9 Haziran 2008 Pazartesi

Euro 2008'e Doğru: D Grubu



Euro 2008'de İtalya, Fransa, Hollanda ve Romanya'nın bulunduğu C Grubu, ''Ölüm Grubu'' olarak adlandırılsa da birçok otorite tarafından iki takımın ismi Çeyrek Final için daha sık teleffuz ediliyordu. İtalya ve Fransa, C Grubu'nun öne çıkan takımları olabilir. İspanya, Yunanistan, İsveç ve Rusya'nın bulunduğu D Grubu'nda ise favori olarak gösterilebilecek takım sayısı ise sadece 1. İspanya'nın turnuva performansına güvenmeyen bazılarına göre, ki haksız sayılmazlar, Euro 2008'de favorisi olmayan tek grup, D Grubu.

Tüm zamanlarda Avrupa'nın üst düzey yeteneklerini sürekli kadrosunda bulundurmayı başaran İspanya, 1964'teki ilk ve tek Avrupa Şampiyonluğu dışında yeteneğinin karşılığını hiçbir zaman alamadı. 1996 ve 2000'de Çeyrek Final'den öteye gidemeyen, 2004'te kendisini aşarak gruptan bile çıkamayan İspanya için Euro 2008, her büyük turnuva öncesinde söylendiği gibi, dönüm noktası olabilir.

İspanya'nın bunca yıldır Avrupa'da somut bir başarı kazanamamasının birçok farklı nedeni olmuştu muhakkak. Takım olamamak, inanmamak, mücadele etmemek gibi klişeler ile kolay yola kaçılabilir, başarısızlığın nedenleri araştırılırken. Yani Euro 2008 kadrosu incelendiğinde de İspanyol oyuncuların yeteneği adına herhangi bir sorgulama yapılmayacaktır; ama içerisinde bulunduğumuz Haziran ayı sonunda başarı gelmemiş olursa, bu kez hedef daha kesin olabilir: Luis Aragones.

İspanya Milli Takımı Teknik Direktörü Luis Aragones'i eleştirmek isteyenler, birçok neden sunabilirler karşılarındakilere. Elemeler boyunca, kendisine bir şekilde sürekli polemik konusu bulabilen, İspanya Federasyonu ve basın ile tartışma ortamında olan, Real Madrid'in yıldız oyuncusu Raul'ü hiçbir zaman kadrosunda düşünmeyen Luis Aragones'in çok sevilmediğini söylemek, yanlış olmayabilir. Olası bir başarısızlık sonrası da Aragones'in arkasından ağlayan kişi sayısının hatrı sayılmayacaktır.

Luis Aragones'in tüm antipatikliğine karşın İspanya, elemelerde fena iş çıkarmadı. 4-0'lık Liechtenstein galibiyeti ile grup maçlarına başladıktan sonra art arda alınan Kuzey İrlanda ve İsveç mağlubiyetleri, moral bozmak için yeterli sebepler içerebilirdi; ama Boğalar, bu mağlubiyetlerin altından kalan 9 maçtan 25 puan çıkararak kalkmayı başaracaktı.

İspanya'nın Finaller kadrosunda, Raul yok. La Liga'da sezonu Gol Kralı olarak kapatan Daniel Güiza, Türkiye'deki meslektaşı gibi kontenjandan kadroya girmeyi başardı. Daha fazlası için David Villa ve Fernando Torres'i de geçmesi gerekecek. Orta sahadaki Xabi Alonso, Cecs Fabregas ve Xavi Hernandez üçlüsüne Andres Iniesta ve Marcos Senna gibi alternatifler eklendiğinde İspanya adına son derece etkili bir hücum hattı çıkıyor ortaya. Savunma konusunda ise Carles Puyol ile arkadaşlarına güvenebilirler.

İspanya ile ilgili tahmin paragrafına bir klişe hakim olacak, ne yazık ki. Büyük potansiyele sahipler. Özellikle orta sahadaki üstünlüklerini rakiplerine karşı kullanmayı başarırlarsa, kariyer sezonunu yaşayan Fernando Torres ile sonuca eskisinde rahat gidebilirler; ama büyük çoğunluk gibi ben de teknik direktör Aragones'in huysuzluk yapabileceğini düşünüyorum. Normal şartlar altında son derece güçlü rakipleri olmasına karşın İspanya'nın grubu lider kapatması gerekir.

Tarihinde sadece iki kez Avrupa Şampiyonaları'na katılan ve Euro 2008'e son şampiyon olarak gelen Yunanistan, Euro 2004'teki kadar rahat olmayacaktır. Alman teknik direktör Otto Rehhagel'in Komşu'da aziz ilan edilmesine çok şaşırmamak gerekir. Portekiz'deki şampiyonada futbolu katletmiş olsa da Rehhagel, Yunanistan'a uzun süredir ihtiyacı olan bir şey kazandırdı: Futbol kimliği.

Yunanistan'ın Euro 2004'teki taktiği, 2006 Dünya Kupası Finalleri için yeterli olmadı. Rahat olmayacaklar, demiştik. Tam da bu yüzden. Yunanistan'ın Euro 2008'deki herhangi bir neticesi artık kimse için sürpriz sayılmayacak. Finaller öncesi sözleşmesini iki yıl daha uzatan Rehhagel'in futbol felsefesinin Portekiz'deki gecelerden daha fazla açık vereceği kesin.

Savunmada oyuna geri dönen Trainos Dellas, tüm tecrübesini ülkesi için ortaya koyacaktır. Avrupa Şampiyonu olan Yunanistan takımının en kilit oyuncusu olan Dellas'ın yanında kendisine benzeyen bir partneri daha olacak, Euro 2008 Finalleri boyunca. 1.96'lık Trainos Dellas'lı Yunanistan savunması, 1.92'lik Sotiris Krygiakos ile tamamlanacak. Euro 2004'teki şampiyon kadroda bulunmayan Krygiakos'un varlığı, Yunan savunmasına güç katacaktır. İtalyanların hırçın oyuncusu Marco Materazzi'ye benzeyen yapısıyla Krygiakos'u son dört yıl içerisinde Avrupa'da seviye atlayan beş Yunan oyuncusunun arasına rahatlıkla koyabiliriz.

Euro 2004 sonrası Yunan futbolcular, kariyerlerinde bekledikleri çıkışları yapamadılar. Şampiyon kadronun en iyi oyuncusu olarak görülen Kaptan Theodoros Zagorakis, bir yıllık Bologna macerasının ardından ülkesine döndü. Angelos Basinas, iki yıl Panathinaikos'ta oynadıktan sonra ancak Real Mallorca transferini yapabildi. Takımın golcüsü Angelos Charisteas, turnuvanın ardından gelen dört sezonu dört ayrı takımda tamamladı. Giorgos Karagounis, turnuva öncesindeki kulübü Inter'in seviyesinde kalamadı ve Benfica üzerinden ülkesine geri döndü.

Turnuva kadrosundan kariyerinin üstüne koyan belki de tek oyuncu, Yourkas Seitaridis oldu. 2004-05 Sezonu'nu Porto'da geçiren Yunan sağ bek, bir yıl da Dynamo Moskova'da oynadıktan sonra Atletico Madrid'e transfer oldu. O dönem Yunanistan'ın U-21 takımında görev yapan Giorgios Samaras ve Panathinaikos'taki kariyerinden sonra Bochum formasıyla Almanya'da gol kralı olmayı başaran Theofanis Gekas, kariyerlerini geliştiren Yunanlar oldu.

Yunanistan'ın Euro 2004'ten miras kalan kadrosuna en önemli iki takviye de Samaras ve Gekas olacak. Otto Rehhagel, Yunan halkını bir kez daha sevindirmek isteyecektir; ama artık, ''underdog'' değiller. İsveç, Rusya ve İspanya'nın olduğu gruptaki en iyi derecelerinin ise üçüncülük olacağını düşünüyorum.

İtalya Serie-A'da sezonun son haftasındaki Parma deplasmanında kenardan gelerek takımı Inter adına şampiyonluğu getiren iki gol atan İsveçli Zlatan Ibrahimovic, o gün aslında ne kadar sinir bozucu bir forvet olduğunu da göstermişti. Ibrahimovic, konstanstre olur ve küstahlığını üzerinden atmayı başarabilirse İsveç için çok önemli bir koz olacaktır. İsveçlilerin Henrik Larsson'dan sonra yeni bir kahramana ihtiyaçları var. Ibrahimovic, bunun farkına varabildiği takdirde İsveç, rakiplerinin önüne geçebilir.

Elemelerde İspanya ile aynı grupta mücadele eden İsveç, Henrik Larsson ve Zlatan Ibrahimovic'in yanı sıra Johan Elmander, Markus Aalback ve Markus Rosenberg gibi forvet bölgesinde oldukça iyi bir kadroya sahip. Bu isimlere Tobias Linderoth önderliğindeki Freddie Ljungberg, Kim Kallström, Sebastian Larsson ve Christian Wilhelmsson gibi alternatiflere sahip olan orta saha da eklenince İsveç, etkili bir hücum takımı haline gelebilir.

Tobias Linderoth'un Galatasaray'daki profilinin özelinde İskandinav Futbolu'nun ortaya koyabilecek bir karakterinin olduğunu var sayarsak İsveç adına umut beslenebilir. 1994 Dünya Kupası'nda ''Gönüllerin Şampiyonu'' olan İsveç'in Euro 2008'de de söylecek sözünün olduğunu ve D Grubu'ndan Çeyrek Final'e yükselecek iki takımdan biri olacağını düşünüyorum.

Eleme Grupları'nda Hırvatistan'ın İngiltere deplasmanından galibiyet ile dönmesine en çok sevinen Ruslar olmuştu. Guus Hiddink ve ekibi, bu sonucun ardından Andorra'yı 1-0 ile geçerek Euro 2008 Finalleri'ne katılmaya hak kazanmıştı.

Son yıllarda kulüp takımlarının yaptığı yatırımların karşılığını aldığı dönemde Rusya, üst üste dördüncü kez Avrupa Şampiyonası'na katılıyor. Yine de Guus Hiddink ile Rusya'nın sınıf atladığını söylemekte var. Rusya, her ne kadar Hırvatistan'ın ''kıyağıyla'' Euro 2008'e katılmış gibi gözükse de Ekim ayında Moskova'da oynanan İngiltere maçındaki geri dönüşüyle Finalleri hak eden bir takım olduğunu göstermişti.

Roman Pavlyucenko'nun beş dakika içerisinde attığı iki gol 17 Ekim 2007 akşamı Rusya'yı İngiltere karşısında 1-0'lık mağlubiyetten 2-1'lik galibiyete ve ikinci sıraya taşımış; fakat Ruslar, bir ay sonra İsrail'e mağlup olarak işini zora sokmuştu. Neyse ki Rusları, Hırvatlar kurtardı. Peki Guus Hiddink'in Rusyası'nın Euro 2008 Finalleri'nde ne gibi bir şansı olabilir?

Mutlaka isim vermek gerekirse, favorilerimi açıkça söylemiştim: İspanya ve İsveç. Luis Aragones'in varlığına rağmen İspanya'ya, son yıllardaki istikrarlı görüntüsüyle de İsveç'e güveniyorum; ama bu iki takımı en çok zorlayacak takım, Rusya olacaktır. Guus Hiddink'in varlığı ve inatçı futbol, Rusya'yı son ana kadar resmin içinde tutabilir.

Fikstür

10 Haziran Salı: 19.00: İspanya - Rusya
10 Haziran Salı: 21.45: Yunanistan - İsveç

14 Haziran Cumartesi: 19.00: İsveç - İspanya
14 Haziran Cumartesi: 21.45: Yunanistan - Rusya

18 Haziran Çarşamba: 21.45: Yunanistan - İspanya
18 Haziran Çarşamba: 21.45: Rusya - İsveç

Hiç yorum yok: