3 Ağustos 2008 Pazar

Real Madrid: Yeni Sezonda Hollandalı Kuartet?



Hollanda, 25 Haziran 1988 günü Marco van Basten'in Avrupa Şampiyonası Finali'nde SSCB kalesine gönderdiği unutulmaz golün sevincini yaşarken 2000'li yılların yıldızı olacak Rafael van der Vaart, futbol topu ile tanışıklığını ilerletmeye başlıyordu. 1983 yılında Hollanda'nın kuzey kentlerinden Beverwijk'te dünyaya gelen van der Vaart ve futbol arasına sadece dört sene girebilecekti çünkü.

De Kennemers ile başlayan futbol serüvenindeki önemli dönüm noktalarından biri, 1993 yılında gerçekleşmişti. van der Vaart, henüz 10 yaşındayken Hollanda'nın en büyük yetenek avcıları tarafından keşfediliyordu. Ajax kapısından içeri adım attığında küçücük bir çocuk olan van der Vaart, ilk profesyonel maçına 1999-2000 Sezonu'nda çıkacak ve daha sonra aynı forma altında kaptanlığa kadar yükselecekti. Sadece bir sezon içerisinde ise takımın yıldız oyuncuları arasına girmeyi başarmıştı, Ajax'ın genç yeteneği.

2004-2005 Sezonu'nda takım kaptanlığına getirildiğinde 21 yaşında olan van der Vaart, Eredivisie'deki altıncı sezonuna hazırlanıyordu. Ajax'ta iki lig şampiyonluğunun yanı sıra Avrupa'daki dev kulüplerin de beğenisini kazanacaktı Hollandalı yıldız. Transfer yarışını kazanan takım ise Alman Hamburg olmuştu. Hamburg, van der Vaart'ı Bundesliga'ya getirebilmek için Ajax'a bonservis bedeli olarak 5.5 milyon € ödemeyi kabul ediyordu.

Hollandalı oyuncunun Ajax'taki performansının ardından 5.5 milyon € gibi bir ücret, Hamburg adına son derece makul bir alışveriş yapıldığının kanıdı olabilirdi. Öyle ki; van der Vaart, Alman ekibine katılır katılmaz yarattığı etki ile takımın tüm görüntüsünü değiştirecek ve kendisi için harcanan emeklerin karşılığını fazlasıyla verecekti.

Hamburg'a transfer olduktan kısa bir süre sonra, Intertoto Kupası'nda takımını dört zorlu turun ardından UEFA Kupası'na taşıyan Hollandalı, takımı ile UEFA Kupası 4. Turu'na kadar ilerliyordu. Ertesi sezon Hamburg, Bundesliga'yı 3. sırada tamamlayarak uzun süre sonra Şampiyonlar Ligi'ne katılırken de takımın lideri Rafael van der Vaart olacaktı.

Euro 2008, van der Vaart adına kariyerinin gelişimi için farklı bir fırsat olabilirdi. Hollanda, son yıllarda savunma kaynaklı başarıları izlemekten sıkılan futbolseverlere kaliteli hücum futbolu izletmeyi ilke edinmiş gibiydi. Ruud van Nistelrooy, Arjen Robben ve Wesley Sneijder orjinli bu yapıda Rafael van der Vaart, Hollanda orta sahasının hücum anlamındaki maharetlerini ortaya koyuyordu. Ve evet, bu üç oyuncunun ortak bir noktaları vardı.

Real Madrid, geçtiğimiz sezon La Liga'da şampiyon olurken kulübün son yıllardaki en iştahlı ve kaliteli performansını sergilemişti. Mutlaka ki, yukarıda adı geçen üç oyuncunun bu durumda büyük katkısı bulunuyordu. Peki; bir Hollandalının daha gelişi, görüntüyü ne yönde değiştirebilirdi?

2005 yılında Hamburg'a gelen Rafael van der Vaart'ın sözleşmesi, 2009-10 Sezonu sonunda bitiyor. Bu durumda Hollandalı, 2009 yılının Ocak ayından itibaren kulübünden bağımsız olarak transfer görüşmelerinde bulunabilecek. van der Vaart'ı kadrosuna katmak isteyen Real Madrid'in en büyük kozu, futbolcunun transferi istemesi. Bu anlamda, Hamburg'un oynayacağı kartlar ise sınırlı.

Önümüzdeki sezon Raul ve Ruud van Nistelrooy'dan kurulu ikili forvetinin arkasına Wesley Sneijder ile birlikte Rafael van der Vaart'ı da serpiştirmek isteyen Real Madrid'in Hamburg'a yaptığı 6 milyon €'luk ilk teklif, Alman kulübü tarafından ''saçmalık'' olarak değerlendirildi ve İspanyollar tarafında ücret, 10 milyon €'ya kadar çıkarıldı.

Tüm bir transfer dönemi boyunca Manchester United'ın Portekizli yıldızı Cristiano Ronaldo ile ilgilenen ve Rafael van der Vaart'ı Ronaldo'nun alternatifi olarak yedekte tutan Real Madrid, her geçen gün transfere biraz daha yaklaşıyor. Arsenal'in evsahipliğinde düzenlenen Emirates Cup'ta oynanan Real Madrid-Hamburg maçında Rafael van der Vaart, forma giymedi. İspanyol gazetesi Marca'ya göre Hollandalı oyuncu, iki takım arasındaki görüşmeler devam ettiği için anlaşma gereği sahadaki yerini alamadı.

Bir zamanlar Frank Rijkaard, Marco van Basten ve Ruud Gullit gibi Hollandalı oyuncuların üzerine kurulan planlar, Milan'ın Serie-A ve Avrupa Kupaları'ndaki en parlak yıllarını yaşamasını sağlamıştı. Real Madrid, önümüzdeki sezon için van der Vaart'ı da kadrosuna katmayı başarabilirse, yabancı bir Avrupa ülkesinde yeni bir Hollanda Efsanesi doğabilir mi? Bekleyip göreceğiz.

O takımın lokal yıldızı Marco Donadoni'ydi. E, Raul'ün de Donadoni'den bir eksiği olmadığına göre...

Hiç yorum yok: