22 Eylül 2008 Pazartesi

Liverpool v Stoke, 0-0: Gerrard'a ''100'' Yok



Premier Lig'de cumartesi günü gözler, Steven Gerrard'ın üzerindeydi.

Liverpool formasıyla ilk golünü 5 Aralık 1999'da Sheffield Wednesday'e karşı atan Gerrard adına Stoke City maçı, kariyerindeki önemli kilometre taşlarından biri olabilirdi. Gerrard, Aralık 1999'dan sonra Kırmızılar için 98 gol daha atmıştı ve rakip fileleri havalandıracağı ilk maçta Liverpool formasıyla 100. kez gol sevinci yaşamış olacaktı.

Cumartesi öğleden sonrası için kişisel seçim, Bundesliga'dan yanaydı; ama Steven Gerrard'ın muhtemel kutlamasını kaçırmak da olmazdı. Bu anlamda bir taraftan Allianz Arena'ya konsantre pozisyondayken zaman zaman Anfield'a da uzanmak durumundaydık. Liverpool ve Stoke City arasındaki mücadeleden Gerrard, kulüp için 100. golünü atarak sahadan ayrılabilirdi. Karşılaşmanın başlamasıyla da pek fazla beklemeyeceğimizi düşünmüştük, aslına bakarsanız.

Maçın henüz ikinci dakikasında sol çaprazdan kazanılan serbest vuruşta topun gerisine geçen Gerrard, altıpasa göndereceği topla takımını öne geçiren golün asistini yapacak ya da tüm Stoke City savunması ile kaleci Thomas Sorensen'i tuzağa düşürerek Liverpool formasıyla 100. golüne imza atacaktı. Plan bu şekildeydi. Aslında öyle de oldu. Stoke City, Gerrard'ın topa hükmetsine yenik düşmüş ve kalesinde golü görmüştü; fakat kutlamalar, bir süre sonra kesilmek durumunda kalacaktı.

Karşılaşmanın orta hakemi Andre Marriner, golü ofsayt gerekçesiyle iptal etmişti. Robbie Keane ve Fernando Torres, Steven Gerrard'ı kutlamak üzere İngiliz oyuncunun yanına ulaşmışlardı bile; ama karar verilmişti.

Ofsayt kararında ince bir nokta var, bana kalırsa. Bilgim dahilinde konuşacağım.

Steven Gerrard'ın vuruşu, uzak köşeden herhangi bir oyuncuya temas etmeden filelerle buluşuyor. Pozisyonda topa yükselen Fernando Torres, müdahalede bulunmuş olsaydı karar, kesin olarak ofsayt olmalıydı; çünkü Torres'in vücudunun bir bölümü (gol atabileceği herhangi bir bölge kıstas alınıyor burada - el veya kollar dışında kalan tüm bölgeler), rakip kaleci Sorensen'e Stoke City oyuncularından daha yakın. Bu anlamda Torres'in golü atamadığı farklı bir alternatif daha var. Gerrard'dan gelen top, Torres'in saçlarını sıyırıp ikinci pozisyonda ofsayt durumda kalacak olan Dirk Kuyt'a gelse ve Kuyt golü bulsaydı da karar, ofsayt olmalıydı.

Her iki ihtimal de yoktu, Gerrard'ın golünde. Burada da farklı bir bakış açısı gerekecek, durumu inceleyebilmek için.

Yine bilgim dahilinde konuşmaya devam ediyorum. Fernando Torres veya Dirk Kuyt, topa dokunmadan da ofsayt pozisyonunda kalabilirlerdi. Hakemlerin bu noktada incelemeleri gereken şu: Topa temas etmemesine karşın ofsayt pozisyonunda olan oyuncu, rakip savunmayı rahatsız ediyor mu?

(Durumu örneklerle açıklamaya çalışalım. A Takım ve B Takım oyuncuları üzerinden gidiyoruz. B, A'ya karşı hücum ediyor. A'nın savunmadaki son oyuncusu ile kalecisi arasında B'den bir oyuncu bulunuyor. A savunmasının arkasına bir top atılıyor ve A oyuncusu, ofsayttaki B forvetinin topla buluşmaması adına topa hamle yapıyor. Top da A oyuncusunun ayağından taca gidiyor ya da B takımı lehine köşe vuruşuna neden oluyor. Böylesi bir örnekte hakemler, ofsayt kararını verebilirler; çünkü B forveti, A savunmacını rahatsız etmiş ve avantaj, B'ye geçmiştir.)

Fernando Torres (Dirk Kuyt) ve Thomas Sorensen pozisyonunda bu gibi bir durum var mı? Yani rakip Sorensen, Torres'in topa vuracağını düşündüğü için mi çıkıyor o hava topuna? Sanki, hayır.

Gerrard'ın golü de bu anlamda temiz gibi duruyor. Liverpool menajeri Rafa Benitez de farklı düşünmüyor: ''Golün neden iptal edildiğini kimse bilmiyor. Hakem, Carra'ya (Jamie Carragher) -evet orta hakem, çizgi hakemi değil- golün iptal olduğunu söylemiş; ama sanırım o da iptal kararının neden verildiğini bilmiyor. İnanılmaz. Bunun üzerine konuşmak zorundayız, çünkü maçın en kilit kararıydı. Bunu açıklayabilmek imkansız.''

''Maçtaki en ağır hatayı bir kenara bıraktığımızda konuşmamız gereken diğer başlık ise, her şeyi yapmamıza karşın golü bulamamamış olmamız. Birçok pozisyona girdik. Her iki kanattan denemeler yaptık. Çizgilere indik. Uzaktan şutlar çektik. Birçok duran top kullandık. Yalnızca golü yapamadık. Futbolda ara sıra böyle şeyler olabilir. Oyuncularım gerçekten çok çalıştı; ama bazen üçüncü bölgede biraz şans ve yeteneğe ihtiyacınız oluyor.''

''Kaç kez kaleyi denediğimizi bilemiyorum. Gol için 25 veya 30 kez şans yakalamanıza karşın sonuca ulaşamıyorsanız, yeni çözümler üretmek pek de kolay değil. Yapmanız gereken tek şey, aynısı bir kez daha yapmak. Belki bir dahaki seferde daha şanslı olursunuz.''

Liverpool, ikinci dakikadaki sayılmayan golün ardından Stoke City kalesini 90 dakika boyunca şut bombardımanına tuttu; fakat gol bir türlü gelmedi. Sezon başında Stoke City'nin en önemli transferi olarak değerlendirilebilecek olan Danimarkalı kaleci Thomas Sorensen de ilk kez Liverpool karşısında fazla mesai yapmak durumunda kaldı. Sorensen'in kritik kurtarışları, Stoke City'ye bonus tadında bir puan kazandırdı.

Gerrard, 100. golüne Stoke karşısında ulaşmış olabilirdi. Hatta belki de olmalıydı. Ama kendisi, henüz 28 yaşında. Önünde uzun bir süre var. En yakın gelecekteki rakip ise Gerrard adına hiç de yabancı değil. 27 Eylül Cumartesi günü Goodison Park'ta Everton, Liverpool'u ağırlayacak.

Merseyside Derbisi, Steven Gerrard'ın 100. golünü atabilmesi için hiç de fena bir maç olmayabilir. Kader ağlarını örmüş ve 100. golün Stoke karşısında gelmesini engellemiştir belki, kim bilir?

Hiç yorum yok: