26 Eylül 2008 Cuma

Washington Wizards: Arenas'sız Hayata Alışmak



Nisan 2007'de başlayan kısırdöngü tüm hızıyla devam ediyor. Washington Wizards'ın sezon başında önümüzdeki altı yıl için 111 milyon dolar ödemeyi taahhüt ettiği Gilbert Arenas, yaklaşık bir buçuk yıllık dönem içerisindeki üçüncü diz ameliyatına hazırlanıyor şu sıralar. Koç Eddie Jordan ve oyuncular, Gilbert Arenas olmaksızın da hayatlarını devam ettirebilmişlerdi, geçtiğimiz sezon.

Peki, 2008-09'da neler olabilir?

4 Nisan 2007, Gilbert Arenas ve dizleri arasındaki ilişkinin alevlenmeye başladığı tarih olmuştu. Charlotte Bobcats karşısında oynanan ve Wizards'ın sahadan 108-100'lük mağlubiyetle ayrıldığı gecede Arenas, dizlerinden ilk sinyali alıyordu. Takip eden 15-16 ay içerisinde bu denli büyük sonuçlarla karşılaşacağını tahmin edebilir miydi, bilinmez; ama sezon sona erdiğinde Arenas, meniküs teşhisiyle ameliyat masasına yatacaktı.

2007-08 Sezonu için takımının yaz mevsimindeki hazırlık kampına katılamayan Arenas, sürpriz bir geridönüş ile sezonun ilk mücadelesinde sahaya çıkıyordu. Belli bir kesime göre Arenas, sakatlığının etkisini henüz üzerinden atmamıştı ve parkelere erken dönmesi büyük bir riskti. Yine de sezonun ilk maçında Wizards, Indiana Pacers'a 119-110 mağlup olurken Arenas'ın rakip potaya gönderdiği 34 sayı, dikkatleri çekmek adına yeterli sayılabilirdi. Nereye kadar sürecekti? Cevabı bilinmeyen soru buydu.

Doğru yanıtı bulabilmek için pek fazla beklememiz gerekmeyebilirdi. Arenas, Wizards ile yeni sezonda sekiz maç çıkardıktan sonra 21 Kasım günü ikinci kez dizinden operasyon geçiriyordu. Yapılan tespitlere göre Arenas'ın sakatlığının nüksetmesi ve yeni bir ameliyata ihtiyaç duyulmasının nedeni, ilk ameliyatından ardından gelişen rehabilitasyon dönemindeki aşırı zorlamaydı. Muhtemelen bu sonuçta, erken dönüş kararının da büyük etkisi vardı. Sekiz maçlık süreç içerisinde 3-5 gibi bir galibiyet ve mağlubiyet istatistiği ile oynayan Wizards'da Gilbert Arenas'ın yüksek ihtimalle normal sezonu kapattığı açıklanıyordu.

Wizards'ın kağıt üzerindeki en büyük oyuncusunun yokluğu, takımın gelecek planlarını direkt olarak etkileyebilirdi. Eddie Jordan ve geri kalan öğrencilerinin Playoff yapmaları bile önemli bir başarı sayılacaktı artık, Arenas'ın yokluğunda. Yine de Arenas'ın olmadığı ilk bölümde arka arkaya alınan Portland Trail Blazers, Philadelphia 76'ers ve Charlotte Bobcats galibiyetleri ile üç maçlık mini bir seri yapılıyordu; fakat asıl sonuç, sezon boyunca sergilenen performansla ortaya çıkacaktı.

Gilbert Arenas'ın forma giydiği ilk sekiz maçlık periyottaki 3-5 ile sezona başlayan Washington Wizards, takip eden dönemde oynanılan altmış altı karşılaşmada 35-31'lik bir galibiyet-mağlubiyet isabeti yakalıyordu. Arenas'ın yokluğunda Wizards, son derece iyi idare etmişti durumu. Öyle ki, Caron Butler ve Antawn Jamison sezon içerisindeki performansları ile New Orleans'da düzenlenen All-Star Haftasonu'nda Doğu Takımı'nın kadrosunda yer alacak kadar iyilerdi.

Arenas'ın sakatlığı nedeniyle takımda yer alamadığı dönemi 35-31 ile atlatan Wizards, süper yıldızına 2 Nisan'daki Milwakuee Bucks maçıyla kavuşuyordu. Kenardan gelerek 17 sayı üreten Gilbert Arenas'ın performansı, galibiyet için yeterli olmayacak ve Wizards, sahadan 110-109'luk mağlubiyet ile ayrılacaktı. Normal sezonun geri kalan bölümünde toplam beş kez Gilbert Arenas ile oynayan Wizards, bu karşılaşmalardan üç galibiyet çıkarabiliyordu. Genel sonuç ise oldukça çarpıcıydı. Gilbert Arenas olmaksızın Playoff şansı bile verilmeyen Wizards, yıldız oyuncusundan yoksun çıktığı karşılaşmalarda 37-32 gibi bir istatistik yakalarken Arenas'ın varlığındaki 13 maçtan yalnızca 6 galibiyet çıkarabiliyordu.

Gilbert Arenas'ın yer aldığı 13 maçtaki istatistik kafa karıştırıcı olabilir. Bu gibi bir süreçte alınacak herhangi bir sonuç, sürpriz sayılamaz; ama 69 maçlık periyottaki 53.6'lık galibiyet yüzdesinin iyi incelenmesi gerekir. Bu noktada dev bir soru çıkacak ortaya; ama 2008 Playoffları'ndaki Arenas ve Wizards'a bakalım öncelikle.

Washington Wizards, arka arkaya üçüncü playoff sezonunda Cleveland Cavaliers ile eşleşmişti. LeBron James ve Wizards oyuncuları arasındaki söz düellosu, Doğu Konferansı'nın kendine özgü sertliği ile birleşince ortaya inanılmaz görüntüler çıkıyordu. New York Knicks, Chicago Bulls, Boston Celtics ve Detroit Pistons'ın 80'li ve 90'lı yıllardaki eşleşmelerine ''trash-talk'' anlamında rakip olacak kapışmanın Quicken Loans Arena'daki ilk karşılaşmasında kenardan gelerek 8-16 saha içi isabetiyle 24 sayı üreten Arenas, takımının mağlubiyetine engel olamazken ikinci karşılaşmada 2-10 ile hücum ederek 7 sayıda kalıyordu.

Gilbert Arenas hakkındaki tartışmaların ana başlığı, bu gibi arka arkaya gelen maçlar arasındaki hücum performans dengesizliğinden kaynaklanıyordu, çoğu zaman. Evet, oyun kurucuların ikiye ayrıldığı doğruydu. Bazıları takımlarını oynatmayı sever, bazıları da kendisi oynamayı severdi. İkinci ihtimalde takım, oyun kurucusunu sonsuz bir güven beslemek durumundaydı. Arenas da ikinci ihtimalin en önemli temsilcilerinden biriydi. Bu anlamda Arenas'ın liderliği takım içerisinde kabul edilmeliydi; ama sakatlık sonrası öyle miydi? Pek sanmıyorum. Belki de Arenas'ı Kobe Bryant, Dwayne Wade ve LeBron James gibi oyunculardan ayıran da, şut performanslarındaki dengesizlikti.

Soulja Boy ve Overrated tartışmalarının eşliğinde Washington Wizards'ın Verizon Center'da 36 sayı farkla kazandığı maça ilk beşte başlayan Arenas, iki sayı ürettiği karşılaşmada sadece on dakikalık bir süre alabiliyordu. Arenas, Verizon Center'daki ikinci maçta da kendisine ilk beşte yer bulacak ve 3-8 ile hücum ederek yalnızca on sayı kaydebilecekti takımı adına. Maç sonunda alınan 100-97'lik mağlubiyet ise, Wizards'ın LeBron ve arkadaşlarının evine 3-1 yenik gidecekleri anlamına geliyordu.

30 Nisan'da oynanacak serinin beşinci maçı öncesi Arenas, oldukça önemli bir karar verecekti. Sezonun kendisi adına tamamlandığını söyleyen ''Sıfır Numara'', yaz mevsimi boyunca çalışarak tekrar eski seviyeye ulaşmak istediğini açıklıyor ve Q Arena'daki karşılaşmayı günlük kıyafetleriyle kenardan izliyordu. Wizards'ın hayatta kalabilmesi adına mutlaka kazanması gereken karşılaşmada Arenas, olmayacaktı. Sezon boyunca liderleri olmadan gururlu bir mücadele sergileyen Wizards takımı için müthiş bir fırsat olabilirdi, Arenas'ın yokluğu. Özellikle de son saniye basketiyle seriyi tekrar DC'ye taşımayı başaran Caron Butler için.

İşte yukarıda sözünü ettiğimiz dev soru: Gilbert Arenas? Caron Butler?

Arenas gibi son derece iyi bir profesyoneli hiç düşünmeksizin kategori dışına almak çok doğru olmayacaktır belki; ama geçtiğimiz sezonki şut/isabet dengesizliği ve takım liderliği konusundaki soru işaretleri, Caron Butler'ı öne çıkarabilir. Üstelik istatistikler de kesin olarak Butler'ın yanında.

Arenas'ın yokluğunda Wizards'ın daha dengeli bir takım haline geldiğini ve 37-32'lik başarının da son derece önemli olduğunu biliyorduk. Arenas, normal sezonda yalnızca 13 maçta takımının formasını giyebilmişti; fakat sezon içerisinde sakatlık yaşayan tek Wizards oyuncusu Gilbert Arenas değildi. Arenas'ın takımdan uzak kaldığı dönemin yıldızı Caron Butler da 24 maçta Wizards'ı kendisinden mahrum bırakmış, hatta sakatlığından dolayı All-Star kadrosundan çıkarılması bile gündeme gelmişti.

Peki ne yapmıştı Wizards, Caron Butler'dan yoksun olduğu dönemde?

Aslında sonuçlar, oldukça etkileyici. Öncelikle Gilbert Arenas'ın varlığı ve yokluğundaki Wizards'ın sayılarını bir hatırlayalım: Arenas ile birlikte, 6-7. Arenas olmaksızın, 37-32. Bir şekilde değerlendirdik zaten iki oran arasındaki farkları. Butler konusunda ise farklı durumlar söz konusu. Normal sezonda Caron Butler ile 58 maça çıkan Wizards'ın galibiyet-mağlubiyet sayıları 33-25 (%56.9). 6-7'ye bakınca oldukça farklı. Peki ya yokluğunda? Asıl muamma bu noktada çıkıyor ortaya. Wizards, Butler'ın olmadığı 24 maçtan yalnızca 10 galibiyet çıkarabilirken alınan 14 mağlubiyette Butler sahada yokken Arenas'ın sahada olması, işin diğer bir boyutu oluyordu.

Geçtiğimiz sezon Caron Butler'ın beşinci maçta bitime üç saniye kala attığı basketle DC'ye taşınan seri, Cleveland Cavaliers'ın 105-88'lik galibiyeti sonrası 4-2 ile Cavs lehine sonuçlandı. Butler, Arenas karşısında kendisini istatistiksel anlamda ispatladı; fakat sezon sonundaki gelişmeler, bu şekilde seyretmedi.

Gilbert Arenas, Wizards ile mevcut bulunan 65 milyon dolarlık sözleşmesinin son senesindeki oyuncu opsiyonunu kullanmayarak devam eden sezondaki alacaklarından vazgeçiyor ve 127 milyon dolarlık maksimum kontrat arayışına başlıyordu. 10 Haziran'da ''opt-out'' hakkını kullanan Arenas, Wizards ile tekrar anlaşmak için 3 Temmuz'a kadar bekliyordu. Arenas'ın aklındaki miktar 127 milyon dolardı; ama Wizards'a 111 milyon dolarlık imzayı atarken öne sürdüğü gerekçe kesinlikle kabul edilebilirdi: ''127 milyon dolarla alıp da 111 milyon dolarla alamayacağım bir şeyin olduğunu sanmıyorum.'' Arenas, haklıydı galiba. Wizards, masadan 16 milyon dolarlık bir karla kalkıyordu.

Kobe Bryant, Tim Duncan, Jermaine O'Neal, Chris Webber ve Rashard Lewis'in ardından en yüksek ücrete imza atan oyuncu olmuştu artık, Gilbert Arenas. Kendisi adına dev bir adımdı. Ya Wizards için? Son derece büyük riskti. Bunu söyleyebilmek için de basketbol uzmanı olmaya gerek yoktu. Dizinden oldukça önemli iki ameliyat geçiren bir oyuncuyla altı yıllık sözleşme imzalamanın riskini göze almıştı, Wizards Yönetimi. Bu sonuçla birlikte Arenas, sayılar ne söylerse söylesin, ''Franchise Player'' olduğunu kanıtlamıştı.

17 Eylül gününe kadar, devam etti bu durum. Ne zamandır gelmiyordu, kötü haber? Gilbert Arenas, bir kez daha yatacaktı ameliyat masasına. 1.5 yıl içerisindeki üçüncü ameliyatta Arenas'ın dizindeki sakatlığa ait tüm kalıntıların alınacağı söyleniyor. İşlem tamamlanana kadar Arenas, Wizards'ın yeni sezon için yapacağı tüm hazırlık kamplarını ve gelecek sezonun ilk ayını kaçıracak.

Yine de kesin konuşmamak gerekir. Bir ay veya iki ay ya da üç ay, kim bilebiliir?

Los Angeles Lakerslı Andrew Bynum'ın sakatlığının on gün süreceğinin açıklandığı zamanlarda bebek beklediği haberini alan potansiyel bir anne, şimdilerde çocuğunun ağzından çıkacak ilk kelimeyi bekliyor olmalı. Ve kaldı ki burada başlığımız Gilbert Arenas.

Antonio Daniels, DeShawn Stevenson, Caron Butler, Antawn Jamison ve Brendan Haywood. Bir kez daha bu oyunculardan kariyer sezonu isteme hakkı var mıdır, Eddie Jordan'ın?

1 yorum:

PCLioN dedi ki...

Eray, yine müthiş bir yazı çıkarmışsın, okumaktan büyük bir zevk aldım. Fikrine sağlık...