13 Mart 2008 Perşembe

ULEB Cup: GS-BJK Eşleşmesine Doğru - # 2



Galatasaray 99-74 Kalise Gran Canaria

Top 16'ya geldiğimizden, artık daha tanıdık takımlar kaldı geriye. Galatasaray, Ayhan Şahenk'te oynadığı ilk maçta İspanya Ligi'nin kalburüstü takımlarından Kalise Gran Canaria'yı müthiş şut yüzdesinin büyük yardımıyla 99-74 yendi ve ikinci maç öncesi çok büyük bir avantaj yakaladı.

Maça 5/5 üçlük ile başlayan takımımız, ilk yarı boyunca iki sayılık atışlarda da 16/21 gibi inanılması güç bir istatistik yakaladı. Hücum anlamında tüm sezonun patlamasının yapıldığı ilk yarı geride kalırken Galatasaray, rakibine sadece 8 ribaund kaptırmış ve Charles Gaines & Chris Owens ikilisinin etkili oyunuyla da 17 ribaund toplamıştı.

İlk yarıdaki 57-32'lik skoru, maç öncesi söyleyen olsaydı inanan kaç kişi olurdu, bilemiyorum. 40 dakika boyunca müthiş bir yüzdeyle oynanmıştı; ama ikinci yarıda devamının gelip gelmeyeceği belli değildi. Beşiktaş maçındaki kötü görüntü, çoktan silinip gitmişti. İkinci yarıda da fark korundu. Maçın son dakikalarında 99-70 olan skorda, gereksiz 100 telaşı boy göstermeye başlayınca fark 29'dan 25'e indi; ama her şeye rağmen son derece avantajlı bir skor alınmış oldu.

Gecenin en farklı galibiyetini alan Galatasaray'da koç Murat Özyer ise, İspanya'daki ikinci maçta bu skorun yeterli olamayabileceğini söyledi, karşılaşmanın ardından. Bir önceki turda da zayıf rakibi KK Bosna'ya karşı ilk maçı deplasmanda kaybeden Canaria, ikinci maçı oldukça rahat kazanmıştı. Evinde çok iyi bir takım; fakat burdan sonra o tur, verilmez, verilemez.

Canaria'nın durumuna düşüp, ikinci maçta turu geçen sadece bir takım var. ULEB Cup 2003-04 Sezonu Çeyrek Final ilk maçında Yunan Makedonikos'a deplasmanda 26 sayı farkla 89-63 mağlup olan İspanyol Caprabo Lleida, rövanşta rakibini 90-58 yenerek bir üst tura çıkmayı başarmıştı.


Kızılyıldız 80-80 Beşiktaş

Galatasaray'ın muhtemel rakibinin belirleyecek eşleşmenin ilk maçı Sırbistan'da oynandı. Partizan taraftarlarının Efes Pilsen maçında oluşturdukları atmosferi görünce, aslına bakılırsa, daha zor bir salon bekliyordum, Beşiktaş için. Maçı detaylı izleme şansı bulamadım, gece tekrarınında biraz inceleyebildim.

İtalyan Benetton Treviso'yu her iki maçta da yenerek TOP 16'ya kalan Kızılyıldız karşısında Beşiktaş, 80-80'lik beraberlikle fena bir iş çıkarmadı. Sırp ekolü, Avrupa Basketbolu'ndaki en önemli ekoldür. TOP 32 maçlarında İsrail temsilcisi Hapoel'i ilk maçtaki 15 sayılık dezavantaja rağmen, içerideki müthiş taraftar desteği ile eleyen Beşiktaş, Kızılyıldız deplasmanından çok daha büyük bir avantajla dönse de maksimum dikkatle oynamak durumunda, ikinci maçta.

Hapoel karşısında kaybedecek bir şeyleri yoktu. Rahatlardı ve zoru başardılar. Kızılyıldız önünde, bu anlamda biraz daha rahat düşünmeliler. Bu da, dikkat etmeleri gerçeğini beraberinde getiriyor. Sırp ekolünün, şakası olmaz. Tarihte vardır, birçok örneği. O yüzden Asvel'den beraberlikle dönen Galatasaray kadar, şanslı olmayabilir Beşiktaş.

Maçın ve haftanın adamı ise 32 sayı kaydeden, Shumpert oldu.

''ULEB Cup Top 16'' ilk maçlarında alınan toplu sonuçlar şu şekilde:

Lukoil Academic - Dynamo Moscow: 75-89
BC Kyiv - PGE Turow: 59-71
Hemofarm Stada - Akasvayu: 71-80
Artland Dargos - Unics Kazan: 80-78
Khimki - DKV Joventut: 73-96
Zadar - Pamesa Valencia: 74-69

İlk maçlar sonunda büyük favori İspanyol DKV Joventut Badalona, işi bitirmiş gibi görünüyor. Yakın zamanda NBA olması beklenen iki yıldız 22 yaşındaki Rudy Fernandez ve 17 yaşındaki Ricky Rubio, Khimki için yeterli olmuş gibi görünüyorlar. Jan-Jendrick Jagla gibi eşleşme sorunu yaratacak, Lubos Barton gibi ceza şutlarını sokacak, Jerome Moiso gibi de pota altını kapatacak oyuncuları ve genç yıldızlarıyla Badalona, Kupa'nın en büyük favorisi olarak duruyor karşımızda.

Henry Domercant önderliğindeki Dynamo Moskova da Kiev deplasmanında işini yarıladı. Rusya'daki rövanşta daha rahat olacaklardır. Alman temsilcisi Artland Dragons da sürpriz sonuçlarına devam ediyor. Güçlü rakibi Unics Kazan'ı 80-78 mağlup etmeyi başaran Dragons için iki sayılık fark, her şeye rağmen yeterli olmayabilir. İspanyol Pamesa da, ikinci maçta dezavantajını yok edebilir.

Sonuç olarak, Final Eight'te iki Türk takımının olması çok büyük bir ihtimal. İlginç bir deneyim olacak.

Hiç yorum yok: