28 Eylül 2008 Pazar

Everton v Liverpool, 0-2: Beş Dakikalık El Nino



İngiltere Premier Ligi'nde Altıncı Hafta'nın açılışı Merseyside Derbisi ile yapıldı. 208. randevuda Liverpool, tıpkı geçtiğimiz sezon olduğu gibi, Goodison Park'ta bir kez daha kazanarak Premier Lig Tarihi'ndeki en iyi başlangıç rekorunu egale etmiş oldu. Fernando Torres'in golleri, Liverpool'a 2-0'lık galibiyeti getirdi.

Geçtiğimiz hafta Anfield Road'da Stoke City ile golsüz berabere kalarak hesapta olmayan bir puan kaybı yaşayan Liverpool, salı akşamı Carling Cup'ta Crewe Alexandra'yı 2-1 mağlup ederek bir üst tura yükselmeyi başarmıştı. Stoke City ve Crewe Alexandra maçlarındaki oyuncu seçimleri farklıydı, doğal olarak. Rafa Benitez, rotasyon yapmak için yaratılmış bir menajerdi ve hafta arası oynanacak Şampiyonlar Ligi maçından önce kadroda değişikliğe gitmesi beklenebilirdi.

Yapmadı, Benitez. Stoke City karşısında sayısız gol pozisyonuna girmesine karşın sahadan golsüz beraberlikle ayrılan oyuncularıyla çıkacaktı İspanyol menajer, Goodison Park'taki Merseyside Derbisi'ne. Kalede alışılagelen isim Pepe Reina vardı. Savunma kanatlarında Alvaro Arbeloa ve Andrea Dossena, merkezde ise Jamie Carragher ile Martin Skrtel. Rafa Benitez'in her zaman planlarının içerisinde olacağını söylediği Daniel Agger yedek kulübesindeydi.

Liverpool'un geçtiğimiz sezona göre yaşadığı en önemli dönüşümlerden biri Steven Gerrard özelinde gerçekleşiyor. Gerrard, bir önceki sezon Fernando Torres'in hemen arkasında, İspanyol takım arkadaşının yarattığı boşlukları kullanarak gole veya gol pasına ulaşıyordu. Öyle ki Gerrard ve Torres'in hücum birliktelikleri, Liverpool Tarihi'nin unutulmaz ikilisi Ian Rush ve Kenny Dalglish ortaklığının ardından en özel bileşim olarak değerlendiriliyordu, Liverpool taraftarları tarafından.

2008-09 Sezonu'nda ise durum farklı. Rafa Benitez, sezon öncesi Tottenham Hotspur'dan Robbie Keane'i transfer ederek hücum bölgesinde ''kısa ve uzun'' kombinasyonundan yararlanma isteğini göstermişti. Keane'den önce David Villa'ya talip olan fakat maddi konulardaki yetersizlikten dolayı vatandaşını takımına alamayan Benitez'in bu planı sonrasında Steven Gerrard, Torres'in arkasını yerine kaybedecekti. Sezon başından bu yana devam eden görüntü, Everton karşısında da değişmeyebilirdi. Steven Gerrard, orta sahada Xabi Alonso ile görev yapacaktı. Kanatlarda ise Dirk Kuyt ile Albert Riera vardı. Maç öncesi sakatlıkları bulunan ve durumlarının maç öncesinde belli olması beklenen Javier Mascherano ile Yossi Benayoun, kadroda yer almadı.

Everton'da hafta arasındaki Carling Cup maçında hastalığı nedeniyle kadroda yer almayan Mikel Arteta sahadaydı. Büyük maçların dengesiz adamı Tim Cahill, Nijeryalı forvet Yakubu ile Everton'ın hücuma bakan yüzünün temsilcileriydi. Louis Saha, David Moyes'in bu tercihinden dolayı kenardaydı. Arteta'nın orta sahadaki yardımcıları ise Phil Neville ve 11 milyon £'lık adam Marouane Fellaini olacaktı.

Everton: Howard - Hibbert (63' Saha), Yobo, Jagielka, Lescott - Arteta, Neville, Fellaini - Osman, Cahill, Yakubu.
Subs not used: Nash, Baines, Castillo,Vaughan, Nuno Valente, Rodwell

Liverpool: Reina, Arbeloa, Carragher, Skrtel, Dossena, Kuyt, Alonso (80' Leiva Lucas), Gerrard, Riera (65' Aurelio) - Torres, Keane (80' Pennant).
Subs not used: Cavalieri, Hyypia, Agger, Babel.

Karşılaşma, bu görüntüler eşliğinde başladı. Everton'ın karakter dışına çıkan savunması, Liverpool tarafından işlenebilirdi; ama Rafa Benitez'in takımı, daha çok oyunu tutmakla ilgiliydi ilk yarıda. Hızlı başlayan taraf ev sahibi oldu. Everton, ilk 45 dakikalık bölümün en net fırsatını bir köşe vuruşunda Tim Cahill ile yakaladı. Cahill, altıpas önündeki pozisyonda son vuruşu yapamayınca karambolden gol çıkmadı. Liverpool'un dengeli oyunu, gol pozisyonu üretme konusunda sıkıntı yaşamasına sebep olurken Everton, Fellaini'nin başrolde olduğu diğer bir pozisyonda Jamie Carragher'a takıldı. Pepe Reina ile Marouane Fellaini arasındaki hava topu mücadelesinden faul kararı çıkmıştı, faul yoktu; ama Fellaini, çizgi üzerinde Jamie Carragher'ı bulmuştu.

Gerçekten Fellaini mi bulmuştu Carragher'ı, yoksa Carragher mı Fellaini'yi bulmuştu?

İncelenmesi gereken bir konu, aslına bakarsanız. Carragher, hiç kuşku yok ki, oyunu diğer futbolculardan bir pozisyon önce okuyor. Bu yüzden de Reina havadayken Carragher, çizgi üzerinde oluyor. Bu pozisyon özelinde Fellaini'nin beceriksizliği de etkiliydi. Fellaini'nin pozisyondaki acemiliğinden Premier Lig geleceği hakkında yorum yapmak doğru olur mu bilemiyorum; ama Carragher, oyunun devam eden bölümünde de ''bir pozisyon sonrasını görme'' yetisini birkaç kez daha sergileyecekti.

Liverpool, ilk yarı planını iyi uygulamıştı. Everton'a bu bölümde bir karambol dışında pozisyon vermeyen Liverpool, 50. dakikada Fernando Torres ve 52. dakikada da Steven Gerrard'ın şutlarıyla kaleyi denedi. Bu iki hamle, Liverpool'un ikinci yarıda galibiyet için oynayacağının kanıtı olarak değerlendirilebilirdi. Gerrard'ın şutunun ardından Liverpool, kademe kademe Everton sahasına yerleşmeye başladı. Çok geçmeden de gol geldi. Everton, Liverpool'dan ilk kez baskı görüyordu. Mikel Arteta baskıdan çıkamayınca orta sahanın sağında Albert Riera'ya kaptırdı topu. Sol kanatta orta sahadan gelen topa koşu yapan Keane, son çizgide topun altına girdi ve arka direkte Torres, tek vuruşu yaptı.

Riera'nın Arteta'dan aldığı top ile başlayan ve sonu gol ile biten harika bir hücum organizasyonuydu, Liverpool'un ilk golü. Torres, arka direkte bomboş pozisyonda golcü vuruşunu yaptı; ama golün yarısını Dirk Kuyt'a yazmak gerekti. Karşılaşmadan önce Liverpool menajeri Rafael Benitez, en güvendiği oyuncunun Dirk Kuyt olduğunu söylerken haksız değildi demek ki. Kuyt, Keane'in ortasında ön direğe koşu yaparak sol bek Lescott ile birlikte merkez savunmacıdan birini daha üzerine çekti ve Torres'e ''tek vuruş'' şansı yarattı. ''Deep-lying forward'' dedikleri bu olsa gerekti.

Liverpool, ilk golün ardından Everton'a oyundaki üstünlüğünü iyiden iyiye hissettirmişti. Bu bölümde bir gol daha buldu, Kırmızılar. Dirk Kuyt, bir kez daha savunmasının dengesini bozarak ceza sahasına girdi. Everton savunması, Kuyt'ın ekstra katkısı karşısında eşleşme sorunu yaşadı. Penaltı noktası üzerinde Jagielka, Kuyt'ın önünde topa müdahale etti ve arta kalan pozisyonu Torres, bir kez daha tek vuruşla bitirdi.

Beş dakikalık El Nino, Goodison Park'ı yerle bir etmişti. İkinci golün ardından Everton menajeri David Moyes, savunmadan Tony Hibbert'i çıkararak forvete Louis Saha'yı aldı. Bu dakikada Torres, Goodison Park'taki üçüncü golüne çok yaklaştı. Sol kanattan yapılan ortaya yükselen Dirk Kuyt, rakibine faul yapmasa sağ çaprazdan topu uzak köşeye gönderen Torres, Merseyside Derbisi Tarihi'ne adını altın harflerle yazdırmış olacaktı; ama bu bile yeterliydi.

77. dakikada Alvaro Arbeloa'yla kapışan ve sarı kart gören Tim Cahill, aynı hoşgörüyü iki dakika sonra Xabi Alonso'ya yaptığı faul sonrasında göremedi. Everton, geri kalan dakikaları 10 kişi tamamladı. Liverpool, 2-0 kazanarak Premier Lig Tarihi'ndeki en iyi başlangıçlarından birine imza attı. Stoke City karşısındaki kazanın da içinde bulunduğu periyotta Manchester United'ı yenen ve Goodison Park'ta kazanan Liverpool, geleceğe daha güven dolu bakabilir.

Everton, kendi sahasında bu sezon oynadığı üçüncü lig maçından da mağlubiyetle ayrıldı. Maviler, topladıkları yedi puan için Premier Lig'e yeni yükselen üç takıma duacı olmalılar. Önlerindeki fikstür zor. David Moyes'in işi daha da zor.

Hiç yorum yok: