6 Ekim 2008 Pazartesi

Paranın Satın Alamayacağı Bazı Şeyler Vardır...



Pazar günü Liverpool, bazı duyguların parayla satın alınamayacağını gösteren bir geridönüş sergiledi Manchester City karşısında. Arap sahiplerinin ardından çehre değiştirmeye başlayan City, kendi sahasında soyunma odasına 2-0 önde gittiği karşılaşmada Liverpool'a 3-2 mağlup oldu.

İki ucu keskin bir bıçak gibi olmalıydı Liverpool için, City of Manchester deplasmanı. Son senelerde Manchester takımlarına karşı hayli zorlanan Liverpool, şeytanın bacağını sezonun ilk bölümünde United'ı 2-1 mağlup ederek kırmayı başarmıştı. Bir hafta önce Goodison Park'ta kazanılan Merseyside Zaferi ise Liverpool'un Premier Lig hakkındaki kararlılığını görebilmek için yeterliydi.

Rakamlar yanında değildi Liverpool'un, maç öncesinde. City of Manchester'daki son iki eşleşmede taraflar birbirlerine gol atmayı başaramamıştı. Liverpool, Manchester'daki son 12 City ziyaretinden yalnızca 2 galibiyet çıkarabilmiş ve 7 karşılaşmada eşitlik bozulmamıştı. City deplasmanındaki son galibiyet ise Kasım 2005'te John Arne Riise'nin tek golüyle gelmiş ve Kırmızılar, sahadan 1-0'lık zaferle ayrılmayı başarmıştı.

Manchester City tarafında da mücadele öncesi ilgi çekici istatistikler göze çarpabilirdi. City'nin Lig Tarihi'nde Liverpool'a karşı 99 golü bulunuyordu. Atılacak ilk gol, City adına Liverpool önündeki 100. lig golü olacaktı. Lig kapsamından çıkıp tüm yarışmalar dikkate alındığında ise City'nin iki gole ihtiyacı oluyordu. Manchester City'nin Liverpool karşısındaki gol sayısı 198'di ve 200. gol için iki gol daha bulması gerekliydi.

Tüm gol istatistiklerinin birbirini eşleyebileceğini nereden bilebilirdik ki? Liverpool'un 3-2'lik galibiyeti, bu sonucu getirdi önümüze. Devam edelim rakamlardan konuşmaya.

Fernando Torres. Satır başlığına ismini veriyor, İspanyol forvet. Geçtiğimiz sezon Premier Lig'de 24 gol atarak Liverpool kariyerine akılalmaz bir başlangıç yapan yıldız oyuncu, yeni sezonda da kariyerine üç Premier Lig golü ekleyerek bu sayıyı 27'ye çıkarmıştı. Torres'in yalnızca iki gole ihtiyacı vardı. İki gol sonra Torres, Liverpool Tarihi'nin Britanya dışından gelen en golcü yabancı oyuncusu olacaktı. Bu anlamda Çek Patrik Berger'in 28 gollük Liverpool kariyerinin ikinci sıraya düşmesi an meselesiydi artık. Ve bir diğer sonuç. Liverpool, Fernando Torres'in gol attığı 20 PL karşılaşmasında mağlubiyet yüzü görmemişti. Söz konusu başlıktaki 16 maçtan galibiyet çıkaran Liverpool, yalnızca 4 maçta puan kaybı yapmıştı.

Karşılaşma sonrasında birbirini eşleyen rakamlardan devam edelim.

Rafael Benitez'in 158 maçlık Premier Lig kariyerinde Liverpool, toplam 298 puan kazanmıştı. Manchester City karşısında alınacak üç puan, Benitez'i Liverpool ile 300 puan barajını aşan menajerler arasına sokacaktı.

Ve en önemli istatistik: Liverpool'un önündeki fikstürde atacağı ilk gol, kulübün Premier Lig Tarihi'ndeki 1000. golü olacaktı.

Liverpool, 1000. golünü ararken maçın ilk yarısını 2-0 geride kapıyordu. Premier Lig'de en son Nisan ayında Manchester United'a 3-0 kaybeden Liverpool, 13 maçlık serisini devam ettirme konusunda sıkıntı yaşayabilirdi. Stephen Ireland'ın 19. dakikadaki golü, Liverpool'un bu sezon Premier Lig deplasmanlarında kalesinde gördüğü ilk goldü. Liverpool savunmasına yakışmayacak kararsızlıkların içerisinden çıkarak skoru 1-0'e getiren Stephen Ireland'ın ardından ilk yarının bitimine üç dakika kala Javier Garrido, serbest vuruştan takımını 2-0 öne geçiriyordu.

Elano Blumer, Jo, Shaun Wright-Phillips ve Robinho gibi hızlı hücum oyuncularına sahip olan City adına ikinci yarıda bulunması muhtemel boş alanlar, Liverpool'u korku tüneline sokabilirdi. Liverpool'un bir an evvel Premier Lig'deki 1000. golü bulması gerekliydi, bu anlamda.

Fernando Torres'in 55. dakikadaki golü, City'nin hızını kesmiş olabilirdi. City, mutlaka panikleyecekti. 67. dakikada Pablo Zabelata'nın kırmızı kart görerek oyun dışında kalması ise Liverpool'un işini kolaylaştırabilirdi. Rafael Benitez, rakibinin bir kişi eksilmesinin ardından yedek kulübesine bakarak iki önemli hamle yapıyordu. Javier Mascherano ve Robbie Keane arasındaki değişiklik, oyunun geri kalan bölümü için Liverpool'un maksanı belli etmesi için yeterliydi. Andrea Dossena'nın Fabio Aurelio'nun yerini alması diğer hamleydi. City'de Mark Hughes ise, forvet oyuncusu Jo'yu oyundan alarak Gerson Fernandes ile orta sahayı güçlendirmek istiyordu.

Fernando Torres, Liverpool'un Premier Lig'deki 1000. golünü topu rakip kaleden çıkarıp topla birlikte santraya koşarak kutlamak durumundaydı. (Tıpkı Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk golünü Spartak Moskova'ya karşı 2-0 mağlupken atan Cihat Arslan gibi.) 1001'de ise böyle bir hal söz konusu değildi. Steven Gerrard, köşe vuruşunu kullandı. Fernando Torres, herkesten yükseğe çıktı ve skoru 2'de eşitledi.

İspanyol yıldızın attığı ilk gol, bazı ipuçları vermiş olmalıydı. Torres ve Liverpool arasındaki özel ilişkinin bir sonucuydu. Torres, Liverpool formasıyla 21. ayrı maçında gol atıyordu. Torres'in gol attığı 20 maçta yenilgi yüzü görmeyen Liverpool'da farkı bire indiren gol, özel anlamlar içeriyor olabilirdi. Rafael Benitez'in yaptığı iki oyuncu değişikliğinin ardından gelen gol de, bu istatistiği destekliyordu; ama daha fazlası da görülebilirdi.

Son dakikada sahneye kritik anların adamı çıktı. Dirk Kuyt, 11 aylık aranın ardından Premier Lig'deki ilk golünü attı ve Liverpool'u 3-2'lik galibiyete taşıdı.

Dirk Kuyt üzerinden ilerleyen günlerde konuşmaya devam edeceğiz. Kişisel olarak kafamı kurcalayan bazı sorular var; ama galibiyet golünde, tıpkı geçen hafta Everton deplasmanında olduğu gibi, son derece ince işler yapmış. Fernando Torres ve Robbie Keane ile son 20 dakikada çift forvete dönen Liverpool'da Kuyt, destek forvet olarak rakip savunmanın kafasını karıştırıyor ve karşı taraf adına eşleşme sorunu yaratıyor. Son dakikada Torres'in kaleciden dönen vuruşunu tamamlayarak attığı gol, tamamen bu durumun bir sonucu.

Karşılaşma öncesi ortaya çıkan tüm istatistikler, garip şekilde birbirini buldu.

City, Liverpool karşısında Lig Tarihi'ndeki 100 (Stephen Ireland), tüm yarışmalardaki 200. golünü (Javier Garrido) attı. Rafael Benitez, Liverpool ile Lig'de 300 puan barajını aşan menajerler arasına girdi. Fernando Torres, Liverpool'un Premier Lig Tarihi'ndeki 1000. golü kaydetti ve El Nino'nun gol attığı karşılaşmalarda Liverpool'un yenilmezlik serisi devam etti. Üstelik iki gol atarak da Liverpool'un Britanya dışından gelen en golcü yabancı oyuncusu olmayı başardı.

Liverpool adına, efsanevi bir maç daha geride kaldı.

Rafael Benitez ve öğrencileri, Premier Lig Tarihi'ndeki en iyi başlangıçlarını kutlayabilirler. Kim bilir, sezon sonunda Liverpool'un ilk Premier Lig Şampiyonluğu'na da bu ekip imza atar.

Hiç yorum yok: