3 Kasım 2008 Pazartesi

3-1: Taktik Kağıdındakilerin Sahadaki Yansımaları



Galatasaray, keskin bir viraj öncesi, kendi sahasında Gaziantepspor'la karşılaşıyordu.

Aklıselim bir taraftarın beklentisi, oyunun belli bölümünde yapılan baskı ve alınan sonucun ardından aktif dinlenme ile sonuca ulaşmak olmalıydı. Peki Galatasaray, bunu yapabilecek miydi? Son haftalarda alışmaya başladığımız dizilişle sahadaydı Galatasaray.

Kalede Morgan De Sanctis vardı. Savunma kanatlarında Sabri Sarıoğlu ve Hakan Balta, merkez ikilide ise Servet Çetin ile Emre Aşık. Orta sahada Ayhan Akman ile Fernando Meira oynayacaktı. İleri uçta Milan Baros'un arkasında Cassio Lincoln, sağında Arda Turan ve solunda da Harry Kewell. Diziliş bu şekildeydi, bir kez daha.

Gaziantepspor'da durum biraz farklıydı. Birinci kalecileri Murat Şahin'in sakatlığından dolayı kalede Tolgahan Acar vardı. Savunma kanatlarında Erkan Sekman ve Ivan de Souza, merkez ikilide ise Armand Deumi ile Bekir İrtegün. Galatasaray'dan farklı olarak orta sahada dört oyuncu ile oynayacaktı, Gaziantepspor. Kanatlarda Mehmet Yozgatlı ve Erman Özgür, merkezde Hakan Bayraktar ile Rodrigo Zurita. Tek forvet Eduardo Ferreira'nın arkasında da Rodrigo Tabata, serbest oyuncu rolünde görev alacak gibiydi.

Bu öngörülerle başlıyordu, Galatasaray ve Gaziantepspor arasındaki mücadele.

Galatasaray, iki önemli sınav öncesi, beklenilen ve arzu edilen baskıyla giriş yapacaktı karşılaşmaya.

Milan Baros, gol pozisyonlarında Galatasaray kariyerinin ilk maçlarındaki kadar etkili olamıyor olabilir; ama kesinlikle 4-2-3-1 için yaratılmış bir forvet olduğunu söyleyebiliriz. Dün akşam maçın ilk dakikalarında Gaziantepspor, 4-2-3-1'in tuzağına düştü tam anlamıyla.

Galatasaray, top rakipteyken genel olarak 10 kişiyle topun arkasına geçiyor. İstisnai durumlarda Milan Baros, rakip stoperleri savunmada tutmak anlamında ileride kalıyor. Gaziantepspor maçının ilk dakikalarında da bu durum yaşandı. Baros ilerideyken Galatasaray'ın tek forvet görüntüsü içerisine girmesinden dolayı rakip savunmada paylaşım sorunları yaşandı.

Gaziantepspor, Milan Baros'u Bekir İrtegün ile kontrol etmeye çalıştı öncelikle. Baros'u sağa ve sola koşularının ardından Bekir iel Deumi, rakiplerini kontrol etmek adına rotasyona girdiler. Baros, sol çizgiye doğru koşu yaptığında Bekir, takım arkadaşı Deumi'ye Çek oyuncuyu işaret ediyor ve Deumi de Baros'u kontrol etmeye başlıyordu. İlgi çekici olan tüm bunların top, Galatasaray'ın yarı sahasında geziyorken olmasıydı.

Top, Galatasaray'a geçtiğinde ise görüntü, tamamen değişiyor. Öldürücü bir hücum takımı halini alıyor, Galatasaray.

İşte Milan Baros'un top rakipteyken yaptığı çapraz koşuların değeri, tam da bu anlarda çıkıyor ortaya. Bekir ve Deumi, kademeli şekilde yalnızca bir forvet oyuncusunu kontrol edebilirken Galatasaray'da forvet sayısı bir anda dörde çıkıyor. Arda Turan, Cassio Lincoln, Harry Kewell, Milan Baros. Hatta dün akşamki karşılaşmanın ilk 20 dakikası için Fernando Meira. Ve Gaziantepspor, kısa bir süre önce tek forvetle baş edebiliyorken savunma dengesini kaybediyor.

Galatasaray, söz konusu durumlarda 4-2-3-1'in avantajlarını mükemmele yakın şekilde kullanıyor.

Sezon başından bu yana sistem içerisine giren oyuncular, futbol hakkında yeni fikirlere sahip oldular ve artık hızlı bir şekilde ''sistem oyuncusu'' haline gelmeye başladılar.

Galatasaray, gole ulaşırken zorlanmadı. Sistem, sistem. Sistem, deyip duruyoruz. Gaziantepspor maçındaki ilk iki gol, kağıt üzerinde yazılıp çizilenlerin sahadaki reaksiyonu olarak çıktı karşımıza. Arda Turan ve Harry Kewell arasında çözüme kavuşan ''sol kanat rotasyonu'', birinci golü getirdi Galatasaray'a. Arda ve Kewell'ın 4-2-3-1'deki kilit unsurlardan olan ''kanat değiştirerek oynama'' başlığını ileri götürdüklerini görebiliyoruz artık. Arda, sol kanada geçince 30+ dakika kalmıyor. Aynı şeyleri Kewell için de söyleyebiliriz.

Galatasaray, öne geçtikten sonra daha hızlı oynacaktı. Kesindi. Ama sandığımızdan da hızlı çıktı, Galatasaray.

Bir sistem golü daha. Savunmanın solundan katkı yapan Hakan Balta, ileri uçtaki Milan Baros'a çıkardı. Baros, çizgiye inerek kaleyi gördü. Kaleciden seken topu, arkadan gelen Cassio Lincoln tamamladı. 4-2-3-1'in bir güzelliğini daha izliyorduk. Sezon başından bu yana belki de ilk defa, bu kadar net bir şekilde. Ayrıca Lincoln'ün yanı sıra Baros'un arkasındaki üçlünün sağında görev yapan Harry Kewell'ın da gol pozisyonunda ceza sahası içerisinde bulunduğunu hatırlatalım.

2-0'ın ardından tam da Galatasaray'ın istediği görüntüler ortaya çıkabilirdi. İpuçları da geldi, aslına bakarsanız. Bu bölümde Galatasaray, bir de savunma hatası yaptı. Rodrigo Tabata, arkaya sarktı ve önemli bir gol pozisyonu yakaladı. 20. dakikada ise harika bir hücum organizasyonu izledik Galatasaray'dan. Arda Turan, bu kez sağ taraftaydı. Rakibini oyundan düşürdü. Arkadan gelen Lincoln, savunmayı geçip kaleciyle karşı karşıya kaldı. İçeri çevirdi. Baros kaçırdı. Bir kez daha, Galatasaray'ın dört forveti de ceza sahası içerisindeydi. Not edelim.

Galatasaray, ilk yarıda oynadığı ve girdiği pozisyonlarla bazı şeylerin ipucunu da veriyordu. Estadio da Luz ve Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda tam olarak böyle oynamalıydı. Söz konusu iki karşılaşmada öne geçmeyi başarabilirse Galatasaray, işler çok daha kolay olacaktır. Bu anlamda Gaziantepspor maçının ilk yarısında taraftarlarına müthiş keyif veren bir Galatasaray vardı sahada; ama Arda Turan'ın akılalmaz hareketinin ardından kazanılan ve gole çevrilen penaltı vuruşu, ikinci yarı öncesi Gaziantepspor'u oyunda tutacaktı.

Milan Baros'un 20. dakikada değerlendiremediği pozisyon, gol olsaydı karşılaşmanın gayrıresmi olarak biteceğini söyleyebilirdik. Olmadı.

Michael Skibbe'nin maç öncesi, söyledikleri anlaşılabilirdi. İlk yarıda tempolu oyunun ardından yakalanan skor avantajı ve sonrasında topun arkasına geçerek aktif dinlenme. Öyle de oldu. Rotasyon yapabilecek sayıda oyuncusu yoktu Galatasaray'ın. Ve aynı zamanda yeni bir sakatlık haberine daha. Kötü görüntü, Harry Kewell'ın sakatlandığı pozisyonda çıktı ortaya. Ardından devam etti, Kewell. Benfica ve Fenerbahçe maçlarında soğuk kanlı futboluyla Galatasaray'ın en ihtiyaç duyduğu isimlerden biri, Kewell.

Galatasaray, rakibini beklediği dakikalarda Gaziantepspor'a net pozisyonlar da vermedi ve Arda Turan'ın golüyle de karşılaşma sona erdi.

Oldukça başarılı bir formülle kazanmayı başardı, Galatasaray. Oyunun belli bölümünde yükseltilen tempo, 3-1'lik galibiyeti getirdi. Zorluk derecesi yüksek gözüken karşılaşmadan üç puanla ayrıldı.

Arda Turan ve Cassio Lincoln, harika oynadılar. Lincoln, yeni sistemin içerisine kaynayabilen en başarılı oyuncu, sezon başından bu yana. Klasik 4-4-2 gibi bir sistemde, yanında savunma sezgileri daha güçlü olan bir oyuncuyla böyle bir performans gösteremeyeceğini söylemek için futbol profesörü olmaya gerek kalmayabilir. Arda Turan da tıpkı Lincoln gibi, yeni sistemin özelliklerinden etkin şekilde besleniyor. Her iki kanatta oynayabiliyor olması, en büyük avantajı. Oynadığı oyundan zevk alan bir görüntüsü var.

Benfica ve Fenerbahçe maçları öncesi, oldukça iyi bir galibiyet Galatasaray adına. Harry Kewell'dan iyi haberin gelmesini diliyorum en kısa zamanda.

Galatasaray, bu sezon yeni futbol modelini sahaya yansıtabildiği tüm maçların favorisidir.

Estadio da Luz'da da aynı görüntüyü görmek ve haftasonunda da kazanarak Pazartesi gününe yeniden doğmuş gibi uyanmak, yine Galatasaray'ın elinde.

Hiç yorum yok: