17 Haziran 2008 Salı

Los Angeles Lakers: Hayatta Kalmayı Başardı



Los Angeles Lakers
, 2008 NBA Finalleri Beşinci Maçı'nda Boston Celtics'i 103-98 mağlup ederek yüzük ümitlerini canlı tutmayı ve seriyi tekrar Boston'a taşımayı başardı. Serinin Altıncı Maçı, bu sabaha karşı TSİ 04.00'da oynanacak. Seride 3-2 önde olan Boston, kazanırsa 22 yıl aradan sonraki ilk şampiyonluğunu kazanacak.

Pazar gecesi oynanan kader maçına Lakers, hayatta kalabilmek adına çıkıyordu. Evinde fire vermeyen Boston, Staples'ta da Lakers'tan bir galibiyet çalmayı başarmış ve beşinci maç öncesi, ''işi bitirebilecek'' hale gelmişti. Hem Boston, hem de Los Angeles'taki maçlardan önce ev sahibi olan takımlar, seyircilerini karşılaşmanın içerisine sokacak; oyuncularının da motivasyonunu tavana vurduracak slaytlar hazırlıyordu. Staples Center'da oynananacak serinin beşinci maçı öncesinde de Lakers, sahanın ortasına dev bir indirmiş ve sonunda net bir mesaj vermişti: ''Not in our house!''. Yani, ''Bizim evimizde değil!''

Lakers, karşılaşmaya da bu sloganın etkisinde kalmış gibi başlayacaktı. Seri boyunca Lakers'ın en büyük kozu olduğunu söylediğimiz transition (geçiş, intikal, hal değişikliği gibi anlamlara gelmekte) offense, henüz ilk dakikada Lakers'a 5-0'lık skor üstünlüğünü getirecekti. Savunmada Rajon Rondo riskini alan Kobe Bryant, rakip savunma yerleşmeden üçlüğü gönderiyordu. 97-91 kaybedilen dördüncü maçtaki gibi başlamıştı oyuna, Lakers. Galibiyet için anahtar bu olmalıydı. Kobe Bryant ise ilk çeyrek boyunca hiç durmayacaktı.

Kobe, Celtics'in boyalı alanını zorlamıyordu ilk dakikalarda. Boston'da kaybedilen ikinci maçta sadece 10 defa serbest atış çizgisine giden Lakers, aynı maç içerisinde çizgiyi 38 kez ziyaret eden Boston'a kaybederken bu durum için hayıflanmış olabilirdi; fakat Kobe'nin 5. Maç'ta boyalı alana girmesine gerek kalmayacaktı. Çeyreğin bitimine 4:55 kala arka arkaya ikinci üç sayı isabetini bulan Kobe, skoru 24-10'a taşıyordu. Kendisi de 14 sayıya ulaşmıştı bile. Lakers, Staples'da kaybettiği maça da hızlı başlamasına karşın gecenin sonunda sahadan yenik ayrılmıştı; ama Kobe'nin süper başlangıcı, serideki tüm görüntüyü değiştirebilecek cinstendi.

Kobe Bryant'ın 15 sayı ile damga vurduğu çeyreği Lakers, 39-22 ile önde kapıyordu. Lakers koçu Phil Jackson, bu noktada stratejik bir karar verebilirdi. Sadece bir maç önce Lakers, oldukça benzer bir başlangıç yapmış; fakat ilerleyen dakikalarda bu durum, Lakers adına galibiyet özelinde herhangi bir anlam ifade etmemişti. Kobe Bryant'ın ikinci çeyrek başlarında -ilk molaya kadar ki yaklaşık 4 dakika kadar- dinlendirilmesi, bilinen bir tercihti. Bu noktada Jackson'ın seçimine saygı duymak gerekir; ama Boston, dördüncü maçtan galip ayrılırken Ray Allen, 48 dakika sahada kalmıştı örneğin. Ya da devam eden maçta Paul Pierce, ilk çeyrekten sonra ikinci çeyrekte de takımındaki yerini almıştı.

97-91 kaybedilen serinin dördüncü maçının ardından yapılan basın toplantısında, ''Oyuncu seçimi veya rotasyonunda, herhangi bir değişiklik düşünüyor musunuz?'' sorusuna, bir süre düşündükten sonra, ''Hayır!'' yanıtını veren Jackson, aslında Kobe'nin sahada kalma süresi hakkında da bazı ipuçlarını göstermişti. Kobe, ikinci çeyreğin başında yine kenara gelecekti.

Kobe, seri boyunca yaptığı en iyi başlangıç ile oynamasına karşın kenara gelmeliydi, bilemiyorum; bence, sahada kalmalıydı. Net bir örnek vardı, en azından karşı takımda. İlk dakika içerisinde Lakers, durumu telafi edecekmiş gibi gözüküyordu; fakat Kobe Bryant'ın devrenin bitimine 9:14 kala oyuna girdiği ana kadar geçen 1 dakika 39 saniye içerisinde Boston, 10-2'lik seri ile bir kez daha maça ortak olmayı başarmıştı.

Kobe Bryant'ın yaklaşık 4 dakika kenarda oturması, özellikle bir kişinin çok işine gelecekti: Paul Pierce. Celtics'in hücumda plansız kaldığı ilk çeyreği 5 sayı ile geçen Pierce, takımının 10-2'lik reaksiyonundaki başkahraman oluyordu. İkinci çeyreğin ilk dakikası dolmadan Sasha Vujacic'in basketiyle 43-24'lük üstünlüğü yakalayan Lakers'a Pierce ile cevap veren Celtics, Kobe'nin tekrar oyuna girdiği dakikaya kadar skoru 43-32'ye getirmişti; ama çok daha fazlası vardı.

İlk çeyrekteki Kobe Bryant başlangıcına cevap, ikinci çeyrekte Paul Pierce ile geliyordu. Pierce'ın 11 sayı ile etkili olduğu bölümde Celtics, 15-0'lık seri ile skoru 43-39'a taşıyacaktı. Lakers, Sasha Vujacic'in basketini takip eden 6:57'lik süreyi 0 (sıfır) sayı ile geçiyordu. Yaklaşık yedi dakika boyunca saha içinden 10 şut deneyen Lakers, bunların hiçbirinde isabet kaydedememişti. Lakers adına ikinci çeyrekteki suskunluğu bitirmeye yönelik hamle ise, Kobe Bryant'tan gelecekti.

Kobe Bryant, tepede topu eline aldığında ekrana yukarıdaki istatistik yansımıtşı. (0/10 saha içi isabeti). Boyalı alanda Pau Gasol'ü kullanan Kobe, İspanyol takım arkadaşının Lamar Odom'a verdiği sayı pası ile takımı kendine getirmeye çalışıyordu, bu bölüm içerisinde. Devre sonuna kadar da Lakers için en efektif oyuncu, Odom olacaktı. Lamar Odom'ın basketleri ile ayakta kalan ev sahibi ekip, soyunma odasına 55-52'lik üstünlükle gidiyordu.

Lakers, ilk çeyrekte 39 sayı bularak NBA Finaller Tarihi'ndeki en iyi başlangıçlardan biri yapmıştı; fakat ikinci çeyrekte skor, sadece 16'da kalacaktı. Bu durum da, Finaller Tarihi'nde farklı bir anlam taşıyabilirdi. Lakers'ın peş peşe oynanan iki çeyrekte hücum performansı, 23 sayılık bir düşüş yaşıyordu. Daha önce 1960 NBA Finalleri Altıncı Maçı'nda St. Louis Hawks karşısında ikinci çeyrekte rakip potaya 36 sayı gönderen Boston Celtics, 105-102 kaybedeceği maçın üçüncü çeyreğini 12 sayı ile tamamlamıştı. Bu, NBA Finaller Tarihi'nde bir takımın peş peşe oynanan iki çeyrekte hücum performansı açısından yaşadığı en büyük düşüştü. 1960 yılından gerçekleşen 24 sayılık erimeden sonraki rekor ise, 23 sayı ile Lakers'a ait olacaktı, 2008 NBA Finalleri Beşinci Maçı'ndaki görüntünün ardından.

Dördüncü Maç'taki gibi fark, bir anda erimiş ve Celtics, maçın içerisine girmeyi başarmıştı. Kobe, tamamı ilk çeyrekte olmak üzere, 15 sayı üretmişti; ama Pierce, rakibine 21 sayı ile cevap verecekti. Lakers, özgüven anlamında önemli darbeler almış olmalıydı. Celtics, maçı kaybetse bile Boston'a gidecek seride psikolojik üstünlüğü yakalamış gibi gözüküyordu.

Lakers, üçüncü çeyreğe de durgun başlayınca Celtics, çeyreğin bitimine 9:59 kala Paul Pierce'ın çizgiden bulduğu sayı ile maçta ilk kez öne geçiyordu. Kobe Bryant, Celtics'in skorda üstünlük yakalamasına basket ve faulden doğan üç sayılık oyunuyla cevap veriyordu; ama Lakers için kötü haber, çeyreğin bitimine 6:03 kala gelecekti. Kobe, takımı 65-64 ile bir sayı önde iken 4. faulünü yapıyordu. Normal şartlar altında kenara gelmesi gerekirdi bir oyuncunun, periyodun bitimine böylesi zaman kalmışken; ama Kobe, çeyreğin son dakikasına kadar oyunda kalacaktı. Phil Jackson, ikinci çeyreğin başında esnekleştirmediği rotasyon tercihini bozuyordu, Kobe özelinde. Belki de geç bile kalmıştı.

Lakers, üçüncü çeyreğin sonunu Pau Gasol ile iyi oynamayı başarınca son çeyreğe 79-70 ile önde giriyordu. Bu arada Celtics'de Paul Pierce, hiç kenara gelmemişti. Bir 12 dakikaya daha gücü kalmış mıydı, onu gösterecekti herkese.

Maçın bitimine 7:41 kala Kobe Bryant'ın iki sayılık basketiyle skorun 90-79'a gelmesi, Lakers'a bir iki hamle sonrasında hançeri vurma şansını verebilirdi. Boston adına ise geri dönebilmek için oldukça kritik dakikalar oynanacaktı. Paul Pierce ise, tüm çocukluğu boyunca bir Los Angeleslı olarak Boston'dan nefret ederek büyüdüğünü söyleyen adam, işi kendi şehrinde bitirmeye kararlı gibi gözüküyordu. Son 4:35'e girilirken Celtics, son bir hamle ile skoru 90'da eşitleyecekti.

Paul Pierce, efsanevi bir performans ile oynuyordu; ama oldukça da yorgun gözüküyordu. Üstelik kriz anlarında gözlerden kaybolduğu sıkça konuşulan Kevin Garnett de, takımı iki sayı gerideyken serbest atışları kaçırmıştı. Pierce, yanına yardımcı alamadığı karşılaşmanın son çeyreğinde 10 kez çizgiye gitmiş ve NBA Finaller Tarihi'nin rekorunu kırmıştı; ama bitime :37 kala Kobe'nin hamlesiyle maç boyu gösterdiği tüm performans, boşa gidiyordu.

Kobe Bryant, faul tartışmalarının yapılabileceği bir pozisyonda, Pierce'ın yorgunluğundan da yararlanarak, rakibinden topu çalıyor ve aksiyonu rakip potada smaç ile tamamlıyordu. :24 kala 99-95'e gelen maçın son bölümü ise, Lakers'ın çizgideki isabetli atışları ile geçecekti.

103-98 kaybeden Boston'da Paul Pierce, karşılaşmayı 38 sayı, 6 ribaund ve 8 asistlik olağanüstü rakamlarla tamamladı. Pierce, kaydettiği 38 sayı ile, NBA Finalleri'nde Celtics forması altındaki en iyi üçüncü kişisel hücum performansının altına da imza attı. Pierce'ın üstündeki tek isim ise: John Havlicek. 1968 NBA Finalleri Altıncı Maçı'nda Lakers'a karşı 40 sayı ile oynayan Havlicek, 1969 Finalleri'nin İkinci Maçı'nda ise yine Lakers potasına 43 sayı göndermeyi başarmıştı.

Paul Pierce'ın yanına ikinci bir skorer koyabilmek için hayli zorlanan Celtics'de sadece iki oyuncu çift haneli skorlar yapabildi. Saha içinden 4-13 ile oynayan Allen, takımı için 16 sayı kaydederken Kevin Garnett, 13 sayısının yanına 14 ribaund ekledi.

Beş oyuncunun çift hanelere çıktığı Lakers'da en skorer oyuncusu, 25 sayı ile Kobe Bryant oldu. MVP, istatistiklerine 7 ribaund ve 4 asist de ekledi; ama 6 top kaybının da bulunduğu maçtaki en olumlu istatistiğini 5 top çalarak yakaladı. Lamar Odom, 20 sayı ve 11 ribaund ile takıma önemli katkılar sağlarken Pau Gasol'ün 19 sayı, 13 ribaund ve 6 asistlik performansı, Lakers adına galibiyeti getiren unsurlardan oldu. Jordan Farmar ise 5-9 isabetle 11 sayı bularak, Lakers için maçtaki ''X-Factor'' olarak kaldı akıllarda.

Los Angeles Lakers, bu sezon evindeki son maçı galibiyetle tamamlayarak 6. maç için Boston'a uçtu. NBA Tarihi'nde hiçbir takım, 3-1'den geri gelerek şampiyonluğu kazanamadı. Lakers, bu anlamda, bir ilki gerçekleştirmeye çalışacak. Kobe ve arkadaşları, mucizeyi gerçekleştirirse, 1985 yılından bu yana uygulanan 2-3-2 Final formatında, deplasmandaki son iki maçı kazanan ilk ekip de olacak, aynı zamanda.

Lakers, sezon boyunca Staples Center'da oynadığı 11 Playoff maçından 10 galibiyet çıkardı. Kaybettikleri tek maç ise, yüksek ihtimalle şampiyonluğun kaçtığı karşılaşma olarak hatırlanabilir, serinin sona ermesinin ardından. Celtics ise, 2008 Playoffları'nda oynadığı 12 deplasman maçında sadece 3 kez kazanabildi; ama her üçü de Celtics'in bugünkü konumunda olması için oldukça kritik galibiyetlerdi.

Diğer taraftan bakalım. Celtics, bu sezonki 25. Playoff maçını oynadı, Pazar akşamı. Bu sabaha karşı, bu kategoride de NBA rekorunu kıracaklar. Daha önce 1994 yılında New York Knicks, 2005'te de Detroit Pistons, 25'er Playoff maçı ile tamamlamışlardı söz konusu sezonları. Ve iki takım da şampiyonluğu 7. maçlar sonrasında kaybetmişti (1994- Houston, 4-3 ve 2005- San Antonio, 4-3). Boston Celtics adına, durumun oldukça kritik bir not olduğunu düşünüyorum bu noktada. Yorgunluk etkisi olacak mıdır, birkaç saat sonra göreceğiz.

Lakers, seri boyunca Celtics karşısında iyi görüntü vermedi. Celtics, istediği zaman farkı kapattı, geri dönüşler yaptı ve kazandı; ama Kobe Bryant ve Phil Jackson'ın söylecekleri sözler olabilir, serinin altıncı maçında. 7. maç ihtimali, herkesi heyecanlandıracaktır. Seri, 3-3'e taşınırsa da son maçta her şey olabilir. Sanırım bu gece, Kobe'den üstün bir hücum performansı bekleyebiliriz.

Hiç yorum yok: