17 Mayıs 2008 Cumartesi

Copa Libertadores: Kahramanlar Değişiyor

Copa Libertadores - Ida Cuartos

Copa Libertadores 2008'de Çeyrek Final İlk Maçları, tamamlandı. İlk gün oynanan maçlarda Boca Juniors ve Atlas 2-2 berabere kalırken Sao Paulo, sahasında Fluminense'yi 1-0 yenerek avantajlı konuma geçmişti. İkinci günde çekişmeli maçlara tanıklık etmemizi sağladı. Arjantin temsilcisi San Lorenzo, evinde Ekvador'dan LDU Quito'yu ağırlarken Meksika'nın America takımı ise Azteca Stadı'nda Brezilyalı Santos'u konuk etti.

Gecenin ilk maçı San Lorenzo ve LDU Quito arasındaydı. Quito; Çeyrek Final'de Brezilya (3), Arjantin (2) ve Meksika (2) takımlarının arasında ülkesi Ekvador'u temsil ediyordu. Bir önceki turda Arjantin'den Estudiantes'i eleyerek Çeyrek Final'e yükselen Quito'nun bu turdaki rakibi, bir başka Arjantin temsilcisi San Lorenzo'ydu. Son 16'da River Plate karşısında gerçekleştirdiği mucizevi geri dönüşle ne kadar inatçı bir takım olduğunu gösteren San Lorenzo, karşılaşma öncesi büyük favoriydi.

San Lorenzo, 2-0 mağlup duruma düştükten sonra tur için yeterli skoru aldığı River Plate maçında iki oyuncusunun kırmızı kart görmesi ile karşılaşmayı dokuz kişi tamamlamıştı. Söz konusu maçtaki kartlardan dolayı Diego Rivero ve Jonathan Bottinelli, takımlarındaki yerlerini alamıyorlardı. LDU Quito ise, sezon boyu yakaladığı çizgiyi istikrarlı bir şekilde devam ettirmek istiyordu.

San Lorenzo, maça hızlı başlayan taraftı. Sürpriz değildi; çünkü Arjantin temsilcisi, hücum gücüyle var olan bir takımdı. Andres D'Alessandro, Gonzalo Bergessio ve Andres Silvera ile ileri uçta oluşan üçlüye, savunmanın sağında oynayan kaptan Adrian Gonzalez, solundan ise Diego Placente destek veriyordu. İlk dakikalarda rakibinin üzerinde baskısını hissettiren San Lorenzo, mutlak pozisyonları değerlendiremeyecekti.

Karşılaşmanın 36. dakikası ise gol dakikası olarak kayıtlara geçiyordu. San Lorenzo savunması, kendi yarı alanının ortasındaki baskı nedeniyle kalecisi Agustin Orion'a dönmek durumunda kalıyordu. Herhangi bir baskı yoktu; ama Orion, gereğinden yavaş davranıyordu. Arjantinli kaleci, ayağına gelen topu sağ ayağıyla havalandırıp uzaklaştırma düşüncesi içerisine girmişti ki; hareketini tamamlayamadan LDU Quito'dan Claudio Bieler, aşırtma vuruşla takımını 1-0 öne geçirmişti.

LDU Quito'nun bir sırrı olmalıydı. San Lorenzo deplasmanında 1-0 öndelerdi ve ev sahibinin bu skorun altından kalkabilmesi için en kısa zamanda bir reaksiyon göstermesi gerekiyordu. Son 16'daki River Plate eşleşmesinin ilk maçında takımına son dakika penaltısıyla galibiyeti getiren Adrian Gonzalez, bu kez sol çaprazda sahne alacaktı. Golden sonraki ilk atakta kazanılan serbest vuruşta topun arkasına geçen Gonzalez, rakip kaleci Jose Cevallos'un da hatasıyla topu uzak köşeye gönderiyordu.

İlk yarı sona ermeden skor, 1-1'e gelmişti. San Lorenzo'nun yediği gole verdiği reaksiyon sonrası, Arjantin ekibinin avantajı eline geçirebileceğini sayısı bir hayli fazlaydı muhakkak; ama LDU Quito'nun son dakikalarda bir de golünün sayılmadığı ilk yarı, 1-1 sona eriyordu. İkinci yarıda, özellikle Andres D'Alessandro'nun hırsı ile, maça ağırlığını koymaya başlayan San Lorenzo, bitime 15 dakika kala Silvera'yla çok net bir fırsatı değerlendiremeyecekti.

LDU Quito, bu sezonki sürprizlerine bir yenisi daha ekledi ve San Lorenzo deplasmanından evine gollü beraberlikle dönmeyi başardı. 2002 ve 2006 Dünya Kupası'nda yer alan Ekvador Milli Takımı'nın oyun stili incelendiğinde uzun boylu, mücadeleyi seven, hırçın bir yapı çıkıyordu karşımıza. San Lorenzo maçında LDU Quito adına iki oyuncuyu çok beğendim: Joffre Guerron ve Luís Bolaños.

Sağ kanadı boydan boya kullanan Guerron, Galatasaray'da bir dönem oynayan Cesar Prates ve Sebastien Perez gibi hücum gücü yüksek olmasına karşın savunmanın sağında da kullanılabilecek bir oyuncu görünümündeydi. Prates ve Perez'den en büyük farkı ise, bu iki oyuncudan da uzun boylu olması ve uzun bacaklarını özellikle açık alanda son derece efektif kullanmasıydı. Diğer kanatta yer alan Bolanos ise, oldukça kıvrak ve bileklerine hakim bir oyuncu olarak tanımlanabilir. Son derece rahat adam eksiltip rakip ceza savunmasına kadar gelebiliyor.
Gecenin diğer maçına, Azteca Stadyumu ev sahipliği yaptı. Arjantin ve Meksika tribünleri arasındaki fark, ilk dakikada belli oluyordu. Club America, klasik Avrupa takımı gibi bir atmosferde oynayacaktı. Konuk ekip Santos, maça hızlı başlasa da America'nın çok büyük bir kozu vardı: Salvador Cabañas. 24. dakikada kullanılan köşe vuruşunda arka direkte kendini unutturan Paraguaylı golcü, topu son derece güzel önüne alıp takımına skor avantajını getiriyordu. Golcülerin atabileceği bir goldü, gerçekten.

Club America, bir önceki turda Flamengo'ya karşı yaptığı hatayı yapmayarak ikinci yarıda Cabanas'ın bir gol daha bulması sonucu maçı 2-0 kazandı ve rövanş öncesi büyük avantaj yakaladı.

Ortaya çıkan son resim, oldukça ilginç gerçekten. Çeyrek Finaller öncesi, Final'i San Lorenzo ve Boca Juniors'ın oynayacağını düşündüğümü söylemiştim. Açıkçası, önemli sürprizler oldu. Favorilerden sadece Sao Paulo, ikinci maça avantajlı gidiyor. Boca, San Lorenzo ve Santos, devam etmek istiyorlarsa mutlaka söz haklarını kullanmalılar.

Hiç yorum yok: