4 Nisan 2008 Cuma

Şampiyonlar Ligi: İkinci Maçlara Kaldı



Sevilla ve Fenerbahçe, birbirleri için büyük şanstı. Şampiyonlar Ligi'nde takım savunması ortalamanın altında olmasına rağmen iki takım için de üst tura çıkmıştı ortaya. İki maçın sonunda, Şampiyonlar Ligi maçlarındaki karakterin aksine toplam 10 gol oldu ve Fenerbahçe, burun farkıyla Çeyrek Final'e çıkmayı başardı.

Çeyrek Final'deki Chelsea, Sevilla ile tamamen zıt karakterde bir takımdı. Takım savunması Avrupa'nın en iyilerindendi. Üçlü orta sahası ve ileri uçtaki iki kanat oyuncusu ile Didier Drogba'ı destekleyen Chelsea'nin büyük başarıyla gerçekleştirdiği ise, savunma ve orta sahada ilk toplara basarak rakibin kendi şansını yaratmasını engellemekti. Kadıköy'deki maçın ilk yarısındaki görüntü, Chelsea ve Fenerbahçe arasındaki farkın çok açık olduğu yönündeydi.

İkinci yarıda Fenerbahçe, iki gol buldu ve maçı kazandı; ama yine de iki takım arasındaki fark açıkça hissedildi. ''Saha ve seyirci avantajı'' adlı klişe, son derece iyi kullanıldı Fenerbahçe tarafından, her ne kadar 13. dakikadan 65. dakikaya kadar tribünlerde çıt çıkmasa da.

Galibiyet, her türlü şartta avantajdır. Chelsea'nin Stamford Bridge'de gol atması sürpriz olmayacaktır. Gol yemediği takdirde, attığı tek golle bile turu geçebilir. Fenerbahçe ise iyi bildiği işi yapmayı tercih etmelidir. 3-2'nin rövanşında savunma değil, hücum yaparak turu geçen Fenerbahçe, İngiltere'de kesinlikle gol bulmalıdır. Savunma yapmaya çalıştığı Sevilla deplasmanında 10 dakika dolmadan geriye düşen bir Fenerbahçe hatırlıyoruz. 2-0 olduktan sonra oyun karakterine dönmüş ve ortaya gelmişti maç. Bu noktada Fenerbahçe, İngiltere'deki maça savunma yaparak başlamayı düşünürse 2-0 gibi bir skordan dönmesi Sevilla karşısında olduğu kadar kolay olmaz.

Her şeye rağmen, futbolun üç sonucunda ikisi ve goller atarak alınacak tek farklı mağlubiyetler Fenerbahçe'nin lehine; ama Chelsea karşısında işi kolay olmayacaktır.



Gecenin maçı, aslına bakarsanız, Emirates Stadı'nda oynandı. Arsenal ve Liverpool karşılaştı. Benim gözümde maçın favorisi Arsenal değil, Liverpool'du ve Kırmızılar, istediği sonucu alarak Merseyside'ın yolunu tuttular. İki takım hafta sonu ligde de karşılaşacaklar. Liverpool'un ilginçliği işte tam bu noktada ortaya çıkıyor. Şampiyonlar Ligi'nde favori olan Liverpool, lig maçında ''Underdog'' olarak görülüyor. Çarşamba gecesine dönelim, tekrar.

Tekrarı kaçırdığımı düşünerek, Star Tv'yi açtım. Fenerbahçe maçından önce ve sonra süren toplam yedi saatlik yayının ardından maçın banttan ekrana geldiğini gördüm. İlk yarısını izleyebildim, göz ucuyla. Hani o sahada kimse top oynamasın, oldukları yerde dursun görüntü yine muhteşem olur.

Arsenal, 26. dakikada Adebayor'un golüyle öne geçtiğinde büyük avantaj yakalamıştı. Bir önceki turda Inter'i iki maçta da yenerek Çeyrek Final'e gelen Liverpool ve Milan'ı geçen Arsenal'in eşleşmesinde, Steven Gerrard ortaya çıktı ve müthiş hareketlerini topu Kuyt'ın önüne bırakarak noktaladı. 1-1, Liverpool için büyük avantaj. Turu geçtiğini söyleyemeyiz; ama Anfield'da tura yakın olan taraf.

Manchester United-Liverpool finali, olursa müthiş bir final olur. Old Trafford'daki kadar da kolay olmaz.

Hiç yorum yok: