16 Eylül 2008 Salı

Ruhr Derbisi'nde Kıyamet Koptu: 3-3



Bundesliga'da 132. Ruhr Derbisi, cumartesi günü Borussia Dortmund'un evi Signal Iduna Park'ta oynandı.

Almanya'nın en büyük futbol klasiklerinden biri olan Ruhr Derbisi'nin 132. randevusu öncesi sıkıntılı olan taraf Schalke'ydi. Geçtiğimiz sezon gösterdiği performans ile Oliver Kahn sonrası Alman Milli Takım kalesinin güvenli ellere teslim olacağının ipuçlarını veren genç kaleci Manuel Neuer, sakatlığı nedeniyle maç kadrosuna alınmamıştı. Asıl kötü haber ise, ikinci haber Mathias Schober'den gelecekti. 32 yaşındaki kaleci de benzer sebeplerden dolayı Signal Iduna Park'taki dev derbide takımına yardımcı olma şansından uzaktı.

Schalke adına kurtuluş, Ralf Fahrmann'ın ellerindeydi. 19 yaşındaki Fahrmann, Schalke ile henüz resmi bir karşılaşmaya çıkmamıştı. Kariyer başlangıcı ise en son istediği deplasman ile olacaktı belki de. Fahrmann, 80000 çift düşman göz önünde ilk sınavını vermek durumundaydı.

Fahrmann'ın tecrübesizliği, Borussia Dortmund'u öne çıkarabilirdi; ama son yıllarda Bundesliga'da yaşanan genç kaleci modasının Fahrmann ile devam etmesi ihtimalinin önünde de herhangi bir engel yoktu. Bu anlamda Fahrmann, Ruhr Derbisi'nde deplasmanda sergileyeceği performansla kısa yoldan şöhreti de yakalayabilirdi.

Borussia Dortmund, ''revierderby'' olarak da adlandırılan rekabetin son yıllarında figüran rolünü üstlenmişti daha çok. Öyle ki Dortmund'un yakın tarihindeki en büyük başarısı, 2006-2007 Sezonu'nun 33. Haftası'nda aldığı 2-0'lık Schalke 04 galibiyetiydi.

Schalke 04, şampiyonluk için Werder Bremen ve Stuttgart ile yarışıyordu. Signal Iduna Park'a 65 puan ile Stuttgart'ın bir puan önünde gelen Schalke, rakibinin alacağı sonuca göre şampiyonluğunu ilan edebilecek konumdaydı, tarihi maç öncesi. 63 puanlı üçüncü Werder Bremen, gelişmeleri uzaktan izliyordu. Karşılaşma, tüm sezon boyunca büyük hayalkırıklığı yaratan Borussia Dortmund oyuncuları için büyük fırsattı. Ezeli rakip, komşu Schalke'ye takılacak bir çelme, kendilerine sonsuz bir kredi sağlayacaktı.

Dortmund, müthiş bir motivasyonla çıktığı maçı Alexander Frei ve Ebi Smolarek'in attığı gollerle 2-0 kazanırken Schalke, unutamayacağı bir darbe aldı ezeli rakibinden. Dortmund taraftarlarının arzusu, Schalke'nin ilk iki sıradan düşmesi ve Şampiyonlar Ligi kapısından içeri girememesi yönündeydi. Werder Bremen'in kendi sahasında Eintracht Frankfurt'a 2-1 mağlup olması, planlarını bozmuştu; ama Stuttgart'ın ilk yarısını 2-1 yenik kapattığı Bochum deplasmanından 3-2'lik galibiyetle dönmesi, Dortmund taraftarlarına bayram yaşatmak için yeterliydi.

Almanya'nın en sert ve acımasız derbisi, 2006-2007 Sezonu sonundaki unutulmaz maç ile daha da farklı bir anlam almaya başlamıştı. En azından Schalke 04 açısından.

Rövanş için fazla beklemeyecekti, Schalke. 2007-2008 Sezonu'nun 2. Haftası'nda rakibini Veltins-Arena'da ağırlayan mavili takım, bir önceki sezonun acısını 4-1'lik skorla çıkarmış ve sezonun ikinci yarısında Signal Iduna Park'ta oynanan karşılaşmayı da Fabian Ernst'in 82. dakikada attığı gol ile 3-2 kazanmayı başarmıştı.

2008-2009 Sezonu'nda görüntü farklılaştı. Dortmund, Jürgen Floop'un antrenörlüğünde son yılların en iyi başlangıçlarından birini yaptı ve mali krizin ardından gerçek kimliğine dönüş sinyalleri vermeye başladı. Yine de 132. mücadele öncesi Borussia Dortmund'un da bazı zaafları vardı. Signal Iduna Park'ın sembol oyuncusu Dede, sakatlığından dolayı takımına Schalke karşısında yardımcı olamayacaktı. Euro 2008'de sakatlanan İsviçreli Alexander Frei ise, ancak belli süreler alabilecek durumdaydı.

Maçın başlamasıyla birlikte ortaya çıkan ilk sonuç, karşılaşmaya mental farklıların damgasını vurabileceği yönündeydi. İkili mücadelelerde sertlik üst düzeyde yaşanıyordu. Hakem de zaman zaman kontrolü elinden kaçırıyordu ve bunda iki takım oyuncuların niyetlerinin önemli payı vardı.

Skorda denge yalnızca 19 dakika sürdü. Borussia Dortmund'un 19 yaşındaki savunmacısı Neven Subotic, ceza sahasında Kevin Kuranyi ile girdiği ikili mücadelede topu eliyle taşıdı ve hakem, yardımcısının da desteğiyle penaltı noktasına yürüdü. Schalke'de penaltı vuruşunu gole çeviren isim PSV Eindhoven'dan transfer Jefferson Farfan oldu. Golün ardından Dortmund, baskısını devam ettirdi. Flopp'un takımı, önceki senelerden farklıydı mutlaka; ama bir acemelik de söz konusuydu. Penaltı bekledikleri bir pozisyonun ardından savunmada az kişiyle yakalandılar. Schalke'de topla birlikte kendi yarı sahasının ilk bölümünde koşu yapmaya başlayan Heiko Westermann, 50-60 metre topu sürdükten sonra sağ bekten bindirmeyi yapan Rafinha'yı gördü ve genç Brezilyalı da çapraz pozisyonda yaptığı vuruşla farkı ikiye çıkardı.

İlk yarı, Schalke'nin 2-0'lık üstünlüğü ile sona erdi. İkinci yarının başında da kontrol deplasman ekibindeydi. Schalke, maç öncesi iki kalecisinin birden sakat olması nedeniyle bu bölgede genç Fahrmann'a kalmıştı; ama kaleci hatası, Dortmund'dan gelecekti. Sağ çaprazdan kullanılan serbest vuruşa hatalı çıkan Dortmund kalecisi Roman Weidenfeller'in hatası Westermann'ın kafa golüyle sonuçlandı.

Schalke 3-0 öndeydi ve daha sonra Kevin Kuranyi'nin kaçırdığı mutlak gol, muhtemelen birçok kişi için ''maçın dönüm anı'' karşılığını almamıştı; ama karşılaşma sonunda durum farklı olacaktı.

İki sezon önce Schalke'yi yıkan gollerden birini atan İsviçreli Alexander Frei, dönüşü yine bir Schalke maçı ile yapıyordu. 67. dakikada kullandığı köşe vuruşunda Subotic'i bulması ve oyuna dahil olması arasında sadece 21 dakika vardı. Farkı bire indiren golü attığında ise asistinin üzerinden 4 dakika geçmişti. Alexander Frei, muhteşem bir golle durumu 2-3'e getirdi; ama golden önceki pozisyonu açık şekilde ofsayttı. Kıyamet de burada koptu.

Son dakikada Mladen Krstajic'in ceza sahasında elle oynadığına hükmeden maçın hakeminin kararı sonrası Schalke oyuncuları çılgına döndü. Frei, skoru 3-3'e getiren golü attı ve Dortmund'un son yıllardaki en büyük geri dönüşünün kahramanı oldu.

Almanya'da Ruhr Derbisi'nin ardından gündem Schalke Kaptanı Marcelo Bordon. Hatalı kararlar sonrası, hakeme tüküren ve küfürler eden Bordon'un görüntüleri Alman medyasının manşetlerinde. Karşılaşmanın hakemi Lutz Wagner, ''Ben hiçbir şey duymadım'' dese de Bordon inkar etmiyor. ''Çok sinirliydim ve hayalkırıklığına uğramıştım. Böyle hissettiğinizde bu tip şeyler söyleyebilirsiniz.''

Bordon'un hakem hakkında, artık Türkiye'de de bazı oyuncuların ağzından duymaya alıştığımız ''puta'' kelimesini iki kez kullandığı söyleniyor.

Sonuç olarak, yakın geçmişte tekrar alevlenen ve sertlik boyutu Arjantin derbileri seviyesine ulaşan bir Ruhr Derbisi daha geride kaldı. Dortmund, her ne kadar şaibeli de olsa, yaptığı bu geridönüşün ardından özgüven depolamıştır muhakkak. Schalke ise, Veltins-Arena'daki rövanş için gün sayıyor olmalı.

21 Şubat'a ne kaldı ki, şunun şurasında?

1 yorum:

nkfvas dedi ki...

hakem macı katletti tek kelımeyle.