23 Şubat 2008 Cumartesi

Atina'da Ne Kazanan, Ne de Gol Var: 0-0



OLYMPIACOS 0-0 CHELSEA

Şampiyonlar Ligi'nde Real Madrid, Werder Bremen ve Lazio ile aynı grupta yer alan Olympiacos, İspanyol temsilcisinin arkasından bir üst tura çıkarak dikkat çekmiş, devre arasında ise River Plate'den Fernando Belluschi'nin transferiyle de transfer borsasını alt üst etmişti. Yunan temsilcisinin Chelsea ile İkinci Tur'da eşleşmesi belki büyük şans değildi, ama Olympiacos'un kolay teslim olması da beklenmiyordu.

Fenerbahçe ve Olympiacos'u bu anlamda karşılaştırabileceğimizi sanıyorum. İki takım da uzun süredir aradığı başarıyı bu sezon yakalamış gibi gözüküyor. Öyle ki Yunan temsilcisinin teknik direktörü Panagiotis Lemonis, takımının Chelsea gibi güçlü bir rakibe karşı almış olduğu golsüz beraberlikten dolayı memnuniyet duyduğunu dile getirirken, Olympiacos'un kısa vadede Avrupa'da altın yıllarını yaşayacağını düşündüğünü söylüyordu, maçın ardından: ''Şampiyonlar Ligi'nde Çeyrek Final'e çıkmanın ne kadar zor olduğunu biliyorduk ve bunda değişen bir şey yok. Gol atabilmek adına yeterli sayıda pozisyona girdik; ama kazanmak için gol atmak zorundasınız. Bu noktadan sonra Londra'ya gidip, elimizden geleni yapmaya çalışacağız. Turu geçme şansımız nedir bilemiyorum; ama deneyeceğiz''.

Olympiacos'un muhteşem bir seyirci desteği ile oynadığı maçta Avram Grant, oyuncularını tıpkı Jose Mourinho zamanında olduğu gibi 4-3-3 taktiğiyle sahaya sürdü. Dörtlü savunmanın önünde Essien, Makelele ve Ballack ile orta sahayı kontrol eden Chelsea'de, santrfor Drogba'yı sağ taraftan Malouda, sol taraftan da Joe Cole destekliyordu.

Mourinho'nun 4-3-3'ü ile gayet başarılı maçlar çıkan Chelsea'nin halihazırdaki teknik direktörü Avram Grant ise, ''Maçın tamamında kazanmak için oynadık. Golsüz beraberlik, fena bir sonuç değil; ama potansiyelimize göre daha fazlasını yapabilirdik. Fazlaca gol pozisyonu yaratamamız, hayalkırıklığı. Burada oynamak kolay değil, ev sahibin ekibin taraftarları müthiş bir atmosfer yaratıyor. Olympiacos, iyi organize olan bir takım ve teknik olarak yetenekli oyunculara sahip. Bu sezon, Şampiyonlar Ligi'nde iç sahada mağlubiyet almamaları tesadüf değil'' diye konuşurken, sakatlıktan çıkan Lampard ve Terry'nin neden oynatılmadığı yönünde yapılan eleştiriler için ise, ''Futbolda, asla kumar oynamam. Her zaman, güçlü bir kadroya ve yedek kulübesine sahip olmanın yollarını ararım. Kadroyu belirlerken, olabilecek tüm ihtimalleri düşünmek zorundayım. Sakatlıktan gelen oyuncuları hesaba katarım. Sağlıklılarsa oynarlar, değillerse oynamazlar. Bunun kararını vermek kolay değil; ama bugün olsa yine aynı kadroyla sahaya çıkardım. Londra'da bizi zor bir maç bekliyor, ama kabul ediyorum bu maç, göreve geldiğimden beri oynadığımız en kötü Avrupa Kupası maçı'' yorumunda bulunuyordu.

Yunanistan'da oynanacak maç öncesi, Olympiacos'un direnç göstereceğini tahmin ediyordum. Gerçekten, iç sahada taraftarıyla oynayan bir takımlar. Bu sezon kadroya kattıkları Kovacevic'in tıpkı Rivaldo'da olduğu gibi ikinci baharını yaşaması, İspanya'dan gelen Galletti'nin orta sahada Djordjevic'in yükünü hafifletmesi, Chelsea maçında sakatlığı nedeniyle forma giyemeyen Lomana Lua Lua'nın takımı hücum alanına zaman kaybetmeden taşıması ve yerli yıldızların katkısıyla Olmpiacos, son yılların en iyi Avrupa Sezonu'nu yaşıyor. Chelsea ile yapacakları rövanşın çok zorlu geçeceğini söylemeye gerek yok sanırım; ama bu dönem içerisinde ilk maçta 15 dakika oynayabilen Belluschi, takıma uyum sağlar ve Lua Lua, sakatlıktan dönerse mucizeyi başarmayı deneyebilirler.

Hiç yorum yok: