20 Mayıs 2008 Salı

Boston Celtics: Efsanevi Ruh Geri Geldi



2008 NBA Playoffları'nda Doğu Finalleri'ne çıkan ikinci takım da belli oldu. Boston Celtics'in evi TD Banknorth Garden, Pazar akşamı uzun süre unutulmayacak bir yedinci maç heyecanına tanıklık ederken Celtics, Cleveland Cavaliers karşısında 97-92 kazanarak tarihi eşleşmeden galip çıkmayı başardı. Bu skorla, Detroit Pistons'ın uzun süredir beklediği rakibinin kim olduğu gizemi de çözülmüş oldu.

Boston Celtics ile Detroit Pistons, pazartesi gecesi Massachusetts'te serinin ilk maçına çıkacaklar; ama öncelikle Cleveland Cavaliers serisine uzun uzun değinmek gerekebilir. Türkiye'de NBA yayıncılığı son derece hızlı bir şekilde ilerliyor. Bu sayede, son yıllarda NBA Tarihi'ne geçen onlarca maçın canlı tanıklığını yaptık. Aklıma hemen Kobe Bryant'ın 22 Ocak 2006 gecesi Toronto Raptors potasına gönderdiği 81 sayı geliyor, örneğin. Geçtiğimiz sezon LeBron James'in tek başına Detroit Pistons'ı bitirdiği gece, yine başka bir örnek. Pazar akşamı da NBA'in tarihi gecelerinden biri yaşandı ve Türkiye de buna tanıklık etti.

Uzun süre hatırlanacak bir çekişmeydi, LeBron James ve Paul Pierce arasında 2008 NBA Playoffları Doğu Yarı Finalleri Yedinci Maçı'ndaki düello. İlerleyen yıllarda böylesi bir eşleşme olursa; tüm sıcaklığı korunarak anlatılacak, pazar akşamı iki yıldız arasında gelişen basketbol atışması. Hafızası kuvvetli olan basketbolseverler ise Boston Celtics'in 39 yaşındaki forvet oyuncusu PJ Brown'ın turun Boston'a gelmesi için çok değerli işler yaptığını söyleyecek, 2008 NBA Doğu Yarı Finalleri Yedinci Maçı hakkında konuşurken.

İki takım da maça sıkı savunmalarla başlıyordu. Bu hiç kimse için sürpriz değildi. Sertlik, Doğu Konferansı'nın doğasında vardı ve öyle de olmalıydı; fakat dördüncü dakikanın başında oluşan 4-4'lük beraberliğin ardından Boston Celtics'in yakaladığı 12-0'lık seri, dengenin ev sahibine doğru gittiği anlamına geliyordu. Maç başlayalı neredeyse sekiz dakika olmuştu ve Cleveland Cavaliers, sadece dört sayı bulabilmişti.

İlk çeyreğin bitimine 4:13 kala LeBron James ile farkı on sayıya indiren Cleveland Cavaliers, rakibinin 12-0'lık serisine de son veriyordu. Karşılaşma, yeteri kadar sertti. Cavaliers benchinde ise, muhtemelen, maça girmek için yanıp tutuşan bir isim vardı. Brezilyalı Anderson Varejao için bulunmaz bir atmosferdi ve 3:43 kala oyundaydı. Girer girmez, bu düşüncede olanları da yanıltmadı. İlk ribaund pozisyonunda Celtics pivotu Kendrick Perkins ile ''trash-talk'' denemesi yapıyor; ama rakibinden karşılık alamıyordu. Yine de Anderson Varejao'nun savrukluğu, Cleveland Cavaliers'ın işine geliyor gibiydi.

Cleveland Cavaliers rakibinin 12-0'lık serisine 9-0 ile cevap veriyor ve Boston Celtics, 16-4'ten sonra sadece iki sayı bulabiliyordu. İlk çeyrek sonunda Boston Celtics'in 18-13'lük üstünlüğü vardı. LeBron James ve Paul Pierce ise ilk sinyalleri vermişti. İkili arasındaki skor, 9-9 olarak tescilleniyordu 12 dakikalık bölüm geride kaldığında.

İlk çeyrekte iki takım toplam 31 sayı bulabilmiş ve rakip potaya 18 sayı bırakan Boston Celtics, ikinci çeyreğe beş sayı farkla önde girmeyi başarmıştı. Bu bölümde, sertliğin gözüne vurulmuş ve hakemler de birçok faul pozisyonunu görmezden gelmişti. İkinci çeyrek başladığında ise durum daha farklıydı. Cleveland Cavaliers, ilk hücumda Joe Smith'in takip smacıyla farkı üçe indiriyordu; ama Celtics adına birinci çeyreğin sonunda oyuna dahil olan Eddie House, takıma müthiş bir enerji getirmişti.

İkinci çeyreğin bitimine 6:05 kala Kendrick Perkins'in serbest atıştan bulduğu basket, Celtics lehine farkı 12'ye kadar çıkarıyordu. Kalan bölümde LeBron James ile ayakta kalmaya çalışan Cleveland Cavaliers, soyunma odasına 10 sayı farkl mağlup gidecekti. İlk yarıyı 50-40 önde kapayan Boston Celtics'de Paul Pierce, rakip potaya 26 sayı gönderiyordu. LeBron James ise, Pierce'a 23 sayı ile cevap veriyordu.

Cleveland Cavaliers, kolay pes etmeyecekti. İkinci yarının ilk dört dakikalık bölümünde Zydrunas Ilgauskas ve Delonte West'in basketleriyle 9-2'lik bir seri yakalayan Cavs, farkı üç sayıya kadar indiriyordu. Boston Celtics adına devreye giren isim ise gece boyunca hiç değişmeyecekti. Paul Pierce, sayıları yaparken Celtics için ''X-Factor'', 39 yaşındaki P.J. Brown oluyordu. Sezon ortasında Sam Cassell ile birlikte takıma gelen Brown, verilen kararın ne kadar doğru olduğunu göstermek için fazla tereddüt etmiyordu.

P.J. Brown, maç boyunca tüm ince işleri yapan isimdi. Üçüncü çeyreğin ortasında da Cavs'in direncini kırabilecek hamlelerde bulunuyordu. Brown'ın ekstra katkısı, Paul Pierce'ın kariyer gecelerinden birine denk gelince Boston Celtics için üçüncü çeyreğin son bölümü son derece olumlu geçiyordu.

LeBron James, geçtiğimiz sezon Detroit Pistons karşısındaki performansını bir benzerini tekrarlamak için kararlı gözüküyordu. Zaman zaman kontrolü elinden kaçırsa da LeBron, bitime 2:19 kala maçın yıldızlarından Paul Pierce'ın elinden kaptığı topu rakip potada smaçla tamamladığında skoru 89-88'e getiriyor ve farkı da bire kadar indiriyordu. LeBron, o kadar hızlıdıydı ki yarı sahayı kaç adımda geçtiğini saymak bile imkansız gibiydi.

Cleveland Cavaliers, maçın başında skorun 4'te eşitlenmesinden beri ilk kez rakibine bu denli yaklaşabilmişti. Yapması gereken önce iyi savunmaydı ve Kevin Garnett'in kaçan şutunun ribaundu LeBron James tarafından alınmıştı. Sıra, iki aşamadaydı. Cavs, maç boyu ilk defa öne geçebilirdi ve bunun için hücumdan boş dönmemeliydi.

Cavaliers'ın süper yıldızı LeBron James, çoğu zaman takım arkadaşlarını oyuna katmadığı için yoğun şekilde eleştiriliyordu ve mutlaka bu eleştirilerde haklı olunan noktalar da vardı; ama Cavaliers'ın 2:01 kala maçı kazanabilmek adına en önemli hücumundaki görüntü bu eleştirileri yerle bir edebilirdi. Cavs pivotu Ben Wallace bomboş pozisyonda topla buluşmasına rağmen pota yerine LeBron James'e bakıyor ve hücum süresinin dolmasına 4 saniye kala James, takım arkadaşı tarafından üç sayılık atışa zorlanıyordu. Devam eden hücumda ise bir kez daha P.J. Brown'ın ismi çıkıyordu, karşımıza.

Cleveland Cavaliers adına en önemli hücum çok kötü bir strateji sonunda heba edilmişti ve Boston Celtics, direnç kırıcı bir basket ile farkı bitime 1:21 kala 91-88'lik skorla tekrar üç sayıya çıkarmıştı. Celtics'in enerjisinden tüm gece boyunca bahsedilebilirdi. Son dakikaya girilmeden Zydrunas Ilgauskas ve James Posey arasındaki hava topunu takip eden Paul Pierce, muhteşem bir takiple önce topu daha sonra da molayı alıyordu. Paul Pierce ve Kevin Garnett'in hırs boşalması ise akıl alır gibi değildi. Bazı sonuçlar da ortaya çıkmıştı sanki.

Son 18 saniye, taktik faullerle geçecekti. Boston Celtics adına gecenin tek hayalkırıklığı olan Ray Allen, çizgiye geldiğinde hata yapmıyor ve farkı beşe çıkarıyordu. Bitime 8 saniye kala Sasha Pavlovic'in farkı üç sayıya indiren üçlüğü Cavaliers'ı hayatta tutabilirdi; ama Paul Pierce, bir sonraki pozisyonda serbest atış çizgisine geldiğinde ilahi yardımları da yanına almıştı.

Boston Celtics, 97-92 kazandı ve yıllardır hasret olduğu Doğu Finalleri'ne yükseldi. Paul Pierce ve LeBron James'in performansları ise uzun süre unutulmayacak. Pierce, maçı 41 sayı ile tamamladı. LeBron James, 45. Bu duruma tarihte sadece bir kez rastlanmıştı. 1963 NBA Doğu Finali 7. Maçı'nda Boston Celtics, Cincinnati Royals karşısında 142-131 kazanırken Celtics'ten Sam Jones 47, Royals'ın yıldızı Oscar Robertson ise 43 sayı ile oynuyordu. O tarihten bu yana ilk kez bir yedinci maçta, iki rakip oyuncu 40 sayının üzerine çıkmıştı.

Paul Pierce, adını Sam Jones'un arkasından başka bir rekorla daha tarihe yazdırmayı başardı. Jones'un Royals'a attığı 47 sayıdan bu yana ilk kez bir Celtics oyuncusu herhangi bir yedinci maçta 40 sayı barajını geçiyordu. Daha önce Larry Bird, iki kez bu seviyeye yaklaşmış; ama 1984'te Knicks karşısında 39, 1987'de de Pistons karşısında 37 sayıdan öteye geçememişti.

Serinin ilk iki maçında çok iyi savunulan ve saha içinden 8/42 ile oynayan LeBron James, daha sonraki performansıyla durumu toparlamaya çalışsa da seri boyunca %35.5 ile hücum etti. Son maçta atmış olduğu 45 sayı ise, Yedinci Maçlar Tarihi'ne en başarılı dördüncü hücum performansı olarak yansıyacaktı.

Boston Celtics, Playofflar'da bir kez daha ev sahibi avantajını kullanmayı başardı. İlk Tur'da Atlanta Hawks'ı 4-3 ile geçen Celtics, dört galibiyetini de Garden'da kazanmıştı. Konferans Yarı Finalleri'nde aynı tarife, Cavaliers karşısında da uygulandı.

NBA Tarihi'nde yedi maç üzerinden oynanan playoff serilerinde 18 kez bir takım iç sahada oynadığı tüm maçları kazanıp 4-3 ile üst tura çıkmaya hak kazanmıştı. Bu duruma aynı sezon içerisinde birden fazla ise sadece 1990 Playoffları'nda karşılanmıştı. Batı Yarı Finalleri'nde San Antonio Spurs serisini iç sahada kaybetmeyerek 4-3 ile kazanan Portland Trail Blazers'ın yanına Doğu Finalleri'nde Chicago Bulls'a karşı evinde hata yapmayarak Finaller'e giden Detroit Pistons ekleniyordu. Son durumda Boston Celtics, 2008'de bu istatistiği tek başına eline geçirmiş oldu.

Boston Celtics, buram buram tarih kokan bir maçı, düelloyu ve seriyi kazandı. Sevinmek için önemli nedenleri olabilir; ama henüz sezon başındaki hedef gerçekleşmedi. Bir haftadır dinlenen Detroit Pistons da salı gecesi Boston'a geliyor. Ufukta bir, ''yedinci maç'' daha olabilir mi?

Hiç yorum yok: