31 Ekim 2008 Cuma

J. O'Neal & C. Bosh: Sıhhatleri Yerindeydi



Dün gece Pennsylvania'da farklı bir heyecan vardı.

Eyaletin NBA takımı Sixers'ın 2008-09 Sezonu'ndaki ilk maçına çıkıyor olmasının yanı sıra MLB takımı Phillies'in World Series'de yarım kalan beşinci maç sonrası muhtemel şampiyonluğunu kutlamaya hazırlanıyordu, Pennsylvania halkı. Bu yüzden NBA Yönetimi de karşılaşmanın başlama saatinde oynama yapmış ve eşleşmeyi normalden bir saat öncesine çekmişti.

Philadelphia Phillies formalarıyla Wachovia Center'a gelen Sixers taraftarları, yeni sezon öncesinde takımlarından umutlu olmalılardı. Geçtiğimiz sezon sürpriz şekilde Playofflar'a katılma başarısı gösteren Maurice Cheeks'in takımı, ölü sezonda yaptığı Elton Brand hamlesiyle artık daha güçlüydü. İlk gecedeki rakip ise Toronto Raptors'dı. Ve hiç kuşku yok ki, onlar da sezon öncesini son derece iyi değerlendirmişlerdi.

Toronto Raptors, geçtiğimiz sezon büyük çıkış gösteren Jose Calderon'a yeni sezonda daha fazla güveniyordu. T.J. Ford, bu anlamda Indiana Pacers'ın yolunu tutmuş ve aynı takımdan Jermaine O'Neal kadroya katılmıştı. Yıllardır sakatlıklardan çok çeken O'Neal, sağlıklı kalması durumunda Chris Bosh ile birlikte NBA'deki en iyi ön alan ikililerinden birini oluşturabilirdi.

Sezon öncesi merak edilen iki takım vardı sahada. Maça hızlı başlayan taraf, Philadelphia 76ers oldu. Hem de oldukça ironik bir şekilde. Geçtiğimiz sezon ligin en düşük yüzdeyle dış atış kullanan takımlarından olan Sixers, sezona Thaddeus Young'ın üç sayılık basketiyle başlıyordu. Pota altında hücum ribaundları konusundaki uzmanlığını erken göstermeye başlayan Samuel Dalembert ve Elton Brand'in katkılarıyla Sixers, ilk üç dakikayı skorda 9-1 önde geçti.

Toronto Raptors, bu sürede saha içerisinden kullandığı yedi atışta isabet kaydedememişti. Bu durum, ilk anda büyük bir sürpriz olarak görülebilirdi. Neyse ki çok zaman geçmeden İspanyol Jose Calderon, duruma müdahale etti. Calderon, yeni sezondaki sorumluluklarının farkında olmalıydı. Çeyreğin bitimine 6:43 kala farkı beş sayıya indiren üç sayılık basketi atan Calderon, Raptors'ın üç sayı serisini devam ettiriyordu. Raptors, arka arkaya 777. maçında da üç sayılık isabet bulmuştu ve bu, aktif takımlar arasındaki en uzun seriydi.

Toronto Raptors, Sixers'ın yayın gerisindeki zaafından yararlanmak adına oyunun belli bölümlerinde alan savunmasına başvurdu. Philadelphia 76ers'ın önemli silahı ribaundlardı. Evet, üç sayılık atışlarda iyi sayılmazlardı; ama kaçırdıklarını genelde geri toplamayı biliyorlardı. Raptors ise, yayın gerisindeki etkinliğiyle ayakta kalıyordu. Bu durum, uzun bir süre iki takımın dengede kalmasını sağladı; ama ikinci çeyreğin önemli bölümünde Raptors adına maça ağırlığını koyan Jermaine O'Neal ve Chris Bosh ikilisi, ibreyi Kanada ekibi lehine çevirmeyi başaracaktı.

Jermaine O'Neal'in iyi performansı ve sağlıklı görüntüsü, onca ameliyatın ardından oldukça önemliydi. Raptors cephesi son derece mutlu olmalıydı. Bosh ile O'Neal birlikteliği, muhtemelen sezon boyunca Raptors'ın hedeflerine direkt olarak etki yapacak. Bu anlamda görüntüde herhangi bir karıncalanma yoktu. Sixers daha çok, hücum ribaundlarını kazanmasına karşın sonuca ulaşamaması üzerine konsantre olmalıydı. Samuel Dalembert'in iyi bir bitirici olmadığını görüyorduk, maçın ikinci yarısı boyunca.

Toronto Raptors'da yeni formül işe yaramıştı. Jose Calderon, daha çok süre alıyordu. Takımın lideriydi. Ön alan ikilisi, formdaydı. Daha da önemlisi O'Neal, sakatlığından dolayı yıllardır yapamadığı hareketleri rahat şekilde yapmaya başlamıştı. Chris Bosh kaldığı yerden devam ediyordu. Kanatlar (Anthony Parker ve Jamario Moon), hücum anlamında yeteri kadar çalışmasa da kendilerine bu anlamda fazla ihtiyaç yoktu. Jason Kapono'nun kenardan gelerek gönderdiği keskin şutlar da bu sezonki planların bir parçasıydı.

Philadelphia 76ers, ribaund başlığında sezonun en iyi takımlarından biri olacak gibi gözüküyordu. Elton Brand ve Samuel Dalembert, bu başlığı götüreceklerdi mutlaka; ama üretim yoktu. Sixers, ön alandaki iki oyuncusunun toplam 30 ribaund çektiği maçın son çeyreğinde de rakibine hücumda karşılık veremiyor ve sahadan 95-84'lük mağlubiyetle ayrılıyordu.

Maçın ardından ortaya çıkan istatistikler, ilgi çekiciydi.

Philadelphia 76ers, 48 dakika boyunca Toronto Raptors'ı ribaundlarda ezmişti. Hücumda toplam 23 kez ikinci hücum şansı elde eden Sixers'ın toplam ribaund sayısı 56'ydı. Buna karşın Raptors, yalnızca 10 hücum ve 33 toplam ribaundu vardı. Ribaundlarda Sixers lehine oluşan bu büyük farka karşın (56-33) maçı Raptors, 95-84'lük skorla kazanmıştı.

Yukarıdaki duruma (ribaunlarda 20 veya daha fazla bir fark yakalanmasına rağmen maçın çift haneli farklarla kaybedilmesi), 2007-08'deki 1230 normal sezon maçında bir kez bile rastlanmamıştı. Ve Sixers için bu, 19 Kasım 1965 gününden bu yana ilk defa yaşanan bir olaydı. Kasım 1965'te Wilt Chamberlain, Billy Cunnigham, Chet Walker, Hal Greer ve Wali Jones gibi isimlere sahip olan Sixers, Baltimore Bullets'a ribaundlarda 73-49'luk üstünlük kurmasına karşın sahadan 134-124'lük skorla mağlup ayrılmaktan kurtulamamıştı.

1995 yılında NBA'e adım atan Toronto Raptors'ın normal sezonlardaki 430. galibiyetini aldığı karşılaşmada Chris Bosh, 9-16 saha içi isabetiyle 27 sayı, 11 ribaund ve 4 asist üreterek Raptors'ın en başarılı ismi oldu. Jermaine O'Neal, 7-15 ile hücum ettiği maçı 17 sayı, 8 ribaund ve 4 asist ile tamamlarken kenardan gelen ve 6-8 ile şut kullanan Jason Kapono, takımına 15 sayı kazandırdı. Raptors'da çift haneli skorlara ulaşan diğer oyuncu ise 13 sayı atan Calderon oldu.

Philadelphia 76ers'ın en skorer oyuncusu 24 dakika sahadan kalan Lou Williams'dı. Kenardan gelmesine karşın 5-15 ile hücum eden Williams, 16 sayı bulmayı başardı. Andre Iguodala 5-17 isabetle 15 sayı ve 6 asist, Elton Brand 5-14 isabetle 14 sayı ve 13 ribaund, Andre Miller 6-16 isabetle 13 sayı üretirken Samuel Dalembert 9 sayısının yanına 9'u hücum 17 ribaund ekledi.

Doğu'da Playoff yapmaları beklenen iki takımdan Raptors, rakiplerine önemli bir mesaj verdi. Yarın gece Golden State Warriors ile karşılaşıyorlar. Kaybeden Sixers'ın rakibi ise Mike D'Antoni ile yeniden başlayan New York Knicks olacak. Kısa süre içerisinde toparlanacaklardır.

Hiç yorum yok: