9 Nisan 2008 Çarşamba

Chelsea ve Liverpool: Yeniden



Üniversitelerde vize zamanı. O yüzden, çok sık uğrayamıyorum buralara. Haftasonundaki Arsenal-Liverpool maçını da geçemedim aynı sebeple. Liverpool, yedek ağırlıklı bir kadro ile mücadele etti. Muhtemelen daha rahattı ve ilk yarıda Crouch'un golüyle de öne geçti. Maç, 1-1 sona erdi ve Arsenal'e büyük bir çelme takmış oldu, Liverpool. Yedi gün içerisindeki üçüncü randevusu ise, dün gece Anfield Road'daydı. Bu sezon, toplamda üç kez karşılaşan iki takım, bu maçlardan 1-1'lik beraberliklerle ayrılmıştı. 1-1 rövanşında, harika bir maç oldu.

Çok yazık oldu. Fenerbahçe ve Chelsea eşleşmesi dolayısıyla iki maçı da izleyemedik. Dün gece, skoru biliyor olmama rağmen gecenin bir yarısında futbola doydum. Ayrı dünyadalar, kesinlikle. Liverpool'un Şampiyonlar Ligi'nde değişen karakteri ise, inanılacak gibi değil. Kulüp geleneği diyebiliriz aslında, bunun için.

Arsenal, maçın başında Abou Diaby ile öne geçti. İlk yarı bitmeden Sami Hyypia, skora denge getirdi. ''Yine mi, 1-1 ?!'' sorusu akıllara gelmek üzereydi; ama Star Tv spikerinin Arjantinli olduğunu iddia ettiği (ki klasik maç spikerlerinden ayrı olarak, oldukça başarılı bir spiker izlenimi uyandırdı; bu hatası dışında geçmişten verdikleri örnekler ve oyuncu bilgileriyle gayet doyurucuydu) İspanyol Fernando Torres, imza gollerinden birini attı. Ceza sahası içerisinde, çapraz ve sırtı dönük konumdayken kaleye dönmesi ile golü atması arasındaki süre farkını, hesaplamak pek kolay olmayacaktır.

Liverpool, 70. dakikada çok önemli bir avantaj yakalamıştı. İki takım, birbirini kolay açamamıştı, bundan önceki karşılaşmalarında. Kalan 20 dakikada Arsenal'in gol bulup, turu atlaması bu anlamda çok gerçekçi durmuyor olabilirdi; ama Theo Walcott, belki de Arsenal'e geldiğinden bu yana hep övülen çabukluğunu ve dripling yeteneğini ilk kez böylesine sergileme yeteneğini bulmuştu. Golü atan Walcott değildi; fakat ceza sahasından aldığı topta tüm Liverpool takımını geçerek rakip ceza sahasına geldi ve Adebayor'a dokunmak kadı. 84. dakikadaki gol, Arsenal için yeterli olacaktı.



Arsenal, Adebayor ile bulduğu golün sevincini yaşıyordu ki diğer tarafta Ryan Babel, rakip ceza sahasına kadar gelmişti. Arsenal golünün telaşı içindeki maçta, Babel'in pozisyonu biraz karambole geldi aslında. İlk anda penaltı gibi duruyor; ama tekrarda kararın ağır olduğunu da düşünenler olmuştur muhakkak. Sonuç olarak; Liverpool, Gerrard ile bulduğu penaltı golüne son dakikada Babel'in golünü de ekledi ve tarihi ayağa kalkışlarından birini daha gerçekleştirmeyi başardı.

Liverpool'un Yarı Final'deki rakibi ise Chelsea. Son dört sezonda, üçüncü kez Şampiyonlar Ligi Yarı Finali'nde karşılaşacak iki takım.

Hiç yorum yok: