıydı. Boston koçu Doc Rivers, Hidayet'i anlatsın merak edenlere, zaman bulurlarsa. Buna rağmen Hidayet'in moralini bozmaması ve yoluna devam etmesine de çok sevindim. Dün gece son çeyrekteki 10 sayısıyla Sixers'ı mağlup eden isimlerin başındaydı yine (yazının yazıldığı şu dakikalardan bir süre sonra ise rakip Indiana olacak). ''Bu şekilde oynamaya devam edersem, önümüzdeki sezon All-Star olabilirim'' diyordu, All-Star oyuncularının açıklandığı gecede tüm mikrofonlara Hedo Turkoglu.

Tartışılan diğer isimler ise Jose Calderon ve Ray Allen. Calderon'a da yaklaşım Hidayet gibiydi. İki oyuncu da inanılmaz çıkışlar yaptılar bu sezon. Tabii Hidayet, nispeten tecrübeli bir isim NBA'de; ama Calderon da en az Hido kadar gösterdi kendini, sezonun geri kalan bölümünde. Raptors'da TJ Ford'un sakatlığının ardından süre bulmaya başlayan İspanyol oyuncu (bana kalırsa oynayabileceği en iyi takım Toronto, ligde) 12.4 sayı ve 8.7 asist ortalamaları yakaladı, üstelik 14 maç kenardan gelmesine karşın. Calderon'un TJ Ford sonrası istatistikleri ise çok daha üst seviyede. Calderon'la birlikte kadroda olmaması tartışılan isim Ray Allen'ın ise kontenjana takılmış olabileceğini düşünüyorum, ama Allen'dan daha fazla hak eden isimlerin olduğunu da söylemek gerekir. Paul Pierce, takım arkadaşının New Orleans'da olmamasına isyan etse de bu sezonki performansına rağmen Hidayet'in olmadığı bir organizasyonda Ray Allen'a sıra gelmemeliydi, bence.

Olmayanları konuştuk, sıra olanlara geldi. Forvetlere bakınca normalden fazla ''w'' görüyoruz. Neden, çünkü Arenas yok ve Wizards'da geçen yıl Arenas'a yardımcı olan Caron Butler'ın da bir partneri var artık. Sezon başında ''Agent Zero''nun sakatlık haberinin ardından sahneye çıkma şansını yakalayan Caron Butler ve Antawn Jamison, yolun sonunda All-Star'a kadar geldiler. Şahsim fikrim, iki oyuncu da orada olmayı hak ettiler. Bir noktada Arenas'ın sakatlığı bu isimler için şans faktörü haline gelirken, Hido'nun da önünü kapatmış oldu maalesef (tam da bu cümleyi yazarken NBA TV'de Hido'nun ''Mr. Fourth Quarter''lığı üzerine bir dosya yayınlanıyor). Diğer forvet Paul Pierce'ın ise olması değil olmaması haber olurdu.

Ek kontenjanı en çok meşgul eden isimlerden biri olmuştur, Chris Bosh. Geçen sezon dev bir adım attığı kariyerinde oyununu bu sezon çok daha olgun hale getirdi. Orta mesafe şutlarının ne kadar hızlı geliştiğini görmek çok zor değil, ayrıca fundemental üstünlüğü büyük avantaj. Pota altındaki ''sıskalık'' handikabını da kapatıyor, cesareti ve özgüveniyle. Chaunsey Billups, için de Paul Pierce ile ilgili söylediklerimi tekrarlayabilirim. Richard Hamilton'a da itiraz yolu kapalı gibi gözüküyor.

Doğu'nun toparlamasını maç içerisindeki şansını değerlendirerek yapalım. Shaquille O'Neal ve Vince Carter'ın olmadığı bir All-Star takımı izleyeceğiz. Yeni jenerasyonun temsilcileri Dwight Howard ve Chris Bosh, All-Star olacak birer kez daha. Bunların özelinde, son zamanların en kombine Doğu takımı ile karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz. Özellikle ilk beş oyuncuları birbirlerini tamamlayacak özelliklere sahipler. Analiz yapmanın diğerlerine göre daha zor olduğu bir maç belki, ama benim favorim Doğu Konferansı şu dakikada, herhangi bir sakatlanma veya mazaret olmazsa (bu durumda Hidayet, All-Star olur).

Sonraki yazı: Batı Konferansı ve Oyuncu Değerlendirmeleri.

Hiç yorum yok: