14 Ekim 2008 Salı

NBA 2008-09 Sezonu: Toronto Raptors



Jose Calderon, Anthony Parker, Jamario Moon, Andrea Bargnani + Chris Bosh.

Toronto Raptors, geçtiğimiz sezon Euroleague'in NBA'deki temsilcisi gibiydi. Yalnızca kadrosunda bulunan oyunculardan sekizinin Euroleague kariyerinin olması ile ilgili değildi, bu durum. Oynanılan basketbol, seçimler ve sezon sonunda ortaya çıkan istatistikler, Raptors'ı bir Euroleague takımı görüntüsüne ulaştırmak adına yeterliydi.

Raptors özelindeki eleştiriler, belli noktalar başlıklar üzerinde toplanıyordu. Defansif anlamda iyi bir takım değildi, Kanada temsilcisi. NBA'de mücadele edebilecek sertliğe de sahip değildi, yumuşaktı. Ve bu durumla ilişkili olarak pota altında zayıftı, ribaund kategorisinde ligin en başarısız takımlarından biriydi. Tüm bunlara karşın iyi yaptıkları şeyler de vardı. Dış atışlarda ortalamanın oldukça üzerindelerdi ve asist / top kaybı oranında ligin en iyi takımıydılar. Bunun için iki isme teşekkür etmeleri gerekiyordu: Jose Calderon ve TJ Ford.

Raptors antrenörü Sam Mitchell, sezon başında iki oyuncuya bir numarada eşit sürede şans veriyordu. Avrupa'da kazandığı başarılı kariyerin ardından NBA'e gelen Anthony Parker, iki numaraydı. Jorge Garbajosa'nın sakatlığı sonrasında Jason Kapono, üç numaraya yerleşmişti. 2006 NBA Draftı'nın bir numarası İtalyan Andrea Bargnani'den beklentiler ise daha yüksekti. Sezona beş numarada başlıyordu, Bargnani. Chris Bosh da Raptors ön alanındaki diğer isimdi.

Sezonun ilk günlerinde işler yolundaydı. İç sahadaki Philadelphia 76ers galibiyetiyle sezona başlayan Raptors, ikinci maç gününde New Jersey Nets'i deplasmanda 106-69 mağlup ederek Kulüp Tarihi'nin deplasmanlardaki en farklı galibiyetini alıyor, aynı zamanda yine tarihte ilk defa deplasmanda karşılaştığı bir rakibini 70 sayının altında tutmayı başarıyordu. Sezona iki maçlık galibiyet serisiyle başlangıç yapan Raptors, devam eden üç maçta galibiyet yüzü göremeyince Sam Mitchell, kadro üzerinde birtakım değişiklikler yapmaya karar verecekti.

Andrea Bargnani, kredisini tüketmek üzereydi. Mitchell, Sloven Rasho Nesterovic'i kenardan alarak ilk beşe yerleştirdi. Chris Bosh, dört numaraya çıktı. Yeni görüntüsüyle ilk sınavını Philadelphia 76ers deplasmanında veren Raptors, sahadan 105-103'lük galibiyetle sahadan ayrılırken bir gece sonraki Chicago Bulls maçında da Jamario Moon, sezonun sürpriz ismi olarak ilk beşteki yerini alıyor ve keskin nişancı Jason Kapono, kenara geliyordu.

Chicago Bulls deplasmanındaki görüntü de hiç fena değildi. Karşılaşmayı 101-71'lik skorla kazanan Raptors, bu kez Kulüp Tarihi'nin deplasmanlardaki en farklı ikinci galibiyetini almıştı.

Toronto Raptors'ta bu düzen, yıl sonuna kadar devam edecekti; fakat 11 Aralık gecesi Atlanta Hawks maçında Al Horford'un TJ Ford'a yaptığı insanlık dışı faulün ardından Raptors'ta planlar, bir kez daha değişmek durumunda kalıyordu. Ford, bu maça dek asist ve top kaybı oranında ligin en iyi oyuncuları arasındaydı. Üstelik sakatlanıp sedyeyle dışarı taşındığı dakikaya kadar da 11/15 saha içi isabet oranıyla toplam 26 sayı atmayı başarmıştı. Ford'un sakatlığının ardından, sezonun ilk bölümünde TJ Ford ile sürekli rotasyon içerisine giren İspanyol Jose Calderon, daha fazla süre ve dolayısıyla sorumluluk almak durumundaydı artık.

TJ Ford'un yaşadığı sakatlık, oldukça ciddiydi. Belli kesimlere göre, kariyeri bile tehlikeye girmişti; ama Calderon, Raptors'ta kontrolü eline almayı başarmıştı. İspanyol oyuncunun sürpriz katkısıyla Raptors, ''Euroleague takımı'' görüntüsünü daha da ileriye götürüyor ve Calderon, gösterdiği performansla All-Star'a aday gösterilen bir oyuncu haline geliyordu.

Sezon ortasına geldiğimizde Raptors, NBA'in en formda takımlarından biriydi. İlk 41 maçlık periyotta 22 galibiyet alan Raptors'ta Chris Bosh, All-Star Doğu Takımı'nın ilk beşinde kendisine yer bulurken Andrea Bargnani ile Jamario Moon, Rookie/Sophomore takımına seçiliyor, Jason Kapono da Üç Sayı Yarışması'nda Toronto Raptors'ı temsil ediyordu.

TJ Ford'un All-Star öncesine denk gelen dönüşünde ilk beşteki yerini kaybetmeyen Jose Calderon, Ford ile 24-24'lük bir rotasyon içerisine girecekti yeniden; fakat Raptors'a başarıyı getiren formülde bir numara Jose Calderon'du. Anthony Parker ve Jamario Moon, kanatlarda. Andrea Bargnani, dört numarada ve Chris Bosh da merkezdeydi. Sezon boyunca bu dizilişle 35 maça çıkan Raptors, bu karşılaşmaların 20'sinde sahadan galip olarak ayrılmıştı. Genel toplamda ise, sezon içerisinde yaşanan sakatlıklara karşın, 41 galibiyet ve 41 mağlubiyet yazıyordu.

82 maçlık normal sezonda Raptors, birçok istatistiki kategoride dikkat çekici sonuçlar almıştı. Ve en magazinsel sayılar, asist ve top kaybı oranında ortaya çıkıyordu. TJ Ford'un sakatlığının ardından kontrolü eline alan Jose Calderon'un bu görüntüdeki rolü oldukça önemliydi, tarihi istatistiklere imza atıyordu bu anlamda İspanyol oyuncu.

14 Aralık 2007, v Indiana Pacers, 16 Asist ve 0 Top Kaybı
25 Kasım 2007, v Chicago Bulls, 14 Asist ve 1 Top Kaybı
16 Ocak 2008, v Sacramento Kings, 14 Asist ve 1 Top Kaybı
5 Mart 2008, v Miami Heat, 13 Asist ve 0 Top Kaybı
30 Mart 2008, v New Orleans Hornets, 11 Asist ve 0 Top Kaybı

Jose Calderon'un top kaybı yapmadan çift haneli asist sayılarına ulaştığı birkaç maç daha var ve hiç kuşkusuz top kaybı sayısının bir veya iki olmasına karşın 10+ asiste ulaştığı maç sayısı hiç de azımsanmayacak kadar fazla.

Jose Calderon, bu kategoride son yılların en iyi rakamlarına imza atmıştı geçtiğimiz sezon. Sakatlanana kadar TJ Ford da bu anlamda hiç de başarısız bir oyun kurucu değildi. İspanyol takım arkadaşının 16-0 gibi istatistiklerinin yanına 14-1 ve 13-1 gibi maçlar ekleyen Ford ile birlikte Toronto Raptors, ligin en fazla asist yapan, buna karşın top kaybı sayısını minimize eden takımları arasına girmeyi başardı.

Team Stats - Assists
1. Phoenix Suns, 26.7 assists
2. Utah Jazz, 26.4 assists
3. Denver Nuggets, 24.7 assists
4. Los Angeles Lakers, 24.4 assists
5. Toronto Raptors, 23.8 assists

Team Stats - Turnovers
1. Detroit Pistons, 11.1 TOs
2. Toronto Raptors, 11.2 TOs
3. New Orleans Hornets, 11.3 TOs
4. San Antonio Spurs, 12.0 TOs
5. Portland T' Blazers, 12.1 TOs

Jose Calderon ve TJ Ford birlikteliğinin ardından böylesi bir görüntü ile karşılaşmanız, sürpriz olmamalıydı. Yine de asist kategorisinde dikkatlerin çekilmesi gereken noktalar var.

İlk üç sıradaki takımlardan Phoenix Suns ve Denver Nuggets, NBA'deki diğer rakiplerine göre yüksek tempoda oynadıklarından normalin üstünde hücum pozisyonu yakalıyorlar. Bu anlamda iki takımın asist kategorisinin ilk sıralarında olması doğal karşılanabilir. Utah Jazz'in başındaki Jerry Sloan'ın her basketin asist üzerinden gelmesi gibi bir ilkeye sahip olduğunu biliyoruz. Los Angeles Lakers'ın da DNA'sındaki ''Show Time Basketball'' ile adrenalini yüksek bir basketbol oynadığını düşünürsek Toronto Raptors'ın Doğu Konferansı'ndaki en paylaşımcı takım olduğunu görebiliriz. Raptors basketbolu hakkında, önemli bir veri.

Raptors basketbolundan devam edelim. Euroleague takımı demiştik. Neydi, Raptors'ın eksikleri? Defansif anlamda zayıf ve genel görüntüde yumuşaklardı; fakat zaaflarını kapama yöntemleri de vardı.

Team Stats - Free Throw Pct.
1. Dallas Mavericks, % 81.5
2. Toronto Raptors, % 81.2
3. Sacramento Kings, % 79.8
4. Phoenix Suns, % 78.3
5. Los Angeles Clippers, % 78.2

Team Stats - 3 Pts. Pct.
1. Phoenix Suns, % 39.3
2. Toronto Raptors, % 39.2
3. New Orleans Hornets, % 38.9
4. Orlando Magic, % 38.6
5. Boston Celtics, % 38.1

Jose Calderon, TJ Ford, Carlos Delfino, Jason Kapono, Andrea Bargnani, Chris Bosh.

Toronto Raptors, oldukça iyi şutörlere sahip olan bir takımdı. Serbest atışlardaki mükemmel yüzde, uzun oyuncularının da düzgün ellere sahip olması ile ilişkilendirilebilirdi. Dış atışlarda ise öldürücü etkiye sahipti, Raptors. Kenardan gelen Carlos Delfino, 82 maçın tamamında oynamıştı. Belki hiçbir maça ilk beşte başlayamamıştı; ama kritik anlarda sahneye çıkmayı biliyordu. Ligin en iyi şutörlerinden Jason Kapono'nun yanına Jose Calderon ve TJ Ford gibi hem oynayan hem oynatan gardlar, dış atışı olan dört numara Andrea Bargnani ve serbest atış çizgisinde son derece başarılı bir uzun Chris Bosh eklenince yukarıdaki görüntü çıkıyordu ortaya.

Playofflar'a altıncı sıradan giren ve İlk Tur'da Orlando Magic'e beş maç sonunda elenen Toronto Raptors'ın en büyük eksikliklerinden biri pota altındaki sertlikti. Ve Dwight Howard'a karşı gelmeleri kolay değildi. İstatistikler, bu noktada yalan söylemeyecekti. Normal sezonda görüntü farklı mıydı?

Team Stats - Rebounds
26. Charlotte Bobcats, 40.6 rebs
27. Los Angeles Clippers, 40.1 rebs
28. Sacramento Kings, 40.1 rebs
29. Toronto Raptors, 40.1 rebs
30. Miami Heat, 37.6 rebs

Burada geçtiğimiz sezonki Miami Heat'i bir kenara bırakalım. Raptors, ribaund anlamında NBA'in en başarısız takımlarından biriydi. Pota altındaki yumuşaklık, önemli bir nedendi ve ölü sezonda mutlaka bu durumun üzerine gidilmeliydi.

Bryan Colangelo.

Phoenix Suns mucizesini yaratan adam. Steve Nash'in arka arkaya iki kez MVP seçilmesinin, Toronto Raptors antrenörü Sam Mitchell'in ''Yılın Koçu'' olma başarısının perde arkasındaki isim. Yaz mevsiminde, Toronto Raptors taraftarlarının müsterih olması doğal karşılanabilirdi bu anlamda. Colangelo, Raptors'ın eksiklerinin üzerine gitti ve Indiana Pacers ile oyuncu takasına girdi.

''Defansif anlamda zayıf, yumuşak, ribaund zavallısı.''

Raptors Genel Menajeri Colangelo, Indiana Pacers'a TJ Ford, Rasho Nesterovic ve Maceo Baston ile birlikte birinci tur draft hakkını verirken Pacers'tan Jermaine O'Neal'i kadrosuna katıyordu. Takastaki ana oyuncular O'Neal ve Ford'du. Geçtiğimiz sezonki performansının ardından Ford, önemli bir silah olabilirdi Raptors için; ama iki kez All-Star olmayı başaran ve Raptors'ın eksiklerini kapatabilecek O'Neal için Ford'da vazgeçiliyordu. Üstelik Calderon, Ford'un yerini doldurabileceğini bir sezon öncesinde göstermişti.

Jermaine O'Neal'in gelişiyle birlikte Raptors, ön alanda ligin en iyi ikililerinden birine sahip olmuş oldu. Jermaine O'Neal ve Chris Bosh. Bu iki oyuncu, sezon boyunca sağlıklı kalmayı başarabilirlerse Raptors, geçtiğimiz sezon yaşadığı sıkıntıları geride bırakabilir. O'Neal, hiç kuşkusuz, Bargnani'den daha iyi bir ribaundçu ve pota altına sertlik getirebilecek bir isim. Colangelo'yu bir kez daha kutlayabiliriz, bu oyuncu alışverişi için.

TJ Ford'un ayrılması, alınması gereken bir risk miydi? İlk beş anlamında Ford, bir kayıp olmayacaktır Raptors adına. Jose Calderon, kariyerinin en iyi dönemini geçirdiği 2007-08 Sezonu'nda bu durumun bir sıkıntı yaratmayacağını göstermişti. Peki ya kadro derinliği? Raptors, geçtiğimiz sezon TJ Ford'un başına gelenlerin Calderon'a yaklaşmamasını dileyecektir. Lottomatica Roma'dan gelen Hırvat Roko Ukic, yetenekli bir oyuncu; ama Calderon'un iki sezondur yarattığı etkiyi sağlayabilir mi, bilinmez. Üçüncü tercih konumundaki Willie Solomon'un ise Raptors'ta söz hakkı alabilmesi için oyun stilini değiştirmesi gerekir, ki çok zor.

Calderon'un sağlığı önemli, bir numarada. İki ve üç numaradaki derinlik de keza.

Carlos Delfino, Raptors adına oldukça stratejik bir isimdi. Arjantin ekolünün sertliğini bünyesinde az çok barındıran Delfino, oyunun sıkıştığı anlarda kenardan gelerek Raptors'a önemli katkılarda bulunuyordu. Yeni sezonda Rusya'da forma giyecek, Delfino. Önemli bir eksik. Raptors, iki ve üç numarada Anthony Parker ile Jamario Moon'a emanet. Takım oyununda iyiler. Yine de Parker ve Moon'un geçtiğimiz sezon maç başına ortalama toplam 20.6 sayı üretebildiğini görmek, Toronto taraftarlarının içini açmıyordur, eminim. Jason Kapono, bu noktada en önemli alternatif. Willie Solomon'u ekleyebiliriz, bir ihtimal olarak.

2008-09 Sezonu, 2006 Draftı'nın bir numarası Andrea Bargnani için de kilometre taşı olabilir.

Geçtiğimiz sezon, NBA'de ikinci yılını geçirmesine karşın, felaket rakamlarla oynayan Bargnani, yeni sezona iyi başlayamazsa bileti erken kesilebilir. 7 sayı, 2 ribaund, 0 asist, 5 faul ya da 6 sayı, 2 ribaund, 1 asist, 4 faul. Raptors'ın Bargnani özelindeki beklentileri, bu istatistiklerden fazlaydı mutlaka.

Yeni sezonda Toronto Raptors için, ''her şeyin başı sağlık''. Jose Calderon, Anthony Parker, Jamario Moon, Jermaine O'Neal ve Chris Bosh. Bu beşli, sürekli kalmayı başarabilirse ligde önemli işler yapacaktır. Raptors, ön alanda artık daha güçlü. Ve en önemlisi daha sert. Geçtiğimiz sezon serbest atışlarda ve 3 sayılık atışlardaki görüntü de korunursa Raptors, Doğu'da seviye atlayabilir.

Tahmin yapmak gerekirse, Raptors'ın normal sezonda 45 ila 50 galibiyet arasında gidip geleceğini ve dolayısıyla Celtics ile Pistons'ın arkasındaki seviye için savaşacağını söyleyebilirim.

Hiç yorum yok: