11 Ekim 2008 Cumartesi

NBA 2008-09 Sezonu: New York Knicks



New York Knicks adına 2007-08 Sezonu, farklı anlamlar taşımıyordu. Normal sezonda yalnızca 23 maç kazanabilen Knicks, sezon boyunca saha içindeki durumlarla değil saha dışı olaylarla uğraşmak durumunda kalmıştı. Knicks, yine çok kötüydü ve daha da kötüye gidiyordu. Kısa süre içerisinde kapatılmalıydı, yaralar. Knicks'in bir strateji belirlemesi gerekiyordu. Ve beklenen gelişme sağlanıyordu.

Sezon sonunda Knicks, yeni bir yöneticiyle anlaştı: Donnie Walsh.

17 yıl yöneticilik yaptığı Indiana Pacers'ta 13 kez Playoff gören Walsh'un New York'taki işi, hiç de kolay olmayacaktı. Yıllarca James Dolan ile har vurup harman savuran Knicks, ekonomik anlamda bataklığa girmek üzereydi. Jamal Crawford, Zach Randolph, Jared Jeffries ve Eddy Curry gibi oyunculara ödenen inanılmaz ücretlerin yanı sıra NBA'in en çok kazanan ikinci oyuncusu Stephon Marbury'nin de (yıllık yaklaşık 22 milyon $) New York Knicks'te forma giyiyor olması, durumu anlatmak adına yeterli olabilirdi.

New York Knicks, planlarını 2010 yazı üzerine kurmuştu belki; ama 2007-08 Sezonu, tıpkı önceki sezonlardaki haliyle, Knicks için kabus gibi geçmeye devam ediyordu.

Saha içindeki sıkıntılar yeterliyken antrenör Isiah Thomas ile takımın en pahalı oyuncusu Stephon Marbury'nin Kasım ayı içerisindeki Batı turnesi esnasında uçakta kavga etmeleri, New York Knicks'in baş aşağı gitmesine neden olacaktı. İkili arasındaki tartışmanın ardından Marbury, Phoenix Suns ile oynanan karşılaşmaya çıkmıyor ve takım arkadaşları da Marbury'den yana taraf alıyordu.

29 Kasım gecesi Boston'a seyahat eden Knicks, müstakbel şampiyon Celtics ile karşılaşacaktı. Knicks gardı Nate Robinson, orta sahadan maçın son basketini attığında Knicks, yaşanan hayalkırıklığının üzerine pansuman yapmış mıydı, bilinmez; ama Boston Celtics, sahadan 104-59 galip ayrılırken Knicks'e tarihi bir utanç yaşatıyordu. Robinson'ın son saniyedeki üçlüğü Knicks'i, ''Kulüp tarihindeki en düşük skorlu maç'' ünvanını Kasım 2007'de almaktan kurtarsa da ortaya çıkan görüntü, insanı hayretler içerisinde bırakmaya yetiyordu.

Knikcs'in ilk beşinde yer alan oyunculardan çift haneli skora ulaşan herhangi biri yoktu. Toplam 27 sayılık bir katkı söz konusuydu, bu oyunculardan. New York Knicks, normal süreler göz önüne alındığında, en düşük skorlu ikinci maçını oynamıştı ve 45 sayılık fark, kulüp tarihinin en ağır üçüncü mağlubiyeti anlamına geliyordu.

New York Knicks'in ilk beşindeki hal bu şekildeydi.

PG: Stephon Marbury - 4 Sayı
SG: Jamal Crawford - 8 Sayı
SF: Quentin Richardson - 7 Sayı
PF: Zach Randolph - 4 Sayı
C: Eddy Curry - 4 Sayı

Sezon boyunca bir daha toparlanamayan New York Knicks, All-Star arasının ardından tepetaklak gitti ve sezonu 23 galibiyet ile 59 mağlubiyet tamamladı.

New York Knicks, başlı başına bencil oyunculardan kurulu bir basketbol takımıydı. Stephon Marbury liderliğindeki Knicks'te Jamal Crawford, Quentin Richardson ve Fred Jones gibi isimlerin ilk hedefi daha çok kendilerine oynamaktı. Kenardan gelen Nate Robinson'ın amacının da farklı olduğunu söyleyemezdik. Böyle bir durum içerisinde Ronaldo Balkman, David Lee ve Malik Rose gibi görev adamlarının yapmaları muhtemel esktra katkılar da bir türlü gelmiyordu.

New York Knicks'in saha içerisindeki durumunun istatistiklere yansımasına bakalım.

Team Stats - Assists
30. New York Knicks, 18.7 assists
29. Sacramento Kings, 19.1 assists
28. Memphis Grizzlies, 19.2 assists
27. Washington Wizards, 19.6 assists
26. Minnesota T'Wolves, 19.9 assists

Team Stats - Blocks
30. New York Knicks, 2.6 blocks
29. Minnesota T'Wolves, 3.7 blocks
28. New Orleans Hornets, 3.9 blocks
27. Sacramento Kings, 4.1 blocks
26. San Antonio Spurs, 4.1 blocks

New York Knicks'in bencil bir takım olmasından dolayı asist istatistiklerinde ilk sıralarda olmasını bekleyemezdik. Bizi de haksız çıkarmayan bir konumdalar zaten. Maç başına ortalama 18.7 asist yapan Knicks, geçtiğimiz sezon NBA'in bu kategorideki en başarısız takımıydı.

Yine de asıl felaket boyalı alan savunmasında. Maç başına yapılan ortalama 2.6 blok, açık ara ligin en kötü ön alan savunmacısı yapıyor New York Knicks'i. Öyle ki Knicks kadrosuna baksaydınız maç başına 1 blok ortalamasını yakalayan herhangi bir oyuncu göremeyecektiniz. Daha da kötüsü en çok blok yapan oyuncu Ronaldo Balkman'dı ve oynadığı 65 maçta yaptığı blok sayısı yalnızca 30'du. Bir bakıma Los Angeles Clippers'ın iki numarası Cuttino Mobley, Minnesota Timberwolves'tan Marko Jaric ya da daha çok üç sayılık atışlarıyla gündeme gelen Utah Jazz'in forveti Kyle Korver kadar blok yapabilmişti, New York Knicks'in bu kategorideki en iyi oyuncusu.

Takımın uzun oyuncuları mı nerde? Zach Randolph ve Eddy Curry yani. Şöyle ki, iki oyuncunun yaptığı toplam blok sayısı 45. Los Angeles Lakers'tan Kobe Bryant'ın 40. Geçtiğimiz sezonu Golden State Warriors'ın oyun kurucusu olarak geçiren Baron Davis'in ise 43.

Opposing Team Stats - FG Pct.
30. Milwakuee Bucks, %48.0
29. Memphis Grizzlies, %48.0
28. New York Knicks, % 47.4
27. Minnesota T'Wolves, % 47.2
26. Miami Heat, % 46.8

Opposing Team Stats - Shots Blocked Pct.
30. New York Knicks, % 3.17
29. Minnesota T'Wolves, % 4.72
28. Orlando Magic, % 4.86
27. Sacramento Kings, % 4.96
26. Toronto Raptors, % 5.11

Tüm bu görüntülerin ardından New York Knicks'in ligin en kötü üç savunma takımından biri olması, sürpriz sayılmazdı.

Rakiplerine maç başına ortalama % 47.4 ile hücum etme imkanı veren New York Knicks, rakiplerinin kullandığı şutların yalnızca % 3.17'sini bloke edebiliyordu. Lig ortalamasının % 5.81 olduğu bir ortamda, son derece başarısız bir görüntüydü bu. Zaten New York Knicks'in başarılı olduğu bir alan bulmak da oldukça zordu.

Donnie Walsh ve New York Knicks ilişkisinden 2008-09 Sezonu'na geçmeye başlayalım.

''I'm not the great new hope, all right? I'm just a guy that's got to come in and try to create a team, and it's not going to happen overnight, OK? So I don't want any illusions. But I think it has to get better right away. I think the people in this city are paying money to go to games, and they have to see a competitive team. And I think they have to see a team that makes sense, that they can say: 'OK. This can get better.'''

Walsh, New York Knicks'in yeni başkanı olduktan sonra ilk olarak bu sözleri sarf etmişti. Nereye geldiğinin farkında gibiydi. İlk cümlesinden bunu anlayabilirdik. Her şeyi bir anda düzeltemeyeceğini biliyordu, Walsh da. Bu yüzden kendisinin bir kahraman olarak algılanmamasını istiyordu. Daha iyi olabilmek için rakipleriyle rekabete girebilecek yeni bir takım sözü vardı yalnızca, Walsh'un. Hiç kuşkusuz Walsh, 2010 yazını beklemeliydi. 2010 yazında LeBron James ve Dwayne Wade gibi büyük yıldız sınırsız olarak ''serbest oyuncu'' piyasasına girecekti. Bu anlamda Knicks'in yapması gereken şişkin oyuncu ücretlerinde düzenlemeye gitmekti.

Stephon Marbury'nin 42 milyon dolarlık sözleşmesinin 2009-2010 Sezonu'nun ardından sona erecek olması iyi haberdi.

Donnie Walsh'un ölü sezondaki en büyük hamlesi, Isiah Thomas ile yolları ayırmak ve Phoenix Suns'a oynattığı hücum basketboluyla beğeni kazanan İtalyan antrenör Mike D'Antoni'yi başa getirmek oldu. New York Knicks'te D'Antoni'nin stiline uyum sağlayabilecek oyuncu bulmak zordu. Jamal Crawford'u bu başlık altına alabilirdik belki de yalnızca. Bu anlamda D'Antoni, oyuncu hareketlerini kafasındaki basketbol fikrine göre uyguladı.

2008 Draftı'nda altıncı sıradan oyuncu seçme hakkına sahip olan New York Knicks, Armani Jeans Milano'nun 19 yaşındaki İtalyan şutörü Danilo Gallinari'yi kadrosuna kattı. D'Antoni'nin Run&Gun ile çehresini değiştirdiği Phoenix Suns modelini aynen New York Knicks' taşıma amacını net şekilde sergileyen bir karar olarak değerlendirilebilir, Gallinari tercihi. Danilo Gallineri ile Mike D'Antoni arasında ortak bir nokta daha var. Danilo'nun babası Vittoria Gallinari, oyunculuk yıllarında Olimpia Milano forması giyerken Mike D'Antoni ile aynı odayı paylaşmış. Hatır mı var işin içinde, sezon başlayınca göreceğiz.

Mike D'Antoni, Phoenix Suns'taki antrenörlük deneyiminde genel olarak dar bir rotasyon tercihinde bulunmuş ve 6 ila 8 oyuncu arasında gidip gelmişti. Phoenix Suns da geçtiğimiz sezonki 82 maçta 9 farklı ilk beşle sahaya çıkarak, Philadelphia 76'ers (5) ve Orlando Magic'in (6) ardından en az seçenekle oynayan takım olmuştu. New York Knicks'te ise durum farklıydı.

New York Knicks, normal sezondaki 82 maçı 31 farklı beş ile oynuyordu. Bu ankamda 39 ile lider olan Los Angeles Clippers'tan sonra en kararsız takım olarak gözüken New York Knicks'ten beraber en çok oynayan iki ilk 5 takımı şu şekildeydi:

7-10: Jamal Crawford, Quentin Richardson, Fred Jones, Zach Randolph, Eddy Curry
6-11: Stephon Marbury, Jamal Crawford, Quentin Richardson, Zach Randolph, Eddy Curry

Mike D'Antoni'nin kadro rotasyonu özelinde de bazı çalışmalarının olmasını bekleyebiliriz, önümüzdeki sezonda. 4 Temmuz'da takıma katılan Chris Duhon, Stephon Marbury'nin yokluğunda bir numaraya yerleşebilir. İki numarada Jamal Crawford olur. Forvet ve pivot pozisyonlarında değişiklik yaşanmaz. Quentin Richardson, Zach Randolph ve Eddy Curry.

İtalyan antrenörün New York Knicks'in boyalı alandaki etkisizliğini bir an evvel bitirebileceğini beklemek çok doğru olmayabilir. Zaten D'Antoni'nin uzmanlık alanı da burası değil. Kenardan gelecek Danilo Gallinari'nin yanı sıra Eddy Curry'nin yedeği konumundaki David Lee, New York Knicks'in işin hücum tarafında yardımcısı olacaktır.

New York Knicks'in yeni sezon öncesi Isiah Thomas'tan kurtulup Mike D'Antoni ile yola çıkması, kulüp adına iyi bir gelişme; ama ilk iki sezonda D'Antoni'den yüksek hedefler beklemek, çok doğru değil. İtalyan, ilk sezonda Thomas ve Dolan'ın izlerini silmek üzerine yoğunlaşacaktır. İkinci sezonla birlikte ise daha fazla kendisine ait bir takım ortaya çıkarmak olacaktır, hedefi.

Knicks adına hüsranla dolu bir sezon daha olabilir; ama bu kez 30 galibiyeti geçebilirler.

Hiç yorum yok: