27 Mayıs 2008 Salı

Detroit Pistons: Celtics'in Iska Gecesini Boş Geçmedi



2008 NBA Doğu Finalleri'nde dün gece serinin dördüncü maçında Boston Celtics'i evi The Palace of Auburn Hills'te ağırlayan Detroit Pistons, rakibini 94-75 mağlup ederek seride durumu 2-2'ye getirdi. İkinci maçta Boston karşısında aldığı deplasman galibiyetiyle saha avantajını kazanan Pistons, daha sonra kendi sahasında kaybederek avantajını yitirmişti. Dün geceki galibiyet ile birlikte her şey, seri öncesindeki gibi olacak: Pistons'ın NBA Finalleri'ne çıkabilmesi için deplasmanda bir kez daha kazanması gerekecek. Celtics'in ise evindeki maçlara konsantre olması yeterli olacak.

Sezon başından bu yana Doğu Konferansı hakkındaki yorumlarımızda, öne çıkan savunmalar ve sert eşleşmeler üzerinde durduk. Boston Celtics ve Detroit Pistons, bu konuda Doğu Konferansı'nın en üst seviyedeki takımlarıydı. Dolayısıyla, Final serisinde savunmaların öne çıkması ve sert eşleşmelerin olması doğal karşılanabilirdi; fakat dün gece oynanan dördüncü maçta, sertlik kısmını bir kenarda bırakarak, biraz daha fazlası oldu.

Detroit Pistons'ın karşılaşmaya, doğal bir refleksle, hızlı başlaması beklenebilirdi; çünkü maçın kaybedilmesi, kuvvetle muhtemel NBA Finalleri'nin kaybı anlamına gelirdi. Pistons, beklenenden de hızlı başladı. Rakibine üç dakika boyunca çemberi göstermeyen Pistons, bu zaman diliminde 10-0'lık bir seri yakalamayı başardı. Rasheed Wallace'ın gecenin ilk sayılarını yapmasının ardından gelen sekiz sayının altında ise Antonio McDyess imzası vardı. Boston Celtics, ancak maçın dördüncü dakikasının sonunda Kendrick Perkins'in basketiyle ilk sayılarını bulabildi.

Antonio McDyess'ın hızlı başlangıcı, muhtemelen birçok kişiyi 1995 NBA Draftı'na götürmüştü bile. McDyess'ın 2. sırada Los Angeles Clippers tarafından seçildiği Draft gecesinde, dün gece sahaya çıkan oyunculardan Rasheed Wallace 4., Kevin Garnett 5. ve Theo Ratliff de 18. sırada kendilerine yer bulabilmişlerdi. McDyess, NBA'deki ilk altı sezonunda sürekli olarak üst seviyede kalan oyunculardan biri olmayı başarırken daha sonra dizindeki sakatlıkla yüzleşmek zorunda kalmıştı. 2001-02 Sezonu'nda Denver Nuggets forması ile 10 maç oynadıktan sonra uzun bir sakatlık süreci içerisine giren McDyess, üç sezonda 194 maç kaçırmıştı.

Antonio McDyess'ın dün geceki başlangıcı, lokavt nedeniyle 50 maç üzerinde oynanan 1998-99 Sezonu'ndaki çeşitli performanslarından bir buket gibiydi adeta. Kariyerinin en yüksek sayı ortalamasını yakaladığı sezon sonunda ''All-NBA Third Team'' oyuncusu seçilen (Kevin Garnett, Hakeem Olajuwon, Kobe Bryant ve John Stockton ile birlikte) McDyess, o günleri özlemiş gibi duruyordu, maçın hemen başında.

İlk çeyrek sona erdiğinde, Detroit Pistons'ın skorda 22-17'lik üstünlük bulunuyordu. Maça 10-0'lık dezavantajla başlayan Boston Celtics ise, 3/14 saha içi şut isabetine rağmen 11 kez gittiği serbest atış çizgisinde hata yapmayarak maçın içinde kalmayı başarıyordu. 12 dakikalık ilk bölümde McDyess'ın 11 sayı ve 6 ribaundluk performansının yanı sıra akıllarda kalan en net görüntü, Celtics'ten Kevin Garnett'in hızlı hücum sonrası smaca gitmek üzereyken arkasından gelen Jason Maxiell tarafından bloklanmasıydı.

İkinci çeyreğin başında Detroit Pistons, Jason Maxiell'in enerjisinden yararlanacaktı. NBA'deki ikinci yılını geçiren oyuncunun altı sayı ile katkı yaptığı 11-2'lik seri, ev sahibi ekibin dört dakikalık bölüm sonrası 33-19 ile farkı çift hanelere çıkarması anlamına geliyordu. Pistons'ın 11-2'lik serisine Celtics'in cevabı, 8-0 oluyordu. Çeyreğin geri kalan bölümünde Ray Allen ve Kevin Garnett ile ayakta kalan Celtics, bitime 4 saniye kala Rajon Rondo'nun basketiyle farkı dört sayıya kadar indiriyordu. Her şeye rağmen Pistons, soyunma odasına 43-39'luk avantaj ile gidecekti.

İkinci yarıya Kevin Garnett'in serbest atış çizgisinden bulduğu sayılarla başlayan Boston Celtics, oldukça kötü bir saha içi şut yüzdesiyle hücum ediyordu. Antonio McDyess ve Tayshaun Prince'in sayılarına serbest atışlardan bulduğu sayılar ile cevap vermeye çalışan Celtics, üçüncü çeyreğin ilk 10 dakikası içerisinde saha içinden 1 basket ile oynamasına karşın 9 serbest atış isabetiyle farkı tek hanelerde tutmayı başarıyordu. James Posey'nin son saniye basketiyle skor, 65-58 kadar gelmişti.

James Posey'nin korna ile birlikte bulduğu basket Celtics adına, ''saha içi ve serbest atış isabeti'' eşitliğini de bozuyordu. Celtics'in çizgiden bulduğu 28 sayı, son çeyrek öncesi takımı ayakta tutan yegane veriydi. İki takım adına ise en ilginç istatistik, yayın gerisinden isabet bulunamamasıydı. Üç çeyrek sona erdiğinde, ne Celtics, ne de Pistons, üç sayılık basket bulabilmişti.

Dördüncü çeyreğin başında da devrede olan Jason Maxiell ve takımına getirdiği enerjiydi. Maçın bitimine 6:20 kala Boston Celtics koçu Doc Rivers'ın aldığı molaya kadar Pistons'a 6 sayı kazandıran Maxiell, Pistons'ın 76-67'lik üstünlüğünde baş rolü oynayan oyuncu olmayı başarıyordu. Bu süreç içerisinde ise maçta bir ilk yaşanıyor ve dördüncü çeyreğin üçüncü dakikasının sonunda James Posey, iki takım adına da maçtaki ilk üç sayılık isabeti kaydediyordu. Maçtaki ikinci üçlük ise, Boston'a tüm kapıları kapatacaktı. Karşılaşmanın bitimine 2:55 kala Chauncey Billups'ın üç sayılık basketi, 83-73 ile farkı tekrar çift hanelere çıkırıyor ve Celtics'in geri dönüş yollarını tamamen kapatıyordu.

Boston Celtics, normal sezonda rakiplerini %41.9 ile en düşük saha içi şut yüzdesinde tutan takımlar sıralamasında en üstte yer alıyordu. Dün gece ise durumda ufak bir değişiklik oldu. Pistons, maç boyunca kullandığı 70 şutun 36'ında isabet kaydederken 51.4'lük bir yüzde ile oynadı (McDyess 8/14, Hamilton 8/10, Wallace 6/9, Maxiell 6/6). Boston Celtics ise 21/66 ile hücum etmesine karşın 39 kez gittiği serbest atış çizgisinden 32 sayı bulunca 45 dakika oyunda kalmayı başardı. Fark, 19 olarak gözükse de Pistons, Celtics'in oyunu bıraktığı son üç dakika içerisinde 16 sayı buldu ve söz konusu fark oluştu.

Detroit Pistons adına en olumlu performans, 21 sayı ve 16 ribaund ile Antonio McDyess'tan geldi. 34 dakika sahada kalan McDyess, 35 dakikadan az süre almasına karşın bir playoff maçında 20+ sayı/15+ ribaund barajını geçen üçüncü Pistons oyuncusu olmayı başardı. McDyess'tan önce bu seviyeye çıkan diğer iki Pistons oyuncusu ise, 20 Mart 1963 günü St. Louis karşısında 30 sayı ve 18 ribaund ile oynayan Dave DeBusschere ve 14 Nisan 1977'de Golden State maçında 23 sayı/18 ribaund yapan Bob Lanier olmuştu.

Pistons'ta 8/10 saha içi isabetiyle 20 sayı ve 7 asist yapan Richard Hamilton, galibiyetin önemli isimlerinden olurken Rasheed Wallace 14 sayı, 5 ribaund ve 5 blok, Jason Maxiell 14 sayı ve 3 ribaund, Chauncey Billups 10 sayı ve 7 asist, Tayshaun Prince de 7 sayı ve 3 asist ile oynadı.

Boston Celtics ise maç boyunca saha içinden sadece 21 şut isabeti ile oynarken kulüp tarihinin Konferans Finalleri veya NBA Finalleri'ndeki en kötü hücum performansına imza attı. Bu seviyede Celtics'in dünkü performansından daha kötüsü sadece bir kere 1999 Batı Konferansı Finalleri'nde Portland Trail Blazers tarafından sergilenmişti. Portland, San Antonio Spurs'e 85-63 kaybettiği maçta saha içinden kullandığı 77 atışın sadece 19'unda isabet kaydedebilmişti.

Oldukça düşük bir şut yüzdesiyle hücum eden Celtics'te Kevin Garnett ve Paul Pierce, 16'şar sayı ile takımlarının en skorer isimleri oldular; fakat Garnett 6/16 ile hücum ederken Pierce, Garnett'ten de kötüydü (3/14). Boston Celtics adına en büyük hayal kırıklığı ise 2/8 ile 11 sayı üreten Ray Allen oldu.

Serinin beşinci maçı, yarın gece Boston Celtics'in evi TD Banknorth Garden'da oynanacak. Bu sezonki Playofflar'da ev sahibi takımların avantajlarını iyi kullandığını biliyoruz. Bildiğimiz bir diğer şey de, bir maç önce alınan 15 veya 20 sayılık farkların takip eden maçta herhangi bir anlamının olmaması. Bu açıdan bakıldığında, Celtics'in her zaman dün geceki kadar kötü şut kullanmayacağını düşünüyorum. Beklentim, beşinci maçı kazanan Celtics'in altıncı maça konsantre olduğu takdirde NBA Finalleri'ne yükselmesi yönünde.

Çarşamba gecesi TSİ 03.30'da oynanacak maçı kazanan takım, altıncı maçta seriyi bitiren taraf olabilir.

Hiç yorum yok: