2 Eylül 2008 Salı

42 Milyon €: Robinho ve Manchester City



İngiltere'de transferin son gününün en sert hamlesi, Manchester City'den geldi. Dimitar Berbatov denemesi ve Robinho transferinin gerçekleşmesi, önemliydi; ama bunların mutlaka bir nedeni vardı. Tayland eski başbakanı Thaksin Shinawatra, kulüpteki haklarının %90'ını Arap Abu Dhabi United Group'a devredince bombanın pimini çekmiş oldu. City'nin yeni sahipleri, sıcak parayla giriş yaptıkları transfer piyasasındaki tüm dengeleri değiştirmekte kararlıydılar.

Manchester United ile sözleşme imzalayan Dimitar Berbatov, planın ana parçasıydı. Abu Dhabi, City taraftarları tarafından sempatiyle karşılanmıştı; ama aylardır adı United ile geçen Berbatov'un City'ye getirilmesi, henüz ilk günde müthiş bir ivme kazandırabilirdi Abu Dhabi ve Manchester City'ye. Bu anlamda önemliydi; ama Berbatov, hayallerinin peşinden gitti. Öyleki Bulgar golcü, daha sonraki açıklamasında, City'nin 34 milyon £'luk teklif haberini aldığı sırada United için sağlık kontrolünden geçtiğini söyleyecekti.

Dimitar Berbatov'dan gelen olumsuz yanıtın ardından City'nin moral kaybetmesi için fazlaca zamanı yoktu; çünkü transfer sezonunun sona ermesine saatler kalmıştı. Bu noktada City, kendini kaybetmiş olabilirdi. Henüz geçtiğimiz hafta Real Madrid'in bonservisi için 47 milyon € teklif ettiği David Villa, City'nin yeni hedefiydi. Valencia, kulüp olarak çok büyük borçlar ile mücadele ediyor olmasına karşın Real Madrid'in çılgın teklifini kabul etmeyerek Villa hakkındaki düşüncelerini belli etmişti. City, Villa planını da devreye sokamadı böylelikle.

Dimitar Berbatov ve David Villa üzerindeki başarısız hamlelerin ardından Stuttgart'ın Alman golcüsü Mario Gomez'e teklif götürdüğü söylenilen City'de asıl bomba, gecenin sonunda patlayacaktı. Berbatov konusunda United'a çalım atılamamıştı; ama City'nin eline Chelsea ile girilecek bir transfer çekişmesinden galip çıkma şansı gelmişti. ''Ben, Yeni Abromovich'im'' diyordu, City'nin yeni sahibi Dr Sulaiman Al-Fahim. Bunu kanıtlamak için Robinho'yu Chelsea'nin elinden kapmak kadar iyi bir fırsat olamazdı. Belli ki Al-Fahim, durumu değerlendirmeye almıştı.

Roman Abramovich, beş yıl önce Chelsea yönetiminde söz sahibi olurken durum, İngiltere için çok yeniydi. Taraftarlar, kararsızdı; ama 50 yıllık şampiyonluk özlemi, iki yıl üst üste olmak üzere sona erdirilince tüm sesler kesildi ve Abramovich, Stamford Bridge tribünlerinde kabul edilmeye başlandı. Al-Fahim'in henüz ilk günden çekişmeye girdiği isim, bu açıdan oldukça ironikti. Bazı şeyler için para yeterli olamazdı. Berbatov, Sir Alex Ferguson ve Manchester United'ın karizmasını tercih etti. Chelsea'de ise durum farklıydı. City'nin Arap sahipleri, Real Madrid ve Robinho'yu ikna etmeyi başarmıştı.

Chelsea, resmi sitesinde Robinho'nun taraftarlar için hazırlanan forma görüntülerini bile yayınlamıştı oysaki. Real Madrid ve Chelsea arasındaki anlaşmalar da tamamdı. Chelsea, Real Madrid'in Brezilyalı oyuncusu için kulübe 25.5 milyon pound ödeyecek ve Robinho da Chelsea'den sezon başına 4.8 milyon pound alacaktı. ''Oyuncumuzu insani ve futbol nedenlerinin yanı sıra teklif edilen miktarın oldukça yüksek olmasından dolayı satıyoruz'' diyordu Real Madrid Başkanı Ramon Calderon. Açıkça belli ediyordu Calderon, Robinho'nun elde çıkarılma nedenini. Bu anlamda transfer piyasasına girerek sağa-sola delicesine saldıran Abu Dhabi, Real Madrid için biçilmiş kaftandı.

Chelsea'nin Rus milyarderi Başkanı Roman Abramovich'in bile ödemeye cesaret edemediği bir miktar ile çıkacaktı Abu Dhabi, Real Madrid'in karşısına. Abramovich, geçtiğimiz sezon verim alamadıkları Andriy Shevchenko için iki sezon önce Milan'a 30.8 milyon £ ödemiş ve gözünü bundan daha fazla karartamamıştı. Manchester City'nin yeni sahipleri ise, henüz ilk günde ne kadar cömert olacaklarını göstermişlerdi maddi konularda. Real Madrid'in Robinhosu için City'nin teklifi 32.6 milyon £ (42 milyon €) oluyordu. Real Madrid, Santos'tan gelirken kasasından 30 milyon € çıkardığı Robinho'dan hiç de tahmin etmeyeceği kadar kazançlı çıkacaktı. Su akmış ve yolunu Madrid'de bulmuştu.

Robinho'nun transfer öyküsü, Dimitar Berbatov'un hikayesine benziyordu aslına bakarsanız. Robinho, mavi forma için Real Madrid ile arasını açacak kadar arzuluydu. Maviyi seçti Robinho; ama biraz daha açık bir ton oldu. Yine de, geçtiğimiz hafta içerisinde Chelsea'den alınan Shaun Wright-Phillips ile birlikte iyi bir ikili oluşturabilir yeni takımında. Transferden City menajeri Mark Hughes da mutlu: ''Robinho, hiç kuşku yok ki, dünya üzerindeki en iyi oyunculardan biri.'' Doğru olabilir veya olmayabilir; ama Abramovich'in Mourinho hamlesine benzer bir değişim görebiliriz City kulübesinde de. Al-Fahim, Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu'ndan bahsettiğine göre, işlerin kötüye gitmeye başladığı ilk anda değişim, Hughes üzerinden yapılır diye düşünebiliriz.

City yönetimindeki değişikliğin transfer sezonunun son gününde gerçekleşmesi, her şeyi aceleye getirdi Abu Dhabi United Group adına. Bir gün daha evvel hisseleri satın almış olsalardı, oldukça ilgi çekici hareketler izleyebilirdik kendilerinden. Öyle ki Robinho, Real Madrid ve Manchester City kulüplerinin anlaşmasının hemen ardından gece yarısına dakikalar kala sözleşme imzalayabildi. Bu yüzden Brezilyalı oyuncunun sağlık kontrolü bile yapılmadı. Sorun olur mu, bilemeyiz; ama Robinho, birkaç maç oynadıktan sonra uzun süreli sakatlıklar yaşamaya başlarsa, muhtemelen üzerine konuşulur.

Robinho'nun sağlık kontrolünden geçmesi veya sakatlık yaşaması, bir tek şeyi kesinlikle değiştirmeyecek. Robinho'nun bonservisi için ödenen 32.6 milyon pound, Britanya Tarihi'nin transfer rekorunun el değiştirdiği anlamına geliyor. Robinho olduğu için mi, hayır. Farklı bir oyuncu olsaydı, o oyuncu alacaktı ünvanı ve yanında ''from...to City'' yazacaktı. Britanya'nın en pahalı oyuncusu Robinho, aynı zamanda tüm zamanların da en pahalı beşinci futbolcusu oldu:

1. Zinedine Zidane, Juventus <-> Real Madrid, 46 milyon £
2. Luis Figo, Barcelona <-> Real Madrid, 38.7 milyon £
3. Hernan Crespo, Parma <-> Lazio, 35.5 milyon £
4. Gianluigi Buffon, Parma <-> Juventus, 32.6 milyon £
5. Robinho, Real Madrid <-> Manchester City, 32.6 milyon £
6. Christian Vieri, Lazio <-> Inter, 32 milyon £
7. Andriy Shevchenko, Milan <-> Chelsea, 30.8 milyon £
8. Dimitar Berbatov, Tottenham <-> Manchester United, 30.75 milyon £
9. Pavel Nedved, Lazio <-> Juventus, 30.6 milyon £
10. Rio Ferdinand, West Ham <-> Manchester United, 29.1 milyon £

Manchester City'nin yeni yönetiminin şimdiden gözünü Ocak ayındaki transfer sezonuna dikmiş olduğunu düşünmek akla hiç gelmeyecek bir fikir değil muhakkak. Robinho için ödenen 42 milyon €, ''over-reaction'' olarak değerlendirilebilir; ama Sunderland deplasmanında attığı iki gol ile Manchester City'ye harika bir dönüş yapan Shaun Wright-Phillips'in sağda, Robinho'nun da solda oldu bir City, hızlıca Big Four'un arkasındaki gruba dahil olabilir.

İyi bir forvete ihtiyaçları olduğu kesin. Jo, beklentilere cevap veremeyebilir. Ocak ayında ise Fernando Torres, Cristiano Ronaldo ve bir kez daha Dimitar Berbatov gibi isimlerin Manchester City ile anıldığını görebiliriz. Evet. Çünkü bu adamlar, Abramovich'ten bile zenginler. City tarafında ise rahatsız olan yok bu durumdan.

Kaderin ne türlü bir cilvesidir, bilinmez; ama City'nin bundan sonraki ilk karşılaşmasındaki rakibi, 13 Eylül günü Chelsea olacak ve muhtemelen mücadelenin Manchester City ve Chelsea takımları arasında olduğu unutulacak:

Al-Fahim vs. Abramovich.

Hiç yorum yok: