6 Kasım 2008 Perşembe

Arsenal v F. Bahçe, 0-0: Mazide Yolculuk



Arsenal'in Emirates'te Fenerbahçe'yi ağırlayacağı karşılaşma öncesi, dün akşam Nou Camp'ta Barcelona ve Basel arasında gerçekleşen mücadeleden çıkan sonuç, bu akşam özelinde bazı fikirlere sahip olmamızı sağlamıştı aslına bakarsanız.

Arsenal, kendi adına Fenerbahçe maçından bu yana devam eden bir kaos ortamının içerisindeydi. Emirates'te son iki dakikasına 4-2 önde girdiği Kuzey Londra Derbisi'nde ezeli rakibi Tottenham Hotspur'a puan kaptırdıktan sonra geçtiğimiz hafta da Stoke City deplasmanında rakibinin kazandığı iki taç pozisyonunu savuşturamayarak sahadan 2-1 mağlup ayrılmak durumunda kalmıştı, Arsene Wenger'in öğrencileri.

Fransız menajer, iki maçta kaybedilen beş puandan ziyade rakip takımların kendilerine karşı oynadıkları sert oyundan yakınıyor ve Premier League'de bazı ekiplerin Arsenal oyuncularını sakatlamak adına sahaya çıktığını söylüyordu. Bu anlamda Arsenal, Fenerbahçe karşısında Emmanuel Adebayor, Theo Walcott, William Gallas ve Emmanuel Eboue gibi önemli oyuncularından yararlanamayacaktı. Uzun süreli sakatlıklarından dolayı takımdan ayrı kalan Tomas Rosicky ve Eduardo da maç kadrosuna alınmamışlardı.

Arsenal, Premier League'de kaybedilen kritik puanların ardından Manchester United ile karşılaşacağı maç öncesi kademeli bir rotasyona gidebilirdi. Bu noktada, sağlam olsalardı bile, Adebayor ve Walcott gibi oyuncuları ancak ikinci yarının belli dakikalarında izleyecektik belki de. Fenerbahçe maçı öncesi Wenger'in açıklamaları da bu yöndeydi. Fransız menajer, öncelikli hedeflerinin gerekli skoru alıp Şampiyonlar Ligi'nde iyi bir pozisyona gelmek ve daha sonra ise ilerleyen bölümde rotasyona gitmek olduğunu söylüyordu.

Fenerbahçe de Arsenal karşısında yıldızı Alex de Souza'dan yararlanamayacaktı. Luis Aragones, bu anlamda orta sahada daha derli toplu bir yapıya kavuşabilirdi. Yalnızca kendisini iyi hissetmek adına sağ açığa Selçuk Şahin'i alıp orta sahada Claudio Maldonado'yu kullanmak zorunda değildi, Aragones. Semih Şentürk, Alex'in pozisyonunda oynayacak ve Dani Güiza da Fenerbahçe kariyerinde ilk defa Mallorca takımındaki gibi görev alacaktı. En azından maç öncesi beklentiler bu şekildeydi.

Oyunun ilk dakikaları, maçın tamamına hakim olacak futbol fikrini gösterecekti izleyenlere.

Arsenal, Arsene Wenger takımı olduğunu gösteriyor ve topla oynamak isteyen taraf olduğunu rakibe hissettiriyordu. İlk beş dakikalık bölüm içerisinde öyle bir dominasyon sağladı ki Arsenal, Fenerbahçe'ye topla oynama yüzdelerinde 83-17 gibi inanılmaz bir üstünlük kurdu. Bu beş dakikalık top yapma organizasyonunun ardından Cecs Fabregas, savunmanın arkasına bir pas atarak Robin van Persie ile kaleci Volkan Demirel'i yüz yüze getirdi; ama Hollandalı, ayağının içiyle vuruşu yapamayınca pozisyondan gol çıkmadı.

Fenerbahçe, topun arkasına geçmekten öte bir futbol anlayışı ile oynamaya devam edince mücadele, 40 metreye sıkıştı. Bu 40 metrelik bölüm içerisinde Arsenal, pas idmanı yapmaya başladı. Robin van Persie ile bir pozisyon daha yakalandı, bu kez üst direkten top geri döndü. Fenerbahçe, alabileceği ekstra puanın peşindeydi. Arsenal de, ''bir şekilde gol atarız'' havasında. Oyunun geri kalan bölümü, bu şekilde geçti. Diego Lugano'nun kendine has faulünün ardından Arsenal, ikinci yarıda yakalayabileceği tek pozisyona girememiş oldu.

Diego Lugano ve Selçuk Şahin'in sarı kart görmeleri, dolayısıyla da Porto maçı öncesi cezalı duruma düşmeleri, Fenerbahçe adına gecenin en büyük handikapları. Aralık ayına kadar Önder Turacı, iyileşecek duruma gelemezse Fenerbahçe, savunma merkezinde Can Arat veya Yasin Çakmak ikilisinden birinin eline bakacak. Orta sahada da Deniz Barış'ın UEFA'ya bildirilen listede olmadığını düşünürsek, geriye tek bir alternatif kalıyor: Josico. Emre Belözoğlu'nun yakın zamanda sezonu kapattığı haberi gelecektir. Bu yüzden ihtimal dışı gözüküyor şu an için.

Fenerbahçe, bu akşam ekstra bir puan kazanmış oldu. Yine de Dinamo Kiev karşısında kaybedilen iki puanın telafisi adına kazanması gerekiyordu, Fenerbahçe'nin. Asıl kötü haber de, bu anlamda, Kiev'den geldi. Porto, Dinamo Kiev'i deplasmanda mağlup ederek, kendi adına, işleri yoluna koydu. Lucho Gonzalez, sarı kartı olmasına karşın galibiyet golünün ardından formasını çıkardı ve oyundan atıldı. İstanbul'daki kritik karşılaşmada forma giyemeyecek olması, Fenerbahçe adına büyük avantaj.

İhtimaller üzerinden devam edelim.

Fenerbahçe, dört maç sonunda galibiyet alamadı ve iki puan ile G Grubu'nun son sırasında kaldı. Bir üst sırada Dinamo Kiev bulunuyor, beş puan ile. Fenerbahçe ve Dinamo Kiev galibiyetleri ile altı puanı bulunan Porto, ikinci sırada. Fenerbahçe'nin tersine dört maç sonunda mağlubiyet almayan Arsenal, toplam sekiz puan ile lider durumda.

Önümüzdeki maç gününde Arsenal, Dinamo Kiev ile Emirates'te karşılaşıyor. Fenerbahçe maçında kaybedilen iki puan, Arsenal'e seçme şansı bırakmadı. Arsenal kazanmak zorunda olacak. Muhtemel bir galibiyette on bir puana çıkarlar. Fenerbahçe de tıpkı Arsenal gibi. Kazanmaktan farklı bir çaresi yok. Kazanırlarsa beş puana yükselirler. Yeni görüntüde, on bir puanlı Arsenal'in ardından, altı puanlı Porto ve beşer puanlı Dinamo Kiev ile Fenerbahçe sıralanırlar.

Yukarıdaki olasılıkların ardından Arsenal, gruptan lider olarak çıkmayı garantiler. Portekiz'e turistik seyahat yapar. Porto, kazanır. Kazanamazsa da Kiev'de galip gelen takım, gruptan çıkacak diğer takım olur. Fenerbahçe, kaybederse de son sırada kalarak TSL'ye konsantre olmaya başlar.

Tüm bunların özeti olarak, Fenerbahçe'nin Avrupa'da kalabilmesi için Porto'yu kesinlikle yenmesi sonucuna ulaşabiliriz. Bakalım, başarabilecekler mi?

Hiç yorum yok: