17 Eylül 2008 Çarşamba

2002-2008: CFR Cluj Mucizesi



Şampiyonlar Ligi'nde yeni sezon, sürprizlerle başladı. A Grubu'nun açılış gecesinde Romanya'nın CFR Cluj takımı, Roma Olimpiyat Stadı'nda Roma karşısında 1-0 geriye düşmesine karşın Arjantinli oyuncusu Emmanuel Culio'nun iki güzel golüyle sahadan 2-1 galip ayrılmayı başardı. Stamford Bridge'deki karşılaşmada ise Chelsea, Bordeaux'yu 4-0 ile geçti. Luiz Felipe Scolari, yeni kariyerine iyi bir başlangıç yaptı.

Dün gecenin ardından Avrupa'da tüm gözler, Roma deplasmanında kazanan Cluj'a çevrildi. 1907 yılında kurulan CFR Cluj, 2002 yılındaki sponsor desteğinin ardından altı sezon süren bir yapılanmanın sonucunu geçtiğimiz yıl Romanya Ligi Şampiyonu olarak almıştı. 18 takımlı ligde 76 puan ile Steaua Bükreş'in bir puan önünde mutlu sona ulaşan Cluj, Bükreş takımlarının yaklaşık 20 yıl süren dominasyonuna da son vermişti. Romanya'nın Bükreş dışından çıkardığı son şampiyon, 1990-91 Sezonu'nu 50 puan ve averajla Steaua Bükreş'in önünde lider olarak tamamlayan Universitatea Craiova takımıydı.

Cluj'un belli bir süreçte devam eden yapılanması, Liga 1 seviyesine 2004-05 Sezonu'nda ulaşmıştı. 28 yıllık bir aranın ardından Romanya'nın bir numaralı ligine yükselen Cluj, sezonu 11. sırada bitirmiş ve sezon sonunda UEFA Intertoto Kupası'na katılmayı başarmıştı. Kendi adıma söyleyebilirim ki, Cluj adlı bir takımın varlığının da ilk defa Intertoto organizasyonu sayesinde farkına varabilmiştim. Cluj, hiç fena değildi çünkü. Intertoto Kupası'nın ilk turunda Litvanya temsilcisi Vetra'yı geçen Cluj, Avrupa sahnesindeki en büyük tecrübesini takip eden iki turda yaşayacaktı.

Cluj, Intertoto Kupası'nda sırasıyla İspanyol Athletic Bilbao ve Fransız Saint-Etienne'i eledikten sonra Yarı Final'de de yine bir Litvanya temsilcisi Zalgiris Vilnius'u geçip Final oynamaya hak kazanmıştı. Henüz iki sezon önce Romanya Futbol Ligi Sistemi'nin üçüncü liginde yer alan bir ekip için sıradışı bir gelişimdi, Cluj'un yaşadığı. Üçlü Finaller'de Fransa'nın Lens takımına 1-1 ve 1-3 ile elenen Cluj, UEFA Kupası'na terfi edemeyecekti keza.

Cluj, 28 yıl süren Liga 1 hasretinin sona erdirdiği sezonu 11. sırada tamamlamıştı. Üstelik kulüp, sponsor firma Ecomax'in desteğiyle son üç yılı sürekli bir yükseliş içerisinde geçirmişti. Bu anlamda Cluj'un yeni yapılanması devamlılık içerecekti. 2005-06 Sezonu'nu beşinci sırada tamamlayan Cluj, Dinamo Bükreş'in 77 puan ile şampiyon olduğu 2006-07 Sezonu'nda 71 puanlı Steaua Bükreş'in iki puan arkasında 69 puanla üçüncü sırada kalıyordu. Şampiyonlar Ligi, kılpayı kaçmıştı; fakat Cluj'un önünde yine de tarihi bir fırsat vardı. Daha önce yalnızca Intertoto Kupası'nda mücadele edebilen kulüp, 100. kuruluş yılının sonunda tarihinde ilk kez Avrupa Kupaları'na katılacaktı.

2007-08 Sezonu'nda UEFA Kupası'na katılan Cluj, iki sezon önce Intertoto Kupası'nda gösterdiği performansı sergileyemeyecekti. İkinci Ön Eleme Turu'nda Anorthosis Famagusta'ya kendi evinde 3-1 yenildikten sonra deplasmandan 0-0'lık beraberlikle dönen Cluj, Avrupa Kupaları karnesine galibiyet yazamadan Kupa'nın dışında kalıyordu; ama Cluj, şansını başka bir seviyede deneyecekti.

UEFA Kupası Cluj'a yaramamıştı. Ligde ise fırtına gibi esen bir Cluj vardı. Sezonun ilk yarısında maç dahi kaybetmeyen ekip, ikinci sıradaki Dinamo Bükreş'in sekiz puan önünde lider olarak giriyordu, ikinci yarıya. Türkiye Ligi'ndeki bir Anadolu kulübü havası vardı, Cluj'da. Böylesi bir senaryoda üç büyüklerin söz konusu Anadolu kulübünü sıkıştırması sürpriz olmazdı. Romanya'da da farklı değildi durum. Steaua Bükreş, geriden gelerek Cluj'u zorladı hatta liderlik koltuğunu da elinden aldı; ama sezon sonunda Cluj, rakibinin bir puan önünde şampiyonluğa ulaşmayı başardı.

2005-06 Sezonu'nda Rumenlerin unutulmaz oyuncularından Dorinel Munteanu'nun liderliğini yaptığı Cluj, Intertoto Kupası'nda sürpriz peşinden koşan takımken Şampiyonlar Ligi seviyesine yükselmeyi başarmıştı. Romanya Ligi'ni şampiyon olarak tamamlayan takım, direkt olarak Şampiyonlar Ligi'ne katılıyordu. Cluj, aynı sezon içerisinde hem lig hem de kupa şampiyonu olarak başlayacaktı, yeni sezona. Altı yıl önce üçüncü ligde yer alan Cluj, artık Şampiyonlar Ligi'ndeydi ve Chelsea, Roma, Bordeaux gibi takımların bulunduğu oldukça zorlu bir grupta mücadele edecekti.

Roma: Doni; Cicinho, Panucci (Loria, 47), Riise (Totti, 52), Tonetto; Cassetti, De Rossi, Aquilani, Taddei (Montella, 78); Baptista, Vucinic. Subs not used: Artur, Okaka Chuka, Brighi, Menez.

Cluj: Stancioiu; Galiassi, Cadu, Pereira, Tony; Muresan, Culio, Trica (Peralta, 67), Dani; Kone, Dubarier (Panin, 88). Subs not used: Clara, Ruiz, Deac, Didi, Hugo Alcantara

Kadrosunda 7 Rumen, 6 Arjantinli, 3 Brezilyalı, 3 Portekizli, 3 Fildişili, 1 Fransız, 1 Kanadalı, 1 Burkina Fasolu ve 1 Uruguaylı bulunduran Cluj'un yeni sezon öncesi bünyesine kattığı en önemli oyuncular da Arjantinli'ydi. Geçtiğimiz sezonki şampiyonlukta büyük payı bulunan Emmanuel Culio, Didi ve Andre Galiassi gibi Güney Amerikalı oyunculara yeni sezonda Sixto Peralta ve Gustavo Oberman gibi kalburüstü Arjantinliler de katılmıştı. Yine de Olimpiyat Stadı'nda Roma deplasmanına çıkmadan önce Cluj'un Şampiyonlar Ligi'nde alacağı her puan sürpriz sayılabilirdi.

Serie-A'ya iki maçta bir puan alarak başlayan Roma da, muhtemelen bu şekilde düşünüyordu. 18. dakikada Panucci'nin kafa golünün ardından da fark hesapları yapılabilirdi; ama öyle olmadı. Emmanuel Culio'nun sol ayağından çıkan iki şut, Cluj'a üç puanı getirdi. Rumen kulübü, Avrupa Kupaları'ndaki ilk galibiyetini aldı (Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası). Üstelik 49. dakikada gelen ikinci golün ardından Cluj, hiçbir şekilde ezilmeden ve Roma'nın ataklarını karşılamayı beklemeden rakip kalede pozisyonlar bularak tamamladı maçı. Yine de Şampiyonlar Ligi Tarihi'nin en şok başlangıçlarından biriydi, kesinlikle.

A Grubu'nda gecenin diğer maçında Luiz Felipe Scolari, dersine iyi çalışmıştı. Kendisinden önce Roman Abramovich ile beraber çalışan meslektaşlarının geçmişini öğrenmiş olabileceğini düşündüğüm Brezilyalı menajer, Şampiyonlar Ligi kariyerine 4-0'lık Bordeaux galibiyetiyle başladı.

Michael Essien'in yokluğunda orta sahayı Jon Obi Mikel'e teslim eden Scolari'nin Chelseasi, 4-1-4-1 sistemi ile Bordeaux'ya söz hakkı vermedi. Bu anlamda Bordeaux'nun 4-0 yenilmesinden ziyade hiçbir şekilde rakibine diş geçirememesi oldukça ilginçti. Laurent Blanc'ın takımı, kendi sahasında oynayacağı karşılaşmalarda mutlaka daha etkili olacaktır. Joann Gourcuff ve Joann Gouffrann da hayalkırıklığı yaşatan oyunculardandı.

Chelsea: Cech; Bosingwa, Carvalho, Terry, A Cole; Mikel; J Cole (Belletti, 75), Deco (Ballack, 61), Lampard, Malouda (Kalou, 83); Anelka. Substitutes not used: Hilario (gk), Di Santo, Ferreira, Alex.

Bordeaux: Rame; Jurietti, Diawara, Planus, Placente; Diarra, Fernando (Ducasse, 75); Gouffran (Obertan, 65), Gourcuff, Wendel; Chamakh (Cavenaghi, 65). Substitutes not used: Valverde (gk), Henrique, Bellion, Abdou Traoré.

Chelsea adına bir olumlu gelişme de, hiç kuşkusuz, Nicolas Anelka. Kariyeri boyunca hiçbir zaman istikrar yakalamayan ve sürekli sorun yaratan Fransız oyuncu, en olgun dönemini yaşıyor olmalı şu sıralar. Didier Drogba'nın yokluğunda 4-1-4-1'in en ucundaki isim olan Anelka, Fildişili golcü döndüğünde Florent Malouda veya Joe Cole'den biri ile rotasyona mı girer, yoksa yedek kulübesine mi döner, bilinmez. Scolari'nin bu anlamda yardımcı bir fikre ihtiyacı olabilir.

1 Ekim Çarşamba, 21.45
CFR Cluj v Chelsea
Bordeaux v Roma

Hiç yorum yok: