19 Mart 2008 Çarşamba

Boston Celtics: En Büyük Favori ?



Boston Celtics, sezon başından bu yana birçok önemli galibiyeti aldı. Detroit Pistons'ı ve Los Angeles Lakers'ı ikişer kez yendi, mesela. Her galibiyet sonrası, sezon başında Celtics'in 30 yaş üstü yıldızlarıyla ancak bir yere kadar gidebileceği düşünenler yanılmaya devam etti; fakat Batı turnesinde art arda üç maç kaybetmesinin dışında Celtics, herhangi bir şekilde duraklamadı. Dün gece ise Teksas'da kazanırken zirve yaptı.

Kolay olmayacaktı Boston'ın işi, son yılın şampiyonu karşısında. Spurs, maça bu cümlenin ışığında oldukça hızlı başladı. İlk çeyreğin bitimine 29 saniye kala James Posey'nin serbest atışlardan bulduklarıyla çift hanelere ulaşan Celtics, 11 sayı bulduğu bu bölümü 19 sayı geride kapatıyordu. Açıkçası, maç öncesi hiç de beklenmeyen bir durumdu. San Antonio ve Boston, ligin en iyi savunma yapan takımları arasındaydı; ama San Antonio, ilk çeyrekte Celtics potasına 28 sayı göndermişti bile. 12/21'lik şut yüzdesi, Spurs'ün 28 sayıya ulaşması için yeterli olurken Celtics, saha içinden kullandığı 20 atışın sadece üç tanesinde isabet kaydebildi ve çeyrek sonunda 28-11'lik skor ortaya çıktı.

Boston Celtics'in beklenen geri dönüşü ikinci çeyrekte gelmeyecekti belki; ama soyunma odasına gitmeden önce Celtics'i sürpriz bir isim ayakta tutacaktı. Celtics'in 30 yaş üstü yıldızlarından bahsederken en yeni veterendan bahsetmemek olmaz. 38 yaşındaki Sam Cassell, Boston Celtics'e Rajon Rondo'yu yedeklemek ve bu oyuncuya birtakım özellikleri kazandırabilmek adına gelmişti; fakat en önemlisi Playoff'ta takıma katacaklarıydı. Kevin Garnett'in 11 sezonluk T'Wolves kariyerindeki tek Final'de en büüyk yardımcısı Sam Cassell'di. ''Sam I Am'', Celtics için Nisan ve Mayıs aylarında sergileyeceği repertuvarından birkaç parçayı dün gece San Antonio'ya karşı sahneledi bile.

İkinci çeyrekte yere düşmek üzere olan takımını ayağa kaldıran Cassell, 5/7 isabetle 12 sayı atarken iki kez aldığı savunma ribaundlarını toplam 12 saniye içerisinde 4 sayıya çevirdi ve ilk yarı, her şeye rağmen, Spurs'ün 10 sayılık üstünlüğü ile kapandı.

Boston Celtics, bu sezon kurulan bir ekipti. Sezon başında pek çok kez incelemeye çalıştık, bu blogda da. Ortaya çıkan sonuç; şampiyonluğa aç olan üç büyük yıldızın aralarında herhangi bir çekişme olmaması halinde Celtics'in 17. şampiyonluğa ulaşabileceği olmuştu. Sezon başladığında da gördük ki, Kevin Garnett, takımı etrafında toplamış ve ekibe liderlik yapma rolünü üstlenmişti. Beş'in diğer oyuncuları Kendrick Perkins ve Rajon Rondo'nun ekstra katkıları ise Celtics'in hedeflerini daha üst seviyeye çıkarması için teşvik edici olmaya yetmişti.

Geçtiğimiz sezonu 24 galibiyetle kapatan Celtics, bu sezon henüz 27. maçında bu sayıyı yakalamayı başardı, özgüvenini yükselten çok kritik galibiyetler aldı; ama dün gece, şampiyonun karşısına dikilmesi, sezonun en güzel özeti oldu. Boston Celtics, Spurs deplasmanındaki performansından sonra Playoof'un en büyük favorisi olmuştur.

Bu sözleri sarf edebilmek için hiç kuşku yok, ikinci yarıya geçmemiz gerekiyor. 53-43'lük Spurs galibiyetiyle kapatılan ilk yarının ardından, üçüncü çeyreğin hemen başında Tim Duncan ile farkı 12'ye çıkarma şansını değerlendiremeyen Spurs, daha sonra Celtics fırtınası ile baş etmek durumunda kalacaktı. İlk çeyrekte 3/20 gibi inanılmaz bir isabet ile oynayan, ikinci çeyrekte ise toparlanır gibi olan Celtics, bu bölümde alev alıyordu. Dört dakika içerisinde yakalanan 15-2'lik seri, maçın sonunda indirilecek darbe hakkında Spurs'e fikir vermeliydi. Yine de San Antonio, herhangi bir takım değildi. NBA'de son 10 yıla damga vuran Spurs, pes etmedi ve üçüncü çeyreği de 70-68 önde kapadı.

Dördüncü çeyreğin ilk basketi Celtics'in bir başka 38'lik yıldızı P.J. Brown'dan geliyordu; ama bu kez Celtics, Spurs'ün atağını karşılamak zorundaydı. 11-2'lik Spurs serisi, 5:13 kala Celtics'e 20 saniyelik bir mola aldırıyordu. Bundan sonrası ise Paul Pierce'ın işiydi. İkinci yarı boyunca son derece iyi oynayan Pierce, veteran Cassell'in de önemli katkılarıyla 46 saniye kala takımının 89-87'lik üstünlüğü kazanmasında büyük rol oynuyordu; fakat heyecan daha bitmemişti.

9 saniye kala Eddie House'ın isabetli serbest atışlarıyla 93-89 öne geçen Celtics, beş saniye sonrasında Tony Parker'ın turnikesini potasında görüyordu. Aslında endişe edilecek bir şey yoktu. 4 saniye kala Celtics, iki sayı ile öndeydi ve muhtemelen Spurs, bir taktik faul yapacaktı. Olmadı. Kevin Garnett'in pasında araya giren Bruce Bowen topu çalarak, Spurs'e bir şans daha veriyordu; ama Robert Horry, bu kez o efsanevi son saniye üçlüklerinden biri atamıyordu.

Celtics, varlığını ispat eden bir galibiyet daha aldı. Şimdi de şu başarıyı açıklayabilecek birkaç istatistikten yararlanalım, Elias sayesinde. Son şampiyon Spurs, son sekiz yılda maç içerisinde 22 sayı farkla öne geçtiği bir rakip karşısında ilk kez kaybediyordu. En son 21 Mart 2000 günü Dallas Mavericks'e karşı 22 sayı farkı koruyamayan Teksas ekibi, rakibine 97-96 mağlup olmuştu.

Asıl olay ise şimdi anlatacağım noktada dönüyor. Boston Celtics, San Antonio Spurs (44-23) ile oynadıktan sonra sırasıyla Houston Rockets (46-20), Dallas Mavericks (44-23) ve New Orleans Hornets (45-21) ile oynayacak. Dört takım arasındaki ortak nokta, tamamının %50'lik galibiyet barajının en az 20 maç üzerinde olması. NBA Tarihi'nde böylesi bir dörtlü deplasman yolculuğuna sadece bir takım çıkmış: Dallas Mavericks (26 Mart-1 Nisan 2001). Mavericks, bu fikstürde Jazz, Blazers, Lakers ve Kings ile oynadığı dört maçın da üçünde galibiyetle ayrılmış sahadan.

Boston Celtics, önündeki müthiş dört maçlık seriye son derece iyi bir başlangıç yaptı. Bu gece, son dönemin en iyi takımı Rockets ile Toyota Center'da karşılaşacak. 22 maçtır kazanan Rockets, evinde oynadığı son 15 maçı da kazanmayı başardı. Müthiş bir maç olacak. Celtics, bu dört maçtan üç galibiyet çıkarabilirse son derece büyük bir iş çıkarmış olur. Tamamını kazanırsa, söyleyecek söz yok.

Hiç yorum yok: