22 Mayıs 2008 Perşembe

Palermo ve Riquelme: 20 Dakikalık Gösteri



Copa Santander Libertadores Çeyrek Final İkinci Maçı'nda Boca Juniors, Arjantin'de oynanan ilk maçta 2-2 berabere kaldığı Meksika temsilcisi Atlas'ı deplasmanda 3-0 mağlup etti ve Yarı Final'e yükselen taraf oldu. Boca Juniors'ın golleri, 20, 24 ve 37. dakikalarda Martin Palermo'dan geldi.

Atlas ve Boca Juniors, dün geceki maç ile birlikte bu sezon Copa Libertadores'te toplam dört kez karşılaşmış oldu. Daha önce grup aşamasında rakip olan iki takım, Son 16'da hata yapmayarak geldikleri Çeyrek Final'de de karşılarında birbirlerini buldular. Taraftarların bir önceki turda, Cruzeiro maçında çıkardıkları olaylardan dolayı Atlas ile Çeyrek Final İlk Maçı'nı evi La Bombonera'da oynayamayan Boca Juniors, Velez Sarsfield'in bir maçlığına konuğu olmak durumunda kalmıştı.

Estadio José Amalfitani'de oynanan ilk maçta rakibine bariz bir üstünlük kuran Boca Juniors karşısında Atlas, köşe vuruşlarından kazandığı sürpriz goller ile evine 2-2'lik avantajla dönmüştü; ama Boca'nın söyleyecek sözü olduğunun farkına varabilmek için üstün bir zekaya ihtiyaç yoktu.

Karşılaşma, Guadalajara'da oynanacaktı. Meksika'nın harika stadlarından birinin sahibiydi, Atlas ve maç öncesi futbol için son derece uygun bir ortam vardı. Futbol adına doğruları yapacak taraf ise Boca Juniors'dı. İlk tehlike, ikinci dakikada Atlas'tan geliyordu; ama geri kalan bölümde Boca, rakibine fırsat vermeyecekti.

Juan Roman Riquelme, sahanın yıldızıydı ve tam bir lider gibi hareket ediyordu. Boca Juniors teknik direktörü Carlos Ischia, tüm oyuncularından verim alıyordu. Orta sahada Sebastian Battaglia, Riquelme'nin yükünü hafifletiyor ve Boca Juniors, bu bölgede rakibinin topla oynamasına izin vermiyordu.

Boca Juniors, yirmi dakika boyunca etkili olan taraftı. Artık gol için de ciddi şekilde bastırıyordu. Riquelme, türevi olan 10 numaralardan farklıydı sanki. Daha çok Steve Nash veya Chris Paul gibi oynuyordu. İlk goldeki pası, basketboldaki asistler gibiydi. Rakip savunmanın ortasında görev yapan iki oyuncunun arasına attığı paslar, Atlas'ı ters pozisyonlarda yakalıyordu. Riquelme, ilk maçta da bu tür derin pas denemeleri yapmış; ama Arjantin'de kalabalık oynayan Atlas savunmasına takılmıştı.

Sahadaki tüm oyuncuların topu kanatlara göndererek oyunu açmasını beklediği Riquelme, iki stoperin arasındaki Palermo'yu görmüş; Palermo da tek vuruşla takımını öne geçirmişti. İkinci gol ise, kaleci Pablo Migliore ile başlıyordu. Bu golde, Boca Juniors'ın bir önemli silahı daha gün ışığına çıkacaktı. Rakip savunmanın arkasına sarkan Rodrigo Palacio, topu son çizgiye kadar götürdükten sonra arkada demarke pozisyonda kalan Martin Palermo'yu görüyor ve Palermo, bir kez daha tek vuruşla topu ağlara gönderiyordu.

Boca Juniors adına her şey yolundaydı. Palermo, iki gol atmıştı; ama sahanın yıldızı kesinlikle Riquelme'ydi. Muhtemel bir oylama, üçüncü gol ile daha çekişmeli bir hal alabilirdi. Riquelme ile başlayan atakta Manuel Chavez, rakip ceza sahasının sol çaprazındaki Martin Palermo'yu görüyor. Palermo da önde olan kalecinin üzerinden topu, uzak yan ağların içini gönderiyordu. İzlemeye doyamayacağınız bir goldü.

Soyunma odasına 3-0 geride giden Atlas'ın mucize şansı 49. dakikada kaleci Jorge Bava'nın kırmızı kartla oyundan atılma sonucu ortadan tamamen kalkıyordu. Kalan bölümde ise Boca Juniors, kendisini sıkmayacaktı. Boca, karşılaşma öncesi beklediğim gibi rahat kazandı ve Yarı Final'e çıkmayı başardı. Şampiyonluk için de en büyük aday olduğunu herkese göstermiş oldu.

Hiç yorum yok: