2 Eylül 2008 Salı

Dimitar Berbatov Manchester United'da



İngiltere'de transferin son günü, yıllarca unutulmayacak entrikalara sahne oldu. Öyle ki, özellikle transfer penceresinin kapanacağı gece saatlerinde durum, bir tenis maçını andırmaya başlamıştı. Dimitar Berbatov ve Robinho, geceye damgasını vuran isimler olurken Tottenham Hotspur, 1 Eylül'ün transferdeki en hızlı kulübü oldu. Dimitar Berbatov'u elinden çıkaran Kuzey Londra ekibi, ikisi forvet olmak üzere üç yeni oyuncu ile anlaştı. Başlıkları verip, üzerinden devam edelim:

- Daha önce anlaşılan Rus forvet Roman Pavlyuchenko, resmi sözleşme imzaladı.
- Manchester City'nin Hırvat sağ beki Vedran Corluka ile 6 yıllık sözleşme imzalandı.
- Dimitar Berbatov, 30.75 milyon £ karşılığında Manchester United'a satıldı ve United'ın genç forvet oyuncusu Frazier Campbell, bir yıllığına kiralandı.

Son günde dört sözleşme. Transfer sezonu boyunca kadrosunu Giovani dos Santos, Heurelho da Silva Gomes, Luka Modric ve David Bentley gibi önemli isimlerle takviye ederek transfer şampiyonu olan Tottenham Hotspur için 2008-09 Sezonu öncesi, alışık olunan bir durumdu aslına bakılırsa. İspanyol menajer Juande Ramos, ilk tam sezonunda tamamen kendisine ait bir kadro kurmuş oldu. Transfer belirsizlikleri nedeniyle istikrarsız başladığı sezonda artık kafası daha rahat olacaktır.

Robbie Keane'in Liverpool'a satılmasının ardından Dimitar Berbatov'un da 30 milyon £ gibi bir ücret karşılığında Manchester United'a satılması bekleniyordu transfer mevsimi boyunca. Tottenham'ın hedefi Berbatov'dan gelecek nakitle üst düzey bir forvet transfer etmekti. Euro 2008'in yıldızlarından Andrei Arshavin, bu anlamda Juande Ramos'un en büyük hedefiydi; fakat Zenit'in inadı bir türlü kırılamadı. Zenit, parayla kandırılamayacak bir kulüptü. Öyle ki Rus Ligi içerisinden 30 milyon €'luk bir transfer yaparak da bunu kanıtlamıştı Ağustos ayının son haftasında.

Andrei Arshavin transferinin gerçekleşmeyecek olması ve Dimitar Berbatov transferinin uzaması, Tottenham'ı farklı seçeneklere itecekti. Juande Ramos, Rusya üzerinden devam ediyordu isteklerine. Arshavin'in Milli Takım'dan arkadaşı Roman Pavlyuchenko ile transfer sezonun son haftasında anlaşıldı. Geçtiğimiz sezon Keane ve Berbatov ile uygulanan ''bir uzun ve bir kısa forvet'' görüntüsü yeni sezonda olmayacaktı belli ki. Mevcut kadroda bulunan Darren Bent de uzun boylu ve daha çok hava hakimiyeti olan bir forvetti. Pavlyuchenko, yaklaşık 14 milyon £ karşılığında Spartak Moskova'dan transfer edilmişti; ama Berbatov'dan gelecek parayla bir forvet daha almayı planlıyordu, Tottenham Hotspur.

Dimitar Berbatov'un transferi gerçekleşecekti mutlaka; ama Tottenham, Bulgar golcüsünden gelecek haberi beklerken de boş durmamıştı. İki hafta önce Manchester City'ye kendisi için teklifde bulunulan Vedran Corluka ile anlaşılıyordu. Tottenham Hotspur, son iki sezonda sağ bek pozisyonunda yaşadığı problemi Hırvat oyuncu ile kapatabilirdi. Geçtiğimiz sezon Dinamo Zagreb'ten 8 milyon £ karşılığında City of Manchester'a gelen Corluka, bir yıllık Premier Lig kariyerinde ortalamanın üzerinde bir görüntü sergilemişti ve bu anlamda Tottenham adına son derece stratejik bir isim olacaktı.

Euro 2008'de Hırvatistan forması ile de mücadele eden 22 yaşındaki oyuncu için Milli Takım'daki antrenörü Slaven Bilic, ''O, dünyanın en iyi sağ bek oyuncusu'' diyordu. En iyi miydi, bilemeyiz tabii; ama Corluka'nın gelişiyle Ramos, Premier Lig orta sahası için biçilmiş kaftan olan Didier Zokora'yı sağ bekten kurtarıp ait olduğu orta sahaya yerleştirebilir. ''Burada olmaktan çok mutluyum. Harika oyuncuların bulunduğu ve büyük hedefleri olan bir kulübe geldim. Ayrıca en iyi arkadaşımla da (Luka Modric) tekrar buluşacağım için heyecanlıyım'' açıklamasını yapıyordu imzanın ardından Corluka.

Luka Modric'in Tottenham Hotspur'da olması mutlaka önemli bir nedendi Corluka için. Tottenham, Corluka için City'ye 8.5 milyon £ ödeyecek. Geniş pencereden baktığımızda Dinamo Zagreb'in İngiltere'ye servisinin devam ettiğini görebiliriz. Yüksek ücretle birçok genç oyuncusunu önemli kulüplere pazarlamayı başardı, son yıllarda Dinamo Zagreb. Kendi adına kulüp, böyle bir misyonu üstlenmiş oldu (Türkiye'de herhangi bir kulübün yapamadığını yaptı yani Dinamo Zagreb. Bu anlamda önümüzdeki sezon Mehmet Topal ile David Moyes ilişkisi, 10-15 milyon £'lara çıkabilir ve belki de bir başlangıç olur. Geniş bir konu, daha sonra konuşulabilir).

Roman Pavlyuchenko ve Vedran Corluka'ya karşın Tottenham'da en hareketli saatler Dimitar Berbatov konusunda yaşandı. Yaklaşık üç aydır Manchester United transferine kesin gözüyle bakılan Berbatov'un 1 Eylül'de resmi olarak Sir Alex Ferguson'ın takımına imza atması bekleniyordu. Ama işler karışacaktı. Manchester şehrinin mavi tarafından yaşananlar, transfer piyasasını darmadağın edebilirdi. City'nin sahibi Tayland eski başbakanı Thaksin Shinawatra'nın Manchester City üzerindeki planları sona ermişti. Satış gerçekleşecekti. Transferin son günü kulüp yönetimi el değiştirdi. Arap Abu Dhabi United Group, Shinawatra'nın City'deki haklarını satın alıp kulübün yeni sahibi oluyordu.

Shinawatra, City taraftarlarını Ronaldinho transferi ile oyalamış ve ödemeyi vaad ettiği kulüp borçlarını karşılayamamıştı. Bu anlamda Abu Dhabi'nin hamlesi, erken oldu. Shinawatra'nın pasifliğine benzemiyordu, Abu Dhabi'nin piyasaya girişi. Tottenham'ın Berbatov için belirlediği 30 milyon £'luk transfer ücretini karşılayacağını belirtiyordu, Abu Dhabi. Tottenham, paranın kimden geleceğine değil ne zaman geleceğine bakıyordu. Berbatov'dan gelecek parayla Real Zaragoza'dan Diego Milito'nun 10 milyon £ tutan bonservis ücreti karşılanacak ve Standard Liege'in 20 yaşındaki orta saha oyuncusu Marouane Fellaini için nakit yaratılacaktı. Tottenham, elini çabuk tutmalıydı; çünkü Everton ve Aston Villa da Fellaini üzerinde baskı kuruyordu.

Tottenham, Manchester City'yi temsil eden Abu Dhabi'nin teklifini kabul etti. Ajanslara City ve Tottenham'ın anlaştığı Dimitar Berbatov'un da yeni sezonda Manchester City forması giyeceği haberleri düşmeye başladı; ama Berbatov biraz ''asi'' bir oyuncuydu. Aylardır Manchester United ile yatıp kalkan Bulgar'ın boynunu büküp City'ye gideceğini beklemek, çok doğru olmazdı. Gitmedi de zaten. Tottenham'ın beklediği para gelmeyince Diego Milito, 8 milyon £ karşılığında Genoa'nın yolunu tuttu. Berbatov transferinin gerçekleşmediği haberi, La Liga'ya kadar uzanmıştı. Real Madrid, City ve United arasındaki yarışa dahil oldu. City, 34 milyon £'a çıktı; ama Madrid, 37 milyon £ ile cevap verdi.

Bu arada Berbatov, nerde miydi? Bridgewater Hospital'da. Manchester United için sağlık kontrolünden geçiyordu.

Tottenham Hotspur, Berbatov'un isteğine razı oldu. Manchester United ile anlaşma yoluna gitti. Sir Alex Ferguson ve United, tüm bu kargaşaya rağmen ''cool'' görüntüsünü bozmadı, bir nevi karizma yaptı. Olan Juande Ramos'a oldu. Berbatov'dan elde edeceği parayı iyi bir forvet için kullanmak isteyen Ramos, transferin uzaması nedeniyle gerçekleştirememişti; ama B Planı devredeydi. Geçtiğimiz sezon kiralık olarak forma giydiği Hull City'de gösterdiği performansla Manchester United kariyerine doğru yelken açan Frazier Campbell da Ramos'un hedeflerinden biriydi. Piyasası 5 ila 7 milyon £ arasında değişen Campbell, kiralık olarak Tottenham kadrosuna katıldı. Aslına bakarsanız Ferguson, bu durumda bile genç oyuncusunun bonservisini kulüpte tutmayı başararak önemli bir iş çıkardı.

Berbatov transferi, Manchester United için oldukça önemli. Bazı oyuncular vardır ya hani Premier Lig için yaratılan, Ada'da başka oynayan, denizi aşınca performansı düşen. İşte Berbatov onlardan biri. Tıpkı Thierry Henry, Patrick Vieira gibi. United'da çok başarılı olacaktır, Berbatov. Carlos Tevez ve Wayne Rooney, mutlaka önemli oyunculardı; ama Berbatov, Ferguson'ın Ruud van Nistelrooy'dan sonra aradığı isim olabilir. Direkt olarak etki yapacaktır, Premier Lig'deki şampiyonluk yarışına. Arsenal'de Emmanuel Emmanuel Adebayor, Liverpool'da Fernando Torres, hatta Chelsea'de Didier Drogba. Manchester United'ın da bir karşılığı var artık bu adamlara.

Juande Ramos, Robbie Keane ve Dimitar Berbatov ardından daha iyi bir ikili kurmak istiyor olabilirdi; ama Darren Bent, Roman Pavlyuchenko ve Frazier Campbell üçlüsü de kendisini belli hedeflere ulaştırabilir. Bu anlamda Tottenham'ın hücum gücü yüksek orta sahası da forvetteki arkadaşlarına yardımcı olacaktır. Tottenham'dan sezon sonunda ilk 5 istemek istemek ise, hayalcilik değildir.

Berbatov, 2002 yılında Leeds United'dan 29.1 milyon £ karşılığında transfer edilen Rio Ferdinand'ın transfer rekorunu da kırmış oldu. Değerini verecek mi, göreceğiz. Ben vereceğini düşünüyorum açıkçası.

Hiç yorum yok: