30 Ağustos 2008 Cumartesi

Şampiyonlar Ligi 2008-09: Grup Aşaması



Şampiyonlar Ligi Grup Kuraları, Perşembe günü İsviçre'nin Nyon kentinde çekildi.

Fenerbahçe, ''orta karar'' bir gruba düştü. Bu sezonki oyun anlayışı ile herhangi bir İngiliz takımı karşısında işi zor olabilirdi Fenerbahçe'nin. Manchester United veya Liverpool olmadı; ama Arsenal geldi. İkinci torbada Juventus ve Bayern Münih'ten kurtulup Porto'ya çarptı. Son torba ise kendi arasında ikiye ayrılıyordu. İlk dörtlünün zayıf halkası geldi: Dinamo Kiev. Oysaki Aalborg, Cluj, Anorthosis ve Bate gelebilir, Fenerbahçe de en azından grup üçüncülüğü için büyük avantaj yakalayabilirdi. Şimdi her şey ortada.

Real Madrid ile Roma, bu kez birbirlerini bulmadılar. Roma, Chelsea'nin seribaşı olduğu A Grubu'nun yolunu tuttu. Kuraya üçüncü torbadan katılan Fenerbahçe adına son derece çetin bir ikili olabilirdi Chelsea ve Roma; fakat daha sonra Bordeaux katıldı bu iki takıma. Dördüncü torbadan gelen Romanya temsilcisi Cluj ise, direkt olarak katıldığı Şampiyonlar Ligi'nde en zorlu gruplardan birine düşmüş oldu. Cluj, en azından altı maç yapacak bu sezon Avrupa Kupaları'nda. Bordeaux da, UEFA Kupası'nın 3. Tur'dan itibaren iddialı takımlarından biri haline gelebilir.

Chelsea ve Roma'nın bulunduğu grup, ilk anda Fenerbahçe adına ne kadar sert olarak göründüyse Inter ve Werder Bremen ikilisini oluşturduğu B Grubu, bir o kadar yumuşaktı. Fenerbahçe, geçtiğimiz sezondan Inter'i tanıyordu. Werder Bremen ise, ikinci torbadan gelebilecek ideal takımlardan biriydi; fakat devam eden senaryoda bir Yunan-Rum eşleşmesi daha yaşayacağımızı bilmiyorduk muhtemelen. Şampiyonlar Ligi 3. Ön Eleme Turu'nda Olympiakos'u 3-0 ve 0-1 ile geçen Anorthosis, dördüncü torbadan gelerek Panathinaikos ile birlikte B Grubu'nu tamamlayan takım oldu.

Barcelona'nın seribaşı olduğu C Grubu'nda Katalanlar'ın arkasından ciddi bir ikincilik yarışı yaşanabilir. Oldukça denk bir grup oluştu. Sporting Lizbon, Basel ve Shakhtar Donetsk. Ukrayna'daki hayatından memnun olan Mircea Lucescu, Shakhtar Donetsk'e kazandırdığı kazanma alışkanlığını gruptan çıkarak devam ettirebilir. Fikstür de önemli tabii. İlk maçta İsviçre deplasmanına gidiyor, Lucescu'nun takımı. Barcelona, Shakhtar Donetsk, Sporting Lizbon, Basel. Buna benzer bir sıralama görebiliriz. Lucescu, iyi bir kura çekti; ama altı maç sonunda üçüncü olmak da işine gelebilir Luce'nin.

D Grubu'nda ise kader ağlarını ördü. Dördüncü torbanın en dişli temsilcisi Atletico Madrid, Liverpool'un seribaşı olduğu gruba düştü. Liverpool'un İspanyol golcüsü Fernando Torres için nostaljik bir eşleşme olacak. Grubun PSV Eindhoven ve Marsilya ile tamamlanması, D Grubu'na ''Şampiyonlar Ligi'nin en denk grubu'' ünvanını kazandırmış olabilir. Erik Gerets, Galatasaray'da ve Marsilya'da Liverpool'u birer kez yenmişti son iki sezonda. Şansını deneyecektir. Geçtiğimiz sezonki görüntüsünü değiştirmek zorunda olan PSV için ise, zorlu bir sınav daha.

İki Britinyalı E Grubu'nda buluştu. Geçtiğimiz sezon Şampiyonlar Ligi Şampiyonu olan Manchester United, Glasgow Rangers'ın 2. Ön Eleme Turu'nda elenmesiyle İskoçya'nın tek temsilcisi olarak kalan Celtic ile E Grubu'nda. İkinci torbadan İspanyol Villarreal çıktı. Rangers'ı eleyen Kaunas'ı geçerek Şampiyonlar Ligi'ne katılmayı başaran Danimarka temsilcisi Aalborg, grubun en zayıf halkası olacak gibi gözüküyor.

Galatasaray'ı eleyerek Şampiyonlar Ligi'ne gelen Steaua Bükreş ise, dördüncü torbadan Fiorentina'yı çekerek bir nevi sonunu hazırladı. Birinci torbanın tercih edilebilir takımı Lyon'un ardından ikinci torbadan Bayern Münih'in gelmesi Steaua Bükreş adına talihsiz olarak görülebilir. Geçtiğimiz sezon Arsenal, Sevilla ve Slavia Prag'ın olduğu grupta bir puan ile son sırada kalan Bükreş için farklı bir son beklemek için son derece iyimser olmak gerekir. Yarış üç takım arasında geçecek gibi. Üç takım da lider olabilir. Üçüncü olup UEFA Kupası'na geçiş yapacak takım ise, Kupa'nın favorilerinden olur.

İkinci torbada Juventus ve Bayern Münih'in yer alıyor olması, bu takımların bulunduğu grupları ilgi çekici hale getirebilirdi. Keza Juventus'un Real Madrid ile birlikte H Grubu'na düşmesi, güçlü bir görüntünün ortaya çıkmasını sağladı. Real Madrid ve Juventus'un yanına UEFA Kupası ve Süper Kupa Şampiyonu Zenit de gelince heyecan üst seviyeye çıktı. Üç takım arasındaki karşılaşmalar, Şampiyonlar Ligi'nin sürprize açık maçları olacaktır. Tabii dördüncü torbadan nispeten zayıf bir takım gelecekti, Atletico Madrid ve Fiorentina olmayacağı için. İki Ukraynalı da uğramayınca H Grubu'na Bate Borisov, düştü ateş çukuruna.

Tekrar dönelim G Grubu'na. Geçtiğimiz sezonki Fenerbahçe'ye göre bir grup olduğunu söyleyebiliriz. Deivid ve Marco Aurelio gibi iki önemli oyuncunun yokluğu, Emre Belözoğlu'nun varlığı, ön liberoda Alex'in görev alması, Semih Şentürk ve Daniel Güiza'nın hücum bölgesindeki rotasyonu sağlayamaması, Fenerbahçe'nin önemli handikapları. Bu anlamda Fenerbahçe'yi fikstür kurtarabilirdi; ama ortaya çıkan görüntü şu şekilde oldu:

16 Eylül: Porto - Fenerbahçe
30 Eylül: Fenerbahçe - Dinamo Kiev
21 Ekim: Fenerbahçe - Arsenal
5 Kasım: Arsenal - Fenerbahçe
25 Kasım: Fenerbahçe - Porto
10 Aralık: Dinamo Kiev - Fenerbahçe

Geçtiğimiz sezon Fenerbahçe'nin ilk maçta Inter'i mağlup etmesi, grup hakkındaki tüm dengeleri alt üst etmiş ve Fenerbahçe, ardından gelen iki deplasmandan puan çıkararak üst tura yükselme konusunda büyük yol kat etmişti. Bu sezonki fikstür dengesiz, Fenerbahçe adına. Seribaşı Arsenal ile arka arkaya oynamak şanssızlık. Olabilecek en kötü zamana denk gelmiş gibi duruyor. Ekim sonuna kadar Arsenal'in sakatları iyileşecek ve tam takım haline gelecekler. Üstelik gruptan çıkmayı garantilemiş de olmayacaklar. Bu anlamda Dinamo Kiev deplasmanında ve Porto maçında puan kaybına uğrarsa Arsenal, iki maçtan altı puan çıkarmak için büyük çaba harcayacaktır.

Porto deplasmanı, Avrupa'nın en zorlu deplasmanlarından biri. Fenerbahçe'nin puan çıkarmadan başlaması, devam eden maçlar için de sorun yaratabilir. Dördüncü torbadan gelen Dinamo Kiev'in seribaşı Spartak Moskova'yı 4-1 ve 4-1 ile eleyerek Şampiyonlar Ligi'ne katılması yeteri kadar endişe vericiyken bir de grubun muhtemelen kırılma maçı olabilecek altıncı karşılaşmanın Aralık soğuğunda, Kiev'de oynanacak olması Fenerbahçe'nin bir diğer dezavantajı. Dinamo Kiev, son maça kadar resmin içerisinde kalırsa maçı kazanmak isteyecektir. Fenerbahçe'nin tek şansı, geçtiğimiz sezon son maça gelene kadar iddiasını kaybetmiş olan CSKA Moskova örneğinin Dinamo Kiev'de vücut bulmasını beklemek olacaktır.

Fenerbahçe adına, ne iyi ne de kötü bir kura oldu. Dördüncü torbada zayıf dörtlüden birinin gelmemesi şanssızlık; fakat grupta İtalyan ve İspanyol takımının olmamasına karşın Atletico Madrid veya Fiorentina'nın gelmemiş olması, daha büyük bir şans. Fenerbahçe'nin tur ümitlerinin Porto deplasmanındaki maça bağlı olduğunu düşünüyorum. Puan çıkaramazlarsa işleri zor. Arkadan Dinamo Kiev de gelecektir çünkü.

İlk maç haftasının programını da vermiş olalım:

16 Eylül 2008, Salı 21:45
Chelsea - Bordeaux
Roma - Cluj
Panathinaikos - Inter
W. Bremen - Anorthosis
Basel - Shakhtar
Barcelona - S. Lizbon
PSV Eindhoven - A. Madrid
Marsilya - Liverpool

17 Eylül 2008, Çarşamba 21:45
Manchester United - Villarreal
Celtic - Aalborg
Steaua Bükreş - Bayern Münih
Lyon - Fiorentina
Porto - Fenerbahçe
Dinamo Kiev - Arsenal
Juventus - Zenit
Real Madrid - Bate Borisov

Hiç yorum yok: