21 Mayıs 2008 Çarşamba

San Antonio Spurs: Kazanmak Bir Alışkanlıktır



NBA'de geçtiğimiz yılın şampiyonu San Antonio Spurs, sezonun sürpriz takımı New Orleans Hornets'in hayallerini dün gece Batı Finalleri Yedinci Maçı'nda bitirmekle meşguldü. Takımların üçer galibiyet aldığı serinin son maçında rakibini 91-82 mağlup eden San Antonio Spurs, Konferans Finalleri'nde Los Angeles Lakers'ın rakibi oldu.

Serinin daha önceki maçlarında ev sahibi olan takım, rakibine kesin üstünlükler sağlamıştı. İki takım da iç sahada aldıkları üçer galibiyet ile yedinci maça gelmeyi başarmıştı; ama yedinci maç, hepsinden farklıydı. Sezon boyunca oldukça önemli işler çıkaran genç Hornets takımı adına dev bir sınav olacaktı. Tecrübeli Spurs ise, sinir bozucu sessizliği ile galibiyeti ve seriyi almak için mücadele edecekti.

Yedinci maça ev sahipliği yapacak New Orleans Arena'da serinin daha önce oynanan üç maçı, Chris Paul ve arkadaşları tarafından ortalama 19.6 sayılık farklarla (101-82, 102-84 ve 101-79) kazanılmıştı. Muhtemelen dün gece bir sayılık farka bile duacı olabilirlerdi. Hornets için büyük bir sınavdı; ama Chris Paul için daha fazlasıydı. Sezon boyunca, NBA'de açık ara en iyi point-guard olarak (ki rakipleri de fena sayılmaz: Steve Nash, Jason Kidd, Deron Williams) gösterilen Paul, takımın lideriydi ve yapması gereken Hornets'i Batı Finalleri'ne taşımaktı.

Serinin ilk beş maçında 100 sayı barajını geçen takım, sahadan galip ayrılmıştı. Altıncı maçta ise San Antonio Spurs, 99-80 ile kazanıyordu. Boston Celtics ve Cleveland Cavaliers arasındaki eşleşme ile karşılaştırınca skor açısından zengin geçen bir seri olduğunu söyleyebilirdik, Hornets ve Spurs seri hakkında konuşurken; fakat bu kez takımlar, yedinci maçın ciddiyetinden olsa gerek, diğer maçlara oranla daha sert savunmalarla maça başlıyorlardı.

İlk çeyreğin bitimine 4:16 kala San Antonio Spurs, Arjantinli forveti Fabricio Oberto'nun potalı basketiyle skoru 12'de eşitliyordu. Geri kalan bölümde Tim Duncan ile etkili olan son şampiyon karşısında New Orleans, David West'in 10 sayısı ile ayakta durmaya çalışacaktı. Oyunda kaldığı süre içerisinde 5/8 şut isabeti ile oynayan West, dört de ribaund alıyordu. Serinin beşinci maçında kariyer rekorlarını alt üst eden West için unutulmaz bir gece daha yaşanabilirdi belki de; ama ilk çeyreği önde kapatan 23-20'lik skorla San Antonio Spurs olacaktı.

San Antonio Spurs adına ilk çeyrekte dikkat çekilmesi gereken noktalar vardı. En önemlisi ise Tim Duncan'ın üzerine yoğunlaşan savunmada boş adamları bulması ve Spurs'ün kritik üçlüklerle rakibinin direncini kırması olarak gösterilebilirdi. Spurs, ilk çeyrekte Manu Ginobili, Bruce Bowen ve Ime Udoka ile toplam üç üçlük bulurken tüm pozisyonlar Tim Duncan'ın üzerinden dönmüştü. Spurs için bir diğer önemli hamle de ribaundlardaki üstünlüktü. İlk çeyrekte 6 hücum ribaundu çekmişti, son şampiyon. Kurt Thomas, çeyreğin son basketini atmadan hemen önce üst üste üçüncü hücum ribaundunu almıştı.

İkinci çeyreğin başında San Antonio Spurs, rüzgarı arkasına alacaktı. Robert Horry'nin devrenin bitimine 8:40 kala skoru 30-22'ye getiren üç sayılık basketi, konuk takımın 7-2'lik seri ile öne fırladığı anlamına geliyordu. Üç sayılık oyun, Spurs molasının hemen ardından ortaya koyulmuştu ve bu işte mutlaka koç Gregg Popovich'in bir parmağı vardı.

Spurs, skorda ilerliyordu. Fransız guard Tony Parker'ın basket ve faulden bulduğu üç sayının ardından bitime 6:43 kala skor, Spurs lehine 36-25'e kadar gelmişti. Hornets, seri boyunca kazandığı üç maçta da devre arasına mağlup giren taraftı ve maçı kazanacak hamleleri hep üçüncü çeyreklerde yapmıştı; ama sezonu tamamen bitirmemek adına benzer bir hareketlenmeyi üçüncü çeyrekten biraz daha öncesine çekmek zorundaydı.

New Orleans Hornets, üzerindeki ölü toprağını önce Peja Stojakovic, daha sonra da Mo Petterson'ın üç sayılık basketleri ile atarken farkı bir anda beş sayıya kadar indiriyordu. İki basketin pasını veren Chris Paul, bu sekansta skora iki sayılık katkı yaparken ardından Stojakovic ile gelen basket sonucu Hornets, 12-0'lık seri ile 37-36 öne geçiyordu (Hornets, geri kalan bölümde bir daha öne geçemeyecekti).

Spurs, kaybettiği üç maçta da Hornets'in geri dönüşlerine karşılık verememiş ve sahadan hep farklı mağlubiyetler ile ayrılmak durumunda kalmıştı; fakat, dediğimiz gibi, yedinci maç heyecanı bambaşka bir şeydi. Bu kez Spurs'ün cevabı, daha öncekilere pek benzemiyordu. Tüm kariyeri boyunca ''kazanan adam'' olan Manu Ginobili, devrenin son üç dakikasında 11 sayılık bir patlama yapacak ve Spurs, soyunma odasına 51-42 ile önde gidecekti. İlk yarının tamamında San Antonio, Tim Duncan'ın basketbol zekasından son derece başarılı şekilde faydalanırken takım adına işi bitiren genellikle Manu Ginobili olmuştu.

New Orleans Hornets için bu seride soyunma odasına geride gitmek pek alışık olmadığı bir durum değildi; çünkü kazandığı üç maçta da ikinci yarıya geride başlayan Paul, West ve arkadaşları, seri boyunca sadece bir maçın ilk yarısında galip taraf olabilmişlerdi. Yedinci maçta da geri dönmek zorundaydılar; ama Son Şampiyon, fazla sayıda silaha sahipti. Ginobili ve Duncan ikilisi, etkili olmaya devam ederken üçüncü çeyreğin son iki dakikasında Michael Finley ve Robert Horry'nin art arda kaydettikleri üç sayılık basketler, Hornets için cesaret kırıcı oluyordu. Hornets, son çeyrek öncesi 71-56 geriye düşmüştü.

New Orleans Arena'daki üç maçta 101,3 sayı ortalaması tutturan Hornets, son maçta Spurs savunması ve tecrübesine takılıyordu. Takımın lideri Chris Paul, maç sonundaki istatistiklere bakıldığında gayet olumlu bir performans ile oynamış olarak görülebilirdi; ama ''lider'' gibi miydi, pek değil. Maça fırtına gibi başlayan ve 5/8 ile şut atan David West ise, geri kalan bölümde şut istatistiğini 3/11 ile yerlerde dolaştırıyordu. New Orleans Hornets, sürpriz bir kahraman çıkarmalıydı. Jannero Pargo, görevi üstlenmek istedi.

Hornets, geri dönmek için biraz gecikmişti; ama dördüncü çeyreğe 7/7 iç saha isabeti ile başladıktan sonra skoru 78-70'e kadar getirmeyi başarmıştı. Spurs, Ginobili ve Duncan ortaklığı sonucu rakibine verecek cevap arasa da Jannero Pargo, etkili olmaya devam ediyordu. Pargo, takımı uykusundan uyandırmış ve hata yapmadığı serbest atışların arasına da belli sayıda üç sayılık isabetler sıkıştırmıştı. Maçın bitimine 1:35 kala Pargo, yayın gerisinden bir kez daha başarılı oluyor ve fark, 83-80'lik skorla üç sayıya iniyordu.

Tim Duncan karşısında yapılan iyi savunmanın ardından hücuma çıkan New Orleans Hornets'ta gecenin en kritik şutu ise son çeyrekte 16 sayı ile oynayan Jannero Pargo'dan gelecekti. Tam da o sıralarda alev almakta olan Pargo, belki de yanlış bir tercihle, kullandığı üç sayılık atışta isabet kaydedemeyince Hornets, eşitlik fırsatını değerlendiremiyordu.

Hornets adına tüm işler yolunda giderken Spurs, son çeyrekte saha içinden 3/17 ile şut kullanmıştı; fakat bu, gecenin en önemli hücumundan boş dönecekleri anlamına gelmemeliydi. Bitime :50 kala Tim Duncan ve Tony Parker'ın ikili oyunu, Fransız tarafından iki sayı ile tamamlandığında beşe çıkan fark sonrası, gecenin senaryosu da yazılmış olacaktı.

Kalan bölümde 6/6 serbest atış isabeti ile oynayan Ginobili'nin toplamda 26 sayısı, Spurs'ün maçı kazanmasındaki en önemli istatistiklerinden biri olarak gözükse de en değerli performans hiç kuşkusuz Tim Duncan'dan geliyordu. Duncan, karşılaşmayı 16 sayı ve 14 ribaundla bitirdi; ama sahada kaldığı süre içerisinde Spurs'ün kazandığı her sayıda bir şekilde sahnede olan isimdi.

New Orleans Hornets'in lideri Chris Paul, 18 sayı, 8 ribaund ve 14 asist ile sezona noktayı koydu; ama aynı şekilde belli noktalarda maça ağırlığını koyamadı. İlk çeyreğin yıldız ismi David West, 20 sayı ve 9 ribaund ile oynarken son çeyrekte attığı 16 sayı ile takımını maçın içerisinde tutan Jannero Pargo, sahadan 18 sayı ve 4 ribaund ile tamamladı. Tyson Chandler'ın 13 sayı ve 15 ribaundluk performansı ise Konferans Finalleri için yeterli olmadı.

Spurs, son maçta şampiyon karakterini ortaya koydu. Türkiye'deki tarafsız basketbolseverlerin tamamına yakını Hornets'in galibiyetinin peşinden gitmişti belki de; ama sezon boyunca harika işler çıkaran genç Hornets, ''buraya kadar'' dedi. Geriye ise kendilerini alkışlatmak kaldı.

Batı Finalleri, Lakers ve Spurs arasında. İlk maç, çarşamba gecesi TSİ 04.00'da Staples Center'da oynanacak. Pistons-Spurs Finali'nin adı bile ürkütücü. Umarım, Konferans Finalleri'nde de takımlar ev sahibi olmanın avantajını iyi kullanırlar ve ortaya nostaljik bir Lakers-Celtics kapışması çıkar.

Hiç yorum yok: