4 Temmuz 2008 Cuma

Copa Libertadores: Şampiyon LDU Quito



Copa Libertadores 2008 Finali'nin ikinci ayağında Brezilyalı rakibi Fluminense'yi seri penaltı atışları sonrası 3-1 ile eleyen Ekvador temsilcisi Liga de Quito, tarihindeki ilk Copa Libertadores şampiyonluğuna ulaştı. Bir hafta önce La Casa Blanca'da 4-2 kaybeden Fluminense, Maracanã'da oynanan maçın normal süresini 3-1'lik üstünlükle kapatmayı başarsa da penaltı vuruşlarında LDU Quito'nun 37 yaşındaki José Francisco Cevallos'u geçemedi.

LDU Quito, sezon boyunca futbolseverlerin kalbinde taht kuran ofansif futbol anlayışıyla Copa Libertadores Şampiyonluğu'nu kazanırken sadece kendi kulüp tarihi için değil, yaklaşık 14 milyonluk nüfusa sahip olan ülkesi Ekvador adına da bir ilke imza atıyordu. Ekvador, LDU Quito'yla ilk kez Güney Amerika'da bir kupa kaldırırken Copa Libertadores, son 17 yılda 3. kez Brezilya veya Arjantin dışına çıkıyordu:

2004 - Once Caldas (Kolombiya) - Boca Juniors (Arjantin): 0-0 ve 1-1, pen. 2-0
2002 - Olimpia (Paraguay) - São Caetano (Brezilya): 0-1 ve 2-1, pen. 4-2
1991 - Colo Colo (Şili) - Olimpia (Paraguay): 0-0 ve 3-0

Copa Libertadores Finali, Avrupa'daki türevlerinden farklı olarak, iki ayak üzerinden oynanıyor ve mutlaka içerisinde birtakım avantajlar barındırırken dezavantajları da beraberinde getiriyor. Avrupa'daki versiyonda, fikstür sıkışıklığından dolayı, gerçekleşmesi zor bir ihtimal; ama Güney Amerika'da takvimin sağladığı esneklik sayesinde bu gibi bir durum çıkabiliyor ortaya. Çok da güzel oluyor, aslına bakılırsa.

Ekvador temsilcisi LDU Quito, geçtiğimiz hafta evinde oynadığı maçı 4-2 kazanarak geliyordu Maracanã'ya. Quito, henüz ilk yarıda skoru 4-1 getirmiş ve daha fazlasını elde edebilecek seviyeye yükselmesine karşın ikinci yarıda kalesinde bir gol daha görmüştü, bir hafta önce oynanan karşılaşmada. Quito'nun silahı, hücum futboluydu; ama Maracanã'da karşısında sadece Fluminense futbolcularını değil, yaklaşık 90000 Brezilyalı fanatik bulacaktı.

Karşılaşma öncesi, muhteşem bir atmosfer vardı. Fluminense, Copa Libertadores'deki en başarılı sezonunu yaşıyordu ve Maracanã'yı tıka basa dolduran taraftarlar, rüya gibi geçen sezonun sonunda Kupa'yı evlerinde kaldırmak istiyordu. Tribündeki eşsiz gösteriler, maçın yaklaşık 10 dakika geç başlamasına neden olacaktı.

Çok sayıda konfetinin ve çeşitli ışık gösterilerinin geçici hasarı ortadan kaldırıldıktan sonra, karşılaşma başlıyordu. Fluminense, tribünlerdeki büyük sinerjinin de önemli katkısıyla ilk dakikalarda etkili olan taraftı. Thiago Neves ve Washington ikilisinden oluşan hücum hattı, Dario Conca ile desteklenirken Brezilya ekibinin kaleciden önceki son oyuncusuyla rakip kaleciye en yakın oyuncu arasındaki mesafe, her geçen saniye biraz daha kısalıyordu.

Fluminense'de tüm oklar, ileri çevrilmişti; ama gözden geçirmeleri gereken birkaç nokta vardı ve çok geçmeden Joffre Guerron, söz hakkı alarak Brezilya temsilcisinin zayıf karnını işlemeye başlayacaktı. Guerron, orta sahada kaptığı top ile hareketlenerek rakip ceza sahasına geldiğinde Fluminense'nin tüm savunma dengesi, bozulmuştu. Guerron, sezon boyunca gösterdiği tüm özellikleri neredeyse tek bir pozisyon içerisinde sergiliyordu. Sağ dip çizgiden verdiği pasta golü atan isim ise Luis Bolaños oluyordu.

Guerron ve Bolaños ikilisi, tüm sezon gösterdikleri performansla LDU Quito'yu Final'e kadar taşıyan oyuncuların başında geliyordu; ama Fluminense'nin kahramanı Thiago Neves, rakiplerinin atağını karşılıksız bırakmayacaktı. Toplam skorda 5-2 geri düşen Fluminense'nin 6. dakikada yediği gole cevabı, altı dakika sonra hazırdı. Neves, ceza sahası dışından yaptığı vuruşta müthiş sol ayağıyla skora dengeyi getiriyordu.

Thiago Neves'in beraberlik golü, toplam skorda farkı 2'ye indirmekten biraz daha fazlaydı. Neves'in golüyle Fluminense, LDU Quito'nun dinamik ikilisi Guerron ve Bolaños'un çıkışlarını kontrol altına almış olabilirdi; çünkü beraberlik golünün gecikeceği her dakika, Fluminense için farkın daha da açılması riskini taşıyordu.

Thiago Neves, 27. dakikada skoru 2-1'e getiren golü attığında görüntü tamamen değişmişti. LDU Quito'nun işi 6. dakikadaki kadar kolay değildi artık. Fluminense, her an üçüncü golü atacak gibi oynuyordu Neves'in liderliğinde. 56. dakikada gelen serbest vuruş golü ise, toplam skoru 5'te eşitleyecekti. Neves, bir saat dolmadan hat-trick yapmış ve üç farklı stilde gol atarak Kupa'yı ne kadar istediğini belli etmişti, bir bakıma.

Copa Libertadores Finali'nde deplasman golü kuralı geçerli olmadığı için karşılaşmada, 15'er dakikalık iki devre halinde oynanacak uzatma bölümüne geçiliyordu, normal süredeki 3-1'lik Fluminense üstünlüğünün ardından. Uzatmaların ikinci yarısında her iki takım da birer önemli gol fırsatından yararlanamayacaktı. LDU Quito, Arjantinli forveti Claudio Bieler ile bir gol bulmasına karşın yardımcı hakemin yanlış kararı, golün iptaline neden oluyordu. 119. dakikada ise Joffre Guerron, imza hareketlerinden birini yaparak tüm Fluminense kadrosunu rakip cezasına kadar taşıdıktan sonra, çizginin hemen önünde Luiz Alberto tarafından ancak faulle durdurulabiliyordu. Luiz Alberto, ikinci sarı kartını görerek oyundan atılmıştı; ama takımına en azından seri penaltı vuruşları için bir şans daha vermiş olarak.

Fluminense, 2006'daki Türkiye-İsviçre maçında Türkiye'nin yaptığı geri dönüşün bir benzeri sonrası, tekrar ortak olmuştu Kupa'ya; fakat ne var ki, gecenin en talihsiz anlarını seri penaltı atışları sırasında yaşayacağını bilmenden. LDU Quito'nun veteran kalecisi Cevallos, üç penaltı vuruşunda başarı sağlayınca geriye LDU Quito oyuncularının, penaltı vuruşlarında sadece bir-iki kez başarılı olmaları kalıyordu.

LDU Quito, sezon başından bu yana hak ettiği şampiyonluğu kazandı dün gece. Turkcell Süper Lig'de Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'nde Manchester United, Euro 2008'de İspanya ve NBA'de Boston Celtics... Bu sezon, hak edenlerin sezonu oldu. Bundan sonra da böyle olur umarım.
*(LDU Quito'nun oyuncu performansları, takip eden mesajlarda ayrıca incelenecektir..)

Hiç yorum yok: