7 Haziran 2008 Cumartesi

Euro 2008'e Doğru: Hırvatistan Milli Takımı



Hırvatistan, Euro 2008 Eleme Grupları'nda Rusya, İngiltere, İsrail, Makedonya, Estonya ve Andorra ile mücadele etti. Gruptaki son maçlar öncesi Euro 2008'e gitmeyi garantilemiş olan Hırvatistan, son maçta İngiltere deplasmanında rakibini 3-2 mağlup ederek Ada'daki birçok yıldız oyuncuyu İsviçre ve Avusturya'ya kadar yormamıştı. Oysa ki, İngiltere'ye Euro 2008 Finalleri için bir puan yetecekti.

Hırvatistan, İngiltere galibiyetiyle puanını 29'a yükselterek grubu lider kapattı; ama İngilizlerin turnuva boyunca Hırvatistan'ın rakiplerini destekleyecekleri konusunda kimsenin şüphesi olmayacaktır.

1990 yılına kadar Yugoslavya'nın bir parçası olan Hırvatistan, 1992 yılında UEFA ve FIFA tarafından tanınmış; fakat 1994 Dünya Kupası elemelerine katılamamıştı. İngiltere'de düzenlenecek Euro 96 Avrupa Şampiyonası Finalleri için ilk kez Hırvatistan ismiyle elemelere katılan ülke, İtalya'nın bulunduğu gruptan 23 puanla lider çıkarak Euro 96 vizesi almayı başarmıştı. 16 Kasım 1994 günü, deplasmanda 2-1 kazanılan İtalya maçı ise başlı başına bir efsane olmak için yeterliydi. Hırvatistan, Euro 96 Finalleri'nde ise Portekiz, Danimarka ve Türkiye ile aynı gruba düşüyordu.

Robert Jarni, Slaven Bilic, Robert Prosinecki, Davor Suker, Zvonomir Boban, Alen Boksic, Zvonomir Soldo, Goran Vlaovic ve Dario Simic gibi dikkat çekici isimlerle İngiltere'ye gelen Hırvatistan, grubun ilk maçında kendisi gibi ilk kez Avrupa Şampiyonası'na katılan Türkiye'yi 86. dakikada Vlaovic'in attığı gol ile 1-0 mağlup etmeyi başarıyordu. Türkiye'nin karşılaşma ile ilgili tek tesellisi, gole giden Vlaovic'i düşürmeyen Alpay Özalan'ın turnuva sonrasında Fair-Play ödülüne layık görülmesiydi.

Hırvatistan, Euro 96'da daha sonra, bir önceki Avrupa Şampiyonası'nın şampiyonu Danimarka'yı 3-0 mağlup ederken son maçta Portekiz'e karşı sahadan aynı skorla mağlup ayrılıyordu. Lider Portekiz'in arkasında ikinci olarak Çeyrek Final'e çıkan Hırvatistan'ı durduran ekip ise Almanya olacaktı. Jürgen Klinsmann, Matthias Sammer ve Andreas Möller özelinde birçok yıldızı kadrosunda bulunduran Almanya, daha sonra şampiyon olacağı turnuvanın bu aşamasında Hırvatistan'ı 2-1 ile saf dışı bırakıyordu.

Hırvatistan'ın Euro 96 Finalleri'ndeki kadrosu, Fransa'da düzenlenen 1998 Dünya Kupası'nda üçüncülüğü elde eden takımın da omurgasını oluşturacaktı; fakat Euro 2000 Elemeleri'nde Yugoslavya'nın bulunduğu grupta üçüncü sırada kalan Hırvatistan, çok başarılı bir dönemin ardından Avrupa Şampiyonası'na katılamama gerçeği ile yüzleşiyordu.

Güney Kore ve Japonya'da organize edilen 2002 Dünya Kupası'nda ilk emarelerini gösteren jenerasyon değişikliği, Portekiz'deki Euro 2004 ve Almanya'daki 2006 Dünya Kupası Finalleri'nin ardından son halini aldı. İsviçre ve Avusturya'da oldukça genç, yetenekli ve kazanmaya aç bir Hırvatistan takımı izleyeceğiz.

Euro 96 Finalleri'nde Hırvatistan savunmadaki lideri Slaven Bilic, 2008'de turnuvanın en genç antrenörü konumunda. Bilic, antrenörlük kariyerindeki gençlik heyecanıyla sürekli kazanmak için oynayan iştahlı bir takım çıkardı ortaya. Gruptan çıkmasının kesinleşmesine rağmen İngiltere deplasmanında alınan galibiyet, bu durumun en net göstergesi olsa gerek.

Bilic'in hiperaktif takımının kalesinde, Stipe Pletikosa olacaktır. Spartak Moskova forması ile futbol yaşantısını sürdüren Pletikosa'nın vitrine çıktığı ilk dönemlere dönülünce bugünlerde çok daha iyi yerlerde olması beklenebilirdi; ama Pletikosa, halen standartların üstünde sayılabilecek bir kaleci. Bilic'in de bu konuda Pletikosa'ya güvendiğini sanıyorum. Pletikosa'nın alternatifleri ise, Panathinaikos'un kalecisi Mario Galinovic ve Fransa'da küme düşen Lens'ın file bekçisi Vedran Runje.

Savunmanın göbeğinde turnuva sonrası AC Milan'dan ayrılması beklenen Dario Simic ve Borussia Dortmund'dan Robert Kovac'ı izleyebiliriz; fakat eski savunma oyuncusu Slaven Bilic önderliğinde iyi bir hücum takımına dönüşen Hırvatistan'ın savunma ikilisi, elemelerde takımı zor durumda bırakabilir. Kovac ve Simic, hızlı oynayan Hırvatistan takımını yavaşlatabilecek kadar ağırlar. Bu ikiliye, 2006 Dünya Kupası'ndaki Avustralya maçında üç sarı kart gören Josip Simunic de eklenebilir. Neyse ki, Bilic'in savunmanın sağında sonuna kadar güvenebileceği bir isim var: Vedran Corluka. Genç teknik adam, ''Dünya üzerindeki en iyi sağ bek'' diyebilecek kadar ileri gidiyor, 22 yaşındaki oyuncusu hakkında konuşurken.

Kendisinden önceki teknik adam Zlatko Krancjar'dan koltuğu devraldıktan sonra Slaven Bilic'in yaptığı en dikkat çekici değişikliklerden biri olarak, orta sahadaki yaratıcı oyuncu kontenjanı gösteriliyor. Savunma ve orta saha arasına kaptan Niko Kovac'ı yerleştiren Bilic, orta sahanın hücuma bakan yüzünde Luka Modric ve Ivan Rakitic gibi heyecan verici gençleri takıma monte etmeye çalışıyor.

Hırvatistan'ın Euro 2008 Finalleri'nde en çok özlemini duyacağı oyuncu, Eduardo da Silva olacak. Elemelerde oynanan maçların Hırvatistan adına en efektif isimlerinden olan Eduardo, geçtiğimiz sezon Premier Lig'de oynanan Birmingham City maçında Martin Taylor'ın korkunç müdahalesi sonrası feci şekilde sakatlanmıştı. Arsenalli oyuncunun yokluğunda Bilic, hücum bölgesinde değişikliğe gidebilir.

Borussia Dortmund formasıyla son derece başarılı bir sezon geçiren ve elemelerde İngiltere'nin hayallerini suya düşüren golü atan Mladen Petric, alternatifler arasında öne çıkan oyuncu. Teknik direktör Bilic, Ivica Olic ve Ivan Klasnic gibi isimler ile de elini güçlendirecektir mutlaka; ama Eduardo'nun olmadığı bir sistemde Mladen Petric'in arkasına Ivan Rakitic ile Luka Modric eklenebilir. Bu durumda, Niko Kovac'ın yanına Darijo Srna çekilir. Niko Kranjcar ile de başarılı bir 4-2-3-1 sistemi uygulanabilir.

Tahmin: Euro 96 ve Fransa 98'de gönülleri fetheden Hırvatistan, jenerasyon değişikliği ile geri dönüyor. Kadroda oldukça etkileyici genç oyuncular bulunuyor. Luka Modric, Mladen Petric, Vedran Corluka ve Ivan Rakitic, ayrıca izlenilmesi gereken isimler. Tüm bunlara rağmen Eduardo'nun eksikliği, Hırvatistan'ın canını yakacaktır.

B Grubu'nda Almanya ile baş edebilecek en güçlü takım, Hırvatistan. Slaven Bilic'in etkileyici takımı, Polonya ve Avusturya karşısında da repertuvarından bazı bölümler sunacaktır. Grubu ikinci sırada tamamlarsa, diğer grupta lider olması beklenen Portekiz ile de güçlü bir Çeyrek Final mücadelesi yapabilir. Sonuç olarak, gruptan çıkmamaları önemli sürprizlerden biri olur. Yarı Final şansları da bulunuyor, diyebiliriz.

Hiç yorum yok: