30 Nisan 2008 Çarşamba

Manchester United: Moskova'daki İlk İngiliz



Şampiyonlar Ligi Yarı Finalleri'nde Manchester United, Nou Camp'ta 0-0 berabere kaldığı Barcelona'yı kendi evinde Paul Scholes'un attığı golle 1-0 mağlup ederek, Final'e yükselen ilk takım oldu. Chelsea ve Liverpool eşleşmesinden gelecek takım ile birlikte Moskova'da iki İngiliz takımı yer almış olacak. 1999-00 Sezonu'nda Real Madrid-Valencia (İspanya) ve 2002-03 Sezonu'ndaki Juventus-Milan (İtalya) Finali'nin ardından üçüncü kez aynı ülkenin iki takımı Şampiyonlar Ligi Finali'nde kupa için mücadele edecek.

Manchester United menajeri Sir Alex Ferguson, cumartesi günü oynanan ve Premier League'de düğümü çözmesi beklenen Chelsea karşılaşmasında Carlos Tevez, Owen Hargreaves ve Cristiano Ronaldo gibi önemli oyuncularını riske etmemiş, Barcelona maçını düşünerek kenarda bekletmişti; fakat Ferguson'ın bu hamlesi ironik şekilde yerle bir olacaktı. Chelsea'nin istekli oyunu karşısında çoğu zaman aciz kalan Manchester United, üç oyuncu değişikliğini bu oyuncular üzerinden yaparken Ferguson'ın sistemindeki stratejik iki oyuncu, Wayne Rooney ve Nemandja Vidic, sakatlanarak oyunu tamamlayamıyordu.

Dün gece oynanan Barcelona karşılaşmasında Manchester United, Chelsea maçında golü atarken kasıklarından sakatlanan Wayne Rooney ve sahayı kanlar içerisinde terk eden Nemandja Vidic'ten yararlanamadı. Rotasyon, Chelsea karşılaşması için işe yaramamıştı.

İspanya'daki maçta Barcelona, topa daha fazla sahip olan ve maçı daha çok isteyen taraftı. Old Trafford'da ise Manchester United, maça golle başlayan taraf oldu. 14. dakikada Paul Scholes'un attığı gol, ilk yarıdaki belirleyici unsur oluyordu. İkinci yarı, Manchester United'ın Barcelona'yı savunması ile geçecekti. Türkiye'de sıkça gördüğümüz, ''10 kişi ile geriye çekilme'' yerine tıpkı haftasonu Fenerbahçe karşısındaki Galatasaray'ın yaptığı gibi, ''11 kişi ile topun arkasına geçme'' ile savunma yapıyordu, Manchester United.

11 kişi ile savunma, başarılı şekilde uygulandığı takdirde ve ileride hızlı adamlarınız da varsa rakip takım için oldukça kafa karıştırıcı bir strateji olabiliyor. Dün gece, Manchester United'ın Cristiano Ronaldo, Nani ve Carlos Tevez ile zaman zaman bulduğu pozisyonlar, büyük ölçüde ikinci yarıdaki savunma planın eseriydi, diyebilirim.

Barcelona için de birkaç söz söylememiz gerekiyor sanırım, son bölümde. La Liga'da umutlar, sona erdi. Yaklaşık 10 gün sonra Nou Camp'ta oynanacak Real Madrid karşılaşmasına Madrid, muhtemelen şampiyon olarak gelecek. Bu durum, yeteri kadar azap vericiyken Barcelona'nın elindeki tek şansı kaybetmesi, kolay kabullenilecek bir şey olmasa gerek. Daha da kötüsü; Barcelona, dün gece ikinci yarıdaki baskısına karşın sanki basit bir takım gibi görünüyor son zamanlarda. Barcelona'nın herhangi bir maçı öncesi, ''Barca, kesin kazanır'' sesleri yükselemez oldu. Değişiklik gelecektir, sezon sonunda.

Sonuç olarak, sezon başından bu yana beklediğimiz Manchester United-Liverpool Finali için ilk ayak tamamlandı. İkincisi, bu gece. Chelsea, John Arne Riise'nin attığı gol ile Stamford Bridge'de avantajlı olan taraf.

Hiç yorum yok: