8 Ekim 2008 Çarşamba

Rakiplerimizi Tanıyalım: Olympiakos F.C.



2008-2009 Sezonu'na son yıllarda alışık olmadığı bir başlangıç yaptı, Yunan temsilcisi Olympiakos.

Yunanistan Süper Ligi'nde son 12 sezonda 11 şampiyonluk yaşayan Olympiakos, bu süre içerisinde Şampiyonlar Ligi Ön Eleme Turları'nda meydanı PAOK, Panathinaikos ve AEK Atina'ya bırakmıştı. Geçtiğimiz sezon bir kez daha ligini şampiyon olarak tamamlayan Olympiakos'un geridönüşü bu sefer nispeten farklı oldu. Yunanistan'ın ülke puanındaki düşüşten dolayı Lig Şampiyonu, 3. Ön Eleme Turu'nu geçtiği takdirde gruplara kalacaktı. Oysaki Olympiakos, en son 1998-1999 Sezonu'nda grup seviyesine gelebilmek için öneleme oynamak durumunda kalmıştı.

Ön Eleme Turları'nın havasını unutmuş olabilirdi, Olympiakos. Rakibi ise oldukça ironik bir hikayenin kahramanıydı. Anorthosis Famagusta. Yıllarca 3. Öneleme Turu'na kadar gelmesine karşın bir türlü üst kategoriye çıkamayan bir takımdı, Kıbrıs Rum Kesimi'nin temsilcisi. Üstelik, Olympiakos'un Şampiyonlar Ligi için öneleme oynadığı son sezonda Yunan temsilcisine rakip olmuş, her iki maçta da 2-1 ve 4-2'lik skorlarla mağlup olarak büyük ağabeyi zorlayamamıştı. Olympiakos'un planında herhangi bir değişiklik yoktu muhtemelen.

Anorthosis ise, bir zamanların fakir ama gururlu gencini oynayabilirdi. Senaryo son derece uygundu.

Rum Kesimi'ndeki ilk maçta Anorthosis, kendisini rolüne fena kaptıracaktı. Dördüncü dakikada sahneye çıkan Olympiakos'un savunma oyuncusu Vassilis Torosidis'in sufle ettiği Anorthosis, rakibinin hatasıyla karşılaşmaya önde başlıyor ve on yedinci dakikada Lukasz Sosin ile Olympiakos'un işi daha ciddiye alması gerektiğini gösteriyordu. Maçın bitimine beş dakika kala Vincent Laban ile gelen gol de, oyunun ilk perdesinin 3-0'lık Anorthosis galibiyetiyle kapandığını anlatıyordu.

Yine de Rum Kesimi ile Yunanistan arasındaki yakınlıktan dolayı Anorthosis'in 3-0'lık avantajının ikinci maçta çok da önemli olmadığı düşünülüyordu, bazı kesimler tarafından. Haksızlar mıydı, bilinmez; ama Anorthosis kararlıydı. İkinci maçta Olympiakos kadrosunda daha fazla sayıda Arjantinli vardı. İspanyol teknik adam Ernesto Valverde'nin seçme şansı yoktu; ama Olympiakos'u Arjantinlileri de kurtaramayacaktı. Geçtiğimiz sezon ortasında River Plate'den transfer edilen Fernando Belluschi'nin tek golü yeterli olmadı, Olympiakos'a.

Yunan takımı, Şampiyonlar Ligi için ön eleme oynamaya alışık değildi. Bu da yeni bir alanın açılmasına neden oluyordu. Olympiakos'un yeni yolu UEFA Kupası'ydı.

Şampiyonlar Ligi 3. Ön Eleme Turu'nda yaşanan önemli sürprizlerin ardından UEFA Kupası'nın yüzü, daha farklıydı. Olympiakos da bu yüzün gerginleşmesi adına farklı bir katkı yapabilirdi. Danimarka temsilcisi Nordsjaelland, Yunan ekibinin rakibi oluyordu UEFA Kupası Birinci Turu'nda. Deplasmandaki ilk maçı 2-0 kazanan Olympiakos için Karaiskakis'teki rövanş, gövde gösterisi anlamına gelecekti. 5-0'lık galibiyetin ardından Olympiakos, İkinci Tur'a yükseliyordu.

Kuraya ikinci torbadan katılan Olympiakos, birinci torbadan Portekiz'in Benfica takımına rakip olurken üçüncü torbadan Galatasaray'ı çekiyordu. Bu dakikadan sonra Olympiakos, ilgi alanımızdaydı artık. Diğer torbalardan gelen Hertha Berlin ve Metalist Kharkiv ile beşli tamamlanmıştı. Bundan sonra önemli olan fikstürdü. Olympiakos ve Benfica deplasmanları arasında seçim yapılsaydı eğer, Olympiakos'un kıpkırmızı stadına gitmektense Lizbon'a gitmek tercih edilebilirdi. Ve bunun mutlaka nedenleri vardı.

Olympiakos'un iç sahada oynayacağı Galatasaray maçına konsantrasyonu mutlaka diğer maçlardakinden farklı olacaktı. Bunun dışında Pire deplasmanı, başlı başına zor bir deplasmandı. Üstelik Olympiakos, Avrupa Kupaları'nda yıllardır iç sahadaki performansından beslenen bir ekipti. Deplasmandaki neticeleri ise, kendi adlarına hiç de iç açıcı değildi.

Olympiakos'un 1999-2000 Sezonu'nda bu yana Şampiyonlar Ligi deplasmanlarındaki neticeleri şu şekildeydi:

1999-00: Porto 2-0 Olympiakos
1999-00: Molde 3-2 Olympiakos
1999-00: Real Madrid 3-0 Olympiakos
2000-01: Valencia 2-1 Olympiakos
2000-01: Heerenveen 1-0 Olympiakos
2000-01: Lyon 1-0 Olympiakos
2001-02: Deportivo 2-2 Olympiakos
2001-02: Lille 3-1 Olympiakos
2001-02: M. United 3-0 Olympiakos

2000'li yıllara geçiş dönemi içerisinde aynı zamanda Şampiyonlar Ligi'nin gediklisi haline gelmeye de başlayan Olympiakos, yukarıdaki üç sezonluk dilimde çıktığı dokuz deplasmanda sekiz mağlubiyet alıp yalnızca bir puan toplayabiliyordu. Buna karşın Olympiakos'un iç saha performansı hiç yabana atılacak gibi değildi. 1999-00 Sezonu'nda Real Madrid'le 3-3 berabere kalan Yunan temsilcisi, Porto ve Molde'yi mağlup ederek yedi puan yazdırıyordu hanesine. Ertesi sezon iç sahadaki tüm maçlarını kazanmaları, gruptan çıkmaları için yeterli olmuyordu. 2001-2002'de ise üç maçta dört puan topluyordu kendi sahasında, Olympiakos.

Sonuç olarak yukarıdaki üç sezon içerisinde deplasmandaki 9 maçtan 1 puan çıkarabilen Olympiakos'un iç saha karnesindeki 9 maçın karşısında 20 puan yazılacaktı.

2002-03: M. Haifa 3-0 Olympiakos
2002-03: M. United 4-0 Olympiakos
2002-03: B. Leverkusen 2-0 Olympiakos
2003-04: R. Sociedad 1-0 Olympiakos
2003-04: Galatasaray 1-0 Olympiakos
2003-04: Juventus 7-0 Olympiakos
2004-05: Deportivo 0-0 Olympiakos
2004-05: Monaco 2-1 Olympiakos
2004-05: Liverpool 3-1 Olympiakos

Üç sezonluk dilimler incelendiğinde Olympiakos adına deplasman zaafı özelinde herhangi bir değişiklik göze çarpmıyordu. 2002-03'te M. Haifa, Manchester ve Leverkusen deplasmanlarından çıkamayan Olympiakos'a iç sahadaki 6-2'lik Leverkusen zaferi bile yeterli olmayacaktı. Bir sonraki sezon Galatasaray ile aynı grupta yarışan Olympiakos deplasmanlardaki galibiyetsizlik ve golsüzlük serisine devam ederken evinde Galatasaray'ı 3-0 yenerek rakibine söz hakkı vermiyordu. Galibiyet, yine de Olympiakos'u bir üst tura çıkarmak için yeterli değildi. Yunan takımı adına kritik sezon ise 2004-05'ti. Liverpool deplasmanında alınacak tek farklı mağlubiyet bile, 2. Tur için yeterliydi; ama son dakikada Gerrard, İstanbul'daki finalin yolunu açıyordu kulübü adına.

Söz konusu üç sezon içerisindeki 9 deplasmanda iki gol atabilen ve 1 puan toplayabilen Olympiakos, iç sahada yaptığı 9 maçtan toplam 17 puan çıkarıyordu.

2005-06: R. Madrid 2-1 Olympiakos
2005-06: Lyon 2-1 Olympiakos
2005-06: Rosenborg 1-1 Olympiakos
2006-07: S. Donetsk 2-2 Olympiakos
2006-07: Roma 1-1 Olympiakos
2006-07: Valencia 2-0 Olympiakos
2007-08: W. Bremen 1-3 Olympiakos
2007-08: R. Madrid 4-2 Olympiakos
2007-08: Lazio 1-2 Olympiakos
2007-08: Chelsea 3-0 Olympiakos

Son altı sezonda oynadığı Şampiyonlar Ligi deplasmanlarından yalnızca iki puan çıkarabilen Olympiakos'un ilk galibiyeti için beklemesi gerekiyordu. 2005-06'da Rosenborg, 2006-07'de de Shakhtar Donetsk ve Roma deplasmanlarından beraberlikle dönen Olympiakos, üst tur için şifreyi 2007-08 Sezonu'nda keşfediyordu. Werder Bremen ve Lazio'yu deplasmanda mağlup eden Olympiakos, iç sahada oynadığı maçları da kaybetmeyince Şampiyonlar Ligi'nde ilk kez İkinci Tur'a yükseliyordu. İkinci Tur'da ise Olympiakos'un hatırlamak istemediği zaafından yararlanan Chelsea, 0-0'ın rövanşını 3-0 kazanarak Çeyrek Finalist oluyordu.

Yeni üç sezonluk dilimde iç saha ve deplasman maçlarındaki puan uçurumu azalmıştı. 10 deplasmandan 9 puan çıkaran Olympiakos'un iç sahadaki performansı ise, 10 puana karşılık gelecekti.

Peki, 2008-2009 Sezonu'nda Olympiakos neler yaptı?

Geçtiğimiz sezon Olympiakos'u Yunanistan Süper Ligi ve Yunanistan Kupası'nda zirveye, Şampiyonlar Ligi'nde ise İkinci Tur'a taşıyan İspanyol teknik adam Jose Segura, sezon sonunda görevinden ayrıldı. Yerine bir başka İspanyol Ernesto Valverde geldi. Geride bıraktığımız sezon içerisinde River Plate'den transfer edilen Fernando Belluschi ve Brezilya'nın Portuguesa takımından gelen Leonardo, takımın gelecek planlarında önemli sac ayaklarından oldular. 2007-08 Sezonu'ndaki başarılarda pay sahibi oyunculardan Arjantinli Leonel Nunez, Independiente formasıyla ülkesine dönüş yaparken forvet oyuncusu Lomana Lua Lua, modaya uyup Katar'ın Al-Arabi takımına geçti.

Yaz transfer sezonunda ise transfere yaklaşık 25 milyon € harcandı.

Portuguesa'dan alınan Leonardo, yeterli bir referans olmuştu. Brezilya takımının forveti Diogo da yarım sezonluk arayla takım arkadaşını takip etti ve Olympiakos, İngiliz ekiplerinin transfer listesinde bulunan Diogo'yu 9 milyon € karşılığında kadrosuna kattı. Bir diğer Brezilyalı Dudu Cearense için de Rus ekibi CSKA Moskova'ya 6 milyon € ödenecekti. Olympiakos'un son yıllarda benimsediği Güney Amerika ekolünün devamı ise Sebastian Leto'ydu. Liverpool'un İspanyol menajeri Rafael Benitez, genç orta saha oyuncusunu İngiltere'deki çalışma izni sorunundan dolayı kullanamayacaktı. Olympiakos, fırsatı değerlendirdi ve Leto'yu kiralık olarak kadrosuna kattı.

27 kişilik kadrosunda 13 Yunan oyuncu bulunduran Olympiakos'un 14 yabancısı var. Mevcut görüntüde, Real Zaragoza forması giyerken Fenerbahçe'ye zor anlar yaşatan Arjantinli Luciano Galletti, bir zamanların hızlı golcüsü Sırp Darko Kovacevic, emektar Predrag Djordjevic, Brezilyalı forvet Diogo ve diğer Arjantinliler Sebastian Leto ile Fernando Belluschi öne çıkan isimler.

Sezona Anorthosis Famagusta maçlarıyla başlayan Olympiakos, Yunan Ligi'nde oynadığı 5 maçta topladığı 13 puan ile ikinci sıradaki PAOK'un iki puan önünde ligin zirvesinde bulunuyor. İç sahada çıktığı üç karşılaşmada da fire vermeyen Olympiakos'un en golcü oyuncuları 3'er gol ile oynayan Luciano Galletti, Darko Kovacevic ve Diogo.

Son görüntüde Olympiakos'un Avrupa Kupaları'ndaki yüzünün değişmiş olduğunu düşünebiliriz; ama genel anlamda Yunan temsilcisi ve Galatasaray'ın iç saha / deplasman orantısını net olarak kuramadığını da iddia edebiliriz. Bu yüzden iki takım arasında gerçekleşecek karşılaşmayı, seyirci desteğini arkasına alarak oynacak takım avantajlı duruma geçecekti. Neyse ki Galatasaray, yakaladı bu avantajı. Kağıt üzerinde durum bu şekilde, fakat 23 Ekim'de değişiklikler yaşanabilir yine de.

Galatasaray v Olympiakos
Ali Sami Yen Stadı
23 Ekim 2008 Perşembe

Hiç yorum yok: