27 Nisan 2008 Pazar

Suns vs. Spurs: Erken Batan Güneş !?



Şampiyon karakteri, yine gözler önünde sergileniyor. Son şampiyon San Antonio Spurs, geriden gelerek kazandığı iki maçın ardından müthiş şut yüzdesiyle başladığı karşılaşmada, Phoenix Suns'ı Arizona'da 115-99 mağlup ederek seride durumu 3-0 getirdi. Suns'ın Spurs'ü eleyebilmesi için bir ilki gerçekleştirmesi gerekiyor; çünkü NBA Tarihi'nde hiçbir takım 3-0'dan geri gelemedi.

Phoenix Suns'ın ilk maçtaki 117-115'lik yenilgisi sıradan bir mağlubiyet değildi. Suns, son yıllarda oynadığı Run&Gun Basketbolu'yla NBA'e farklı bir açılım getirmiş ve birçok basketbolseverin doğal sempatisini kazanan takımı haline gelmişti. Spurs ise izleyenlere sıkıcı gelen oyun yapısıyla her defasında Suns'ın karşısına dikilmiş ve tüm serilerde galip gelen taraf olmuştu. Suns, bu sezonki tüm hedeflerini Spurs'ü yenebilmek için yaparken son yılların en büyük favorisi olan oyun stilinin kilit oyuncusu Shawn Marion, takas edilerek yerine Shaquille O'Neal getirilmişti.

Shaq'in gelişinin ardından, Spurs ile yapılan iki maç da kazanılınca Suns adına kocaman bir umut ışığı oluşmuş ve playofflar öncesi, Suns'ın daha bir takıma benzediği yorumları yapılmıştı; ama ilk maçtaki mağlubiyet, her şeyi berbat etti. Suns, üç çeyrek önde götürdüğü maçın son bölümünde rakibine yakalanmış ve normal süre ile birinci uzatmanın sonunda son toplara önde girmesine rağmen kazanamamıştı. Birinci uzatma sonunda Tim Duncan'ın maça eşitliği getiren üçlüğü, ''Olmayacak, ne yaparsak yapalım. Olmayacak'' gibi bir psikoloji yaratmış olabilirdi, Phoenix Suns tarafında.

San Antonio Spurs, kendinden emin ve rakipleri için sinir bozucu olan tavrıyla ikinci maçı da kazanırken üçüncü maç öncesi oldukça rahatlıyordu. Phoenix Suns'ın bir cevap vermeliydi artık; ama American Airways Arena'daki maça Spurs, beklenmedik bir atakla başlıyordu. Saha içinden kullanılan ilk 13 atıştaki 10 isabet, ilk çeyrek sonunda Spurs'e 33-19'luk üstünlüğü getirecekti.

Shaquille O'Neal, Spurs'ün pota altındaki dev silahı Tim Duncan'ı durdurmak ve içeride etkili olabilmek amacıyla takıma kazandırılmıştı; amaSpurs, ikinci maçta Tony Parker ve Manu Ginobili ile kazanmıştı. Üçüncü maçın yıldızı da Tony Parker oluyordu. Phoenix Suns'ın her atağına karşılık veren Parker, karşılaşmayı 18/26'lık şut isabeti ve 41 sayı ile tamamlarken 12 de asist yapıyordu.

Tony Parker, normal sürede sona eren bir playoff maçında 40+ sayı barajını geçip en az bir düzine de asist yapan üçüncü oyuncu olacaktı, maçın ardından. Parker'ın yükseldiği seviyede şu isimler bulunuyor: Oscar Robertson (1963 ve 1965 yılında olmak üzere iki kere) ve Jerry West (1969). Parker için ayrı bir gurur tablosu olsa gerek.

Spurs'de Tony Parker dışında çift hanelere çıkan diğer iki isim ise, 23 sayıyla Tim Duncan ve 20 sayıyla Manu Ginobili oldu. Maç içerisinde, ''Hack-a-Shaq'' taktiği ile defalarca karşılaşan Shaq, serbest atış çizgisinden 9/17 yaptığı karşılaşmayı 19 sayı ve 6 ribaund ile tamamladı. Amare Stoudemire ise 28 sayı ve 11 ribaundluk performansı ile Suns'ın en etkili ismi oldu.

Playofflar'ın en çekişmeli serisi olması beklenen Suns-Spurs eşleşmesi, bu haftasonu bitebilir. Pazar akşamı TSİ 22.30'da oynanacak maçı, Spurs kazanırsa seriyi süpürecek ve Suns, unutulmaz bir son yaşayacak. Kazanmak zorundalar.

Hiç yorum yok: