11 Kasım 2008 Salı

Chris Paul: Yeni Nesil Point-Guard



Bob Cousy, Oscar Robertson, Tiny Archibald, Walt Frazier, Magic Johnson, Isiah Thomas, John Stockton, Gary Payton, Jason Kidd, Steve Nash.

NBA Tarihi'ndeki en iyi bir numaralardır, yukarıdaki isimler. En azından tüm NBA otoriteleri bu adamlar üzerinde birleşirler, söz konusu başlık altında. John Stockton'dan alarak başlayalım. Stockton, basketbolu bıraktığında Gary Payton ile oyalandık. Stockton'ın 19 sezonluk Utah Jazz macerasını sona erdirdiğinde Payton, efsane olduğu Seattle Supersonics'ten ayrılıyor ve şampiyonluk yüzüğünü parmağına takabileceği bir takım arıyordu.

John Stockton, kariyerinin en parlak günlerinde Michael Jordan ve Chicago Bulls'a toslamış, 2003 yılında basketbolu bıraktığında da ''şampiyonluk yaşayamayan en büyük NBA oyuncularından biri'' olarak anılacağı yeni hayatına adım atmıştı. Gary Payton, 2006 yılında özlemini duyduğu şampiyonluğu Miami Heat ile yaşadı. Seattle Supersonics'de efsane olduğu görüntüyle değil tabii. Miami'de bir rol oyuncusuydu. Stockton'ın ardından ''point-guard'' özlemi sona ermemişti.

Neyse ki, Jason Kidd ve Steve Nash vardı.

Kidd ve Nash, 90'lı yılların sonundan başlayarak 2000'li yıllara damgalarını vuran oyunculardı. İkisi de birer efsaneydi. ''Point-guard'' onurunu NBA'de yaşatan isimlerdi. Jason Kidd, şimdi 35 yaşında. Steve Nash de 34. Kidd, tüm kariyeri boyunca, NBA Tarihi'ndeki en iyi arka alan savunmacılarından biri olurken triple-double alanındaki uzmanlığı ile de adını efsaneler arasına sokmayı başarmıştı. Steve Nash ise, varlığıyla bir kulübün tüm kaderini değiştirebilirdi. 2005 ve 2006 yıllarında normal sezon MVP'si olan Nash de gerçek bir efsaneydi.

Jason Kidd ve Steve Nash, kariyerlerinin son dönemlerini yaşıyorlar. Bob Cousy ve Oscar Robertson gibi basketbol sihirbazlarını Magic Johnson, Isiah Thomas ve John Stockton gibi ustalar nasıl takip ettiyse, Kidd ve Nash'in ardından da basketbolseverleri gözü arkada kalmayacak. Bu anlamda iki isim öne çıkıyor. Biri Utah Jazz'den Deron Williams, diğeri ise New Orleans Hornets'tan Chris Paul.

Williams ve Paul rekabetinde Paul, geçtiğimiz sezonki efsanevi performansıyla Williams'dan rolü çalmıştı. Paul, Kobe Bryant'a 2007-08 Sezonu'nda kaptırdığı MVP ödülünün ardından yeni sezona müthiş bir giriş yaptı ve Jason Kidd ile Steve Nash'i bile gölgede bıraktı. Chris Paul ismi, yakın zamanda Oscar Robertson, John Stockton ve Gary Payton gibi efsanelerle aynı satırlar içerisinde anılmaya başlayabilir. Belki de başlamıştır bile.

Chris Paul, geçtiğimiz sezon bıraktığı yerden devam etti yeni sezonun ilk gecesinde.

New Orleans Hornets, Golden State Warriors ile karşılaşmak için Oakland'a gitti. Hayli çekişmeli geçen karşılaşmanın son bölümünde Chris Paul, Hornets adına sahneye çıkan isim oldu. Bitime :28 kala Corey Maggette'nin serbest atış çizgisinden bulduğu atışlarla 103-102 mağlup duruma düşen Hornets, 20 saniyelik molanın ardından topu kimin eline vereceğini biliyordu. Paul, 21 sayı ve 11 asist ile bitireceği gecede takımı adına en kritik sayıyı atacak ve Hornets, geri kalan süre içerisinde rakibine skor şansı vermeden sezona galibiyetle başlayacaktı.

Yeni sezonun ikinci maçında Hornets, Arizona'ya geçip Phoenix Suns ile karşılaşıyordu.

Geçtiğimiz sezon rakibini süpüren Hornets'da Chris Paul, ustası Steve Nash'e söz hakkı tanımamış ve efsanevi maçların ardından hep kazanan taraf olmuştu. Yeni sezonda da görüntü değişmedi. Hornets, Arizona deplasmanından 108-95'lik galibiyet ile evine döndü. Zorlu fikstürü avantaja çevirmeyi bilmişti, Chris Paul'ün takımı. Hornets, bir önceki sezon 48+ galibiyet alan takımlara karşı sezonun ilk iki deplasmanından galibiyetle dönen üçüncü NBA takımıydı artık. 1993-94 Sezonu'nda NY Knicks, Celtics ve Cavaliers; 1972-73 Sezonu'nda Milwakuee Bucks, Suns ve Warriors deplasmanlarından galibiyet çıkarmıştı.

Chris Paul, etkileyici performansına Suns karşısında da devam ediyordu. Karşılaşmayı 20 sayı, 8 ribaund ve 10 asist ile tamamlayan Paul, takımını Suns önündeki arka arkaya beşinci galibiyetine taşıyan isim olacaktı.

Warriors ve Suns deplasmanlarında kazanan Hornets, Cleveland Cavaliers karşısında yeni sezonda evindeki ilk maçına çıkıyordu. Hornets'ın 3'te 3 yapabilmesi adına bir kişiye kesin ihtiyacı vardı. Chris Paul, yine şaşırtmamıştı. David West'in 25 sayıyla en skorer oyuncu olduğu gecede Paul, 24 sayısının yanına 15 asist ekliyordu. Saha içinden 36-76 ile oynayan Hornets'da Paul, 22 isabete direkt olarak etki yapmıştı; ama daha fazlası vardı.

Chris Paul, 21 sayı ve 11 asist, 20 sayı ve 10 asist ile geçtiği ilk iki maçın ardından sezonun üçüncü maçında da 24 sayı ve 15 asist ile oynayarak 20+ sayı ve 10+ asist başlığında yeni bir dönem açıyordu. Chris Paul'den önce, NBA Tarihi'nde yalnızca bir oyuncu, herhangi bir sezonun ilk üç maçında takımı sahadan galibiyet ile ayrılırken 20-10 sayı-asist performansını yakalayabilmişti. 1968 yılında Oscar Robertson'ın Cincinnati Royals formasıyla ortaya koyduğu rakamların ardından bir ilkti, Chris Paul'ün yaptıkları.

Golden State Warriors, Phoenix Suns ve Cleveland Cavaliers fikstüründen hatasız çıkan New Orleans Hornets, yeni sezondaki ilk mağlubiyetini Atlanta Hawks karşısında alacaktı. Hornets, son çeyrekteki hatalarından dolayı rakibine boyun eğerken Chris Paul'ün çabaları, takımını kurtarmak adına yeterli olmuyordu. Paul, 8-15 ile hücum ettiği karşılaşmayı 22 sayı ve 11 asist ile tamamlarken saha içinden 30-71 ile şut kullanan takımına 19 isabette direkt katkı sağlamış oluyordu.

Chris Paul, mağlubiyete karşın bir kez daha 20 sayı ve 10 asist barajını geçmeyi başarmıştı. NBA Tarihi'nde ise yalnızca iki oyuncu, bir sezona dört veya daha fazla maçta arka arkaya 20 sayı ve 10 asist barajının üzerinde performanslar göstererek başlamıştı daha önce. 1961-62 Sezonu'nda Cincinnati Royals formasıyla beş maç üst üste bu başarıyı gösteren Oscar Robertson ve 2000-01 Sezonu'nda Seattle Supersonics'in ilk dört maçında söz konusu rakamları yakalayan Gary Payton.

Ekim 31, 2000: Seattle Supersonics 88-94 Vancouver Grizzlies, (27 sayı ve 10 asist)
Kasım 1, 2000: Denver Nuggets 99-112 Seattle Supersonics, (35 sayı ve 10 asist)
Kasım 4, 2000: Portland Trail Blazers 97-90 Seattle Supersonics, (25 sayı ve 11 asist)
Kasım 6, 2000: Seattle Supersonics 99-110 Orlando Magic, (23 sayı ve 10 asist)

Chris Paul, yukarıdaki rakamlarla 2000-01 Sezonu'na başlayan Gary Payton'ı yakalamayı başarmıştı. Oscar Robertson'ın rekorunu egale edebilmek adına ise Charlotte Bobcats deplasmanında aynı performansı sürdürmek durumundaydı.

New Orleans Hornets, skorda 21-7 geride kaldığı ikinci çeyrekte düştüğü dezavantajlı durumdan geri kalan dakikalardaki çabasına rağmen kurtulamayınca sezondaki ikinci yenilgisini Charlotte Bobcats'e karşı almış oldu. Chris Paul özelinde ise değişen bir durum yoktu. Paul, 8-13 ile hücum ettiği karşılaşmayı 20 sayı ve 10 asist ile tamamladı. Oscar Robertson'ın rekoruna ortak oldu. Bir sezonu arka arkaya beş maçta en az 20 sayı ve 10 asist ile açan NBA Tarihi'ndeki iki oyuncudan biriydi artık, Paul.

Rekora tek başına ortak olmak için ise önündeki tek engel, Dwayne Wade ve Shawn Marion'ın takımı Miami Heat ile Lousiana'da yapılacak maçtı.

New Orleans Hornets, hedefine kolay ulaştı. Chris Paul, serbest atış çizgisindeki başarısından beslendi. Karşılaşmayı 21 sayı, 7 ribaund ve 13 asist ile tamamladı. NBA Tarihi'nde, bir sezona arka arkaya altı maçta 20 sayı ve 10 asist barajını geçerek başlayan ilk oyuncu olmayı başardı. Sezon içerisinde herhangi bir dönemde böylesi seri yakalayan son isim, 1999-2000 Sezonu'ndaki performansıyla Gary Payton'dı. Mart 2000'de Payton, altı maç arka arkaya 20+ sayı ve 10+ asist seviyesinde kalmıştı.

Chris Paul'ün önünde yeni bir hedef daha olabilir. Oscar Robertson gibi bir devi geride bıraktıktan sonra Paul, John Stockton ile rekabete girme fırsatı ile karşı karşıya. Sezonun ilk altı maçında 10 veya daha fazla asist yaparak efsaneler arasına adını sokmayı başaran Paul, 1991-92 Sezonu'nda Utah Jazz ile çıktığı ilk dokuz maçta asist sayısında çift hanelere ulaşan John Stockton'ın rekorunu geçmeye yakın. Tabii bunun için önünde hiç de fena olmayan engeller var. Önce LA Lakers, ardından Blazers ve son olarak Rockets. Bu maçların sonrasında Kings maçı ile Stockton'ın rekoru kırılabilir.

20 sayı ve 10 asist. Bir şey daha var. Chris Paul, 100-89 kazanılan Miami Heat maçında 4 kez rakip takımdan top çalarak, bu anlamdaki serisini 90 maça çıkardı. Paul, son 90 maçın her birinde en az bir kez top çalma başarısı gösterdi. NBA Tarihi'ndeki en uzun ikinci seri.

1. Alvin Robertson, 105 maç, Kasım 1985-Aralık '86
2. Chris Paul, 90 maç, Nisan 2007-
3. Michael Jordan, 77 maç, Mart 1988-Mart '99
4. Eddie Jordan, 64 maç, Aralık 1978-Kasım '99
5. Gary Payton, 63 maç, Şubat 1996-Aralık '96

Yukarıdaki tablonun ardından Michael Jordan'ın 77 maçlık serisini bitiren karşılaşmayı da vermiş olalım. 18 Mart 1989. Chicago Bulls'un Indiana Pacers deplasmanında 114-103 kaybettiği karşılaşmada 28 sayı, 6 ribaund ve 10 asist üreten Michael Jordan, bir şey unutuyor ve maçı top çalmadan tamamlıyordu. Jordan'ın 77 maçlık serisinin ardından rakibi Los Angeles Lakers olmuştu. Jordan adına yeni bir seri anlamına geliyordu, Lakers maçı. Chris Paul için de çarşamba gecesi Lakers ile oynanacak karşılaşma, 90 maçlık serinin kaderini belirleyecek.

Chris Paul, en başta saydığımız isimlerin arasına girebilmek için senelerce beklemeyebilir. Jason Kidd ve Steve Nash'in basketbolu bırakmalarının ardından bir iki sezon öncesinde tasarladığımız kadar büyük yaslar tutmayabiliriz. Chris Paul, Kidd ve Nash'in muhtemel yokluğunu telafi edebilecek kapasitede.

Ve sakatlık ya da farklı bir neden olmadığı sürece CP3, en az 2020 yılına kadar her gece basketbol gösterisi sunmaya devam edecek bizlere. Rüya gibi, ne güzel!

2 yorum:

Adsız dedi ki...

chris paul bir kac yil sonra jason kidd ayarina ulascaina inaniyorum ama new orleans anti-patim üst düzeyde olduğu için deron williamsın çok daha iyi olmasını isterim

Adsız dedi ki...

"Kidd ve Nash'in ardından da basketbolseverleri gözü arkada kalmayacak. Bu anlamda iki isim öne çıkıyor. Biri Utah Jazz'den Deron Williams, diğeri ise New Orleans Hornets'tan Chris Paul."

Aslinda 3 isim; Chris Paul,Deron Williams ve Marshall Strickland