30 Ağustos 2008 Cumartesi

Serie-A 2008-09: Mourinho Başarabilir Mi?



Serie-A 2008-2009 Sezonu
için perdelerini bu akşam açıyor. Yeni sezonda ilk maç, Udinese ve Palermo arasında; ama gözler daha çok Inter ve Milan üzerinde olacak. Geçtiğimiz senelerde bu iki takım arasında ismi telaffuz edilen Juventus, bu anlamdaki şöhretini Roma'ya kaptırmıştı. Juventus gibi yakın tarihinde birtakım sorunlar yaşayan Fiorentina, bu sezon Serie-A'nın yanı sıra Şampiyonlar Ligi'nde de mücadele edecek; fakat yedi kızkardeşten bir tanesi bu yıl Serie-A'da olmayacak. Geçtiğimiz sezon Serie-B'ye düşen Parma, rakiplerini yalnız bırakıyor. Son kızkardeş Lazio ise, diğerlerinin gerisinde gözüküyor sezon öncesi ortaya çıkan resimde.

İtalyan futbolu, transfer sezonunda Milano'dan gelen transfer haberleri ile beslendi. Serie-A'nın resmi kayıtlarında son üç sezonun şampiyonu olarak gözüken Inter'de Başkan Massimo Moratti, geçtiğimiz sezon Liverpool ile oynanan Şampiyonlar Ligi maçının ardından istifasını kabul etmediği Roberto Mancini'nin yerine teknik direktörlüğe Portekizli Jose Mourinho'yu getirdi. Sadece bu transfer bile, Inter'in yeni sezonda iddialı olması için yeterli görülebilir.

Geçtiğimiz sezonu Sao Paulo'da kiralık olarak geçiren Adriano, geri döndü. 15 milyon € karşılığında Portsmouth'tan orta saha oyuncusu Sulley Muntari, takıma kazandırılırken Roma'dan Mancini de 13 milyon €'luk bonservis ücretiyle Inter'e katılan isimlerden oldu. Jose Mourinho, yeni takımında da ülkesine para kazandırma geleneğini sürdürdü. Porto'dan Ricardo Quaresma transferi, büyük uğraşlar sonunda başarıyla tamamlandı. Porto, oyuncu pazarlama konusundaki başarısını Quaresma'da da gösterdi. 25-30 milyon € gibi rakamlar telaffuz ediliyor, transfer için. Üstelik 20 yaşındaki Portekizli Pele de Porto kadrosuna kazandırılmış olacak. Bir iki sene sonra kendisini yine bu miktarlar karşılığında Avrupa'nın üst seviye takımlarından birinde bulabilir, Pele.

Inter, transfer sezonunda kadrosunu hemen hemen korumayı başardı. Serbest bırakılan isimlerden Arjantinli Santiago Solari, ülkesinin takımlarından San Lorenzo ile anlaştı. Geçtiğimiz sezon başında transferi için Milan ile büyük rekabete girilen ve 10 milyon € bonservis ücreti karşılığında Cagliari'den alınan David Suazo, Portekiz'in Benfica takımına kiralandı. Kiralık sözleşmesi sona eren Maniche ise, takımı Atletico Madrid'e geri döndü.

Inter'in Jose Mourinho hamlesine Barcelona'dan Ronaldinho'yu alarak karşılık veren Milan, geçtiğimiz sezonki beşinciliği unutturmak isteyecektir. Transfer sezonun önemli bölümünü Ronaldinho üzerine konsantre olarak geçiren Milan, Manchester City ile girdiği yarışı kazanarak 21 milyon € karşılığında Brezilyalı yıldızı kadrosuna katmayı başardı. Kaka ile birlikte oluşturacağı ikili merakla bekleniyor. 80'li yılların sonu ve 90'lı yılların başında Hollanda ekolü ile yaşayan Milan, yeni sezonda Brezilya havası katabilir oynadığı futbola. Bu anlamda Pato da önemli bir ayrıntı. Tabii eski prens Andriy Shevchenko'dan fırsat bulabilirse.

Ronaldinho transferinin ardından Milan adına tek büyük eksiklik, forvetteydi. Ronaldinho ve Kaka'nın olduğu bir bölgede Pato veya Borriello'dan iyi bir alternatif gerekiyordu. Milan, bu handikabını Ukraynalı eski yıldızını getirerek çözmüş oldu kağıt üzerinde. Geri dönüşler mutluluk sağlar mı, bilinmez; ama yer yüzünde transfer ihtiyacı en fazla olan oyuncuydu, Shevchenko. İki sene içerisinde oğlu da İngilizce öğrenmiştir. Artık oynama zamanı.

Milan'ın Barcelona'dan tek transferi Ronaldinho değildi. Gianluigi Zambrotta da yeni sezonda Milan forması giyecek. Aslında sessiz sedasız bitirdi işi Milan. Son derece kıymetli bir oyuncu Zambrotta. Mutlaka katkı sağlayacaktır Milan'a. Zambrotta'nın da içerisinde yer alacağı yaşlı Milan savunmasına transferin son haftasında Arsenal'in İsviçreli savunma oyuncusu Philippe Senderos da eklendi. Senderos'un aksine transferi henüz ilk haftalarda tamamlanan Matthieu Flamini, Arsenal'den Barcelona'ya geçiş yapan bir başka oyuncu. Andrea Pirlo, Gennaro Gattuso ve Massimo Ambrosini'den oluşan Milan orta sahası, kuvvetli bir alternatif kazanmış oldu Fransız oyuncunun gelişiyle.

Milan, çeşitlilik getirebilecek orta sahası ile Serie-A'nın en önemli favorilerinden. 80 numaralı Ronaldinho ve 76 numaralı Shevchenko, doğum tarihlerini sırtlarına yapıştırarak yeniden doğacaklarını ima etmiş olabilirler. Milan, favori; ama Mourinho'nun varlığı, o takımı da favori yapar. Bu anlamda Inter'i unutmamak lazım. Peki diğerleri? Roma, Juventus ve Fiorentina.

Heyecan verici oyuncularıyla adrenalin artıran Roma, transfer mevsimini hareketli geçirdi. Liverpool'dan 5 milyon € karşılığında takıma kazandırılan Norveçli John Arne Riise, Luciano Spalletti'nin futbol düşüncesine iyi bir yer edinebilir kendisine. Kiralık sözleşmesi sona eren Vincenzo Montella, Sampdoria'dan geri döndü. Transfer sezonun son bölümünde ise Roma, iki önemli isimle anlaştı. Real Madrid'den alınan Julio Baptista'nın bonservisi için 9 milyon € ödendi. 21 yaşındaki Fransız Jeremy Menez de Roma'nın yeni sezondaki umutlarından olacak.

Brezilyalı Mancini'nin Inter'e, Fransız Ludovic Guily'nin de Paris Saint Germain'e transfer olmasının ardından Jeremy Menez, 24 numaralı formasıyla orta sahanın sağında ve hücum bölgesinde etkili olmaya çalışacaktır; ama Roma'nın en büyük kozu, her zaman olduğu, Francesco Totti olacak. Geçtiğimiz sezonun önemli bölümünü sakatlığı nedeniyle takımından ayrı kalarak geçiren Totti, yeni sezonda daha az sakatlanmayı umuyor olmalı. Savunmadaki oyuncuların bile hücum gücü yüksek isimlerden oluştuğu Roma kadrosu, yine bir yere kadar getirecektir. Devamında ise Francesco Totti'ye ihtiyaçları var. Inter ve Milan'a yeter mi, bilinmez; ama Roma, iyi bir kadro kurdu. Yine de heyecan verecekleri kesin.

Yeni sezonda Francesco Totti'den liderlik bekleyen Roma gibi Juventus da emektar yıldızı Alessandro Del Piero'nun karizmasından sonuçlar çıkarmak isteyecektir. Juventus, transfer sezonunda Palermo'dan 22.6 milyon € karşılığında Brezilyalı forvet Amauri'yi kadrosuna kattı. Yaklaşık 10 milyon €'lık bonservis ücretiyle Sevilla'dan Torino'ya gelen Christian Poulsen de bölgesinde Mauro Camoranesi, Mohamed Sissoko ve Tiago gibi önemli isimlerin bulunduğu Juventus kadrosuna katıldı. Yine yaz mevsiminde Juve'ye gelen iki İsveçli'den Olof Mellberg Aston Villa, 19 yaşındaki orta saha oyuncusu Albin Ekdal da Brammapojkarna'dan transfer edildi.

Geçtiğimiz sezonki kadrosundan Gianluigi Buffon, Alessandro Del Piero, Pavel Nedved, Vincenco Iaquinta ve David Trezeguet ile yola devam edecek olan Juventus'da Empoli ile kiralık sözleşmesi sona eren Sebastian Giovinco da yeni sezon kadrosunda yer alıyor. Olimpik Milli Takım'da gösterdiği performansla Juventus kariyerine hazır olduğunu gösteren Giovinco, Del Piero'nun futbolu bırakmasının ardından Juventus'un 10 numaralı formasını sırtına geçirebilir. Tabii başka bir dev kadrosuna katmazsa, bu küçük adamı. Juventus, Serie-A ile Şampiyonlar Ligi'ni beraber götürmeyi deneyecek. Sezon boyunca da bir sonraki sezon için Şampiyonlar Ligi'ne girebilmenin mücadelesini verecek gibi. Bu anlamda Juventus'un en büyük rakibi Fiorentina olabilir.

Geride bıraktığımız sezonda genç yıldızları ile UEFA Kupası ve Serie-A'ya renk katan Fiorentina, yeni sezonda daha tecrübeli olacak. Transfer mevsiminde 30 milyon €'nun üzerinde bir harcama yapan Fiorentina'nın en iddialı transferi, 14 milyon € karşılığında Milan'dan alınan Alberto Gilardino oldu. Rumen Adrian Mutu ile oluşturacağı ikiliyi merakla bekliyor olmalı, birçok futbolsever; ama kendi adıma Fiorentina'nın en dikkat çekici transferinin Partizan'ın kaptanı 18 yaşındaki Stevan Jovetic olduğunu söyleyebilirim. Blogda da daha önce adı geçmişti, kendisinin. Mutu, Gilardino ve Jovetic ile hayli güçlü bir forvet hattına sahip olan Fiorentina'da Giampaolo Pazzini ve Pablo Diego Osvaldo alternatiflerini de akılda tutalım.

Fiorentina, geçtiğimiz sezon hedeflerini gerçekleştirmiş gibi gözüküyordu. UEFA Kupası'nda gelinen nokta ve Serie-A'da Milan'ın önünde kazanılan dördüncülük. O kadrodan tek önemli kayıp savunmanın lideri Tomas Ujfalusi oldu. Çek yıldız, 2008-2009 Sezonu'nda Atletico Madrid için oynayacak. Listeye Fabio Liverani'yi de ekleyebiliriz; ama geçen sezonun başarılı omurgası korundu. Sebastian Frey, Riccardo Montolivo, Martin Joergensen, Zdravko Kuzmanovic, Manuel Pasqual ve Giampaolo Pazzini bu sezon da Fiorentina'nın başarısı için oynayacak. Fiorentina, Serie-A'yı dördüncü sırada bitirerek önemli bir iş başarmıştı. Bunun sonunda Şampiyonlar Ligi seviyesine kadar yükseldi. Yeni sezonda da tepeye oynayacak beşli arasından ilk dörde girmeye çalışcaktır.

Inter, Roma, Juventus, Fiorentina ve Milan'ın arkasından ise Udinese, Napoli, Palermo, Sampdoria ve Atalanta gibi bir beşli gelebilir. Antonio Di Natale ve Gökhan İnler önderliğindeki Udinese, diğerlerinden biraz daha önde gibi duruyor. Yeni sezonda Güney Amerika ekolünü benimseyecek gibi gözüken Napoli de hücum hattında iki Arjantinli Ezequiel Lavezzi ve German Denis'e güvenecektir. Marcelo Zalayeta Uruguay'dan Güney Amerika ekolünün tamamlayacısı olabilir. Fiorentina'dan Fabio Liverani ile kadrosunu güçlendiren Palermo, kaotik futbolu ile Serie-A'ya renk katacak ve geçtiğimiz sezonki 11.'likten öteye gitmeye çalışacaktır. Sampdoria, altıncı sırada bitirdiği sezonun ardından Antonio Cassano ve Marco Delvecchio gibi eski Romalılara güvenebilir. San Lorenzo'dan alınan savunmacı Bottinelli de önemli bir isim. Atalanta ise, ikinci grubun arkada kalan takımı olabilir, Christian Vieri'li kadrosuyla.

Kalan 10 takım, İtalya Ligi'nde puan durumunun ikinci yarısı için birbirlerine yakın seyredebilirler. Klasik Serie-A görüntüsü olarak. Her şeye rağmen tecrübesiyle Lazio, futbol şehirleri Genoa ile Torino'yu diğerlerinden ayırabiliriz. Serie-A'ya bu sezon yükselen Bologna, Chievo ve Lecce'yi ''yeniler'' olarak değerlendirmek ne kadar doğru, bilemiyorum; ama üçünün de hedefi ilk etapta ligde kalmak olacaktır.

30.08.2008 Cumartesi
Udinese v Palermo, 19:00
Sampdoria v Inter, 21:30

31.08.2008 Pazar
Atalanta v Siena, 16:00
Milan v Bologna, 16:00
Torino v Lecce, 16:00
Roma v Napoli, 16:00
Chievo v Reggina, 16:00
Cagliari v Lazio, 16:00
Catania v Genoa, 16:00
Fiorentina v Juventus, 21:30

Hiç yorum yok: