9 Ekim 2008 Perşembe

Rakiplerimizi Tanıyalım: S.L. Benfica



Portekiz temsilcisi Benfica adına Eusebio'lu günler çok uzakta olabilir; ama yazılmak için bekleyen boş sayfaları kısa süre içerisinde doldurabilecek isimler de yok değil.

Portekiz Futbolu'nun büyük efsanesi Eusebio ile Benfica'nın yollarının kesiştiği 1960'lı yıllarda kulüp, tarihinin en başarılı dönemini yaşamıştı. 1961 ve 1962 yıllarında peş peşe kazanılan Şampiyon Kulüpler Kupası'nı 1963, 1965 ve 1968 senelerinde Final'de kaybeden Benfica, on yıllık süreç içerisinde Portekiz Ligi'ni sekiz kez şampiyon bitirip Portekiz Kupası'nı da üç defa müzesine götürmüştü. Eusebio'lu kadrosuyla yerel futbolu domine eden Benfica adına Portekiz Ligi, pek anlam ifade etmiyor olabilirdi.

1970'li yıllarda hız kesmeyen Benfica, 1972-73 Sezonu'nda Lig'de oynadığı 30 maçın 28'ini kazanıp namağlup şampiyon olma gururunu yaşıyordu. Sezon içerisinde atılan 101 golün 40 tanesi Eusebio'ya aitti; fakat büyük efsane, 1975 yılında kulüpten ayrılacaktı. 1970'li yılların ilk yarısına dört lig şampiyonluğu sığdıran Benfica, Eusebio'nun ardından bir bocalama devresine girebilirdi. 80'li yılların başında İsveçli genç teknik adam Sven Goran Eriksson ile durumu toparlayan Benfica, on beş yıllık aranın ardından ilk kez Avrupa Kupaları'nda Final oynuyor; fakat UEFA Kupası Belçika temsilcisi Anderlecht'e gidiyordu.

1980'li yılların sonunda iki kez Şampiyon Kulüpler Kupası'nı Final'de kaçıran Benfica, 1993-94 Sezonu'ndaki Portekiz Ligi Şampiyonluğu'nun ardından derin bir sessizliğe bürünmük durumunda kalacaktı.

Benfica'yı kendine getiren isim ise yine yabancı teknik direktörler oluyordu. 2003-04 Sezonu'nda İspanyol Jose Antonio Camacho ile Portekiz Kupası'nı kazanan Benfica, kupa hasretine son verirken İtalyan Giovanni Trapattoni ile 2004-05 Sezonu'nda gelen Lig Şampiyonluğu, on bir sezonluk açlığı bitiriyordu. Ve daha da önemlisi Benfica, alışık olduğu Avrupa Kupaları'ndaki varlığını yavaş yavaş hissettirmeye başlıyordu.

UEFA Kupası ve Şampiyonlar Ligi'ndeki kısa süreli çıkışların ardından Benfica, geçtiğimiz sezonu Portekiz Ligi'nde Porto, Sporting Lizbon ve Vitoria Guimaraes'in ardından dördüncü sırada bitirdi. Bu da Benfica'ya yeni bir macera şansı verdi. 1982-83 Sezonu'nda Final'de Anderlecht'e kaybettiği Kupa'nın önemli favorilerinden biri konumundaki Benfica, bu sezonki kura çekiminde Galatasaray'ın bulunduğu B Grubu'na seribaşı takım olarak geldi. Bundan böyle Benfica da ilgi alanımızda.

Benfica, geçtiğimiz sezonki kadrosundan önemli değişiklikler yaptı.

Portekiz Ligi'nde gelen dördüncülüğün ardından transfer sezonunda 20 milyon €'dan fazla harcama yapan Benfica, Inter'den Honduraslı golcüsü David Suazo ve Atletico Madrid'in İspanyol oyuncusu Jose Antonio Reyes'i kiralayarak önemli işler çıkardı. Geçtiğimiz sezon futbolu Benfica forması ile bırakan ve yeni sezonda kulüpte Futbol Direktörü olarak görev almaya başlayan efsane orta saha oyuncusu Manuel Rui Costa'nın 10 numaralı forması Arjantinli Pablo Aimar'a verildi. Aimar için Real Zaragoza'ya 6.5 milyon €'luk bir bonservis bedeli ödendi.

27 kişilik kadrosunda yalnızca 8 Portekizli bulunduran Benfica'nın 19 yabancı oyuncusu var. Ve hiç kuşkusuz Portekiz temsilcisinin en güçlü olduğu bölge forvet.

UEFA Kupası Birinci Turu'nda İtalya'nın Napoli takımıyla karşılaşan ve deplasmandaki ilk maçı 3-2 kaybettikten sonra Estadio de Luz'da 2-0'lık galibiyet ile tur atlayan Benfica'nın dört golünden üçü hücum bölgesindeki oyunculardan geldi. İlk maçta Benfica'yı öne geçiren golü atan David Suazo'nun yerini rövanş karşılaşmasında alan emektar Nuno Gomes, farkı ikiye çıkaran ve Benfica'ya grupların kapısını açan golü kaydetmişti.

David Suazo, Jose Antonio Reyes ve Nuno Gomes ile oluşan forvet rotasyonuna rahatlıkla Paraguaylı Oscar Cardozo da girebilir. Orta saha kanatlarında Yunan Kostas Katsouranis'in etkinliğine U-23 Milli Takımı ile Olimpiyat Finali'nde Nijerya'yı yıkan golü atan Angel Di Maria da eklenecek ve Pablo Aimar'ın da varlığıyla Benfica, son derece tehlike bir rakip halini alacaktır. Özellikle iç sahadaki karşılaşmalarda hücum oyuncularının zenginliğinden yararlanmak isteyebilir, İspanyol teknik adam Quique Sanchez Flores.

Benfica'da her anlamda dikkat çeken oyuncuların dışında Real Madrid'den Javier Balbao, Le Mans'dan Hassan Yebda, Belenenses'ten Ruben Amorim ve Internacional'den Sidnei Rechel'in transferleri de Flores'i rotasyon anlamında oldukça rahatlatacaktır.

Benfica'nın geçtiğimiz sezonki kadrosundan koruduğu en önemli oyuncuların başında Brezilyalı savunma oyuncusu Luisao geliyor. Defans dörtlüsündeki Brezilya hakimiyetinin lideri konumundaki Luisao, toplu ve topsuz çıkışları ile 90 dakika içerisinde sürekli olarak takım hücumuna katkıda bulunuyor. Napoli eşleşmesinin İtalya ayağında Benfica adına bir gol atan Luisao'nun varlığı, B Grubu'ndaki forvet oyuncularını zorlayacaktır.

Geride bıraktığımız sezonun önemli kayıplarından birisi ise Porto'ya kaptırılan Uruguaylı Cristian Rodriguez. Paris Saint-Germain'den kiralık olarak kadrosuna kattığı Rodriguez'i bonservisini ödemek üzereyken Porto'nun erken davranmasıyla kaybeden Benfica, eski oyuncusunun yerini Jose Antonio Reyes ile doldurmaya çalışıyor.

Napoli karşısındaki rövanş karşılaşmasında İtalyan takımının kırılma anlarındaki başarısızlığını iyi değerlendiren Portekiz temsilcisi, rakibi hücuma çıkma üzereyken kapılan topun ardından kısa süre içerisinde gole ulaşmıştı, Jose Antonio Reyes ile. Hücuma oldukça hızlı çıkan bir ekip, Benfica. Estadio da Luz'da apayrı oynadıkları ise bir gerçek.

Ve en önemlisi Avrupa Kupaları'nda kültür sahibi bir kulüp.

UEFA Kupası'ndaki ilk maç gününde Berlin deplasmanına çıkacak Benfica, Estadio da Luz'daki açılışı Galatasaray ile yapacak. Galatasaray, Sami Yen'deki Olympiakos maçını kazanabilirse, Benfica deplasmanına kafası rahat şekilde çıkabilir. Zamanı gelince aklımızda kalanları, paylaşmaya devam edebiliriz. Sırayla gidelim.

Benfica v Galatasaray
Estadio da Luz
6 Kasım 2008 Perşembe

Hiç yorum yok: