17 Mart 2008 Pazartesi

Houston Rockets: Arka Arkaya 22 Galibiyet



Birçok açıdan çok önemli, ilgi çekici ve heyecan verici bir karşılaşmaydı, Rockets ve Lakers'ın dün geceki eşleşmesi.

Maç Öncesi: Batı'da Zirve Kimin Olacak ?

Houston Rockets, 21 maç üst üste kazanmış; Lakers'ın 1999-00 Sezonu'ndaki 19 maçlık rekorundan sonra Bucks'ın 1970-71 Sezonu'da yakalamış olduğu 20 maçlık galibiyet serisini de geride bırakıp NBA Tarihi'nde bu alandaki en iyi ikinci dereceyi yapmış takım olarak Toyota Center'a çıkmaya hazırlanıyordu. 21 maçlık sürecin son döneminde belki de sezon içerisindeki en etkili oyuncusu Yao Ming'i kaybeden Rockets, Ocak ayından bu yana NBA'in en iyi savunma takımı olarak dikkat çekerken karşısındaki Lakers da ligin en iyi dört hücum takımından biri olarak biliniyordu.

Maç öncesi Los Angeles Lakers'ın ise derdi başından aşkındı. Sezon başından bu yana, tüm takas pazarlıklarında karşı tarafın bir numaralı isteği olan ve kariyerindeki en iyi sezonu yaşayan Andrew Bynum'ın uzun sakatlığına Paul Gasol'den gelen kötü haber de eklenmişti. Gasol ile birlikte 18 maçtan 15 galibiyet çıkaran Lakers, kendisini Vladimir Radmanovic ve Ronny Turiaf ikilisinden oluşan bir pota altı koordinasyonuna hazırlamalıydı, bu haberin ardından. Sadece bu maç için de değil. Lakers doktorları, Gasol'ün üç maç takımda olamayacağını (at Dallas, at Utah, vs. Seattle) söyleseler de sözlerine pek güven olmayacağı için sürenin biraz daha uzun olacağını düşünmekte yarar. Bynum ve Gasol'ün muhtemel ortaklıkları, Odom'ın Gasol'den sonra yükselen performansı ve Kobe etkisiyle Batı'nın en büyük favorisi haline gelen Lakers için Gasol ve Bynum'ın bir an evvel dönmeleri çok önemli.

Houston Rockets ise Yao Ming'in yokluğunda Dikembe Mutombo ile başlayacaktı, son dönemde alışılageldiği gibi. Mutombo'nun karşısında Lakers'ın hayal ettiği gibi ne Gasol, ne de Bynum olacaktı. Aslına bakarsanız, 41 yaşındaki Mutombo ile 20'sini doldurmamış Bynum'ın eşleşmesini de hayli enterasan olabilirdi.

Maç öncesindeki bir diğer ilgi çekici eşleşmesi ise Houston Rockets koçu Rick Adelman ile Lakers'ın başındaki adam Phil Jackson arasındaydı. Daha önce iki kez NBA Finali oynayan Rick Adelman ve kariyerinde 9 NBA şampiyonluğu bulunan Phil Jackson arasındaki rekabet, daha çok 2000'li yılların başındaki Kings-Lakers çekişmesiyle ilgiliydi. Dönemin hızlı ekibi Kings, ne yaptıysa olmamış ve Jackson'ın Kobe ve Shaq'li takımını geçmeyi başaramamıştı; ama bu gece ipler, Adelman'ın elindeydi.

Eşleşmenin en önemli yanı, Houston'ın 21 maçlık serisinin 22'ye mi çıkacağı yoksa 21'de mi kalacağı değildi. Ocak ayı sonunda 24 galibiyet ve 20 mağlubiyet ile Batı'da 10. sırada olan Rockets, arka arkaya gelen 21 galibiyetin ardından zirvedeki Lakers ile olan durumunu eşitlemişti. Bu da, maçı kazanan takımın Batı'da liderliğe oturacağı anlamına geliyordu.

I. Çeyrek: Rafer Alston'dan Üçlük Bombardımanı, Mutombo & Battier'den Savunma Resitali

Houston Rockets'ın Şubat ayının tamamında ve Mart ayı boyunca göstermiş olduğu performansın savunmadaki gayretin bir sonucu olduğunu bilmek, büyük bir sır sayılmazdı. 21 maçlık seriden önce rakiplerine maç başına 93.3 sayı atma izni veren Rockets, dönem içerisinde bu sayıyı 88.1'e kadar çekmeyi başarmış, 95.3 olan hücum performansını da 100.5'e çıkarmıştı. Rocekts, Shane Battier ile arka, Dikembe Mutombo ile de ön alanda müthiş bir savunma kombinasyonuna sahipti. Maçın başında da bundan efektif şekilde yararlanmayı bildi. Lakers, maça 0/6'lık bir saha içi isabetiyle başlamıştı. Üç dakikalık süre içerisinde rakibine sayı şansı vermeyen Houston'da Mutombo, 4 ribaund ve 1 blok ile boyalı alanı karartmaya başlamıştı bile.

Maçtaki ilk isabetini çeyreğin bitimine 9:07 kala Ronny Turiaf'ın asistinde Lamar Odom ile bulan Lakers karşısında, Rafer Alston 3/3 üç sayı isabetiyle oynuyor ve 7. dakika içerisindeki ilk resmi molaya takımının 16-10'luk üstünlükle girmesindeki en önemli isim oluyordu. Geride kalan bölümde T-Mac, 0 sayıda kalırken Alston, 11 sayıyı Lakers potasına gönderiyordu. Akıllar ise farklı bir pozisyonda kalmıştı. Evet, öylesine bir maçtı ki, 5. dakikada T-Mac ve Kobe'nin topu kapmak adına yaptığı mücadele yeterli oluyordu, bu durumu anlayabilmek için. Yerde kalan topa aynı anda hamle yapan T-Mac ve Kobe'nin mücadelesinden ''hava atışı'' kararı çıkmıştı; ama T-Mac'in daha önce de bahsetmiş olduğum ''yıldız'' karakterinden çıkmasının ve daha çok takım oyuncusu haline gelmiş olmasının çarpıcı bir örneği sayılabilmesi açısından çok daha önemli bir sahneydi, bu pozisyon.

Rockets'ın 21 maçlık serisi farklı rekorları da beraberinde getirmişti. İç sahada oynadğı son 14 maçı kazanan Rockets, 20 olan kulüp rekorunu kırmak adına bir adım daha atabilirdi Lakers maçıyla. Bunun dışında galibiyet yüzdesi 50'nin üzerinde olan takımlarla oynadığı son sekiz maçta da kazanan taraf olmaları, serinin ne kadar değerli olduğunu açıklamaya yetiyordu. Lakers da ''winning-record'' sahibi olan bir takımdı ve Lakers'a karşı alınacak galibiyet, seriyi 9 maça çıkaracaktı.

İlk çeyrek sonunda Lakers, üç dakikalık duraklamanın ardından toparlamış ve bitime 2:18 kala Turiaf'ın serbest atış isabetleriyle 20-18 öne geçmişti. Kobe'nin karşısına dikilmesi beklenen T-Mac ise ilk 12 dakikalık bölümde kullandığı 5 atışta isabet kaydedemeyince 0 sayı ile tamamlamıştı, ilk çeyreği. Bobcats maçında 48 dakika sahada kalan T-Mac, belki yorgun hissediyordu kendini; ama çok daha iyi hisseden biri vardı ki, takımının 24-23 ile önde geçtiği çeyrekte 16 sayı ve 4/5 üç sayı isabetiyle yıdızlaşmıştı: Rafer Alston. Alston'ın hücumdaki durdurulamaz performansına savunmada katılan iki isim, Dikembe Mutombo ve Shane Battier'di. Kobe'ye yaptığı savunmayla rakibini zorlama atışlara iten Battier'nin yanında ilk çeyreği 7 ribaund ve 1 blok ile tamamlayan Mutombo, ilk çeyreğin göze batan isimleriydi.

II. Çeyrek: Bench Katkısı, Lakers 10-25 Rockets

İkinci çeyreğe Houston Rockets, kenardan gelen Luther Head, Bobby Jackson ve Mike Harris ile başlıyordu. Bonzi Wells ve Mike James takasının ardından takıma katılan Bobby Jackson ve takımla 10 günlük kontrat imzalayan Mike Harris, ikinci çeyrekte Rockets'a önemli katkılarda bulunacaktı. Bir gece önce Bobcats maçında 15 dakika sahada kalan Mike Harris, 12 sayı ile takım sürpriz bir katkı yapmıştı. Dün gece ikinci çeyrekte de aldığı kısa süreyi iyi değerlendiren Harris'e Head ve Jackson da katılınca Rockets, kenardan ekstra katkı almış oldu. Bu üçlünün başrolü aldığı 3 dakika süren 13-2'lik seri (Jackson 7 sayı, Head 4 ve Harris 2), Rockets'ı öne çıkarırken T-Mac, 9 dakika boyunca dinlenme fırsatı yakalıyordu.

İkinci çeyrekte Vladimir Radmanovic ve Lamar Odom'ın teknik faullerinden dolayı, potasında iki sayı da fazladan gören Lakers, bench sayılarında 25-10'luk bir dezavantajla soyunma odasına gidiyordu. İkinci çeyreğin ilk bölümünde bench oyuncuları ile etkili olan Houston'da son bölümün etkili ismi ise Luis Scola oluyordu. İlk beşe yerleştikten sonra oynadığı 22 maçta 21 galibiyet gören Arjantinli oyuncu, son bölümde bulmuş olduğu 9 sayı ile ilk yarının bir diğer önemli ismiydi.

İkinci çeyreğe damgasını vuran iki takımın bench oyuncularından sağladığı bench katkısıydı. Kenardan gelen oyuncularından 10 sayı bulan Lakers (Walton 4 sayı, Farmar 3 ve Vujacic 3) karşısında Houston'ın yedekleri 25 sayı üretmişti. Lakers adına bir diğer endişe verici nokta ise Battier'in bunaltıcı savunması altındaki Kobe'nin şu yüzdesiydi İlk yarıda kullandığı 17 atıştan sadece 6'sında isabet kaydeden Kobe, hemen her pozisyonda Battier'in elini suratında görüyordu. Lakers adında pota altındaki tek direnişçi Turiaf ise 3 faul yaparak, ikinci yarı öncesi Phil Jackson'ı zor durumda bırakıyordu.

III. Çeyrek: Lakers'ın Direnişi ve Alston'ın Karşılığı

Maçı ulusal yayından izleyicilere ulaştıran ESPN kanalı, Houston Rockets koçu Rick Adelman'ın soyunma odasında konuşmalarını yayınlıyordu, üçüncü çeyreğin başlmasından hemen önce. İkinci yarıda daha agresif bir rakiple oynayacaklarını söyleyen Adelman, Lakers'ın içeri penetrelerine dikkat etmeleri konusunda oyuncularını uyarıyordu. Lakers adına kötü haber ise, Turiaf'ın hemen ilk dakika yapmış olduğu faulle faul sayısını 4'e çıkarmasıydı; ama uzun bir süre Lakers adına tek kötü haber bu olacaktı.

Lakers forveti Lamar Odom'ın takas dönemi boyunca elden çıkarılması ve kendisinden sağlanacak maddi boşluk ile yeni bir yıldız oyuncu takasının gerçekleştirilmesi uzun süre tartışılmıştı; ama Odom, Gasol'ün gelişiyle birlikte farklı bir karaktere bürünmüştü. Bu dönem içerisinde istatistiklerinde önemli gelişmeler görünen Odom, Rockets maçının üçüncü çeyreğinde de takımına büyük katkı sağlayacaktı. Lakers, Adelman'ın dediği gibi oldukça agresif başlamıştı, ikinci yarıya. 59-44 sona eren ilk yarının ardından Lakers, üçüncü çeyreğin ilk altı dakikasında rakibine sayı şansı vermiyor ve yakaladığı 12-0'lık seri ile farkı üçe kadar indiriyordu. Bu dönemde kullandığı 10 şutta isabet kaydedemeyen Rockets, T-Mac'in ilk sayısını atmasını bekliyordu; ama fark üçe inmişken Rafer Alston, Lakers için oldukça sinir bozucu bir üçlük gönderiyordu. Alston'ın maçtaki 5. üçlüğünün asisti ise kullandığı 9 şutta isabet kaydedemeyen T-Mac'ten gelmişti.

Rockets, üçüncü çeyrekteki ilk saha içi isabetini 5:52 kala bulmuştu; ama toparlaması da uzun sürmedi. 62-58'lik skorun ardından T-Mac, ilk sayılarını sahadaki 25. dakikasında buluyordu. Luis Scola'nın dördüncü faulünü aldığı çeyreği bitiren isim ise farklı değildi. Bu kez az öncekinden çok daha sinir bozucu bir üçlüğü sayıya çeviren Rafer Alston, Lakers'ın tüm çabalarına karşı takımını 71-66'lık skor ile önde tutmayı başarıyordu.

IV. Çeyrek ve Sonuç: 22 Maçlık Galibiyet Serisi ve Batı Zirvesi

Dördüncü çeyreğin başında Lakers, bir önceki bölümün getirdiği istekle biraz olsun ayakta kalmaya çalıştı; ama Rafer Alston, kariyer gecesini yaşıyordu. Bir önceki maçta da değindiğimiz gibi ''Skip to My Lou'', Rockets adına önemli bir patlayıcı güçtü. Üçüncü çeyrekte gönderdiği iki üçlük ise ciddi anlamda heves kırıcı sayılabilirdi. Lakers, belki de ne yaparsa yapsın bu gece Rockets'a karşı koyamayacağını anlıyordu, Alston'ın performansından sonra.

Rafer Alston (10/22 FG, 8/11 3 pt. ve 31 sayı, 5 asist) ile birlikte en büyük katkı ise kesinlikle Shane Battier'den geliyordu. Kobe Bryant, istatistiklere bakınca 24 sayı ile Lakers'ın en skorer oyuncusu olarak görülebilir; ama Battier'in savunmasında tam 33 atış kullanarak ne kadar büyük sıkıntı çektiğini gösterdi. Bu 33 atıştan sadece 11 isabet çıkarabilen Kobe, bir dakika kala kenara geldiğinde ise jest ve mimikleriyle ne kadar zorlu bir gece geçirdiğini anlatıyor gibiydi. Gece boyunca en az 25 kez Battier'nin elini yüzünde hisseden Kobe, ancak gecenin sonunda rahat bir nefes alabilecekti.

Yıldızların çekişmesinde Kobe, 11/33 ile 24 sayı üretirken T-Mac, 4/12 ile 11 sayıda kalıyordu.

Houston, galibiyet serisini 22'ye çıkardı. 27 Ocak günü 10. sırada olduğu Batı Konferansı'nda 1. sıraya yükseldi. Son 36 yılın en uzun süreli galibiyet serisine imza attı, geliştirmeye başladı. NBA Tarihi'nde bundan uzun soluklu olan tek seri de, 1971/72 Sezonu'nda Los Angeles Lakers'ın sahip olduğu 33 maçlık seri. Rockets'ın 11 maç daha kazanması pek kolay gibi durmuyor; ama mucizeyi gerçekleştireceklerini inanıyorlarsa, önlerindeki zor fikstürü aşmanın bir yolunu aramaya başlamalılar:

Mart, 18 vs. Boston Celtics
Mart, 19 at New Orleans Hornets
Mart, 21 at Golden State Warriors
Mart, 22 at Phoenix Suns
Mart, 24 vs. Sacramento Kings
Mart, 26 vs. Minnesota Timberwolves
Mart, 30 at San Antonio Spurs
Nisan, 1 at Sacramento Kings
Nisan, 3 at Portland Trail Blazers
Nisan, 4 at Seattle Supersonics
Nisan, 6 at Los Angeles Clippers


Houston Rockets, sekiz deplasman maçının içerisinde bulunduğu bu fikstürde kazanmaya devam ederse, 12. maç olan Sonics'e karşı seyircisi önünde tarihi yeniden yazmak için çıkar; ama %5'in bile altında olduğunu söyleyebilirim şanslarının. Akıllarında da böyle bir hedef olmadığına eminim aslında. Bir ay içerisinde 10. sıradan 1. sıraya yükselmiş olmak, yeteri kadar heyecan verici olsa gerek.

Batı Konferansı'nda özellikle Mart ayının sonuna kadar nefes kesici eşleşmeler var. Lakers'ın önündeki üç maçta göstereceği performans, son derece kıymetli. Bunun yanında, Bynum ve Gasol'ün de bir an evvel iyileşip playofflar öncesinde beraber oynamaya başlamaları gerekiyor. Aksi olursa Lakers, tam da müthiş bir kadro yakalamışken şanssızlıklar sonucu şampiyonluk fırsatını kaçırabilir.

Gönüllerde de aslında Boston Celtics - Los Angeles Lakers Finali var da, sonra konuşuruz artık.

Hiç yorum yok: