22 Haziran 2008 Pazar

Hollanda: Hızlı Yaşadı, Genç Öldü



Euro 2008'de Çeyrek Finaller'in üçüncü gecesi, çok büyük bir sürprize sahne oldu. Grup maçları sonrası turnuvanın açık ara en iyi takımı olan Hollanda, 120 dakika boyunca ezildiği Rusya'ya normal sürede 1-1 ile dayansa da uzatma bölümünde gelen iki Rus golü, üçüncü yarı finalistin adını belirlemek için yeterli olacaktı.

Ölüm Grubu adı verilen C Grubu'ndan Fransa ve İtalya'yı darmadağın ederek lider çıkan Hollanda, ilk iki maçtaki kadrosundan herhangi bir oyuncuyu değiştirmeden çıkıyordu Rusya karşısına; fakat Hollanda, grup maçlarındaki moralli futbolundan çok uzak kalacaktı. Savunma oyuncusu Khalid Boulahrouz, maçtan bir-iki gün önce bebeğini kaybetmiş ve buna rağmen kendi isteğiyle Rusya maçında takımındaki yerini almıştı. Boulahrouz'un oynama kararı, bir çeşit Rus ruletiydi. Acısı taze Hollandalı'nın göstereceği performans takımı adına son derece önemli olabilirdi.

10 Haziran günü D Grubu'nun açılış maçında İspanya'ya 4-1 mağlup olan Rusya ise, kısa süre içerisinde büyük bir değişime uğramıştı. Euro 2008 Elemeleri'nin son maçında Andorra deplasmanında gördüğü kırmızı karttan dolayı iki maç oynamama cezası ile yüzleşmek durumunda kalan Andrei Arshavin, İsveç maçıyla formasına kavuşurken tüm takımın görüntüsünü değiştiren en önemli faktör olmuştu.

Gruplardaki ilk maçtan Çeyrek Final'e kadar Rusya kadrosundaki tek değişiklik, Andrei Arshavin değildi. İlk maçta büyük açıklar veren Rus savunması, Sergei Ignashevich ile takviye edilmişti. İleri uçta ise Ivan Saenko görev alacaktı.

Hollanda'nın turnuvadaki en kuvvetli olduğu bölgesiydi, orta sahasıydı. İki yönlü kullanılabilen bir orta sahaya sahipti, Hollanda. Ayrıca kulübeden gelebilecek Arjen Robben ve Robin van Persie gibi çok güçlü iki alternatif de bulunuyordu, Hollanda teknik direktörü Marco van Basten'in elinde; fakat van Basten, İtalya ve Fransa'ya karşı kazanan takımı bozmamak adına skora direkt etki yapabilecek iki oyuncusunu yanına alarak başlıyordu, Rusya karşılaşmasına.

Marco van Basten, vermiş olduğu kararın pişmanlığını ilk 45 dakika boyunca hissetmiş olmalıydı. Rusya orta sahası, enerjisiyle rakibinin en güçlü olduğu bölgede hiçbir şekilde ezilmiyordu, oynadığı oyunla. Hollandalı teknik direktör, müdahale için ilk yarının tamamlanmasını bekliyordu.

Hollanda'nın turnuva boyunca uygulamaya çalıştığı 4-2-3-1'de forvetin arkasındaki üçlünün sağında görev yapan Dirk Kuyt, etkisiz kalınca devrede yerini Robin van Persie'ye bırakıyordu. İşin kötüsü, Khalid Boulahrouz'un yaşadığı travmadan çıkamamıştı. van Basten, ikinci değişiklik hakkını 54. dakikada kullanmak durumunda kalıyordu. Hesapta olmayan bir değişiklikle, savunma oyuncusu John Heitinga dahil oluyordu oyuna.

Boulahrouz'un oyuna devam edememesi, Hollandalı oyuncuları psikolojik açıdan olumsuz şekilde etkileyebilirdi. Rusya ise bu dakikalarda etkili oyununu devam ettiriyordu. Gol için fazla geç kalınmayacaktı. İsveç maçında bir gol attıktan sonra dünyaları kaçıran Roman Pavlyuchenko, 56. dakikada önde direkte affetmiyordu.

Rus takımının sırrı, ileri-geri çalışan bekleriydi. Maç sonrası, Euro 2008'in resmi sitesinde Rusya'nın sahaya dizilişinde sağ bek Alexander Anyunov ve sol bek Yuri Zhirkov, orta sahanın kanatlarında gözüküyordu. Ruslar, Pavlyuchenko'nun arkasında görev yapan ve ayağına aldığı her topta Hollanda savunmasını perişan eden Arshavin ile işi normal sürede bitirecek gibi gözüküyordu. Bu arada, üçüncü oyuncu değişikliğini de yapıyordu Marco van Basten, 62. dakikada.

Hollanda kulübesinde hiç de fena görünmeyen alternatifler bulunuyordu; fakat van Basten, Klaas Jan-Huntelaar ve Arjen Robben'in de içinde yer aldığı seçenekler arasından Ibrahim Afellay'ı tercih ediyordu, son hakkı için. Robben'in kasıklarındaki problem, oynamasına engel olabilirdi ve belli ki Marco van Basten, orta sahadaki yapıyı bozmak istemiyordu Orlando Engelaar'ı oyundan alarak.

Hollanda adına tüm ümitler sona ermek üzereyken, bitime dört dakika kala, sahneye çıkan isim ise Ruud van Nistelrooy oluyordu. 10 numaraların eşleşmesinde Rus meslektaşının solosunu izlemek durumunda kalan Hollandalı 10 Wesley Sneijder'in sol çaprazdan kullandığı serbest atışa arka direkte Nistelrooy, dokunuyor ve maç 1-1 ile uzatmalara gidiyordu.

Hollanda'ya, sanki grup maçlarındaki performansının hatrına, bir şans daha veriliyordu. Peki, bu durum Hollanda adına ne gibi sonuçlar doğuracaktı? Rusya, Hollanda'yla oynamaya 30 dakika devam ediyordu. Uzatmalar, en çok Rusların yıldızı Andrei Arshavin'in işine gelecekti. Arshavin, uzatmaların ikinci devresinde göstermiş olduğu performans ile piyasasını arttırmakla meşguldü.

112. dakikada Hollanda savunmasının sağ tarafı ile iyice haşır neşir olan Arshavin, sol ayağıyla yaptığı ortada kaleci Edwin van der Sar'ın da kafasını karıştırarak takım arkadaşı Dmitri Torbinski'yi topla birlikte kalenin içine sokuyordu. Dört dakika sonrasında ise, işi kendisi bitirecekti. Taç atışından gelen top sonrası tek vücut çalımı yaparak kaleci ile yüz yüze gelen Arshavin, 210 dakikalık Euro 2008 kariyerinde tavan yapıyordu.

Rusya, turnuva süresi içerisindeki en büyük gelişmeyi gösteren takım olmayı başarırken Hollanda; Portekiz ve Hırvatistan'ın ardından ilk tur gruplarını lider kapamasına karşın Yarı Final göremeyen üçüncü takım oldu. Fransa maçının ardından, Hollanda'nın büyük turnuvalardaki futbol stilinden bahsederken, ''...Euro 2004'te de hücum futbolu, Hollandayı ancak Yarı Finaller'e kadar taşıyabilmişti'' demiştim. 2008'de ise son yılların en zengin hücum takımına sahip olmalarına rağmen, Yarı Final'i bile göremediler.

Hollanda için, hüsranla kapanan bir büyük turnuva daha. Hücum futbolunun yeniden kazanacağı düşünenler, üzülmesin. Rusya da fena değil hani ?...

Hiç yorum yok: