1 Eylül 2008 Pazartesi

Premier League: Tottenham Siftahı Yaptı



Premier Lig'de 3. Hafta
'nın en büyük karşılaşması Chelsea ile Tottenham Hotspur arasındaydı. Sezona flaş transferler ile girmesine karşı ilk iki maçta sahadan mağlubiyetle ayrılan Tottenham, ilk puanını Stamford Bridge deplasmanında 1-1'lik skorla aldı. Steven Gerrard'sız Liverpool, Fernando Torres'in de 30. dakikada sakatlığı nedeniyle kenara geldiği Aston Villa deplasmanından golsüz beraberlikle evine döndü. Evine dönen bir başka isim Shaun Wright-Phillips, Manchester City formasıyla ikinci döneminin ilk maçında Sunderland deplasmanında iki gol atarak takımının 3-0'lık galibiyetinin mimarlarından oldu.

Middlesbrough, evindeki ikinci maçını da kazandı. Karşılaşmanın ilk yarısında 10 kişi kalan Stoke City karşısında Afonso Alves'in serbest vuruş golüyle öne geçen Middlesbrough, ikinci yarıda Stewart Downing ile penaltı noktasından farkı ikiye çıkarma şansını kullanamadı. Arsenal'den transfer edilen Justin Hoyte'un 71. dakikada kendi kalesine attığı gol skorda dengeyi getirirken bitime beş dakika kala sahneye çıkan Tuncay Şanlı, sezondaki ilk golünü attı ve Middlesborugh da üç maç sonunda puanını altı çıkardı. Sezon öncesi daha büyük hedeflere oynayabilecek bir kadro kuran Portsmouth, ilk iki maçtaki hayalkırıklığının ardından Portsmouth deplasmanından 3-0'lık galibiyetle dönerken Peter Crouch, bu sezonki ilk lig golünü attı.

Manchester United, Cuma akşamı Süper Kupa'da Zenit St. Petersburg ile karşılaştığı için Fulham ile oynaması gereken lig maçı ertelenmişti. Premier Lig'de bu hafta oynanan dokuz maçta ise gol sesi çıkmayan bir diğer stad Reebok oldu. Bolton Wanderers, ligin yeni takımlarından West Bromwich Albion'ın kalecisi Scott Carson'ı geçemedi. Bir diğer yeni Hull City, etkileyici başlangıcının ardından kendi evinde Wigan'a 5-0 mağlup oldu. Hull City'nin savunmada yaptığı büyük hatalar maçın gidişatında etkili olurken Wigan'ın Mısırlı golcüsü Amr Zaki iki gol atarak Premier Lig'de tutunabileceğini gösterdi. Kaçan penaltıların damga vurduğu karşılaşmalardan birinde Blackburn Rovers, West Ham United'a 4-1 mağlup olmaktan kurtulamadı. Skor 2-1 iken Rovers'tan Jason Roberts'ın penaltısını kurtaran Robert Green maçın adamı olmayı başardı.

Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi G Grubu'nda rakibi Arsenal, Emirates'de Newcastle United'ı 3-0 mağlup etti. Ligin ilk haftasında West Bromwich Albion'ı 1-0 mağlup eden kadroya yapılan Francecs Fabregas ve Robin van Persie takviyeleri olumlu sonuç verdi. Robin van Persie'nin içerisinde iki golü de barındıran gösterisi, Arsenal'in son yıllardaki oyun anlayışının bir sonucu olarak kabul edilebilirdi. Emmanuel Adebayor'un santrfor görevini üstlendiği Arsenal hücum hattında van Persie, Togolu forvetin tamamlayıcısı olarak önemli iş çıkarıyordu. West Bromwich karşısında Denilson ve Samir Nasri ile kurulu orta sahaya Fabregas'ın gelmiş olması iki oyuncuyu yedek kulübesine göndermedi. Arsene Wenger, iki oyuncuyla devam etti. Fransız Nasri, etkileyici başlangıcının ardından Newcastle maçının ikinci yarısında da gole yaklaştı; fakat Shay Given, serbest vuruş golüne izin vermedi.

Arsenal, 90 dakika boyunca istediği gibi yön vermeyi başardı karşılaşmaya. Cecs Fabregas'ın takıma katılması Arsenal'i daha efektif bir futbol oynamaya itiyordu. Maçın ilk bölümünde Fabregas ile van Persie arasındaki iletişim Arsenal'i gole taşıyabilirdi; ama Arsenal, gol için ilk düdükten sonra 18 dakika daha bekleyecekti. Emmanuel Adebayor'un ortası, Charles N'Zogbia'nın eline temas etmesi ile Robin van Persie'nin topu penaltı noktasına dikip ağlara göndermesi arasında ise fazla zaman yoktu. Mark Viduka, Damien Duff ve Obafemi Martins gibi hücum gücü yüksek oyuncuların yokluğunda Arsenal, ilk haftada Manchester United karşısındaki sürprizi gerçekleştiremeyecek gibi duruyordu. Bu da Arsenal'in işini kolaylaştırmıştı.

Newcastle United, yine de ilk yarının son bölümünde beraberlik golü yaklaştı Michael Owen ile; ama Owen'ın vuruşu, takım arkadaşına çarpınca Newcastle menajeri Kevin Keegan'ın hayalleri suya düştü. Newcastle United adına bu pozisyon, maçın kırılma anı olabilirdi; çünkü 41. dakikada van Persie, skoru 2-0'a getiren golü atacaktı. 59. dakikadaki Arsenal golü ise, ceza sahası üzerindeki tek paslar sonucunda Denilson ile ortaya çıktı ve Arsene Wenger'in takımı geçtiğimiz hafta Fulham 1-0 kaybettikten sonra Emirates'de kazanarak kendisine geldi. Fenerbahçe adına iyi bir görüntü değil tabii. Arsenal, özellikle son yıllarda, Eylül, Ekim ve Aralık aylarında maksimum seviyeye çıkarak oynuyor. Arka arkaya oynanacak iki Fenerbahçe maçına kadar Arsenal, daha da komple bir takım haline gelebilir.

Arsenal'in yaptığı cumartesi kapanışının ardından pazar gününün ilk maçı Chelsea ile Tottenham arasındaydı, Premier Lig'de. Middlesbrough ve Sunderland mağlubiyetlerinden çıkan Tottenham Hotspur, son yılların en kötü başlangıcını yapma tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Tottenham ile ilk tam sezonunu oynama şansı olan Juande Ramos'un sezon öncesi yapmış olduğu transferlerin karşılığını alması için Chelsea deplasmanından daha iyi bir fırsat olamazdı. Portsmouth ve Wigan'ı mağlup ederek sezona başlayan Luiz Felipe Scolari ise, forvet oyuncusu Didier Drogba'nın yokluğunda çareyi Nicolas Anelka'da bulmuş gibiydi. Tottenham karşısında da tek forvet Anelka'yı Deco ve Joe Cole destekleyecekti.

Chelsea, iki galibiyetin ardından liderlik koltuğuna oturmayı başarmıştı. Tottenham karşısında da maça hızlı başlayan taraf oldu. Frank Lampard, sezon öncesi Uzakdoğu turnesinde attığı golün bir benzerini Tottenham kalecisi Gomes üzerinde denese de Brezilyalı, iyi bir denek olmadığını yapmışolduğu harika kurtarış ile gösterdi. Yine de Chelsea, gol atmanın bir başka yolunu bulmuş gibiydi. 27. dakikada kullanılan köşe vuruşunda Darrent Bent, Antalyaspor deplasmanında ön direkte topu ayağının altından kaçırarak takımının gol yemesine neden olan Bobo durumunda kalacaktı. Forvet Bent, topu kaçırdı. Savunma oyuncusu Julian Belletti, golü attı; fakat ilk yarının sonunda Bent, bu kez karşı kaledeydi. Hazırlık döneminde Tottenham'ın ''en hazır forveti'' Bent, soyunma odasına gitmeden skora dengeyi getirecekti.

İngiltere basını, 1-1'lik maçın ardından Scolari'yi Salomon Kalou'ya şans vermediği için eleştiriyor. Bundan önce kazanılan maçlarda da Anelka vardı forvette; ama ilk puan kaybında Arsene Wenger'in Kalou beğenisinde üzerinden Scolari tahrik edilmeye çalışıyor sanki. Jose Mourinho'nun ardından gelen Avram Grant, bu toplara girmeyen bir menajerdi. Ada basını, özlemiş olmalı Arsenal ve Chelsea menajerleri arasındaki menajer tartışmalarını. Wenger, transfer sezonunda Adebayor'un takımdan ayrılma ihtimali üzerine Salomon Kalou'yu Chelsea'den istemişti. Dünkü karşılaşmada Kalou'yu neden oynatmadığı soruluyor, Scolari'ye: ''Eğer Arsene Wenger'e Kalou'yu hangi amaçla 9 numara olarak istediğini soruyorsanız, benim Kalou'yu neden 9 numara oynatmamak gerektiğini de sorun. Arsene, zeki bir adam. Belki bir şeyler biliyordur.''

Scolari de sever bunları. Yakın zamanda daha sert tartışmalar izleyebiliriz, ikili arasında. Kim bilir, Alex Ferguson da katılır belki kendisine. Ferguson demişken, Dimitar Berbatov transferi hakkındaki söylentiler gün sonuna kadar devam edecektir. Bu anlamda Tottenham Hotspur, her ne kadar Roman Pavlyuchenko'yu transfer etmiş olsa da, tartışmalar ışığında gerçek performansını yansıtamıyor sahaya. Birçok yeni transfer var. Chelsea deplasmanında alınan puan, olumlu etkileyecektir Hotspur'u. Önümüzdeki haftalarda, özellikle de transfer döneminin bitmesinin ardından, daha iyi bir Tottenham izleyebiliriz.

Gareth Barry ve Rafael Benitez ilişkisi nedeniyle ilgi çekici bir hal alan Aston Villa ve Liverpool karşılaşması öncesi, Liverpool cephesinde haberler pek iyi değildi. Standard Liege önünde Şampiyonlar Ligi vizesini 117. dakikada alabilen Liverpool, Steven Gerrard'ın sakatlığı nedeniyle eksik kalabilirdi Aston Villa karşısında. Villa'da Barry'nin Liverpool arzusuna tepki gösteren evsahibi taraftarlar, biraz daha ılımlıydı eski kaptanlarına karşı. Evet, eski kaptan. Martin Laursen, Gareth Barry ve Liverpool spekülasyonlarının ardından Villa'nın yeni kaptanı olmuştu. Karşılaşma başladığında ise Rafael Benitez için oldukça kötü bir haber daha geliyordu. Fernando Torres, 30. dakikada yaşadığı sakatlıktan dolayı oyuna devam edemeyecekti.

''Bugüne dair tek olumlu haber, önümüzde liglere verilecek bir aranın olması'' diyordu Benitez, 0-0'lık beraberliğin ardından.'' Torres, eğer 10 veya 15 gün kadar ayrı kalacaksa bizden, sorun yaşamayabiliriz.'' Milli maç arasından sonra Manchester United ile oynayacak Liverpool için hiç de iyi bir haber değil tabii, Gerrard'ın ardından Torres'in de sakatlanması. United maçının ardından Şampiyonlar Ligi'nde de Marsilya ile karşılaşacak olan Liverpool, sistemi bozarak Ryan Babel veya Dirk Kuyt'ı forvete gönderebilir. Aksi takdirde Paris Saint-Germain'den alınan David N'Gogg, yeni umut olacaktır. Robbie Keane'in gol atması için biraz daha beklemesi gerekecek tabii Liverpool taraftarının. Transferin son günü Espanyol'un sol kanat oyuncusu Albert Riera için 8 milyon £'luk bir hamlesi olabilir, Rafael Benitez'in.

Transfer demişken, hafta arasında 12 milyon £ karşılığında Newcastle United'dan transfer edilen James Milner, ikinci yarıda Luke Young'ın yerine oyuna dahil oldu. Bir dönem Premier Lig'in en iyi genç oyuncuları arasında gösterilmesine karşın beklenen patlamayı bir türlü yapamayan Milner da Aston Villa'nın Liverpool karşısındaki şanssızlığını kırmasını sağlayamadı. Aston Villa taraftarları, Villa Park'ta Liverpool'a karşı alınan son lig galibiyetini izlemek istiyorlarsa Stan Collymore'un ismi yad etmek zorundalar. Yine en son ne zaman golsüz beraberlik ile bir Premier Lig maçını bitirdiklerini merak ederlerse de 46 maç kadar geriye gitmeliler.

Arsenal, Chelsea ve Liverpool'un gölgesinde kalmadı bu hafta Premier Lig. Hafta arasında Pablo Zabaleta ve Shaun Wright-Phillips ile anlaşan City, Wright-Phillips'in adı gibi doğru yolu buldu. Wright-Phillips ait olan yere iki golle dönüş yaparken Sunderland'de Djibril Cisse, rüya başlangıcının ardından suskun kaldı. SWP'nin dönüşü, Tuncay Şanlı ve Peter Crouch'ın golle tanışması, Robert Green ve David James'in kurtardıkları penaltılarla takımlarına ivme kazandırmaları, Amr Zaki'nin hakkındaki şüpheleri azaltması ve Tottenham Hotspur'un ilk puanını kazanması, haftanın önemli olaylarıydı.

Milli maç arasından sonraki program ise şu şekilde:

13.09.2008 Cumartesi
Manchester United v Liverpool, 14:45
Blackburn Rovers v Arsenal, 17:00
Fulham v Bolton Wanderers, 17:00
Newcastle United v Hull City, 17:00
Portsmouth v Middlesbrough, 17:00
West Bromwich v West Ham United, 17:00
Wigan v Sunderland, 17:00
Manchester City v Chelsea, 19:30

14.09.2008 Pazar

Stoke City v Everton, 15:30

15.09.2008 Pazartesi
Tottenham Hotspur v Aston Villa, 22:00

Hiç yorum yok: