20 Haziran 2008 Cuma

Ray Allen: ''Keskin Şutör'' mü Dediniz ?



Ray Allen, Boston Celtics'in sezon öncesi planlanan dev projesinin ilk önemli adımıydı. 2007 NBA Draftı'nın gerçekleştirildiği 28 Haziran gecesi Seattle Supersonics'ten kariyerinin ilk şampiyonluğunu yaşayacağı Boston Celtics'e geçen Allen, sezon boyunca gösterdiği performansla en kritik anlarda takımının yanında oldu ve Celtics'in 17. şampiyonluğuna ciddi katkılarda bulundu.

Allen, NBA kariyeri boyunca, her dönem ligin en kaliteli ''keskin'' şutörlerinden biri olarak kabul edildi. NBA'in yakın dönemindeki en kaliteli draft yılı olan 1996'da Minnesota Timberwolves tarafından beşinci sıradan seçilen Allen, aynı gece Milwakuee Bucks'ın dördüncü sırada seçtiği Stephon Marbury ile takas edildi (Allen, 1998 yılında Denzel Washington ile başrolünü paylaştığı ve Stephon Marbury'nin hayatının anlatıldığı ''He Got Game'' adlı sinema filminde meslektaşının gençliğini oynayacaktı daha sonra).

Allen'ın Bucks forması ile en büyük başarısı ise 2000-01 Sezonu'nda Philadelphia 76'ers'a 4-3 kaybettiği NBA Doğu Konferansı Finalleri olacaktı.

Yedi sezonluk Milwakuee Bucks kariyerinin ardından Ray Allen'ın yeni durağı Seattle Supersonics oluyordu. Sonics kariyeri boyunca ciddi sakatlıklar yaşayan Allen, Konferans Yarı Finalleri'nde öteye gidemeyecekti; fakat 2005-06 Sezonu'nda yakaladığı maç başına 25.1'lik sayı ortalaması kariyer rekoruydu ve 12 Ocak 2007 günü Utah Jazz maçında attığı 54 sayı da kariyerinin en yüksek skoru olarak kalacaktı.

Ray Allen, sezon öncesine kadar 11 yıllık NBA kariyerinde kişisel olarak birçok başarıya imza atmış ve ligin her dönem kalburüstü oyuncularından biri olarak kabul edilmişti; fakat kariyerinde halen çok büyük bir eksik bulunuyordu: NBA Şampiyonluğu!

Boston Celtics ve Ray Allen'ın hedefleri, bu anlamda, birbiriyle son derece net bir şekilde örtüşüyordu. Allen, ilk şampiyonluğu için Celtics kadrosuna katılırken Celtics, 22 yıllık aradan sonra tekrar ligin en saygın takımı olmak istiyordu. Allen, 28 Haziran 2007 gecesi, 5 oyunculuk bir takas sonrası Sonics'ten Celtics'e geçecekti.

Ray Allen, 2007-08 Sezonu boyunca kariyer ortalamalarının altında kalmış olsa da, tıpkı Paul Pierce gibi, geçerli nedenlere sahipti. Üç büyük yıldız da, artık topu daha fazla paylaşmak zorundaydı ve başarı bu şekilde gelmeliydi. Büyük Üçlü'ye yapılan önemli takviyeler ile sonuca ulaşılacaktı. Sezon içerisindeki performansı ve Doğu takımında yer alan Caron Butler'ın da sakatlığıyla All-Star olmayı da başaran Allen, 5 Haziran gecesi 11 yıldır beklediği yerdeydi.

Yayın gerisinden yaptığı isabetli atışlar, Ray Allen Basketbolu'nun imza hareketi olarak kalmıştı yıllarca akıllarda. 2008 Finalleri süresince de Allen, basketbolda en güçlü olduğu faktör üzerine yaptı çalışmalarını.

Ray Allen'ın Lakers ile oynanan Final serisinin ilk beş maçı boyunca gösterdiği performans ise şu şekildeydi:

1. Maç: 18 sayı, 8 ribaund, 5 asist ve 2-6 3sayı isabeti
2. Maç
: 17 sayı, 2 ribaund, 2 asist ve 3-6 3sayı isabeti
3. Maç
: 25 sayı, 5 ribaund, 2 asist ve 5-7 3sayı isabeti
4. Maç
: 19 sayı, 9 ribaund, 2 asist ve 2-6 3sayı isabeti
5. Maç
: 16 sayı, 2 ribaund, 2 asist ve 3-8 3sayı isabeti

Final serisinde Lakers'a karşı ilk beş maçta 33 kez yayın gerisinden atış kullanan Allen, 15 isabetle Finaller rekorunu zorluyordu. Daha önceki rekor, 17'ydi ve iki oyuncu tarafından paylaşılıyordu.

1993 NBA Finalleri'ni altı maç sonunda Chicago Bulls'a kaybeden Phoenix Suns'tan Don Majerle, 17 isabetli üç sayılık atışla dönemin rekorunu kırmayı başarmıştı; fakat bir sezon sonra Majerle'nin rekoru, Derek Harper tarafından egale edilecekti.

Houston Rockets
'ın efsanevi pivotu Hakeem Olajuwon ile ezeli rakibi New York Knicks oyuncusu Patrick Ewing'in karşılaşması olarak da hatırlanacak Final serisi, Hakeem Olajuwon'ın John Starks'ın altıncı maçın son saniyesindeki şutunu bloklamasıyla yedinci maça taşınmış ve Houston Rockets, Michael Jordan'ın basketbola verdiği arayı en iyi değerlendiren takım olmuştu. Olajuwon ve Ewing rekabetinin gölgesinden çıkan Derek Harper ise, yedi maçta yapmış olduğu 17 isabetli üçlük ile adını rekorlar kitabına yazdırmayı bilmişti.

Ray Allen'ın 2008 Finalleri 6. Maçı'ndan önce, tüm bunlardan haberi var mıydı, bilinmez; ama maç içerisinde sergilediği performans, inanılacak gibi değildi. İlk çeyrekte yüzüne aldığı darbe sonrası soyunma odasına giden ve ancak ikinci çeyreğin sonunda sahaya dönebilen Allen'ın maç sonundaki performansı şu şekildeydi:

6. Maç: 26 sayı, 4 ribaund, 2 asist, 7-9 3sayı isabeti

NBA Finalleri 3 sayı isabet rekoru, 17'den 22'ye taşınıyordu Ray Allen'ın 6. maç performansı sonrasında. Allen, 32 dakikaya 26 sayı sıkıştırırken 21 sayısı yayın gerisinden gelmişti. Seri rekoru, 22'ye çıkmıştı; fakat Allen, NBA Finalleri'nde tek maçtaki üç sayı isabet rekorunun bir isabet gerisinde kalmıştı. Allen'dan önceki rekor da 7'ydi ve yine iki oyuncu tarafından paylaşılıyordu.

Houston Rockets, Michael Jordan'ın yokluğundan beslenmeye 1995 yılında da devam ediyordu. 1995 NBA Finalleri'nde Rockets, Shaquille O'Neal'in takımı Orlando Magic'i 4-0 ile süpürürken Olajuwon, dört maçta da 30 sayı barajını aşarak NBA Finaller Tarihi'ne geçiyordu; ama tarihe geçen tek ''Rocket'' Olajuwon değildi. Rockets'ın 120-118 kazandığı serinin ilk maçında 23 sayı ile oynayan Kenny Miller, 21 sayısını 7-11 isabet ile yayın gerisinden buluyordu.

Kenny Miller'ın 7 isabet ile kırdığı rekor, 1997 yılında Scottie Pippen ile tekrarlanıyordu. Pippen, takımı Chicago Bulls'un Utah Jazz'i 4-2 ile geçtiği Final serisinin üçüncü maçında, 7-11 ile üç sayı kullanarak Kenny Miller'ın rekoruna ortak olmuş; fakat Bulls'un 104-93 ile sahadan mağlup ayrılmasını engelleyememişti.

Ray Allen, 2008 Finalleri 6. Maçı'nda 7-9 üç sayı isabeti sonrası, Kenny Miller ve Scottie Pippen ile paylaşmaya başladı rekoru. Boston Celtics ise, altı maç boyunca takım olarak 52 üç sayı isabeti ile 2005 Finalleri'nde Detroit Pistons'ı 4-3 ile geçen San Antonio Spurs'ün rekorunu (51) bir üçlük daha ileri taşımayı başardı.

Boston Celtics, şampiyon olurken Ray Allen da keskin şutörlük yetenekleri paylaşmaktan kaçınmadı. Massachusetts halkı oldukça mutlu, tıpkı küçük oğlu Walker'ın hastalığı nedeniyle maçın başlamasına dakikalar kala salona gelebilen Ray Allen ve arkadaşları gibi...

Hiç yorum yok: