23 Ekim 2008 Perşembe

Atletico Madrid v Liverpool, 1-1: İki Yabancı



Şampiyonlar Ligi'nde gecenin maçı Vicente Calderon'daydı.

En son 1988 yılında, Deportivo La Coruna'nın ev sahipliği yaptığı Teresa Herrera Turnuvası'nda birbirlerine rakip olan Atletico Madrid ve Liverpool, Avrupa Kupaları'ndaki ilk eşleşmeleri için sahaya çıkıyorlardı, dün akşam. Liverpool'un 293. Avrupa Kupası maçında 103. farklı rakibiydi, Atletico Madrid. Ve hiç kuşkusuz karşısında, 1988 yılında 5-1 kazandığı maçtakinden daha çetin bir ekip bulacaktı.

İki kulüp arasındaki ilk resmi karşılaşma öncesi, tarihe bakıldığında tamamı 1980'li yıllarda olmak üzere dört maç göze çarpıyordu. 12 Ağustos 1988'de La Coruna'da oynanan maçı Atletico Madrid kazanmıştı. Vicente Calderon'daki son eşleşmeden galip çıkan takım ise Liverpool'du. Villa De Madrid Trophy'de rakibini John Wark'un golüyle 1-0 mağlup eden Liverpool, tarih boyunca Atletico Madrid karşısındaki ilk ve tek galibiyetini almayı başarmıştı, 23 Ağustos 1987 günü.

Liverpool'un dün akşamki hedefi, Vicente Calderon'da bir kez daha kazanmak ve Avrupa Kupaları'nda bu başarıyı gerçekleştiren ilk İngiliz takımı olarak tarihe geçmek olmalıydı. Atletico, Avrupa Kupaları'nda daha önce altı kez ağırladığı İngiliz takımlarından yalnızca Derby County (1974-1975) ve Bolton Wanderers'a (2007-2008 ) Vicente Calderon'da puan kaptırmıştı. UEFA Kupası'ndaki bu iki karşılaşmanın dışında Atletico Madrid, Leicester (iki kez), Manchester United ve Aston Villa karşısında kazanan taraf olmayı başarmıştı.

Liverpool ve Atletico Madrid, 20 yıldır birbirlerine rakip olmuyor olabilirdi. Hatta iki takım, Avrupa Kupaları'nda ilk kez eşleşiyor da olabilirdi; ama ironik bir şekilde aralarında önemli bağlar bulunuyordu. Bu durumda, Liverpool'un İspanyol menajeri Rafael Benitez ve kulübün transfer stratejisinin belli rolleri vardı, hiç kuşkusuz.

15 Mayıs 1974.

Atletico Madrid ve Bayern Münih, Avrupa'nın en büyüğü olabilmek adına Belçika'nın Heysel Stadı'na çıkıyorlar.

Normal süresi golsüz sona eren karşılaşmanın 114. dakikasında Atletico Madrid, Luis Aragones'in golüyle 1-0 öne geçiyor; fakat maçı, tarihin en büyük tek maç dramalarından biri haline getirecek gol, Alman ekibinin savunmacısı Hans-Georg Schwarzenbeck tarafından atılıyor. Schwarzenbeck'in golünün ardından berabere sona eren ve iki gün sonra yine Heysel'de oynanan eşleşmeyi 4-0 kazanan Bayern Münih, Şampiyon Kulüpler Kupası'nın sahibi oluyor.

Atletico Madrid adına 15 Mayıs 1974 gününün özeti, kısaca bu şekilde. Tarihi bizzat yaşayan isimlerden biri ise Atletico Madrid kalesini koruyan Miguel Reina. Yani, Liverpool kalecisi Pepe Reina'nın babası. Mayıs 1974'te Schwarzenbeck'in uzun mesafeli vuruşunda kalesini koruyamayan Miguel'in oğlu olarak kariyerine başlayan Jose Manuel, 1980 yılından bu yana Vicente Calderon'daki kalelerden birinde görev yapan ilk Reina olacaktı.

İki kulüp arasındaki tek ortak nokta, Reina'lar değildi elbette.

Liverpool ve Atletico Madrid, Şampiyonlar Ligi'nde birbirlerine rakip oldukları andan itibaren tüm spor medyası, Fernando Torres'in Vicente Calderon'a geri döneceği 22 Ekim 2008 tarihini beklemeye koyulmuştu; fakat beklenti, gerçeğe dönüşemeyecekti. Önce UEFA'nın Atletico Madrid'e verdiği iki maçlık saha kapatma cezası, daha sonra bu kararın dondurulması ve en sonunda Fernando Torres'in sakatlığı nedeniyle Calderon'a gelememesi. Atletico Madrid Yönetimi, Torres'e VIP'de kulübün özel konuğu olarak maç izleme davetini de götürüyordu, tüm bunların ardından. Gören oldu mu, olmadı sanırım.

Liverpool oyuncusu Fernando Torres'in eski takımı Atletico Madrid'e karşı oynayamayacak olması, planları bozmuştu tabii; ama bir şey daha vardı. Atletico Madrid'in kadrosunda daha önce Liverpool için oynamış iki oyuncu bulunuyordu: Luis Garcia ve Florent Sinama-Pongolle.

Şampiyon Kulüpler Kupası ve Şampiyonlar Ligi'nde toplam beş kez mutlu sona ulaşan Liverpool'un en unutulmaz zaferi olan İstanbul'daki Final'e ulaşma yolunda, sezon boyunca attığı goller ile Anfield Road'un en sevilen isimlerinden olmayı başaran Luis Garcia, Haziran 2007'de ayrıldığı Liverpool'a ilk kez rakip olacaktı. Garcia, Liverpool için Şampiyonlar Ligi'nde toplam 10 gol atmış ve Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu'na ulaşan kadroda rakip takımların planlarını bozan adam olmuştu.

2001 yılında kuzeni Anthony Le Tallec ile birlikte bonservisi Le Havre'den alınan ve 2004-05 ile 2005-06 Sezonları'nda Liverpool formasıyla Şampiyonlar Ligi'nde toplam 12 maça çıkan Florent Sinama-Pongolle da, Kırmızılar için 2 gol kaydetmişti. Gol sayısı az olabilirdi belki, ama her iki gol de içerisinde farklı anlamlar taşıyordu. İlk gol, İstanbul'daki Final'in kapısını açacak olan Olympiakos maçında gelmişti. Pongolle, diğer golünü ise ertesi sezon Real Betis maçında başlama vuruşundan 87 saniye sonra atmıştı.

Karşılaşma öncesi, böylesine ilgi çekici notlar göz önüne çıkıyordu.

Atletico Madrid, 12 yıl sonra katılığı Şampiyonlar Ligi'nde ilk iki maçını kazandıktan sonra tıpkı kendisi gibi yoluna puan kaybetmeden devam eden Liverpool ile karşılaşacaktı. 6-1 kaybedilen Barcelona maçında attığı gol sonrası sakatlanan Arjantinli Maxi Rodriguez'in sakatlığı devam ediyordu. Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk maç gününde deplasmanda kazanılan PSV maçında sakatlandıktan sonra haftasonundaki Real Madrid maçıyla dönüş yapan Diego Forlan, sakatlıktan yeni çıkabilmişti. Milli maç takviminin ardından Real Madrid önüne çıkan Sergio Aguero'nun ise dinlendirilmesi bekleniyordu.

Liverpool'da en önemli eksik, Fernando Torres'ti.

Kalede Pepe Reina vardı. Savunma kanatlarında Alvaro Arbeloa ve Andrea Dossena. Merkez ikilide Jamie Carragher ile Daniel Agger. Dörtlü orta sahanın göbeğinde Javier Mascherano ve Xabi Alonso, kenarlarda Albert Riera ile Yossi Benayoun. Tek forvet Robbie Keane'in arkasında ise Steven Gerrard.

Rafael Benitez, Fernando Torres'ten yoksun çıktığı Wigan karşısında hücum ikilisini Robbie Keane ve Dirk Kuyt'tan oluşturmuştu. Kuyt, oldukça formdaydı ve bu anlamda yedek kalması, yadırganabilirdi. Benitez, geçtiğimiz sezon Fernando Torres ve Steven Gerrard özelinde uyguladığı sistemi deneyecekti. Keane'in gelişinin ardından ilk defa. Keane öndeydi. Gerrard, hemen arkasında. Ortada ise Mascherano ve Alonso'dan oluşan bir ikili vardı.

Şampiyonlar Ligi'ndeki ikinci maç gününde PSV Eindhoven filelerini havalandırarak 11. maçında Liverpool'daki ilk golüne ulaşan Robbie Keane, bu anlamda ilk gol sevinci için en uzun süre bekleyen beşinci Liverpool forveti olmuştu. Keane, Atletico Madrid maçında Şampiyonlar Ligi'ndeki gol sayısını ikiye çıkarttı. 14. dakikada Atletico savunmasının arkasına atılan top, Liverpool'u öne geçirmek adına yeterliydi.

Atletico Madrid, ilk yarıda önemli gol fırsatlarına giremeyecekti. Kun Aguero'nun kenarda olması, dikkate alınması gereken bir etkendi. Liverpool, kontrolü altında geçirdiği 45 dakikalık bölümde skorun üstüne koyamayınca soyunma odasına 1-0 önde gidebildi.

İkinci yarıda Meksikalı teknik adam Javier Aguirre, Kun Aguero'yu oyuna aldı. Atletico, Arjantinli yıldızının getirdiği havayla ilk 15 dakikalık bölümde etkili oldu. Bu arada Liverpool'da Rafa Benitez, Robbie Keane ve Steven Gerrard'ın oyundan alarak Dirk Kuyt ile Ryan Babel'i sahaya sürüyordu. Haftasonunda oynanacak Chelsea maçını düşünmüş olabilir miydi Benitez, bilinmez; ama 61. dakikanın henüz erken olduğunu tahmin edebilirdik bunun için.

Hakemler, oyunun geri kalan bölümünde verdikleri kararlarla dikkat çekeceklerdi. Liverpool'un İsrailli oyuncusu Yossi Benayoun'un golü, 49. dakikada iptal olmuş ve Liverpool, farkı ikiye çıkarma şansına sahip olamamıştı. Daha sonra Atletico Madrid'in biri golle sonuçlanan iki pozisyonu ofsayt bayrağıyla kesilecekti; ama 83. dakikada Simao'nun attığı gol, Atletico'ya beraberliği getirmek için yeterliydi.

Portekizli Simao, Liverpool'un Şampiyonlar Ligi Şampiyonu olarak başladığı 2005-06 Sezonu'nda Benfica formasıyla Anfield Road'da Liverpool'u yıkan golü atmış ve Kırmızılar'ı turnuvanın dışında bırakmıştı. Bu kez, o denli sert olmasa da Simao, bir defa daha karşısındaydı Liverpool'un.

Sevilla mağlubiyetiyle başlayan, stadyum olayları, Barcelona hezimeti ve Real Madrid karşısındaki dramatik derbi yenilgisiyle devam eden süreç içerisinde Atletico Madrid adına ilaç gibi gelen bir puan oldu, Liverpool karşısında kazanılan beraberlik. Liverpool, iki puan kaçırdı; ama Benitez, karşılaşma öncesi bir puanı kabul edebilirdi. Planlarda herhangi bir sapma olduğunu sanmıyorum açıkçası.

Atletico Madrid ve Liverpool.

Yıllardır birbiriyle arasında bağ olan ama birbirlerinden haberleri olmayan iki yabancı. Vicente Calderon'da beklentilerin altında kaldılar, bir nevi tanışma gecesiydi. Anfield Road'daki buluşma, daha hoş olacaktır. Fazlası için şimdiden 4 Kasım akşamını bekleyelim.

Hiç yorum yok: