25 Ağustos 2008 Pazartesi

Redeem Team: Yoksa Bir ''Dream'' Mi?



Son çeyrekte Kobe Bryant, neden ABD Milli Takımı'yla birlikte Pekin'de olduğunu gösterdi ve ABD, 2008 Olimpiyatları boyunca en zorlandığı maçta İspanya'yı 118-107 mağlup ederek altın madalyaya uzandı. Böylece, 2000 Sydney Şampiyonluğu'nun ardından 2004 Atina'da bronz madalya ile yetinmek durumunda kalan ABD, tekrar alışık olduğu seviyeye yükselmiş oldu. Final'de ABD'ye yenilen İspanya ise gümüş madalyada kaldı.

İki takım Pekin 2008'de ikinci kez karşılaştı. Grup aşamasında gerçekleşen mücadeleyi 37 sayı farkla, 119-82, kazanan Kobe Bryant ve arkadaşları, saha içinden %57.9 ile hücum etmiş ve rakibini de %39.4'te tutmayı başarmıştı. İki şeyi iyi yapmıştı, ABD. Basketbolun kağıt üzerindeki en basit iki kuralı: iyi savunma ve iyi hücum. Hücum anlamında herhangi bir sıkıntı yoktu zaten. Final'e gelene kadar oynadığı 7 maçı da kazanan ABD, maç başına ortalama 104.2 sayı ile oynuyordu. Rakiplerini 74.3 sayıda tutması ise, zaferi getiren en önemli nedenlerden biriydi.

ABD, İspanya'yı 37 sayı fark ile yendiği maçın özelinde, 7-0'lık galibiyet serisinde rakiplerine maç başına ortalama 30.3 sayı fark atarak gelmişti Final'e. 2000 ve 2004 Olimpiyatları'nı düşününce, bunun ne kadar kıymetli olduğunu anlayabilirdik. 2000 Sydney Olimpiyatları Yarı Finali'nde Litvanya'yı iki sayı fark ile mağlup ettikten sonra Final'de Fransa'yı yenerek şampiyon olan ABD, maç başına 21.6 sayı farkı ortalaması ile bitirmişti Sydney macerasını. 2004 Atina'da bu istatistik, 4.6 sayıya kadar düşecekti. Bu açıdan önemliydi, ABD'nin 30.3 sayılık fark ortalaması. Efendim, 1992 Barcelona mı? Orada, 41.3'e kadar çıkıyorlar.

İspanya, gruplarda oynanan karşılaşmada özellikle yayın gerisinden zorlama atışlar kullanmak durumunda kalmış ve Rudy Fernandez, Juan Carlos Navarro, Jose Calderon gibi oyuncularının yetersiz performans sergilemelerinden dolayı başarısız kalmıştı. ABD'de ise, sekiz oyuncu çift hanelerde skor üreterek İspanya'nın sonu hazırlanmıştı; fakat Final'de görüntünün bu şekilde olmayacağı henüz ilk çeyrekte belli olacaktı.

LeBron James, üç sayılık isabet ile başladığı maçın ilk üç dakikası içerisinde yaptığı iki faulle kenara geldikten bir dakika sonra Kobe Bryant'ın da kendisine katıldığını görüyordu. ABD'nin hücum ve savunmadaki en önemli iki silahı ilk çeyrekte faul problemi içerisine girmişti. Bu durum, İspanya'nın lehine olabilirdi. Üstelik Kobe Bryant, ikinci faulünü yaptığında Juan Carlos Navarro, yayın gerisinden atış denemesindeydi. Faulün ardından Navarro, serbest atış çizgisinde hata yapmayınca takımını da 13-9'luk üstünlüğe taşımış oluyordu. Hızlı bir başlangıç yapmıştı, İspanya.

Kobe Bryant ve LeBron James'in kenarda olduğu bölümde ABD'nin en önemli hücum gücü Dwyane Wade'di; fakat çeyreğin bitimine 5:09 kala Navarro'nun bulduğu iki sayılık basket, skoru İspanya lehine 19-14'e getirecekti. Bu, ABD Basketbol Milli Takımı'nın 2008 Olimpiyatları boyunca karşılaştığı en büyük sayı farkıydı.

Chris Paul'ün basket ve faulden çıkardığı üç sayıya Juan Carlos Navarro ve Berni Rodriguez ile cevap verip durumu tekrar lehine çeviren İspanya, daha sonra rakibinin 9-0'lık serisini izlemek durumundaydı. Chris Bosh ile serbest atış çizgisinden skoru 22'de eşitleyen ABD, aynı bölgeden Deron Williams ile öne geçiyor ve Dwyane Wade'ın iki sayılık basketiyle de 26-22'lik üstünlüğü sağlıyordu. İlk çeyreğin sonuna kadar üstünlüğünü devam ettirecekti, ABD. İlk 10 dakika bittiğinde ortaya çıkan skor ise, inanılmazdı. 12/16 saha içi isabeti ile oynayan ABD, 10/17'de kalan İspanya'ya karşı skorda 38-31'lik üstünlük yakalamıştı.

İkinci çeyrek başladığında Kobe Bryant ve LeBron James, geri dönmüştü. Kobe'nin ilk hücumda bulduğu üç sayılık basketin ardından 41-31 öne geçen ABD, karşılaşma boyunca farkı ilk kez çift hanelere çıkarıyordu. Daha önceki yedi maçtaki görüntü ise oldukça farklıydı. Pekin 2008'in ilk maçında Çin'e karşı farkı çift hanelere çıkarmak için ikinci çeyreğin son iki dakikasına kadar bekleyen ABD, kalan maçlarda çok daha rahat olacaktı:

Angola - İlk çeyreğin bitimine 0:07 kala, Chris Bosh'un serbest atış isabeti, 28-18
Yunanistan - İkinci çeyreğin bitimine 5:24 kala, Dwyane Wade'in üç sayı isabeti, 36-36
İspanya - İlk çeyreğin bitimine 2:00 kala, Carmelo Anthony'nin smacı, 27-16
Almanya - İlk çeyreğin bitimine 5:46 kala, LeBron James'in üç sayı isabeti, 14-3
Avustralya - İkinci çeyreğin bitimine 2:09 kala, LeBron James'in iki sayı isabeti, 50-40
Arjantin - İlk çeyreğin bitimine 3:34 kala, Chris Bosh'un serbest atış isabeti, 14-4

ABD, Çin karşılaşmasının ardından gelen altı maçın sadece ikisinde skordaki üstünlüğünü çift hanelere çıkarmak için ilk çeyreğin geçmesini beklemek durumunda kalmıştı. Bu anlamda bile Altın Madalya Karşılaşması, diğerlerinden farklı kabul edilebilirdi.

Kobe'nin skoru 41-31'e getiren üç sayılık basketinin ardından karşılaşma bir süre, ABD'nin 8-10 arasındaki sayı farkı ile devam edecekti. Bu arada Kobe ve LeBron'un faul problemine girdiği dakikalarda takımı sırtlayan Dwyane Wade, atmaya devam ediyordu. İkinci çeyreğin bitimine 4:56 kala üç sayılık basket ile farkı 13 sayıya çıkaran Wade, bir sonraki hücumda da LeBron James'i çizgisinin gerisinden isabete teşvik edince ABD, önemli bir psikolojik avantaj yakalamış oluyordu 58-44'lük skorla.

Rudy Fernandez ise bu bölümde İspanya'nın direnen yüzüydü. Fernandez'in 40 saniye içerisinde bulduğu 5 sayı, takımının tekrar oyunun içine girmesine sağlamıştı. İlk yarıyı ikişer faul ile oynayan LeBron James ve Kobe Bryant'ın kenarda olduğu bölümü de iyi değerlendiren İspanya, soyunma odasına gitmeden farkı tekrar tek hanelere düşürmeyi başaracaktı. İlk yarıda ortaya çıkan 69-61'lik skor, iki takımın da hücumda ne kadar formda olduğunu anlatmak için yeterliydi. Belli ki hücum, savunmayı yenecekti.

İlk yarıdaki görüntünün aksine, farklı başlıyordu ikinci yarı. İlk 1:36'lık bölümde ABD, sayı bulamazken İspanya ise Felipe Reyes ile ancak iki sayı buluyordu. Dwight Howard'ın smacını takip eden bölümde bir kez daha Felipe Reyes ve Pau Gasol ile toplam dört sayı bulan İspanya, birinci çeyreğin ardından ilk kez bu kadar yaklaşabiliyordu rakibine, 71-67. Bu bölümde ABD adına diğer kötü haber, Kobe Bryant'ın faul sayısının üçe çıkması olacaktı. Buna rağmen toparlanmayı bilen ABD, üçüncü çeyreğin son hücumundan önce skoru tekrar 91-80 ile çift hanelere çıkarıyor; fakat İspanya, bitime 0:02 kala Navarro'nun basketiyle farkı 9'a sayıya indirerek girmeyi başarıyordu Pekin 2008 Basketbol Oyunları'nın son 10 dakikasına.

Üçüncü çeyreğin son bölümünü kenarda geçiren Kobe Bryant ve LeBron James, son çeyrekte Deron Williams, Carmelo Anthony ve Chris Bosh ile birlikte sahadaydı. İspanya, altın madalya için reaksiyon gösterebilmek adına son şansını bir an önce kullanmalıydı. Son çeyreğin ilk iki dakikası içerisindeki geridönüş, İspanya'nın ABD karşısında henüz pes etmediğini gösterecekti.

7-0'lık koşu sonrası skor 91-89'a gelmiş ve fark sadece bir pozisyona inmişti. Rudy Fernandez'in üç sayılık isabeti sonrası altın madalya, tekrar ortadaydı; ama ortam, Kobe Bryant için biçilmiş kaftandı. Pekin 2008 Olimpiyatları'nda ABD, hiçbir zaman böylesine zorlanmamıştı. Birkaç gün önce 30. yaşını kutlayan Kobe Bryant ise, tüm basketbol kariyeri boyunca bu anlar için yaşamıştı. Ne yapması gerektiğini oldukça iyi biliyordu, Kobe.

Önce iki sayılık basket, sonra Deron Williams'ın üç sayılık ve Dwight Howard'ın iki sayılık basketlerinin asisti. Kobe'nin öncülük ettiği 7-0'lık seri sonrası ABD, 98-89'e getirmeyi başarmıştı skoru. Kobe Bryant, İspanya kadrosunda değildi; ama İspanyollar, kendi Kobe Bryantlarını yaratabilirlerdi. Rudy Fernandez, İspanya'nın Kobesi oluyordu dördüncü çeyreğin son bölümünde. Fernandez'in üç sayılık basketine Kobe, aynı şekilde cevap verecek ve Howard, takım arkadaşını iki sayı ile destekleyecekti; ama önümüzdeki sezon NBA'de Portland Trail Blazers forması giyecek olan Fernandez'in Olimpiyatlar Tarihi'ne geçmesi muhtemel bir numarası daha vardı.

Maçın bitimine 5:10 kala ABD potasına yüklenen Rudy Fernandez, önüne çıkan Dwight Howard'ın üzerinden hareketinin tamamlarken Olimpiyat belgesellerinde Vince Carter'ın yanından bir yer kapmayı garantiliyordu. Fernandez'in üç sayılık oyununun ardından fark sekiz sayıya inmişti; ama...

Ama, Kobe Bryant en büyüktü hala. 3:12 kala Rudy Fernandez'i beşinci faulüne zorlayarak kenara gönderiyordu, Kobe. Üstelik dört sayılık bir oyunun ardından. Kobe'nin üç sayılık isabetinden sonra yaptığı ''sus'' işareti ise, İspanya'nın psikolojik olarak maçı kaybetmesine neden oluyordu belki de. Dört sayılık bu oyunda bir de ufak sır vardı. Kobe, FIBA değil NBA uzaklığından göndermişti üç sayıyı. ABD'deki birçok spor yorumcusuna göre, kendisini çok daha rahat hissettiği yerden. Üç adımlık fark, ABD'nin lehine olmuştu.

İspanya, Kobe'nin dört sayılık oyunundan sonra bile mücadelesine devam etti; fakat Dwyane Wade'in bitime 2:08 skoru 111-104'e getiren üç sayılık basketi, maçın son kırılma anı oldu. Kalan süreyi kontrollü oynayan ABD, 118-107'lik skorla da altın madalyayı kazanmayı başardı.

İspanya'da son bölümdeki çabası altın madalya için yeterli olmayan Rudy Fernandez, 22 sayı ile takımının en skorer oyuncusu olurken Pau Gasol 21 sayı ve 6 ribaund, Juan Carlos Navarro da 18 sayı ve 4 asist ile oynadı.

Kobe Bryant, 13 sayı ve 2 asist ile oynadığı son çeyrekteki performansı ile maça damgasını vurdu. Toplamda 27 dakika sahada kalan Kobe, karşılaşmayı 20 sayı, 6 asist, 3 ribaund ve 2 blok ile tamamladı. ABD takımının en skorer oyuncusu 9/12 ile hücum edip 27 sayı ile oynayan Dwyane Wade oldu. Wade, özellikle Kobe ve LeBron'un kenarda olduğu ilk yarıda attığı 21 sayı ile galibiyette önemli rol oynarken karşılaşmanın en kritik üç sayılık isabetinin altına da imza attı. LeBron James 14 sayı, 6 ribaund, 3 asist, 3 top çalma ile oyunun her iki tarafında da etkili olurken Chris Paul ile Carmelo Anthony de 26 sayıyı aralarında eşit olarak paylaştı.

Her iki takımın da yüksek isabetle oynadığı (ABD: %60 ve İspanya: %51.4) karşılaşmanın ardından ABD, kazandığı altın madalya ile Indianapolis 2002, Atina 2004 ve Japonya 2006'daki başarısızlıkların üzerine sünger çekti. O takımlarda eksikler vardı mutlaka.

Şimdi ise bir fazla. Adı Kobe. Soyadı Bryant.

Hiç yorum yok: